Azeri Şairin Ebru Gündeş’e isyanı!
“Araftayım” adlı son müzik albümü ile müzik sektöründeki sessizliğini bozan şarkıcı Ebru Gündeş aktif sosyal medya kullanıcılarından biri olarak da biliniyor.“Instagram” hesabında kendi resimleri ile beraber özlü sözler de paylaşan sanatçının 2 Kasımda yaptığı paylaşımlardan biri Azerileri kızdıran türden olmuş.Ünlü sanatçı Ebru Gündeş, Azeri genç şair Zamir Erkin Ağazade’nin yazdığı, lakin Aşık Veysel’in adına çıkarılan “Her gün aklımdan geçiyorsun, insan bir selam verir” dizelerini paylaşmış. Ebru Gündeş yaptığı paylaşıma “Vayyyy, bayıldım” notunu bırakmış.Bundan haber alan Azeri şair, sanatçının yaptığı paylaşımın altına dizelerin kendisine ait olduğunu ve yapılan yanlışın düzeltilmesini talep etmiş. Ama bir kaç dakika içerisinde yapılan yorum sayfa yöneticisi tarafından silinmiş. Azeri şairin takipçileri tarafından dizelerin Zamir Erkin Ağazade’ye ait olmasını bildiren bir kaç yorum daha atılmış ki onlar da sayfa yöneticisinin hoşuna gitmemiş ve hemen yorumlar kaldırılmış.Mağdur vaziyette olduğunu bildiren genç şair bunları söylemiş:“Artık 2 yıldan çok oldu ki, bu sözün bana ait olduğu davasını ediyorum. Çünkü daha önce o söz hiç bir yerde yayımlanmamış, kiminse olduğu söylenilmemişti. Bundan 2 yıl önce ben kendi Facebook sayfamda ve blogumda kendi imzamla paylaşım yaptım. 1 ay sonra emeğe saygısı olmayan sosal medya kullanıcıları tarafından sözümün imzasız ve hatta A.Veysel imzası ile paylaşıldığını gördüm. Ama kendi cephemde yalnız olduğum için hiç biri ile başaramadım. Onlar daha çoktu ve A.Veysel ismi daha ünlüydü. Dizelerin bana ait olduğunu imkansız zannediyorlar. Ama azacık edebiyattan haberi olan, ozanın şiirlerini okuyanlar benim olduğunu kabul ediyorlar. Neyse, bunlara alıştım. Çünkü hepsini sanattan edebiyattan uzak biri olarak kabul ediyorum. Ama bir ülkenin sanatçısı da yapılan yanlışa “alet” ediliyorsa daha ben söyleyecek söz bulamıyorum. Hiç değilse siz yapmayın. Belki de başkası yapsaydı bu kadar umursamazdım ama bu darbe çok ağır oldu. O söz bana ait, inanmayanlar araştırsın. Ebru hanım kimin sözüne bayıldığını bilmeli...”Yaklaşık 10 bin kişinin beğendiği paylaşım hala yayında ve Ebru hanım bir özür mesajı bile bırakmamış.
'Bakara Makara..' Lafını Ben Söylesem, Çoktan Linç Edilmiştim
Muhalif duruşuyla öne çıkan sanatçı Levent Üzümcü , Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından sansüre maruz kaldığını, medya yöneticilerine 'Bu oyunda Levent'i oynatırsam beni denetlemeye gelirler' korkusunun aşılandığını belirtiyor. Üzümcü, eski AB bakanı Egemen Bağış’a ait olduğu iddia edilen ve Kuran’la dalga geçilen ‘bakara makara‘ kaydını işaret ederek, “ Kitleler tarafından din düşmanı gibi tanıtılarak hedef gösteriliyorum. ‘Bakara Makara…’ lafını eden ben olsaydım, çoktan linç edilmiştim ” diyor.İşte Levent Üzümcü'nün Bugün muhabiri Dilara Tahmaz'a yaptığı o açıklamalar:Gezi Parkı eylemlerinde fazlasıyla ön plana çıkmıştınız. Muhalif tavrınız ve sert açıklamalarınızla devamı da geldi. Sizinle birlikte direnişe katılan birçok sanatçı arkadaşınızı ise ortalarda göremiyoruz. Sesi soluğu kesilen arkadaşlarınıza içten içe hiç kızdınız mı?Gezi direnişine benim camiamdan katılmayan bir tane bile sanatçı arkadaşım yok. Ancak içinde bulunduğunuz sistem sizi açlıkla, işsiz bırakma korkusuyla terbiye etmeye çalışıyor. Arkadaşlarımızı çok zor günler bekliyordu. Ya konuşmayacaklardı, ya önde durmamak zorunda kalacaklardı ya da para kazanacaklardı! Sistem böyle işliyor ve bunu meşrulaştırıyor.SESSİZ KALANI TARAF GÖRÜRÜMAma sizin de işsiz bırakılma ve aç kalma tehlikeniz vardı. Susmamayı tercih ettiniz. Bu her bakımdan bir cesaret meselesi değil midir?Bernardo Bertolucci’nin 1900 diye bir filmi vardır. Hikaye, İtalya’da 1900 yılında doğmuş bir toprak ağasının torunuyla, orada rençber olarak çalışan bir işçinin torunu arasında geçer. Zengin ve fakir ikileminden o yüzyıla bakar. Filmin sloganı şudur: ‘Senin olaylar karşısında sessiz kalman, aslında durumu desteklemendir!’ Ben insanların sessiz kalmasını taraf olarak görürüm. Sessiz kalmanın bedeli konuşmaktan daha ağırdır. Konuşmanın bedeli herkesin önünde ödenir. Susmanın bedelini yastığa başını koyduğunda, gece vicdanına ödersin. İnsanın kendi kendine ettiği kötülük daha başkadır.Ben bütün olup bitenleri gördüğü halde hâlâ rejimi dayatan partiyi destekleyen insanları hayatımdan çıkardım. Ne dersen de bunları bir komplo gibi gören, duvara anlatıyormuşsun gibi davranan, montaj olarak algılayan ya da ‘E ne yapalım? Elinin kiridir’ diyen insanların hayatımda yeri yok.YOLSUZLUK YAPANLAR DAHA MAHKEME YÜZÜ GÖRMEDİPeki açlıkla terbiye eden sistem nasıl işliyor? Hükümete karşı yaptığınız sert açıklamalar ana akım medyada size sansür olarak mı geri dönüyor?Medya kuruluşlarının sahiplerinin sadece gazeteleri yok. İnşaat şirketleri, gaz şirketleri de var. Devletle aralarında müthiş bir vergi ve denetleme ilişkisi var. Bugün her seçimden sonra dikkat edersen, gazetelerde rejimi dayatan parti aleyhine yazan gazetecilerden birkaçı seçimden sonra mutlaka iş bırakmak zorunda kaldı.RÜŞVETİN ADI HEDİYE OLDUBir arkadaşım, ‘Attığım bir tweet yüzünden 5. kez hâkim karşısına çıkıyorum’ diyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğunu yapanlar ise daha mahkeme yüzü görmedi! O davalar da düştü. Bunların hepsi olmamış oldu. Hem de adalet eliyle. Rüşvetin tanımı bile değişti. ‘Hediyedir bunlar’ dendi. Bunun bir bedeli olmayacak mı?DENETLENME KORKUSUNDAN BANA İŞ VEREMİYORLARNe çeşit sansürlerle karşılaşıyorsunuz? Mesela ‘Seni şu rol için düşünmüştük ama malum sebeplerden dolayı bundan vazgeçtik’ tarzı bir durum yaşadınız mı?Evet, yaşadım. Zaten bir değil, birkaç durum var ortada. Ama şunu söyleyebilirim ki; bu işlerin başındaki isimlerde ‘Eğer ben Levent’i oynatırsam beni denetlemeye gelirler’ korkusu var. Hiç kimse açıktan açığa emir vermiyor artık. ‘Sen ne yapacağını bilirsin’ diyorlar. Yani ‘Oto sansürü’ meşrulaştırdılar.SİSTEM SENDEN OTOSANSÜR YAPMANI BEKLİYORAltın Portakal’a da Reyan Tuvi’nin uğradığı sansür damgasını vurdu. Ardından da sanatçılar festivale katılan ve katılmayanlar diye iki gruba ayrıştı. Medya ve siyasetteki kutuplaşmanın Portakal’a da yansıdığını söyleyebilir miyiz?Bence söyleyemeyiz. Zaten bu sistem, sanatla ya da sanatçıyla bir arada yürünebilecek bir siyasi mekanizma değil ki. Sanatla uğraşan bütün birimlerin bunu bilmesi lazım. Sistem senden otosansür yapmanı bekliyor. Yani ‘Sen bu filmde nereyi keseceğini benden daha iyi bilirsin’ diyor. Kısacası kişiye 'Ben bu filmi çekersem ve Altın Portakal’a giderse geri döner mi acaba’ korkusunu aşılıyorlar.Bir sanat eserinin değeri seyircinin ilgisiyle ölçülür. Seyirci ona giderse yaşar, gitmezse ölür. Yani ticari bir bağlantı da vardır.Ancak şu açıdan bakacak olursak, Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerini bugüne kadar maksimum kaç kişi izledi? Bu da bir ikilemdir. Çünkü ne olursa olsun o film çok önemli bir ödül aldı. Demek ki sen, bütün sanat eserlerini korumak kollamak zorundasın. Nuri Bilge Ceylan Cannes’da devlet eliyle öldürülmüş çocukları andı. Düşünsenize! Dönüp bir bakacaksın kendine; ben nerede hata yapıyorum, bu insanları neden mutsuz ediyorum diye düşüneceksin. Olayın temel sorunu şu; biz zamanın ucunda yaşıyoruz. Bütün canlılar, bütün evren aynı tanımlanan zamanı yaşıyor. Zamanı biz anlamlandırdık, bizim için bir şey ifade ediyor, bitkiler için değil. Ama zaten Tanrı da bir tek insan için anlamlı. Zamanın adını koyan, gördüğümüz her şeyin değerini zamanla ölçen yine biziz. Ama bizim yaşadığımız zamanda bizimle aynı zamanı yaşamayan insanlar var. Biz şu anda 2014 yılının ekim ayının son günlerini yaşıyor olsak da 1100 yıl öncesinde yaşayan insanlar var. Günümüzde Amazon topraklarında milattan öncesinin tekniğiyle yaşayan insanlar var. Kısacası herkes kendi zamanını yaşıyor.HEDEFLERİ BENİ DİN DÜŞMANI GÖSTEREREK LİNÇ ETTİRMEKAranızda 1600 yıl fark olan bir adamla aynı zaman diliminde yaşamanın zorluğuna ilaç olur mu demokrasi’ sözü de bu zaman algısına bir atıf mıydı? Oysa kitleler tarafından Hz. Muhammed’e hakaret olarak algılanmıştı…Evet bu söz çok konuşuldu. Hz. Muhammed’i kastettiğim söylendi. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanların inançlarına böyle bir saygısızlık yapılabilir mi? Ben bunu lafın gelişi söyledim. Aynı zamanda yaşadığımız ama yüzyıllar öncesinin kafa yapısına sahip adamla aramda 1600 yıl mesafe var dedim. 