onedio
Moda Tasarımcısı Selma Çilek'ten Boyner'e Özel Koleksiyon
İSTANBUL (AA) - Moda tasarımcısı Selma Çilek'in Boyner için hazırladığı 'Selmacilek X Boyner' koleksiyonu Boyner mağazaları ve 'boyner.com.tr'de yerini aldı.Boyner açıklamasına göre, dünyaca ünlü markaların koleksiyonlarının yanı sıra Türkiye'nin sevilen markalarını ve tasarım parçalarını kadınlar ile buluşturan şirket, Çilek ile yeni bir iş birliğine imza attı. Kendine güvenen, trendleri takip eden, sadeliği sevdiği kadar dikkati çekmeyi de isteyen iddialı kadınlara hitap eden söz konusu koleksiyon; kazaklar, kabanlar, vegan deri grubu, elbiseler, parkalar ve pantolonlar olmak üzere 60 parçadan oluşuyor.Her kadının sonbahar-kış mevsiminde gardırobuna katmak istediği parçaları tasarım dokunuşları ile özel hale getiren Selmacilek X Boyner koleksiyonu; deri, hazır giyim ve dış giyim olarak 3 kategoriden meydana geliyor. Tamamı vegan olan 15 parçadan oluşan deri ürünler zamansız stillere cevap verirken, Selma Çilek'in imzası haline gelen parkalar ve kabanlar da koleksiyonda güçlü bir şekilde yer alıyor. Hazır giyim kategorisinde ise birbiri ile kombinlenen ceket, bluz, pantolon ve eteklerin yanı sıra desenli elbiselerle her ortamda dikkati çekecek kesimde elbiseler ön plana çıkıyor.Koleksiyon; Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş ve Rize'deki toplam 24 Boyner mağazası ve boyner.com.tr'de hem rahat hem de iddialı ve şık bir görünüm arayan kadınlarla buluşuyor. Boyner'in yeni koleksiyonlar ve farklı iş birlikleri ile moda dünyasının nabzını tutmaya devam edeceği bildirildi.
Giresun'da 22 Ağustos'ta Yaşanan Sel Afetinin Yaraları Sarılıyor
GİRESUN (AA) - Giresun'da, 22 Ağustos tarihinde yaşanan sel afetinin yaralarının sarılması için çalışmalar devam ediyor. Valilikten yapılan açıklamaya göre AFAD İl Müdürlüğünde, Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven başkanlığında 'Afet Koordinasyon Toplantısı' gerçekleştirildi.Toplantıda konuşan Tanrıvesen, devlet büyüklerinin destek ve talimatlarıyla halka hizmet için seferber olunduğunu, yoğun bir çalışmayla sel afetinin yaralarının sarıldığını belirtti.Devletin şefkatli eliyle mağdur olan vatandaşlara hizmetleri sürdüreceklerini vurgulayan Tanrıseven, AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerinin afetten etkilenen yerleşim birimlerinde incelemelerini sürdürdüğünü ifade etti.Tanrıseven, hasarlı binalarla ilgili kararların kesinleşmesinin ardından yıkımların gerçekleştirileceğini ve yıkılan binaların yerine TOKİ tarafından yeni konutların yapılacağını kaydederek, başta altyapı olmak üzere yatırımlarla ilgili olarak Vali Enver Ünlü'nün bakanlıklar nezdinde temaslarının sürdüğünü aktardı.Giresun Vali Yardımcısı ve Özel İdare Genel Sekreteri Selçuk Aslan da belirlenen program dahilinde kırsal kesimde başta içme suyu ve yol olmak üzere yoğun şekilde çalıştıklarını belirterek, gönderilen ödeneklerin vatandaşa hizmet için en iyi şekilde kullanılması gayretinde olduklarını vurguladı.Toplantıya, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, AFAD, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Defterdarlık ve Giresun Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri katıldı.
