onedio
Ünal Aysal'dan Prandelli Açıklaması
Galatasaray Kulübü Eski Başkanı Ünal Aysal, gündeme ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.İşte Aysal'ın açıklamaları'Değerli kulübüm Galatasaray'ın başkanlığını yaptığım 3.5 yılda, kulüp içi ve dışı tüm çalışanlar, paydaşlar ve taraftarlarımızla ilişkilerimizde doğruluk, dürüstlükv e akılcılık ilkesiyle hareket ettik. Bu öncelikli değerlerimiz çerçevesinde futbolcular ve teknik direktörle ve bazı sporcularımızla yapılan mukavelelere yönelik yanıltıcı, camiamızın aidiyet duygusuna ve kurumsal itibarına kasıtlı olarak zarar veren bazı spor programları ile bu programlara katılarak kulübümüzün zarar görmesine maalesef katkı sağlayan yöneticinin söylemlerini endişe içerisinde takip ettim.Hatırlatmak isterim; 2000 yılındaki AIG'ye hisse satışından beri Galatasaray başkan ve yönetimleri, bir servet yönetimi değil, sürekli büyüme ve finansal kriz yönetimi yapmışlardır ve son bir ay içinde kurgulanarak verilmeye çalışılan yanıltıcı ve yıkıcı mesajlar, çok daha zor dönemler yaşadığımız zamanlarda dahi hiçbir dönemde bu denli istismar edilmemiştir. Kulübümüzün, yani ailemizin içerisinde kalması gereken her türlü konu medya üzerinden bu kadar ve ısrarla saptırılmaya çalışılmamıştı. Özellikle son günlerde üzerinde ciddi boyutta bir bilgi kirliliği olduğu izlenimi veren, devralınan ve devredilen mali tablolar ile ilgili olarak çok yakında kamuoyu ayrıca kanıtları ile bilgilendirilecektir.Bu iddiaların tamamının asılsız olduğnu değerli Galatasaraylılara açıkça ifade etmeliyim. Tüm anlaşmalar ve harcamalar gerek futbolcular gerek teknik adamların sahip oldukları kariyer ve kulübümüzün menfaatleri göz önüne alınarak en ölçülü ve makul düzeyde yapılmıştır.Teknik direktör Cesare Prandelli ile yapılan anlaşma iddia edilenin aksine içinde tazminat maddesi yoktur. Prandelli'ye finansal vizyonumuz çerçevesinde ödenebilir bir plan yapılmıştır. Bu ödemeler kamuoyunu yanıtlmak için iddia edildiği gibi toplu ve birseferde yapılacak bir ödeme türü değildir, ay ay ödenmek üzere, zamana yayılmıştır.Ayrıca, başarıyı ödüllendirme Galatasaray kulübü yönetiminin prim adı altında uyguladığı başarıya endeksli ve verimliliği arttırma anlayışı içerisinde yer alan bir uygulamadır. Prim sistemi başarının gelmesi için bir motivasyon aracıdır ve başarı geldikçe yapılacak bir ödeme türüdür, yine iddia edildiği gibi mukavelenin sonlanma halinde ise kulübün ödeyeceği ceza tazminat gibi parasal bir yük öngörülmemiştir. Kişilerle yapılan anlaşmalara - gönüllü feragat dışında - bağlı kalmamak bizim kurumsal ve etik değerlerimize aykırıdır. Böyle beklentiler içinde bir yöneticinin televizyon kanallarında yer alması ise itibarımıza zarar veren üzücü ve gayri ciddi bir durumdur. Sorun varsa en saygın yöntem uzlaşmadır.Galatasaray kulübü borsaya açık bir şirkettir. Saygıdeğer, itibarlı ve güçlü bir kulüptür. Kurumsal itibarımızı kamooyunda temsil eden yöneticilerimizin; etik değerlerimizin kaybına yol açmayan, sosyal ve finansal piyasalarda her türlü kredibilitemize zarar vermeyen, dedikodu ve yıpratma kültürü üzerinden hareket etmeyen ve kişisel hesaplaşmalarını kulübün itibarı üzerinden tutmayan bir yönetim anlayışı içerisinde hareket etmeleri gerekliliğini özenle hatırlatırrken, hiçbirn karşılık beklemeden bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bir Galatasaraylı olarak gönülden bağlı olduğum kulübümün ve yönetimlerin destekçisi ve yardımcısı olmaya devam edeceğeimin bilinmesini isterim.Ligtv
Cenk Durmazel'den İyi Haber Geldi
Apartman merdivenlerinden düşerek yaralanan ve bir süre yoğun bakımda kalan sanatçı Cenk Durmazel'den güzel haber geldi.Solist ve oyuncu Cenk Durmazel, geçen hafta Beyoğlu’nda oturduğu apartmanın merdivenlerinden düşerek yaralanmıştı. Bir süre uyutularak tedavisinine devam edilen ünlü sanatçıdan iyi haberler geldi.Cenk Durmazel'in yakın arkadaşı Erdem Uygan Twitter hesabından yaptığı açıklamada Durmazel'in sağlık durumunun iyiye gittiğini açıkladı.Uygan şu açıklamayı yaptı'Cenk'in beyinle ilgili probleminden eser kalmadı. Bundan sonrası, vücudundaki diğer küçük sorunların ortadan kalkması için iyileşme süreci. Geçmiş olsun dileklerini ileten, desteklerini esirgemeyen, hep yanımızda olan sizlere sonsuz teşekkürler..'Erdem Uygan iki gün önce de şu açıklamaları yapmıştı'Cenk'in durumu gayet iyi. Yemek yemeye başladı. Bizlerle konuşuyor. Hızla iyileşiyor. bugün Cenk'in yanına gidemedim ancak haberlerini aldım. Gayet iyiymiş. Espri yaptığını iddia edenler var. Doğruysa bu hayatında bir ilk'Milliyet
Amaral 41'inde Sahalara Döndü!