1700 de diyebilirdim. Bir tane provokatör milletvekili çıkıp, ‘Peygamber efendimize küfür etti’ diyor. “Aramızda bu kadar mesafe olan insanlarla bir arada yaşamaya ilaç olur mu demokrasi” dedim. Yani ben bugün yaşayan insanlarla aramızdaki zaman ve algı farkından bahsederken beyefendiler benim başıma bir şey gelsin, devlet eliyle birileri bir şey yapsın diye bu sözümü çarpıttılar.HERKES KENDİ MEKKE'SİNİ PARİS'İNİ YAŞADIKatıldığınız bir programdan iktidar olduğu gece önemli sanayici ve iş adamlarını toplayıp ‘Bu saatten sonra ben size karışmayacağım siz de bana karışmayın’ diyen Putin’i Erdoğan’a benzetmiştiniz. Onun da çevresindekilerle böyle bir biat anlaşmasına girmiş olabileceğini mi düşünüyorsunuz?Bunu kendine sormak lazım. Biz hep algılanan üzerinden konuşmaya çalışıyoruz. Çünkü Türkiye’de, halkın isteğine dayalı bir durum varmış gibi algılanıyor. Yani, “Benim yaptıklarımı eğer millet istemezse zaten beni seçmez” durumu var. Ama Türkiye’de aynı zamanda bütün bu olup bitenlerden haberi olmayan yüz binlerce seçmen var. Devlet bir mekanizmadır. Hükümet onu yönetmek için oraya getirilir. Ancak Türkiye’de devlet kalmadı. Yalnızca rejimini dayatan bir parti var. Başka da hiçbir şey yok. Konuşan, derdini anlatmaya çalışan insanlar olsa da ölümle, parasız ve işsiz bırakılmayla tehdit ediliyorlar.Peki doğru olduğuna inandığım şeyi söylemek sadece bana mı düştü?Bu kadar mı kendi dünyanızda yaşayacaksınız? Herkes kendi küçük Mekke’sini Medine’sini, Paris’ini yaşadı ve saflarına çekildi. Peki nasıl bir arada yaşayacağız? Bu sazlar, davullar, zurnalar piyanolar, ne zaman ortak bir orkestrada güzel bir parça çıkaracaklar? Bu adamlar bu parçayı çıkaran adamı, Fazıl Say’ı yasakladılar. Sen böyle bir değeri nasıl yok sayarsın?TÜSAK DEVLETİN MİLYON DOLARLIK RANT KAPISI OLACAKSanat camiasında TÜSAK depreminin yaşandığı dönemdeyiz. Ankara Devlet Tiyatroları müdürlüğünden gelen son istifalarla ‘TÜSAK’ı beğenmeyen gitsin’ durumuna gelmiş gibi görünüyoruz. Sizin duruma bakış açınız nasıl?Kesinlikle ‘Beğenmeyen gitsin’ algısı yerleştiriliyor. Yıllardır bu durumu yürütebilmek için yetiştirilmiş, kıyıda köşede duran insanlar vardı zaten. Onlar da Türkiye sanatının sonunu getirecek olan birimleri, kişileri arayacaklar bulacaklar ve başa getirecekler. Bu sanat buldozerini üzerimizden geçirecekler. Devlet bizzat bu işe el atacak. İstemediği projeyi kabul etmeyecek, istediğini kabul edecek. Nasıl ki basın başta olmak üzere her alanda kendi yandaşını getiriyor. Sanat da buna benzeyecek. Devletin kendisiyle ilgili bütün sanat dallarını zapturapt altına almasının bir yoludur TÜSAK.Bir röportajınızda ‘Muhafazakar sanat olmaz, muhafazakar sanatçı olur’ demiştiniz. Devlet sizinle aynı görüşte değil galiba. TÜSAK’tan bu sonuç çıkabilir mi?Elbette. TÜSAK’la birlikte sanatsal yönden son derece niteliksiz eserleri sahnelemeye çalışacaklar. Gidişat bunu gösteriyor. Bununla ilgili çok büyük paralar alacaklar. Kimse denetleyemediği için de o paralar yok olacak.Maddi bir ranttan mı bahsediyorsunuz?Kesinlikle! Benim TÜSAK’tan anladığım devletin onay vermediği hiçbir şey olmayacak. TÜSAK’tan sonra Kafkas Tebeşir Dairesi oyununu oynayabilecek miyiz? Haktan adaletten bahseden, Arthur Miller’ın Cadı Kazanı oyununu oynayabilecek miyiz? Haksız yere içeri atılan insanların dramını anlatan oyunlar sahnelenebilecek mi?Bu insanlar tarih okumadıkları ve bilmedikleri için bilmiyorlar ama bu dönemler her zaman çok verimli dönemlerdir. Para tatlı gelecek ve insanlar gidip TÜSAK’a hoş gelen oyunları yapacak ama kazandıkları paralarla gidip yine bu sistemi eleştiren oyunları yapacaklar. İşte farkında olmadıkları bu. Para korkudan insanı susturabilir ama kişi yine bildiğini okur.Tüm bu kargaşa arasında hiç çuvaldızı kendinize batırdınız mı? Bir sanatçı olarak çoğunluğun zihnini aydınlatmak için üzerinize düşen her şeyi yaptığınıza inanıyor musunuz? Belki diliniz ağır geliyor, belki de her kesim sizi anlamıyor…Hayır, benim her kesim tarafından anlaşılmak gibi bir derdim yok. Ben doğru bildiğimi söylüyorum. En basit yoluyla anlatmaya çalışıyorum ve bunu da kendi çocuklarıma bırakacağım bir görev olarak görüyorum. Ne bırakacağım onlara? Hanlar, hamamlar bırakırsın da kapıyı açtığında böyle bir ülkede mi olsunlar. Anlayabilmelerinin yolu demek ki bizim konuşmamız değilmiş. Artık tek umudum umarım kötü bir şekilde, canları pahasına anlamazlar. Söylüyorsun anlamıyorlar, anlatıyorsun anlamıyorlar. Bu senin yaptığın meslekle alakalı değil. Vicdanınla ilgili bir şey. Bana ‘Sen siyaset yapma’ diyor. Vicdansız mı olayım yani, gördüğümü söylemeyeyim mi? Terk et git bu ülkeyi beğenmiyorsan diyor. Ne münasebet? Babanın malı mı? Kimin vatanından kimi kovuyorsun?TÜSAK NEDİR?Türkiye Sanat Kurumu (TÜSAK), üyelerini Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği ve kurumun onay vereceği oyunlara maddi destek sağlanacak olması maddesi başta olmak üzere, getirdiği yeniliklerle tartışma yaratan bir yasa tasarısı. TÜSAK’la ilgili sert açıklamalarının ardından Devlet Opera ve Müdürü Rengim Gökmen’in görevinden alınması ve Ankara Devlet Tiyatroları’ndan gelen istifalar yasa tasarısının sanat çevrelerinde uzun zamandır eleştirilmesine yol yol açıyor.