"Polisin Gökyüzündeki Gözü" 39 Yaşında
ANKARA (AA) - Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı 39 yıldır asayişten kaçakçılık ve terörle mücadeleye, trafik kontrolünden arama ve kurtarma hizmetlerine kadar bir çok alanda 'polisin gökyüzündeki gözü' olarak çalışıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 19 Ekim 1981'de SA-318C Alouette tipi helikopterlerle hizmet vermeye başlayan Havacılık Daire Başkanlığı halen Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Adana, Antalya, Van ve Erzurum olmak üzere 8 ilde görevlerini başarıya sürdürüyor.Envanterinde Sikorsky Blackhawk S70A, Sikorsky Blackhawk S70i, Bell 206L, Bell 429 model helikopterler ve Beechcraft King Air B350i, Cessna Citation xls uçakları ile çeşitli türlerde İHA ve SİHA'lar bulunan Başkanlık, kuruluşundan bu yana bir çok konuda önemli mesafe kat etti.Kurulduğu yıllarda bünyesinde 'emniyet hizmetleri' sınıfı uçucu pilotu bulunmayan Başkanlık, bugün kendi pilotları ve uçuş ekibi ile hizmetlerine devam ediyor.Emniyet Genel Müdürülüğü Havacılık Daire Başkanlığı, 2000'de Gölbaşı Ufuk Danişmend ve Diyarbakır Ünal Erkan polis heliportlarının uluslararası meydan statüsüne kavuşmasıyla Türkiye'nin ilk ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Birliği) kodlu helikopter meydanlarına sahip oldu.15 Temmuz'da hainlerin ilk bombaladığı yer15 Temmuz darbe girişimi sırasında, görevleri ve kapasitesi nedeniyle FETÖ'cü hainlerin bertaraf etmek amacıyla ilk bombayı attıkları yer olan Havacılık Daire Başkanlığı'nda 7 personel şehit düştü, bazı hava araçları da büyük zarar gördü.Darbe teşebbüsünün bastırılmasının ardından yeniden yapılanmaya giden ve personelinin yüzde 80'i ihraç edilen Başkanlık, envanterindeki Bell ve Sikorsky helikopterlerin tüm rutin bakımlarını, bünyesindeki teknik personel ile yapmaya başladı.Başkanlığın bakım hizmetlerindeki bu performası dünyanın ünlü helikopter üretici firmalarından Bell Helicopter Textron ve Sikorsky Aircraft Corporation'ın dikkatini çekti.Her iki firma, helikopterlerinin uçuşa her an hazır olması ve bakım hizmetlerinin eksiksiz yerine getirilmesinden dolayı Havacılık Daire Başkanlığını 'Muhteşem Operasyonel Hazırlık Ödülü'ne layık gördü.Polisin gökyüzündeki gözüHavacılık Daire Başkanlığı asayiş, kaçakçılık, terörle mücadele ve trafik kontrolleri gibi temel görevlerinin haricinde deprem ve tabi afetler, arama ve kurtarma hizmetleri ile yaralı ve hasta vatandaşların sevkinde de önemli rol üstleniyor.Öte yandan, özellikle yaz aylarında turizm ağırlıklı illerde yapılan devriye uçuşlarıyla karadan fark edilmesi ve ulaşılması çok zor olan birçok bölgedeki orman yangını, pilotların duyarlılığı sayesinde büyümeden önleniyor.Havacılık Daire Başkanlığı, bir taraftan 21'inci yüzyıl hava polisinin nasıl olması gerektiği konusunda çalışmalarına devam ederken diğer taraftan da ileriye dönük projelerini hayata geçirebilmek için 7 gün 24 saat görev yapıyor.