Türkiye'de 'Müslüm Baba' diye bilinen, Beşiktaş'ın eski Brezilyalı futbolcusu Amaral, 41 yaşında sahalara geri döndü.Eski bir Beşiktaşlı futbolcu, 41 yaşında tekrar yeşil sahalara dönmeye karar verdi. Son olarak iki yıl önce ülkesinde Itumbiara forması giyen Amaral, aktif futbol hayatını noktalamıştı. Ancak Brezilyalı futbolcu, tekrar futbola dönmeye karar verdi.Tam adı Alexandre da Silva Mariano olan Amaral, ülkesinde yaptığı açıklama ile futboldan kopamadığını gösterdi. Deneyimli oyuncunun, Capivariano kulübüyle anlaştığı ve bu ekibin formasını giyeceği bildirildi.1992 yılında başladığı profesyonel futbolculuk hayatında 20'den fazla takımın formasını giyen Sambacı, 2002-2003 sezonunda Beşiktaş'ta oynamıştı. Türkiye'de kendisine, ünlü şarkıcıya benzerliğinden dolayı 'Müslüm Baba' lakabı takılmıştı. Amaral 10 kez de Brezilya Milli Takımı forması giydi.Eurosport 
Reklam
Russell Crowe: 'Gelibolu'da Bir Ulusu İşgal Ettik'
Çekimleri Türkiye’de yapılan “The Water Diviner” filmiyle ilgili konuşan oyuncu Russell Crowe, “Gelibolu'da bağımsız bir ulusu işgal ettik' dedi.Avustralya’daki Seven Network kanalında sunucu Mike Willesee’nin sorularını cevaplayan ünlü oyuncu, çekimleri Türkiye’de yapılan ve 26 Aralık’ta vizyona girecek olan ‘The Water Diviner’ filmine de değindi.“BUNLARI SÖYLEYECEK KADAR OLGUN OLMALIYIZ”Birinci dünya savaşı yıllarında geçen filmde yönetmenlik koltuğuna oturan ve başrol oyuncusu olan Russell Crowe, “Bence, 100 yılın ardından, bu mitolojiye açıklık getirmenin zamanı geldi. Bence artık başkalarının söylemeyi engellemeye çalıştığı bir hikayeyi hesaba katacak kadar olgun bir ulus olmalıyız. Biliyorsunuz çünkü biz bağımsız bir ulusu işgal ettik ve bu öfkeli kelimeyi hiç kullanmadık” diye konuştu.“KAHRAMANLIKTAN DAHA ÖNEMLİSİ HARCANAN HAYATLAR”Russell Crowe, sunucu Mike Willesse’nin “Daha önce bunun söylenildiğini hiç duymadım” şeklindeki müdahalesine ise, “Bence söylemenin zamanı geldi” cevabını verdi. Ünlü oyuncu, “Konuşmak istediğin bütün kahramanlıklar, biliyorsun, benim için esasen daha önemli olan konu harcanan o hayatlar. Biliyorsun, bu mitolojinin kutlanmaması gereken yerlerini kutlamamalıyız” şeklinde konuştu.Russell Crowe’un açıklamaları Avustralya’da ve Yeni Zelanda’daki sosyal paylaşım sitelerinde günün en çok konuşulan konularından birisi oldu.CHA
Boğaziçi Üniversitesi Duyar ve Adalet Timi (BÜDAT)
Çözünürlüğü yüksek olan adalet, eriyip gider mi? Yoksa internete yüklenen her şey gibi tükenmez kalemle mi yazılır?Bu sorularla başlayan BÜDAT; fütüristik bir distopyayı andıran 'ağ toplumu'nda adalete olan inancını yitirip önce kendi çevresini, yani Boğaziçi Üniversitesi'ni değiştirerek bir hukuk hareketi başlatmaya karar veren anti-kahraman Buğra Korkmaz'ın mücadelesini anlatıyor.Cannes Film Festivali’ne TÜNEL isimli kısa filmiyle katılıp eleştirmenlerin övgüsünü alan genç yönetmen Ezgi Yıldırım, epik hikaye formatının bir süper kahraman filmine uygulandığı bu senaryoyu alıp farklı bir janrın kalıplarında kendine özgü tarzıyla yapıbozumuna uğratarak epik bir destana imza atıyor.İlk filmi CONTORIUM'dan uzun yıllar sonra beyaz perdeye yenidendönüş yapan Can Güney Kuseyri, bu sefer yönetmen koltuğuna oturmak yerine BÜDAT'ın yapımcılığı ve senaryo/kurgusunu üstlenirken; adaletin teknolojik devrim ve sosyal medya ile ne ölçüde sağlanabileceğine dair izleyicileri soru yağmuruna tutuyor.Eğlence dünyası mensubu küreograf MADIR ÖKTİŞ, inovatif tasarımcı Ilknur Candan ve ünlü twitter siması Alper Sarı gibi isimlerin de yer aldığı BÜDAT, gökkuşağı kadar renkli bir yapım olacağa benziyor...SUPPORT ‪#‎BÜDAT‬!YAKINDA SİNEMALARDA!