İSLAM'A SAYGISIZLIK HADDİM DEĞİLPeki siz İslam dinine ve Müslümanlara saygı duyuyorsunuz öyle değil mi? Burada saygı duymadığınız hükümetin dini algılayış ve rejim üzerinden yansıtış biçimi mi?İslam’a saygı tartışılacak bir şey mi? Ben kimim ki İslam’a saygı duymayacağım. Bütün dinlere saygı duyuyorum. Ben Müslümanlığa, Hıristiyanlığa, Yahudiliğe karşıyım der miyim? Ama Müslümanlar Yahudiliğe karşı. Çıkıp bangır bangır bütün Yahudiler ölsün, Hitler’in eline sağlık diyorlar. Bunu söyleyenler semavi bir dinin mensupları. Ben hiçbir dine inanan insana bunu söylemem.Din düşmanı gibi anılmanızda ve hedef gösterilmenizde ‘Karımdan boşanmamın tek nedeni türban takması olur’ sözünüzün etkisi olabilir mi?Orasını bilemiyorum ama burada bambaşka bir durumdan bahsediyordum ben. Aynı evin içinde yaşadığım insanla dünyanın ayrılmasından bahsediyoruz. Benim sizin dininize saygı duyuyor olmam, kendi hayatımda da böyle bir şey yaşayacağım anlamına gelmez ki. İnsanların kendi inanışları ve kendi dünyalarıyla ilgili bu kadar müdahaleci olmayalım. Bu benim hayatım. İstediğim gibi, inandığım gibi yaşarım.Saygı gösterip, görmediğinizi mi düşünüyorsunuz?Tabii ki. Senin dinin sana benim dinim bana. Ama ülkemizde bu durum yok. Bunun yerine senin inanışını ben kontrol ederim. Benden değilsen öl durumu var.ÖZÜR BEKLİYORUMBu süreçte kime kızgınsınız, hükümet olur, gruplar olur… Hangi konuda özür beklerdiniz?Mustafa Kemal’in ölümünden sonra tarihteki çok önemli şahısların adını kullanarak ve onların yolundan gidiyorum diyerek korkunç şeyler yapan herkesten özür bekliyorum. Hz. Muhammed’in adını kullanarak kötülük yapandan özür bekliyorum.Spesifik olarak örnek vermenizi istesem?Gezi’de öldürülmüş, linç edilmiş, yaralanmış herkesten devletin resmi yollarla özür dilemesini bekliyorum. Bunlara neden olmuş herkesin yargılanmasını bekliyorum.Taşla sopayla saldırmamış, elinde hiçbir şeyi olmayan çoluktan çocuktan özür dilenmesini bekliyorum. Eğer bir gün bu ülkede yine devlet olursa, resmi yollarla özür dilenmesini ve o parkın 4 bir ucuna bu çocukların heykellerinin dikilmesini istiyorum.ASKER YILLARCA ‘DEMOKRASİYE AYAR VERECEĞİZ’ DİYEREK BİZİ BU GÜNLERE GETİRDİTürk halkının kimlik değiştirdiğini düşünüyor musunuz? Eskiden laik, Batı’ya dönük ve askerine güvenen bir halk tanımı vardı. Ve o dönem Türkiye’nin tanımında yer almayan kitleler şu an çok ön planda. Yeni Türkiye’de onlar var…Bunların en büyük sorumlusunu asker olarak görüyorum. Yıllarca Türkiye demokrasisine ayar vereceğiz diyerek bugünlere getirdiler bizi. Kendisinden asla devlet adamı olmayacak kişileri çok büyük yerlere koydular. Gencecik fidanlarını astılar bu ülkenin. Bir kişinin bir yerini kanatmamış insanları astılar bu ülkede. Kan davasına dönüştü her şey. Avrupa’da eskiden düelloyla çözerlerdi sorunları. Gözlerin içine bakarak kılıçla savaşarak. Bizim çok övündüğümüz Anadolu’da ise pusu kültürü vardır. Benim çocuğumu öldürenin ben de çocuğunu öldürürüm durumu yani. Siyasette de bu var. Bu ülkede koskoca TBMM’de ‘Sizler Adnan Menderes ve arkadaşlarını astınız. Öyleyse 3 sizden 3 bizden!’ diyerek intikam aldılar. Düşünebiliyor musunuz?BAKARA MAKARAYI BEN SÖYLESEM ÖLDÜRÜLMÜŞTÜMSizce demokrasi Türkiye’de her an kaybedilebilecek bir sistem mi?Türkiye’de demokrasi yok ki. Demokrasi herkesin hakkının eşit derecede, yarınlarının korunmasıyla olur. Ve kendini kötülere karşı savunmaktan en aciz yönetim biçimidir. Çünkü kötüler fazlalaşırsa demokrasi ölür. Bu bir kavram karmaşası aynı şunun gibi: Biri İslam’ın şartı olduğu için kurban kesiyor, adam orada İslam’ın şartı olarak kelle kesiyor. IŞİD bugün köle pazarlarında insan satıyor. İslamiyet’te bunun yeri var mı?BATI İSLAM’I IŞİD’DEN BİLİYOROnu İslamiyet’le bağdaştırmamak lazım, bir çeşit psikopatlık…Ama İslamiyet’te de bu var. Olmasa yapmazlar. Kafirlerin öldürülmesi var mı yok mu? Cihad yaptığını zannediyor çünkü. Sen Batı’da yaşayanların eline bu kozu veriyorsun. Batı’da yaşayanların hiçbiri İslamiyet’i Hz. Muhammed’den