Sevgi Ve Emeğin Hikayesi "Selvi Boylum Al Yazmalım" Devlet Tiyatroları Sahnesinde
ANKARA (AA) - YASEMİN KALYONCUOĞLU - Devlet Tiyatroları, edebiyatın ve sinemanın sevilen eserlerinden 'Selvi Boylum Al Yazmalım'ı sahneye taşıyor.'Cumhuriyet' ve 'Abdülhamit Düşerken' başta olmak üzere pek çok filmde ve tiyatro oyununda rol alan usta sanatçı Murat Karasu'nun yönetmenliğini üstlendiği oyunda, 'İlyas' karakterini Uğur Çavuşoğlu, 'Asya'yı Feray Darıcı, 'Cemşit'i Cevat Duman, 'Serap'ı ise Dilek Bozkurt canlandıracak. Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesindeki provalarda AA muhabirine oyuna ilişkin açıklama yapan rejisör Karasu, ünlü edebiyatçı Cengiz Aytmatov'un 'Selvi Boylum Al Yazmalım' ismiyle Türkçe'ye çevirilen, Hülya Koper tarafından oyunlaştıran eseri sahneleyecekleri için mutlu olduklarını söyledi.Başrolünde duayen sanatçılar Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın oynadığı filmin vizyona girdiği dönemde büyük etki uyandırdığını anımsatan Karasu, 'Biz hem romanın hem sinema filminin etkisini birleştirerek ve elbette tiyatronun tekniğini kullanarak yeni bir sahneleme dili geliştirmeye çalıştık. Ne kadar başarılı olduk ona seyirci karar verecek. Hikayeyi güzel anlatmak, belli başlı, dağılmayan bir kurgu içinde aktarmak gibi bir gayretin içinde olduk. Çok insana dokunan, insani değerlere vurgu yapan bir iş. Biz de arkadaşlarımla beraber o insani yolun peşine düştük.' diye konuştu.Bir eserin sinemanın ardından tiyatro sahnesine taşınmasının risk olduğunu belirten Karasu, seyircinin filmi anımsadığını ve onun karşılıklarını aramaya başladığını, bundan dolayı sinemanın etkisini azaltarak, tiyatronun etkisini artıracak bir yol bulmaya çalıştıklarının altını çizdi.Karasu, 'Etkili bir sinema filminden sonra aynı işi tiyatroda yapmanın handikapları var ama başarırsak, lezzetli bir şey olacak.' dedi.Cahit Berkay'ın müziği ile Kemal Günüç'ün besteleri tiyatrodaCahit Berkay'ın filmin müziklerinin herkesin hafızasında yer ettiğini, Berkay'ın müziklerine tiyatro sahnesinde de yer verdiklerini kaydeden Karasu, tiyatro sahnesindeki etkiyi arttırmak için Kemal Günüç'ün eser için yeni besteler yaptığını ve yeni bir tiyatro müziği ortaya çıktığını dile getirdi.Karasu, Selvi Boylum Al Yazmalım'da ucu açık bir dönem bilgisi olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: 'Doğu'da, bizim coğrafyamıza yakın bir yerde geçen kırık bir aşk hikayesi üzerinde çalışıyoruz. Şu yıl, bu yıl diye bir zaman ayrımına gitmedik. Ama oyunun belirli çizgileri var ve o döneme ait bir kostüm çalışması yapıldı. Dünden de, bugünden de esintiler olan bir kostüm çalışması yapıldı. Dekorda da adı konmuş mekan tarifi yok. Tiyatronun kurmaca dünyası içinde Selvi Boylum Al Yazmalım öyküsünü yeniden inşa ettik.''İlyas' rolündeki Uğur Çavuşoğlu ile 'Asya' karakterine hayat veren Feray Darıcı'nın birlikte daha önce de başarılı işlere imza attığını aktaran Karasu, tüm ekibin işinin profesyoneli olduğunu, aynı başarıyı burada da sürdüreceklerini kaydetti.'Tiyatronun bizi iyileştireceğini düşünüyorum'Geniş bir kadroyla çalıştıklarını, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde tüm ekibin ciddi özen gösterdiğini anlatan Karasu, 'Bu süreçte tiyatroya sığındık ve tiyatronun bizi iyileştireceğini düşünüyorum. İşimizi yapmak ve perdeyi açmak gibi bir sorumluluk bilinciyle davrandık. Devlet Tiyatroları, Kovid-19 konusunda çok titiz davranıyor ve gerekli tüm önlemlerin fazlasını alıyor. O bizi de sevindiriyor.' diye konuştu.Karasu, işin içinde büyük emek bulunduğunu ve 2 aydır aralıksız çalıştıklarını anlatarak, 'Diliyorum ki, karşılığını alabilelim ve seyirci de sevsin, beğensin. Öyle olacağına da inanıyorum. Oyuna, romana, Aytmatov'a sadık kaldığımıza inanıyorum. O çizgide Devlet Tiyatrosuna yaraşır bir iş yapacağız. 20 Ekim'de prömiyer yapacağız. Sağlıklı günlerde daha çok sayıda oyun oynamak, daha fazla perde açmak umudumu da taşıyorum.' değerlendirmesinde bulundu. Koreografide Özgür Adam İnanç, dekor tasarımında Melih Karakurt, kostüm tasarımında Esra Selah, ışık tasarımında Osman Uzgören imzalı oyun, kamyon şoförü İlyas ile Asya'nın büyük aşk öyküsünü, sevgi ve emeğin hikayesini sahnede yaşatacak.