Reklam
Beatles Hakkında Çok da Bilinmeyen Bilgiler
The Beatles, 1960 yılında Liverpool’da kurulmuş İngilizlerin hası, efsane gruptur.Üyeleri; John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr idi…Benim de hastası olduğum grup ile ilgili bazı bilgiler;
20. Yüzyıla Damgasını Vuran Türk Ses Sanatçıları
20. yüzyılda Türkiye'yi sesi ve eserleriyle etkileyen, hatta kendilerinden sonraki nesillere esin kaynağı olan farklı müzik türlerinden sanatçılara göz atmaya hazır mısınız?..Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Türkçe Pop ve devamında arabesk, fantazi, özgün müzik, rock gibi türleri kapsayan Diğer kategorisi...Unutulmayan eserlerin yorumcusu, derleyicisi veya yaratıcısı olarak gönüllerde yerlerini alan üstatlar içinde unutulan veya yer almasını düşündüğünüz varsa yorum olarak lütfen belirtiniz...Türk Sanat Müziği1. Müzeyyen SenarCumhuriyetin Divası... Sesiyle her iki yüzyılı da büyüleyen, kimi zaman aşkı, kimi zaman hüznü, kimi zaman coşkuyu en özgün şekilde yorumlayan büyük ses...2. Zeki MürenSanat Güneşi, Müziğin Paşası... Türkiye'de cinsel tercihini saklama gereği duymayarak büyük cesaret göstermiş; ama daha önemlisi sanatıyla herkesi kendine hayran bırakmayı başarmıştır...3. Emel SayınGeçilen yüzyılın son otuz yılında üne kavuşan, sanat müziğine kibar sesiyle, televizyon ekranlarına güzel elleriyle damgasını vuran sanatçı...4. Ziya TaşkentTRT'ye belki de en uzun süre hizmet edenlerden bir şef, bestekar ve solist...5. Yusuf NalkesenVeda Busesi'nin de bestekarı olan sanatçı dilimize dolanan birçok eserin yaratıcısı...6. Münir Nurettin SelçukDoğu ile Batı'yı harmanlayarak ilkleri cumhuriyet tarihinde yaşama geçiren ve birçok tanıdık eseri oluşturan sanatçı...7. Sadettin KaynakHem sanat müziği, hem de halk müziğinde eserleri ortaya koyan ve Türkçe ilk ezanı da seslendiren sanatçı...8. Hamiyet YücesesBBC'de program yapmış, boğazın bir ucundan diğerine sesi ulaşan kadife sesli sanatçı...9. Safiye AylaHer dönem adından bahsettirmeyi başarabilmiş, cumhuriyet tarihinin belki de en ünlü, en önemli ses sanatçısı.Türk Halk Müziği1. Aşık VeyselEserleri bugün başka sanatçıların albümlerinde yer alan, bağlamanın cumhuriyet tarihindeki engin denizi. Türkiye çapında tanınması öncesinde Sivas'taki tren garında bağlama çalan, devamında birçok kişiye esin kaynağı olan, doğa sevgisiyle ölümsüz ve özellikle görme engelliler için tartışmasız bir örnek olan halk ozanı...2. Aşık Mahzuni ŞerifHan sarhoş hancı sarhoş, yuh yuh, dom dom kurşunu, nerdesin gibi eserlerin yaratıcısı olan halk ozanı...3. Neşet ErtaşBozkır müziğinin en önemli ismi. Devlet sanatçılığı unvanını red eden, yaşadığı dönemle birlikte bir efsane haline gelen halk ozanı...4. Bedia AkartürkTürk Halk Müziği'nin sevilen, kadife sesli, en ünlü kadın yorumcusu...5. Özay GönlümDenizli başta olmak üzere Batı Anadolu halk müziğinin en başarılı derlemecisi ve yurtdışında müziğiyle konserler verebilmiş sayılı örneklerden bir tanesi...6. Nida TüfekçiYüzlerce türküyü derleyip besteleyerek dinleyiciye ulaştıran bağlama ustası...7. Muzaffer SarısözenTürk kültürünün en önemli derleyicisi, yayıncısı ve birçok sanatçının hocası, ilham kaynağı...8. Ruhi SuPolitik görüşüyle başı sürekli derde giren; ancak deyişleri ve epik eserleriyle halkın gönlüne taht kuran sanatçı...9. Belkıs AkkaleSesiyle gönüllere dokunan Türkü Bacı...10. Nuri SesigüzelOnlarca plağı olan, sesiyle alıp başka diyarlara götüren halk müziğinin başarılı yorumcusu...11. Yıldıray ÇınarEn az memleketi Samsun ve Çarşamba kadar, tüm Türkiye'yi etkileyip kendine hayran bırakan ses sanatçısı...12. Nejla ErolTRT'nin kazandırdığı en önemli kadın halk müziği yorumcularından...13. Nezahat