bilmiyorlar. Usame Bin Ladin’den, IŞİD’den biliyorlar.Türkiye’de de bu yanlış anlayışla yıllarca İsmet İnönü’ye saldırdılar, paralardan Atatürk’ü kaldırdı diye. Oysa bunu yapmasının tek nedeni onu tabulaştırmamaktı. Çocuklarına din dersini imamdan aldıran birinden bahsediyoruz. Şu devletin bir lirasının hesabını yapan insandan bahsediyoruz. Bu kadar kendini bilmezlik olmaz. Cehaleti alıp örgütlü faşizme çevirdiler. Bakın eşimle ben Londra’ya gittiğimizde özel bir araca bindik. Türk şoföre rast geldik. Konu nereden geldiyse adam bize ‘Hükümet sağlık konusunda çok önemli işler yaptı’ dedi. Eşim de buna karşılık ‘Öyle deme kardeşim adam bakımsızlıktan ölen çocuğunu çuvalda taşıdı’ deyince şöfor bize ‘O onu şov yapmak için yapıyordur’ cevabını verdi. Algıya, bakar mısınız? Böyle insanla ne konuşulur?Bu ülkede ben etmediğim laf yüzünden linç edildim, adama ettiği laf yüzünden hiçbir şey olmadı. Yenişafak gazetesi yazarı ben Egemen Bağış’ın o partide olmasını hazmedemiyorum dedi. Bu ne demek? ‘Bakara Makara’ cümlesini kabul ediyorum’ demek. O sözü ben söylesem çoktan öldürülmüştüm!Demokrat Haber
'İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları' Yeniden Raflarda
Louis Althusser denildiğinde akla hemen Marksizm gelir. Ünlü akademisyenin yapısalcılık okullarına ilgisi olmamasına ve yapısalcılık düşüncesine önemli eleştiriler yöneltmesine rağmen, yapısalcı Marksist olarak kabul görür.Baskısı bulunmayan İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, Ekim 2014 ayında tekrar raflardaki yerini aldı. Kitap Alp Tümertekin çevirisiyle ve İthaki yayın evinin basımı ile biz okuyuculara sunuluyor.Kitabın arkasında ise Ahmet Öz’ün kaleminden;“Karl Polanyi, “yoksulluk” toplumda süren “doğa”dır, demişti. Çoktandır sadece kendilerini ve kendileri gibi düşünenleri ideolojinin dışında, başkalarını da daima ideolojinin içinde gören siyasi, felsefi, dini, ahlaki, kültürel ve etnik kamplarla kuşatılmış haldeyiz. Üstelik her meselede sadece kendilerini haklı başkalarını haksız, kendilerini iyi başkalarını kötü, kendilerini doğru başkalarını yanlış görmekteler. Güzellik ise sadece onlara has, başkaları çirkin de üstelik… Ve en kötüsü, aynı/özdeş olanı dost ve başka/farklı olanı daima (inkar ve asimilasyon işe yaramadığında) imha edilmesi gereken düşmanlar olarak görüyorlar, tıpkı “doğa” durumunda olduğu gibi! Althusser, işte bunun, yani ideolojinin neden, nasıl ve niçinini anlatıyor, belli ki kimsenin okuduğu yok bu kitabı!” yazıyor.Süper Karga
'Limit Yok' Dizi Oluyor
Bradley Cooper’ın başrolde yer aldığı film, televizyon ekranlarına uyarlanıyor.Yeni başlayan diziler reyting savaşına yenik düştükçe, gişede başarılı olmuş filmleri televizyon ekranlarına uyarlama fikrine, kanallar daha sıcak bakıyor. Bu vaziyete örnek oluşturacak bir haber de CBS’ten geldi: kanal, Bradley Cooper ile Robert De Niro’nun başrollerde yer aldığı 2011 yapımı Limit Yok (Limitless) filmi için, uyarlama çalışmalarına başlandığını duyurdu.Dizinin konusu hakkında ayrıntılı bilgi henüz paylaşılmasa da, filmin bıraktığı yerden devam edeceği ve Brian Sinclair isimli bir karakteri merkeze alacağı biliniyor. Elbette oyuncu kadrosunda Cooper’ın yer alması beklenmiyor, fakat başarılı aktörün dizinin yapımcılarından biri olacağı, gelen bilgiler arasında… Orijinal filmin yapımcılarının yanı sıra, ünlü prodüktörler Alex Kurtzman ve Roberto Orci de dizide yer alacak. Pilot bölümü filmin de yönetmeni olan Neil Burger yönetirken, The 4400 ve Elementary gibi yapımlarda çalışmış Craig Sweeny ise senaristliği üstlenecek.Yazar Alan Glynn'in çok satan romanından uyarlanan 2011 yapımı film, perişan halde yaşayan New York’lu yazar Eddie’yi merkeze alıyordu. Günün birinde beyninin tüm kapasitesini kullanabileceği bir ilaçla tanışan karakter; kısa zamanda paraya, çekiciliğe ve üstün zekaya sahip oluyordu. Ancak çok geçmeden bu yüksek güçün yan etkileri ile tanışıyor ve işler sarpa sarıyordu.Beyazperde
Demet Evgar'ın Twitter Hesabından Yeni Tweetler
Ünlü oyuncu Demet Evgar'ın Twitter hesabı dün akşam hack'lenmiş ve televizyoncu Acun Ilıcalı ile 'Yetenek Sizsiniz Türkiye' yarışmasını eleştiren tweetler atılmıştı.Ünlü oyuncunun hesabını hackleyenler, Evgar'ın hesabı üzerinden yeni mesajlar yayınladı.Bu hesaba bir süreliğine misafir olduklarını ve hesabı Evgar'a geri vereceklerini belirten hacker'lar eleştirilerinin insanları robotlaştıran sisteme olduğunu belirtti.