Reklam
Cizre, Restore Edilen Tarihi Yapılarıyla Ziyaretçilerini Ağırlayacak
ŞIRNAK (AA) - MUSTAFA DEĞİRMENCİOĞLU - Şırnak'ın Cizre ilçesi, sağlanan huzur ikliminde restore edilen tarihi ve kültürel mekanlarında ziyaretçilerini ağırlayacak.Bölgede yıllarca terörün gölgesinde kalan tarihi ve kültürel zenginlikler, tesis edilen huzurla bir yandan restore edilirken bir yandan da ziyaretçilerine kapılarını açıyor.Adı yıllarca terör örgütü PKK'nın saldırılarıyla anılan, devlet eliyle ihya çalışmaları sayesinde büyük bir dönüşümün yaşandığı Cizre, tarihi ve kültürel zenginliklerini yerli ve yabancı ziyaretçilerin beğenisine sunmaya hazırlanıyor.İlçedeki Hazreti Nuh Peygamber Türbesi, İsmail Ebul-İz El-Cezeri Türbesi, Mir Abdal Medresesi, Mem u Zin, Hamidiye Kışlası, Mehmet Ağa Kasrı gibi tarihi yapılar ziyaretçilerini ağırlarken, Dağkapı Mahallesi'ndeki ejder figürlü kapı tokmakları ile ünlü tarihi Ulu Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınan olurla Cizre Belediyesi tarafından restore ediliyor.Ünlü İslam düşünürlerinden Molla Ahmed Cizirî'nin ders verdiği, dönemin üniversitelerinden biri olan Kırmızı Medrese'nin de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonuna başlandı.'Restorasyon bittikten sonra misafirlerimizin sayısında artış bekliyoruz'Cizre Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Cüneyt Munis, AA muhabirine, ilçenin zengin bir tarihi potansiyele sahip olduğunu söyledi.İlçeye yurt içinden ve yurt dışından gelen çok sayıda misafirin tarihi mekanları ziyaret ettiğini ifade eden Munis, bu tarihi mekanlar arasında yer alan Hazreti Nuh Peygamber Türbesi, Ulu Cami, Kırmızı Medrese, İsmail Ebul-İz El-Cezeri Türbesi, Mir Abdal Medresesi, Mem-u Zin Türbesi, Hamidiye Kışlası, Mehmet Ağa Kasrı'nın büyük ilgi gördüğünü aktardı.Munis, belediye olarak restore ettikleri tarihi mekanlar kadar çalışmaların devam ettiği yapıların da bulunduğunu dile getirerek, 'İnşallah bu restorasyonlar bittikten sonra ilçemize gelen misafirlerimizin sayısında artış bekliyoruz. Herkesi ilçemize davet ediyoruz.' dedi.'Dünyaca meşhur'Araştırmacı yazar Abdullah Yaşın da ilçenin çok önemli tarihi eserleri bünyesinde barındırdığını belirterek, 14. yüzyılda yapılan Kırmızı Medrese'nin bu tarihi zenginliklerden biri olduğunu vurguladı.'Külliye olarak yapılan medrese, kırmızı tuğlalardan inşa edildiği için 'Kırmızı Medrese' denilmiş. Burası bir eğitim fakültesiydi. Burada birçok bilim adamı yetişmiştir. Burası dünyaca meşhur bir yerdir. Çok ünlü bir tarihi eserdir.' diyen Yaşın, bu tarihi mekanın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.Yaşın, çalışmaların tamamlanmasının ardından Kırmızı Medrese'nin yeniden eğitim ve kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapacağını kaydetti.Dağkapı Mahallesi'ndeki Ulu Cami'nin tarihi önemine değinen Yaşın, 'Ulu Cami, Hazreti Ömer zamanında kurulmuş bir üniversitedir. O zamandan şimdiye kadar binlerce insan yetişmiştir. Birkaç kez restore edilen caminin son restorasyondan sonra tekrar ibadete açılması, bölge turizmi için de önemli olacaktır.' diye konuştu.Yaşın, caminin kapı tokmaklarındaki ejderlerden birinin Dicle'yi, diğerinin Fırat'ı simgelediğini ifade etti.'Buradaki güzellikler anlatılmaz, gelip, yaşanır' Mehmet Ağa Kasrı'nda müzik dersi veren Abdülmecit Çağırıcı, restore edilen tarihi yapının belediyenin bünyesinde hizmet verdiğini aktardı.Herkesin ilçedeki tarihi mekanları gelip, görmesini istediklerini anlatan Çağırıcı, 'Buradaki güzellikler anlatılmaz, gelip, yaşanır. Tarihi zenginlikleri barındıran bölgemize herkesi bekliyoruz.' şeklinde konuştu.Vatandaşlardan Mehmet Emin Önür, evinin Kırmızı Medrese'nin karşısında olduğunu belirterek, restorasyonun ardından herkesi Kırmızı Medrese'yi görmeye davet etti.Süleyman Özbay da Van'dan Mem-u Zin Türbesi'ni ziyaret etmek için geldiklerini anlatarak, çok güzel tarihi yapıları görmekten mutluluk duyduklarını söyledi.Özbay, 'Herkese buraları görmelerini mutlaka tavsiye ediyorum. Çok güzel bir mekan, çok güzel bir ilçe.' dedi.