Bayramİçli sesiyle türkülere hayat veren ve dinleyicileri büyüleyen güzel ve etkili bir ses...Türkçe Pop1. Ajda PekkanTürk popunun divası olan Pekkan, ortalama yarım asırdır dinleyicisinin beğenisini topluyor...2. Sezen AksuYorumu, sözleri, müzikleriyle Türkçe popun bugün de tacını taşıyan minik serçe...3. Tarkan1990'lara damgasını vuran, Türkiye'nin haklı olarak dünyaya açılmak istediği yıldızı ve Türkçe Pop'ta bugün tahtı hâlen eserleri altında...4. Yıldız Tilbe1990'larda milyonları hayran bırakan şarkıları yorumlayan ve Tarkan'dan Demet Akalın'a, İbrahim Tatlıses'ten Ebru Gündeş'e onlarca ses sanatçısı veya şarkıcının albümüne şarkı veren sempatik, biraz da çılgın kişi...Diğer1. Türk BeşleriAhmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses'ten oluşan cumhuriyetin en önemli beşlisidir. Onuncu Yıl Marşı'nın bestelenmesinden ilk Türk kantolarına ve operetlerine dek emekleri geçmiştir. Klasik müziğin Türkiye'deki temsilcileri olarak bugün hâlen yorumlanan klasik müziklerde imzaları bulunuyor.2. İdil BiretTürkiye'de piyanonun belki de ilk ustası. Türk Beşleri'nin eserleriyle Batılı bestekarların eserlerini yorumlamakta ve birçok albümü ile müzik severlerin 21. yy.da da dinleyip keyif alacağı bir isim...3. Erkin KorayAnadolu rock denildiğinde çoğunun aklına ilk gelen, elektro gitarı keşfeden isim ve dillere dolanan birçok eserin sahibi...4. Barış MançoAnadolu rock müziğinin ilk temsilcilerinden, 7'den 70'e, Japonya'ya kadar tanınıp sevilen büyük isim...5. Cem KaracaFarklı müzik gruplarıyla uzun süre çalışan ve solo kariyerinde de hayranlar kazanmış Anadolu Rock yorumcusu...6. Müslüm GürsesArabesk müziğin babası... Son dönemlerinde farklı müzik türlerini kendi tarzıyla tekrar yorumlayarak beğeni toplayan ve en az sanatı kadar karakteriyle de takdir kazanan sanatçı...7. Orhan GencebayFantazi sayılabilecek, kendine özgü eserleriyle kitlelerin gönlüne taht kuran sanatçı...8. Adnan ŞensesSanat müziği yorumlarının dışında ayrıca roman müziğini de sevdiren sanatçı...9. Sibel CanArabesk, fantazi ve sanat müziği yorumlarıyla kulakların pasını silen, sevilen sanatçı...10. Selda BağcanÖzgün müziğin kraliçesi olan Bağcan'da politik görüşleriyle eleştirilen; ancak müziğiyle kendini kanıtlamış büyük isimlerden...11. Nurhan DamcıoğluBugün biraz tehdit altında bulunan kanto müziğin akla gelen ilk sanatçısı. Enerjisiyle mest eden, sempatik sanatçı... (Belirtmek gerekir ki Seyfi Dursunoğlu'nun hayat verdiği Huysuz Virjin de kantonun sevilmesinde büyük öneme sahip.)
Reklam
İlklere İmza Atmış Olan 9 Türk Kadını
Keriman Halis Ece, 1913 yılında İstanbul'da doğmuştur. 31 Temmuz 1932 yılında Belçika'nın Spa kentinde yapılan Dünya Güzellik Yarışmasında 'Dünya Güzeli' seçilmiştir. Kendisine, yarışmadan sonra Atatürk tarafından 'Ece' (ece : kraliçe) soyadı verilmiştir.Keriman Halis Ece, zamanın tüccarlarından Halis Bey'in altı çocuğundan biridir. Keriman Halis'in amcası, ünlü operet bestecilerinden Muhlis Sabahattin Ezgi'dir. Halası ise gene ünlü kadın bestekârımız Neveser Kökdeş'tir. Galatasaray Spor Kulübü'nün idarecilerinden Turgan Ece ise kardeşidir. Keriman Halis, yarışma sonrasında bir Türk Bayrağı'nın bulunmaması nedeniyle halkın tezahüratına cevap vermemiş ve bunun üzerine metrelerce atlas bulunarak bayrak orada yapılmış ve balkondan dalgalandırılarak izleyicilere gösterildikten sonra, kendisini görmeye gelen halkı selamlamıştır. Atatürk bu yarışma sonrasında yaptığı açıklamada, 'Övündüğümüz doğal güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmenizi biliniz ve bu yolda uyanık bir tekamülün mütemadi tahakkukunu ihmal etmeyiniz. Bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır demiştir.