Reklam
Türkiye'de İnternet Bağlantı Hızı Son Bir Yılda Yüzde 56 Arttı
Dünyaca ünlü içerik dağıtım ağı ve bulut bilişim sağlayıcısı Akamai, daha önce de içerisinden bazı rakamları sizlere aktardığımız State of Internet raporuyla her defasında dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Akamai son olarak söz konusu raporda 2014 yılı 2. çeyreği için; EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesinde en hızlı internet bağlantı hızına sahip olan ülkeleri paylaştı.Akamai’nin paylaştığına göre ülkemizdeki -2014 yılı 2. çeyreğinde- ortalama internet bağlantı hızı 5,5 Mbps. Bu arada bağlantı hızımız 2014 yılı 1. çeyreğine göre yüzde 10, geçen seneye göre de yüzde 56 artış göstermiş. Bu artışta internet paketlerindeki indirimli fiyat ve gelişmiş hız seçeneklerinin etkili olduğunu söyleyebiliriz.Diğer yandan EMEA bölgesinde en hızlı internete sahip olan ülke 14,9 Mbps ile İsviçre olurken, geçen seneye göre en büyük ivmelenmeyi de yüzde 58 ile İrlanda göstermiş. Detayları hemen aşağıdaki grafikte bulabilirsiniz. (ÇtÇ: çeyrekten çeyreğe değişim oranı ve YdY: yıldan yıla değişim oranı)Webrazzi
Banksy'nin Sokak Sanatından Öğrenebileceğimiz 15 Önemli Hayat Dersi
İnsanı ilk görüşte hayretlere düşüren yeteneği ile sokaklara mükemmel resimler yapan Banksy, artık dünya çapında bir sanatçı diyebiliriz. Gizemli kimliği ve sosyal medya ortamlarına katılmayı reddetmesiyle, bu sanatçı çok daha büyük bir ilgi merkezi haline gelmiş durumda. Görünen o ki, Banksy, grafiti sanatını bir iletişim aracı olarak kullanıyor. Sanatını, dünyanın kalabalık şehirlerinde, herkesin görebileceği yerlerde gerçekleştiren sanatçı, aslında iletmek istediği bir takım sosyal ve politik mesajları suratlarımıza çarpıyor. Banksy'nin öyle çalışmaları var ki, bir an için durmalı ve düşünmeliyiz onlar hakkında çünkü bu çalışmalar, her gün düşünmekten kaçındığımız bazı gerçekliklerin derinliklerine taşıyor bizi ve yaşadığımız hayatı sorgulamamıza sebep oluyor. İşte Banksy'nin bazı önemli çalışmalarından alabileceğimiz 15 önemli hayat dersi;
Reklam
Necati Şaşmaz Trafik Kazası Geçirdi! Ameliyata Alındı
Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar karakterini canlandıran oyuncu Necati Şaşmaz trafik kazası geçirdi.Çene kırığı tespit edilen Şaşmaz ameliyata alındı.Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar karakterini canlandıran ünlü oyuncu Necati Şaşmaz trafik kazası geçirdi. Edinilen bilgilere göre gece geç saatlerde dizi çekimleri sırasında kendi kullandığı aracın kontrolden çıkarak kaza yapması sonucu Necati Şaşmaz yaralandı.Şaşmaz Göztepe'de bulunan özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Burada ilk müdahalesi yapılan Şaşmaz'ın çenesinde kırık olduğu tespit edildi.Necati Şaşmaz çene kırığı için ameliyata alınırken, dizi arkadaşları da hastane bahçesinde bekledi. Necati Şaşmaz'ın genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, hastane yetkililerinin yarın bir açıklama yapacağı belirtildi.DHA
Demet Evgar'ın Twitter Hesabı Hack'lendi mi?