Reklam
Yozgat'ta Belediye Otobüsü Devrildi: 17 Yaralı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ın Sorgun ilçesinde belediye otobüsünün devrilmesi sonucu, 17 kişi yaralandı. Gülşehri beldesinden Sorgun'a yolcu taşıyan Ali Yüce idaresindeki 66 LM 540 plakalı otobüs, Hoşumlu Mahallesi yakınlarında kontrolden çıkarak devrildi. Sürücü ile otobüsteki 16 yolcu yaralandı. Ambulanslarla Sorgun Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.Gülşehri Belde Belediye Başkanı Ali Ünlü, hastanede yaralıları ziyaret ederek durumlarıyla ilgili bilgi aldı.
Reklam
Tunus'un "İlk Kadın Sanatçısı" Hayatını Kaybetti
TUNUS (AA) - Tunus'ta Nimet adıyla bilinen sanatçı Halime eş-Şeyh, 86 yaşında hayatını kaybetti. Tunus Kültür Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Şeyh'in uzun süredir devam eden rahatsızlığının ardından bugün hayatını kaybettiği belirtildi.Ülkenin kuzeydoğusundaki Nabil iline bağlı Ezemmur köyünde dünyaya gelen sanatçı şarkı söylemeye henüz 11 yaşında başladı. Doğduğu yerden ayrılarak başkent Tunus'a giden Şeyh, ülkedeki en eski müzik gruplarından Er-Reşidiye'ye katıldı. Şeyh, daha sonra Tunus'un Ulusal Radyosuna 1958'de resmi ses sanatçısı olarak olarak kabul edildi. Ülke dışındaki birçok etkinlikte sahne alan Şeyh, 1969 yılında 'ilk kadın sanatçı' unvanını aldı. Şeyh, sanat hayatı boyunca 360 şarkı kaleme aldı ve güfteleri ünlü şarkıcılar tarafından seslendirildi.
Erdoğan: 'Minsk Üçlüsü Ermenistan'a Silah Desteği Veriyor'
Şırnak'taki AKP il kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dağlık Karabağ'daki çatışmalara değindi. ABD, Rusya ve Fransa'dan oluşan Minsk üçlüsüne tepki gösteren Erdoğan, 'Ermenistan'a her türlü silah desteğini veriyorlar' dedi. Erdoğan, Karadeniz'deki doğal gaz rezervi için de 'Elimizdeki veriler, keşfedecek çok daha zengin kaynaklar bulunduğunu gösteriyor' ifadelerini kullandı.
Reklam
Sesil Aktürk Yazio: Cremona Kaplanı! Mina Mazzini
etiket
Müzik hayatınızda ne kadar güçlüdür? Bir şarkı size aşkı veya acıyı ne kadar hissettirebilir? Çaresizliği ya da adanmışlığı? Dünyayı değiştirebilir mi? Bir şarkı insanı değiştirebilir mi? Her şeyi silip yeni baştan başlatabilir mi?
Reklam
'Sahte Parfüm Kıyafetlere Bile Zarar Veriyor'
Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Neslihan Şendur, piyasa değeri binlerce lirayı bulan ünlü markaların yerine tercih edilen taklit parfümlere karşı vatandaşları uyardı. Pek çok açıdan tehdit oluşturan bu parfümlerin deri üzerinde kahverengi lekeler oluşturabileceğini söyleyen Şendur, 'Normalde parfümler kıyafete uygulanmalı deriz ama sahte olanları kıyafetlere bile zarar veriyor. Hiç parfüm kullanmamak bunları kullanmaktan çok daha iyidir' dedi.
Reklam