Gül'e 'Gezi' Sorusu Soran Akademisyen: 'Ülkeme Dönemiyorum'
Harvard Üniversitesi'nde bir konferansta konuşan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 'Gezi olayları ve insan hakları ihlalleri' ile ilgili soru sorarak dikkatleri üzerine çeken Dr. Emrah Altındiş, olaydan sonra büyük bir komploya maruz kaldığını ifade etti.Muhtemel baskılardan dolayı, çok özlediği Türkiye'ye dönüşünü ertelediğini dile getiren Altındiş, Türkiye'ye dönerse tutuklanma korkusu yaşadığını da dile getirdi. 'Şu an kiminle görüşsem 'sakın Türkiye'ye gelme' diyorlar' diye konuşan Dr. Altındiş'in dönüşü ertelemesinin diğer sebebi ise Türkiye'deki üniversitelerin AK Parti baskısı altında olması.30 Mayıs'ta Gül'e soru sorduktan sonra adeta hayatının değiştiğini söyleyen Dr. Altındiş, Cihan Haber Ajansı'na olayın ardından yaşadığı süreci anlattı. Dr. Altındiş, 17 Temmuz'da kimliği henüz belirlenemeyen birileri tarafından, kendisinin DHKP-C örgütü üyesi ve çok tehlikeli bir terörist olduğunun iddia edildiği, profesyonelce hazırlanmış İngilizce bir mektubun bölümdeki bütün öğretim üyelerine mail atıldığını söyledi.Genç akademisyen, 'Öğretim üyelerine gönderilen e-mailde, hayatlarının tehlikede olduğu, DHKP-C isimli yasa dışı örgüte üye çok tehlikeli bir terörist olduğum ve her an harekete geçebileceğim ifade ediliyordu. Hemen gereğinin yapılmasını istiyorlardı. Hocaların az da olsa bir kısmı bu gönderilen e-maili idrak edemedi. Gül'e soru sorduğumu bilen hocalar ise bu konuda duydukları üzüntüyü ve bana desteklerini dile getirdi. Bir yandan Harvard da bir soruşturma başlattı hakkımda. Benim terörist olup olmadığım araştırıldı. Buradaki soruşturmada aklandım. O esnada çalıştığım bölümden ayrıldım, yine Harvard Üniversitesi'nde dünyaca ünlü başka bir laboratuvarda çalışmaya başladım.' diye konuştu.LİDERLER, SORU SORMA HAKKIMIZI GARANTİ ETSİNTehdit mesajlarından sonra Türkiye'den Tabipler Odası, KESK, DİSK, Eğitim-Sen gibi birçok kurum ve binlerce insandan teşekkür ve destek mesajı aldığını kaydeden Dr. Altındiş, 'Türkiye'de bir insan barıştan, insan haklarından, eşitlik ve demokrasiden yanaysa bu tarz tehditlerle karşılaşıyor; dolaysıyla ben istisna değilim. Maalesef hakaret edenlerin içinde 3 tane öğretim görevlisi de var. Benim tehditleri engelleyecek, bu konuda yapabileceğim birşey yok; ama Türkiye'de yetkililerin yapabileceği bir şey var. 'İnsan hakları ihlalleri konusunda bizlere soru sormak ve bizim hesap vermemiz normal bir durumdur.' şeklinde bir açıklama yaparlarsa belki tehditler azalır. Tehditler devlet tarafından mı yoksa iktidar yanlısı kişiler tarafından mı yapılıyor bilemiyorum.' şeklinde konuştu.Dr. Altındiş, insan hakları konusunda soru sorarak yanlış bir şey yapmadığını ve aldığı tehditler karşısında hukuki hakkını sonuna kadar arayacağını belirtti.GÜVENLİK RİSKİ VE HÜKÜMET KONTROLÜNDEKİ YÖK BENİ ENGELLEYECEĞİ İÇİN DÖNÜŞÜMÜ ERTELEDİMDört yıl önce doktorasını İtalya'da tamamlayan ve hala Harvard'da çalışan genç bilim adamı, doktora sonrası araştırmalarını bitirdikten sonra amacının Türkiye'deki kamu üniversitelerinde çalışmak olduğunu; ancak bu şartlarda ülkeye dönmenin çok mümkün olmadığını söyledi. 'Türkiye'ye dönersem devlete hakaretten ya da saçma sapan bir terör örgütü iddiası ile tutuklanıp tutuklanmayacağımı bilmiyorum, malum memlekette hapse atmadıkları muhalif kalmadı.' diyen Dr. Altındiş, 'Türkiye'de şu an YÖK ve TÜBİTAK dahil bütün kurumlar iktidarın kontrolünde. Üniversitede kadro alabilir miyim? Kadro alırsam laboratuvar kurabilir miyim? Bilim yapabilir miyim? Hem güvenlik risklerinden, hem de şu koşullarda işimi, bilimimi yaptırmayacaklarından ötürü bu planlarımı erteledim. Ama bir gün mutlaka döneceğim tabii ki.' diye konuştu.