Geçtiğimiz hafta 'Yetenek Sizsiniz Türkiye' programına konuk jüri üyesi olarak katılan oyuncu Demet Evgar'ın Twitter hesabından dün akşam saatlerinde yarışmayla ilgili çok sert paylaşımlar yapılmıştı. Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, Evgar'ın hesabının hack'lendiğini açıklarken; oyuncu Emre Karayel de söylenenlerin asılsızdır olduğunu belirtti. Tuba Ünsal ve eşi Mirgün Cabas ise, Karayel'in hesabının hacklenmiş olduğunu iddia etti.Oyuncu Evgar'ın Twitter hesabından dün gece ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı ve 'Yetenek Sizsiniz Türkiye' yarışmasıyla ilgili sert mesajlar içeren tweetler atıldı.Programda jüri üyesi olarak bulunmasını ilgi çekici bir gözlem olabileceği için kabul ettiğini ifade eden Evgar, kişisel Twitter hesabından şu paylaşımları yaptı:'Bu sâyede bu ülkede estetiğin, san'âtın, edebiyâtın ve insân rûhuna hitâb edenlerin değil ahmak yığınlarına hitâb edenlerin güç kazanacağını hep birlikte görmüş olduk' şeklinde paylaşımlarda bulundu.Ahmakların zevklerine hitâb etmek, sistemin sözde 'aydınlanmış' (illuminated) esâs sâhiblerini ya'nî robotlaştırıcıları güçlendirirken, toplumları ise aylık maaşlarına (samanlarına) bağımlı çiftlik hayvanları hâline getirmektedir.Ahmaklara hitâb etmek sizi maddî olarak zengin kılar. Fakât esâs zenginlik, erdemlice bir hayât sürmekten başka hîçbir şey değildir. Erdemli kalabilenlere selâm olsun. Buradan sistemin sözde sâhiblerine yani sözde 'aydınlanmışlara' sesleniyorum: Siz çoksunuz fakât biz haklıyız.'Acun Ilıcalı: Demet'in hesabı hack'lendiEvgar'ın hesabından yapılan paylaşımların ardından Acun Ilıcalı ise kişisel Twitter hesabından şunları yazdı:'Sevgili Demet Evgar aradı, Twitter hesabı hacklenmiş. Hesabından paylaşılanlar ona ait değil. Bilgilerinize...'Emre Karayel: Demet'in hesabı hack'lenmedi Demet Evgar'ın 'Bir Kadın Bir Erkek' dizisinden rol arkadaşı Emre Karayel'in de hesabından Evgar'ın hacklendiğine dair söylenenlerin asılsızdır olduğu şeklinde tweetler atıldı.'Demet Evgar'ın hacklendiğine dair söylenenler tamamen asılsızdır, şimdi telefonda konuştuk.'Tuba Ünsal: Emre Karayel hacklenmiş Bu arada oyuncu Tuba Ünsal da, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Karayel'in kendisine DM'den 'hayranınızım' diye mesaj attığını, Karayel'in hesabının hacklenmiş olduğunu ifade etti.Ünsal'ın eşi gazeteci Mirgün Cabas da, konuya dahil oldu ve şu tweetleri attı:'Demet Evgar'la konuşan Emre Karayel'le konuştum. Demet'le konuşmadığını söylüyor.Emre'nin hesabından karıma 'hayranınızım' diye DM geldiğine göre hacklenmiş. Hacklenmese sizli bizli konuşmazdı.'CNN Türk
Reklam
Tuğba Özerk Trafik Kazası Geçirdi
Ünlü sanatçı Tuğba Özerk trafik kazası geçirdiKaza sonrasında hemen hastaneye kaldırılan ünlü şarkıcının durumunun iyi olduğu öğrenildi. Özerk'in yakın arkadaşlarından Demet Akalın da Twitter üzerinden yazdığı mesajla geçmiş olsun dileklerini iletti. Milliyet
Rihanna'nın Birbirinden Seksi 29 GIFi
Rihanna'nın seksi olmak için özel bir çaba sarfetmesine gerek yok, şüphesiz ki.. İşte son zamanların en popüler, en güzel kadınlarından birisi olan Rihanna'nın birbirinden seksi gifleri!
Reklam
Arama Motoru Optimizasyonunda (SEO'da) Doğru Bilinen 7 Yanlış
Doğru: Eğer Google yahut diğer arama motorlarının yönetim kurulunda yer almıyorsanız ya da algoritmayı yapan ekibin müdürü değilseniz böyle bir garanti veremezsiniz.SEO çalışması, basit programlar ile 3-5 link almak ile hedef kelimelerde yükselme olayı değildir. SEO çalışması, arama motoru manipülasyonu hiç değildir! SEO hizmeti; baştan aşağı bir planlama ve ölçümleme çalışmasıdır. SEO çalışmasının ciddiyetini kavramanız açısından Moz.com’un Etkili SEO Analizi için verdiği şablon bile fazlası ile yeterli olacaktır. Bu şablona bakarak SEO çalışması yapılacak projenin sadece analiz kısmının ne kadar efor gerektiren bir eylem olduğunu görebilirsiniz. Analiz sürecinden sonra kurgulanan operasyonların uygulanması ve ölçümlenmesi de bir o kadar yoğun ve disiplinli çalışma gerektirir.
Reklam
Kim Kardashian'ın Oyunu Para Basıyor!
Ünlü reality show yıldızı Kim Kardashian'ın oyunu 'Kim Kardashian: Hollywood', yapımcı şirkete 64.8 milyon dolar gelir sağladı.Glu Mobile, tarafından geliştirilen Kim Kardashian: Hollywood oyunu çıktığı günden bu yana 64.8 milyon dolar gelir elde etti.Glu Mobile, geçen sene bu dönemlerde oyunlardan yaklaşık 21.7 milyon dolar gelir elde etmişti. Ondan önceki yıl da 10.6 milyon dolar gelir sağlayan şirket, Kim Kardashian'ın oyunu üzerinden de gittikçe gelir elde etmeye devam ediyor. Kim Kardashian'ın oyununun piyasaya sürülmesiyle birlikte şirketin gelirlerinde oldukça artış medyada geldi.Ücretsiz olarak kullanıcılara sunulan oyunda, sıfırdan başlayıp kendinizi geliştirerek Hollywod dünyasında kendinize bir yer edinmeye çalışıyorsunuz. Kendinizi geliştirirken dilerseniz oyun içindeki birçok satın alınabilir öğeyle de daha hızlı yol katedebiliyorsunuz ve böylece oyunun amacına daha da yaklaşmış oluyorsunuz. Kim Kardashian: Hollywood kullanıcılar tarafından oldukça sevilen bir oyun olarak piyasasada gittikçe yayılıyor.Deer Hunter 2014, Hercules, RoboCop, Frontline Commando ve Contract Killer gibi ünlü mobil oyunların geliştiricisi olan Glu Mobile'ın, yapılan analiz araştırmalarına göre tüm oyunlarıyla birlikte bu yıl içinde 150 milyon dolar gelir barajını aşması bekleniyor.'Kim Kardashian: Hollywood' oyunu iOS için buradan, Android için ise buradan indirilebiliyor.İHA
Ciguli Hayata Veda Etti
Hayatına Bulgaristan'da devam eden ve daha önce kalp ameliyatı geçiren Ciguli, dün saat 21.00 sularında yaşama veda etti...Daha önce ameliyat olduğu kalbinden rahatsızlanan ve Sofya'daki bir hastanede ameliyata alınan Ciguli, ciğerlerinde yaşanan sorun nedeniyle aldığı narkozdan uyanamayarak yaşamını kaybetti. Ciguli'nin ölüm haberini Twitter’da Türk sanat müziğinin ünlü sanatçısı Onur Akay duyurdu. Akay, ' Sosyal medyada daha önce 3 kez Ciguli’yi öldürdükleri için önce inanmadım! 3 ayrı menajerden aldığım haber ne yazık ki doğru. Ciguli dün saat 21.00 sularında yaşama veda etmiş. Sofya'daki bir hastanede ameliyata alınmış ancak, ciğerlerinde yaşanan sorun nedeniyle aldığı narkozdan uyanamayarak yaşamını kaybetmiş. Kederli ailesinin başı sağolsun. Ciguli'nin cenazesi, Bulgaristan'ın Haskova şehrinde toprağa verilecek' dedi.CİGULİ KİMDİR?Ciguli, 1957 yılında Bulgaristan‘da doğdu. Bulgaristan resmi kayıtlarına göre adı Angel Jordanov Kapsov‘dur. Asıl adı Ahmet‘tir. 1991 yılında Çakıl Gazinosu'nda Hülya Avşar'a akordeon çalarak gazino hayatıyla tanıştı. 1998 yazında İzmir Fuarı'nda sahnede İbrahim Tatlıses ve Sibel Can'ın arkasında çaldı. İki sanatçının da sahne programı sırasında sergilediği renkli şovlarla adını müzik camiasında duyurdu. 1999 yılının Ocak ayında ise çıkardığı ‘Binnaz’ adlı şarkısıyla uzun süre gündemde kaldı. 'Bizim Sokak' isimli dizide de rol alan Ciguli, 6. Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde 'En İyi Çıkış Yapan Erkek Sanatçı' ödülüne layık görülmüştü.CNNTürk
George R. R. Martin'in Zihnindeki Orijinal Westeros'u Gösteren 5 Mükemmel Çalışma
Türkçe'ye Buz ve Ateşin Şarkısı olarak çevrilen ve daha sonra Game of Thrones adıyla dizisi çekilen A Song of Ice and Fire isimli epik fantezi roman serisinin yazarı olarak bilinen George R. R. Martin, yeni kitabı 'The World of Ice & Fire' ile Westeros'un kroniğini çıkarıyor. Ünlü yazar, yaptığı bir röportajda, Westeros'un Game of Thrones dizisinde oldukça iyi bir şekilde göselleştirildiğini fakat kendisinin Westeros algısının çok daha farklı olduğunu söyledi.Yeni kitabında, Westeros'daki görüntüleri ve yerleri olabildiğince zihnindeki görüntülere benzetebilmek amacıyla, diğer sanatçılarla da iş birliği yaptığını söyleyen Martin, zihninde canlandırdığı Westeros'a ait birkaç görüntüyü sevenleriyle paylaştı. İşte 'Game of Thrones' setinin olması gereken görüntüsü;
Okul Futbol Takımı Şaka Yapmak İçin Formalarına Porno Sitesi Logosu Koydu, Üniversite Yönetimi Gülmedi
İngiltere’de Kent Üniversitesi’nin futbol takımı formalarında şaka maksatlı ünlü porno sitesi PornHub’ın logosunu kullandı. Üniversite yönetimi bunu tamamen uygunsuz bulup logoları söktürdü.Sponsor bulmakta zorluk çeken The Rutherford Raiders adlı takım, konuya dikkat çekmek için çareyi böyle bir şaka yapmakta bulunca okul yönetimi ayakladı. Üniversite sözcüsü Martin Herrema, “Bu formalarla herhangi bir maça çıkmalarına asla izin verilmeyecek” dedi.Futbol takımı oyuncuları ise üniversite yönetiminin neyi sorun ettiğini anlamadıklarını, okulun kriket takımının sponsorunun bir içki markası olduğunu hatırlattı.Konudan habersiz PornHub ise son olarak 2014 FIFA Dünya Kupası sırasında futbolla birlikte anılmıştı. Almanya’nın Brezilya’yı 7-1 yendiği maçın özet görüntülerini siteye yükleyen kullanıcılarını uyaran PornHub, bunun komik olmadığını ifade edip maç görüntülerinin silinmesini rica etmişti.Diken
Reklam