İNSANLAR ÖLÜYOR, YOLSUZLUKLAR YAPILIYOR; AMA KİMSE KONUŞMUYOR'Türkiye'yi rezil ettin' şeklinde çok hakaret ve tepki aldığını anlatan Dr. Altındiş, 'Sınır Tanımayan Gazeteciler'e göre Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülkeden 154. sırada, OECD rakamlarına göre eğitimde 34. ülkeden son sıradayız. Youtube, Twitter daha geçenlerde kapatılmıştı. Nüfusun yaklaşık yüzde 20'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Her gün dört işçi iş cinayetlerinde öldürülüyor; Avrupa'da birinci, dünyada üçüncüyüz. Kadın erkek eşitliğinde 140 ülke arasında 124. sıradayız, her gün bir kadın cinayete kurban gidiyor. Saraylar yapılıyor, yolsuzluklar yapılıyor ama kimse konuşmuyor. Türkiye bunları mı hak ediyor? Benim haklı sorum mu bizi rezil ediyor yoksa bu bağımsız raporlar, gerçekler mi ?' şeklinde kendini savundu.SORUDAN DOLAYI HİÇBİR PİŞMANLIĞIM YOK; BU CESARET BULAŞICI!Eski Cumhurbaşkanı Gül'e soru sorduktan sonra hayatı altüst olduğu halde yaptıklarından hiçbir pişmanlık duymadığını belirten genç bilim adamı şöyle devam etti: 'Kesinlikle hiçbir pişmanlığım yok. Gerçekleri dile getirmek bir bilim insanının esas görevi. Ayrıca insan haklarından ötürü zarar görmüş, Gezi'de çocuklarını kaybetmiş aileler ve Roboski'de öldürülmüş ailelerden teşekkür aldım. Azıcık bir iç ferahlaması yarattıysam mağdurlarda, o bana ömür boyu yeter. İnsan haklarına saygı duymak zorunda dünyadaki bütün devletler. Türkiye'deki yetkililer de buna dahil. Sorumlulara tüm bu sorular sorulacak. Türkiye toplumu demokrasi ile ilgili soruları her gün sokakta soruyor ve bu cesaret de bulaşıcı.'LİDERLER BU TARZ SORULARLA YÜZLEŞMEK ZORUNDA'Cumhurbaşkanı veya Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen tüm yetkililer bu tarz sorularla yüzleşmek zorunda; çünkü insan hakları ihlalleri her gün devam ediyor ve onlar sorumlu' diyen Dr. Altındiş, Kobani olaylarında onlarca kişinin öldürüldüğünü; ama bir kişinin bile tutuklanmadığını hatırlattı.Şu ana kadar hakkında herhangi bir dava açılmadığı halde Türkiye'ye dönme planlarını bir süre erteleyen Dr. Altındiş, 'Şu an kiminle görüşsem, siyasetçiler, gazeteciler 'Türkiye'ye sakın gelme.' diyor. Bir süre Türkiye'ye gitmeyi düşünmüyorum. Ailemi özellikle dedemi ve Karşıyaka'yı (İzmir) çok özledim.' dedi.GELECEKTEN ÇOK UMUTLUYUMArkasında birilerinin gücü var iddialarının da birer iftira olduğunu vurgulayan Dr. Altındiş 'Benim ne Amerikan vatandaşlığım var, ne yeşil kartım, ne siyasi bir parti veya bir cemaatle ilişkim. Emeğimle geçinen bir insanım. Sadece Türkiye toplumunun sağduyusu, iyiliği, güzelliği var arkamda. Cesaretimi HES'lere karşı direnen Karadenizli teyzelerden, taşerona direnen işçilerden, eşitlik isteyen Kürtlerden, Alevilerden, İslam'ı gözünü para bürümüşlerin elinden kurtarmaya çalışan antikapitalist Müslümanlardan, cinayetlere karşı direnen kadınlardan alıyorum. Türkiye insanı çok daha güzel bir yaşamı hak ediyor ve ben gelecekten çok umutluyum' diye konuştu...CHA
Reklam
Dünyanın Dört Bir Tarafından, Kokteylleriyle Ün Salmış En iyi 25 Bar
Bazı barlar vardır büyük kalabalıklara yüzlerce bardak bira tedarik ederler, fakat öyle barlar da vardır ki, onlar kokteyl yapma işini bir sanata dönüştürürler ve özenle hazırlanan içkileri yalnızca belli bir kesim ile paylaşırlar.Bu içeriğimizde, Dünyanın En İyi 50 Barı Listesi'nden de destek alarak, dünyanın dört bir yanında nam salmış mükemmel barları sizlerle buluşturuyoruz. İşte o barlardan mutlaka ziyaret edilmesi gereken 25 tanesi;
Reklam
Ünlüler Ebola’ya Karşı “Duruyor”
İrlandalı rock grubu U2’nun solisti dünyaca ünlü aktivist Bono’nun kurucuları arasında yer aldığı özellikle Afrika’da fakirlik ve önlenebilir hastalıkların önüne geçmek amacıyla kurulan kâr amacı gütmeyen organizasyon ONE Campaign şimdi de Ebola’ya karşı.Aralarında Matt Damon, Will Ferrell, Morgan Freeman, Ben Affleck gibi aktörlerin yanı sıra Afrika kökenli şarkıcılar Akon, Ice Prince ve Femi Kuti’nin de yer aldığı 2 dakikalık bir film yayınlayan organizasyon, izleyen herkesi dünya liderlerini Ebola karşısında harekete geçmeye ve kararlı olmaya çağıran bir dilekçenin imzalanabileceği one.org/ebola adresine davet ediyor. Film “Konuşmakla olmaz. Harekete geçme zamanı” mesajıyla sona eriyor.
'3. Havalimanı 2017'ye Yetişmezse Hiçbir Yere Uçamaz Hale Geliriz’
Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, 3’üncü Havalimanı için zemin etüdünün birkaç ay içinde bitirileceğini belirterek, “Bütün dünya bu projeyi bekliyor. Eğer bu havalimanı 2017 sonuna bitmezse hiçbir yere uçamaz hale geleceğiz.” dediİstanbul’a yapılacak üçüncü havalimanında inşaat sürecinin planlandığı gibi sürdüğünü anlatan Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, “Bütün dünya bu projeyi bekliyor. Eğer bu havalimanı 2017 sonuna bitmezse hiçbir yere uçamaz hale geleceğiz. Bunun için çalışmalarımızı son hızla sürdürüyoruz. Zemin etüdünün bu yıl bitmesi gerek, birkaç ay içinde tamamlanacak” dedi. Özdemir, havalimanıyla ilgili iddialar konusunda ise “Denize ada yapılan dönemde biz karaya havalimanı mı yapamayacağız. Bu söylenenleri önyargılı buluyorum” dedi.Ebru Özdemir, Limak’ın işlettiği Priştina Adem Yaşari Havalimanı’na kalifiye eleman yetiştirmek üzere Priştina Üniversitesi bünyesinde hizmete giren Limak Enstitüsü'nün açılış toplantısından sonra soruları yanıtladı. İhaleyi kazanan Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu (OGG) olarak 3’üncü havalimanının tüm mühendislik süreçlerinden de sorumlu olduklarını aktaran Özdemir, “Bize verilen yolcu sayısına göre tüm dizaynı yapıyoruz. 25 yıl biz işleteceğimiz için en iyi dizaynı yapıyoruz. Yer değişmeyecek, bakan da açıkladı” dedi. Zeminin balçık ve hava sahasının büyük uçakların dönüşüne elverişli olmadığı için bölgede bir havalimanı yapılmasının zor olduğuna yönelik yorumlara ise Özdemir, “Ben bunların hepsinin dedikodu olduğunu düşünüyorum. Londra Heathrow’un trafik kontrol sistemlerini yapan NATTS ile çalışıyoruz. Londra’da 4 havalimanı var, bunlar nasıl birlikte çalışıyor, uçaklar nasıl birbirine dokunmuyor? Bunların hepsi hesap kitap, tartışma işi” diye konuştu. “Belki de biz yeterince kendimizi anlatamadık” sözleriyle özeleştiri de yapan Ebru Özdemir, “Bütün dünya bu havalimanını bekliyor. Dev uçakların inebilmesi için bir liman gerekiyor. İstanbul ve Türkiye’nin büyüyebilmesi için çok kritik bir yatırım bu. 77 milyon metrekare arazi ancak burada bulundu ki buraya karar verildi” dedi.‘Hong Kong’da pist denizin üzerinde, tartışma önyargılı’Bölgede bir zemin iyileştirilmesi gerekeceğini belirten Özdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada tek zemin iyileştirilmesi yapılan yer burası değil ki. Dubai’yi düşünün denizin üzerine adalar yaptılar. Artık inşaat mühendisliği çok gelişmiş durumda. Biz sonuçta o zemini bir metotla iyileştireceğiz. Hong Kong Havalimanı denizin üzerine yapıldı. Pist denizin üzerinde. Ben bu tartışmaları biraz önyargılı buluyorum. İhalede bize verilen yer bu. Zemin etütlerine göre malzemeyle dolduracağız.”Özdemir, ihale öncesi zemini incelemek için yeterince fırsatlarının olup olmadığına yönelik sorulara ise “Bir ön çalışma yapılıp bir varsayımla devam edilir. Burada yatırım tutarını, geliri, kaç yolcu olacağını bir fizibiliteye koyduk. Tabii ki sapmalar olabilir. Sabiha Gökçen’de tahminimizden 40 milyon euro fazla harcadık. Buradaki risk bizim” karşılığını verdi.Hazine garantisi yok borç üstlenimi varFinansman görüşmelerine başladıklarını anlatan Özdemir, kamu ve yerli bankalardan bir konsorsiyum oluşturulacağını ayrıca Hazine garantisinin değil, borç üstleniminin söz konusunu olduğunu aktardı. Borç üstlenim sözleşmesi, ihaleyi kazanan şirketler ya da idareden kaynaklanan sebeplerden dolayı fesh olursa, bu durumda ne olacağını düzenliyor. Özdemir, dev projelere fon bulmanın zorlaştığı bir dönemde görüşmelerin nasıl gittiğine yönelik soruya da “Bu finansman euro bazında olacak, dolayısıyla hem faizler çok düşük hem de çok ciddi bir ilgi var. Avrupa şu anda ‘keşke böyle yatırımlar yapılsa da büyüme gelse’ modunda. Burada bir sıkıntı görmüyoruz. Ama dolarda faizler çok hızlı yükselecek diye düşünüyorum. Garanti, Yapı Kredi ve İş Bankası ile görüyoruz, ama tam netleşmedi” karşılığını verdi.Kuşları engelleyen sistem aranıyor, flora taşınıyorÇevresel etki değerlendirme çalışmalarının Ekvator prensiplerine göre yapıldığını ve yabancı kreditörlerin kabul ettiği bir şirket olduğunu vurgulayan Özdemir, 1 yıldır kuş ölçümlerinin gerçekleştirildiğini anlattı. “Bu raporu hazırlamamızın sebebi, çevreye negatif etkiyi minimumda tutabilmek. Geçenlerde Delhi Havalimanı’na indim. Her taraf kuş doluydu. Uysal duran kuşlardı. Kuşları engelleyecek ses sistemleri var. Dünyada bu tür zorlukların çıktığı ilk havalimanı bu değil” diyen Özdemir, bölgedeki bitkileri inceleyip oraya özgü florayı taşıdıklarını kaydetti.İhale şartnamesinde ‘Tüm tarifeli uçuşlar yeni havalimanından yapılır’ ifadesinin bulunduğunu anlatan Ebru Özdemir, Atatürk Havalimanı’ndan geçişin bir gecede mi yoksa aşama aşama mı olacağının yeni havalimanının açılışından bir yıl önce kararlaştırılacağını söyledi. Atatürk Havalimanı ve çevresinde 30 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı, dükkan sahiplerinin ticari haklarının korunduğunu, yer hizmetleri, kargo gibi alanlardaki kalifiye çalışanları istihdam edebileceklerini sözlerine ekledi.Kosova'da kalifiye eleman için enstitü kurduLimak, Yugoslavya’dan ayrılan ülkeler içinde en büyük 3’üncü havalimanı olan Priştina’yı işletiyor. Şirket, kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak üzere bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi ve Priştina Üniversitesi bünyesinde, Boğaziçi Üniversitesi desteğiyle bir Limak Enstitüsü kurdu. Burada eğitim gören öğrencilere staj imkanı da sağlanacak. Ebru Özdemir, Priştina’da 640 çalışanları olduğunu ancak bu elemanları gençleştirirken işi okulda öğrenen gerçek liman işletmecileri ile çalışmak istediklerini söyledi. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu da “Sanayi- üniversite işbirliği açısından model olabilecek bir proje oldu. Boğaziçi olarak ilk kez böyle bir projeyi yurtdışında gerçekleştiriyoruz” dedi. Limak Kosova International Airport CEO’su Haldun Fırat Köktürk ise ülkede gençlerin önce “Tanıdığımız yok bizi almazlar” diyerek programa katılmaya çekindiğini, bu önyargıyı kırmak için çaba gösterdiklerini anlattı. Proje danışmanı Aylin Löle de Kosova’da genç işsizliğin yüzde 50’lerde olduğunu bu nedenle eğitimlere büyük ilgi gösterildiğini söyledi.Yeni yatırımlar Fildişi Sahili ve Kuveyt’teLimak, bugün varlıkları 7 milyar dolara ulaşan bir şirketler grubu. Grup, son dönemde Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki hisselerinin satışıyla gündeme geldi. Ebru Özdemir, hisselerin Malezyalı ortaklarına satışında izin sürecinin sürdüğünü söyledi. Sahip değişikliğinin ardından havalimanının adını ancak kamu idaresinin değiştirebileceğini belirten Özdemir, 3’üncü havalimanının adını da yine idarenin belirleyeceğini kaydetti. Özdemir, hisse satışının gerekçesiyle ilgili soruları yeni yatırım planlarını anlatarak yanıtladı: “Yıl sonuna kadar Sabiha Gökçen’in devrinin tamamlanmasını bekliyoruz. 3 kere 76 milyon euro kira ödedik. Malezyalıların verdiği rakamla havalimanının değeri 700 milyon euro oldu ama hâlâ ödenmesi gereken 1.7 milyar euro kira borcu var. Buradan elde ettiğimiz gelirle, kaldıraç etkisini de dikkate aldığınızda 1.1 milyar dolarlık yeni yatırım için fon elde edeceğiz. Biz iş geliştiriciyiz. Değer yarattığımızda bunu realize edip yenilerine bakıyoruz. Enerji üretimimizi çeşitlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan da 3’üncü havalimanına konsantre olacağız. Kahire’de ikinci pisti yapıyoruz. Kuveyt’te havalimanı ihalesine 4.7 milyar dolarla en iyi teklifi verdik.” Özdemir, odaklandıkları bir diğer sektör olan çimentoda ise Afrika’ya açılacaklarını, Fildişi Sahili’nde 50 milyon dolara üretim tesisi kuracaklarını, Mozambik’e de yatırım için baktıklarını ifade etti.Dünya
Öldüğü Söylense de Bir Şekilde Hayatına Devam Ettiğine İnanılan 14 Ünlü
İlk önce eşiyle intihar etti dendi, ertesi gün Alman radyoları savaşı yönetirken öldüğünü açıkladı. Daha sonrasında Joseph Stalin, Hitler'in Arjantin'e kaçtığı konusunda ısrar etti.Ruslar, Hitler ve eşinin kalıntılarını ele geçirip, otopsi raporları ile onlara ait olduğunu ispatlamıştı. Buna rağmen Hitler'in daha sonrasında görüldüğü iddia edilmiştir.
Müzikleriyle James Bond'un Son 20 Yılı
Sinema dünyasına vurmuş fenomenler sorulduğunda akla gelen ilk isim şüphesiz ki James Bond olacaktır. Biz de, sadece sinema dünyasına değil, 20 yüzyıla damgasını vuran James Bond efsanesinin filmlerinden ve dünyaca ünlü birçok şarkıcı/grup tarafından seslendirilmiş şarkılarından bahsetmek istedik.
Reklam