Sinemanın Efsaneleşmiş Kötülerini Yine Ünlü Oyuncuların Canlandırdığı 13 Kısa Film
Gary Oldman, Brad Pitt, Glenn Close ve George Clooney gibi 13 başarılı oyuncu The New York Times'ın 'Sinematik Kötülüğün Video Galerisi' için bir araya gelerek Alex Pragar yönetmenliğinde kısa filmlere konuk olmuşlar. 30 ve 60 saniye arasında değişen uzunluğa sahip bu kısa filmlerin her biri hemen aşağıdaki resimde görebileceğiniz sinema tarihindeki önemli kötü karakterlerden ilham alınarak çekilmiş.
Amerikan Futbol Ligi'nde Oyuncuların Dudaklarının Çok Komik Şekilde Okunması
Bu günlerde Amerika'nın en önemli ve en büyük futbol ligi olan NFL'nin dünyaca ünlü maçları oynanıyor. Finale kalan iki takımın oynayacağı Super Bowl maçı için tüm takımlar çok çekişmeli maçlara çıkıyor ve burada da o maçlardan ekranlara yansıyan oyuncuların dudak hareketleri yeninden seslendirilişi bizlere sunulmuş.
'Hala 450 Yıl Öncesini Yaşıyor Olmak Üzüyor'
Bülent Emin Yarar’ı kimileri Öğretmen Kemal olarak, kimileri de Reha Erdem filmleriyle hatırlıyor. Şimdilerdeyse Devlet Tiyatrosu’ndaki Hamlet ve Profesyonel oyunlarıyla ismi hafızalara kazınmış durumda. Her iki oyundaki performansıyla göz dolduran oyuncuyla buluştuk. Yarar, tiyatroya nasıl başladığını, oyunlarını, ailesini anlattı.Hamlet oyunuyla iki sezondur sahnelerdesiniz. Shakespeare’i ve eserlerini değişmez kılan ne?Shakespeare tarafından 450 yıl önce yazılmış metinde ne yazık ki hiçbir şey değişmeyen dünyanın resmini görüyoruz. Sadece Danimarka Krallığı’nın değil, dünyanın çürümüşlüğünün belki de. Shakespeare’in başta Hamlet olmak üzere tüm eserleri bugün yerini buluyor. Üstelik aynı güzellikte ve aynı samimiyette karşılığını buluyor. Shakespeare’in de tek arzusunun bu olduğunu biliyoruz.Türkiye’de Hamlet’i tek başına ilk kez oynayan sizmişsiniz…Daha önce Fransa’da tek kişiyle oynanmış ama Türkiye’de ilk olduğunu öğrendim ben de.Bütün karakterleri oynamak zor olmuyor mu?En son konservatuvarda, öğrencilik yıllarımda şöyle bir kafamı uzatmıştım Hamlet’e. Bu oyunu altı kişiyle yapabileceğimi düşündüm. Hatta kendime partner aramaya başladım. Oyunun dramaturjisi geliştikçe, metin oluştuktan sonra yönetmen Işıl Kasapoğlu aradı ve ‘Okuyorum, okuyorum tek kişilik okuyorum. Sen tek başına oynarsın.’ dedi. ‘Yapamam, hazırlıklarım tek kişilik değil.’ dedim. Çünkü bütün yaz boyunca sadece kendi metnime hazırlanmıştım ama nafile! Bu kez tek kişilik okumaya başladım metni, aradan zaman geçti, yazın sezon sonu bir araya geldik. Metni tek başıma okudum ve herkes ‘İşte oldu’ dedi. Tek kişilik oynamak zor olabilirdi ama ben Hamlet ile arkadaş oldum resmen. Bu işimi kolaylaştırdı. Böylece başlamış olduk Hamlet’e. Tabii en önemlisi prova dönemiydi. Korkular olsa da çok keyifli geçti.Hamlet’i Hamlet yapan şeylerden biri politika diyebilir miyiz?Hamlet’in hep mutlu bir çocuk olduğunu düşündüm. Her şeyden habersiz bir çocuk. Gülen, ağlayan, duyguları olan. Shakespeare’in diğer bütün karakterleri gibi. Saraydaki entrikalardan uzak duran Hamlet’i hep böyle hayal ettim. Ta ki babası ölüp de onun hayaletiyle karşılaşana kadar. Hesaplaşmaya ve yüzleşmeye başlar. Kendi hisleriyle kendi gözünden gördüğü bir yelpaze açılır. İşte Shakespeare öyle bir usta ki, bu küçücük hikâyeden ve böyle bir baba hayaletinden yola çıkarak günümüze kadar yaşanan bütün entrikaları, politikayı, aşkı, kini, nefreti, hareketsizliği hepsini çok büyük bir başarıyla yansıtır. Yani Hamlet babasının ölümüne kadar küçük bir çocukken, babası öldükten sonra her şeyi görmeye başlar. Politikayı da entrikayı da o zaman görür.Aslında her toplumda haksızlığa uğrayan Hamlet’ler, Claudius gibi entrikacı politikacılar, politikacıları alkışlayan Rosencrantz ve Guildenstern gibi çıkarcılar yok mu?Olmaz olur mu.. Her dönemde, her ülke ve toplumda böyle insanlar olmuş. Shakespeare zaten sadece bir oyun yazmamış. Kendi döneminin toplumunu, siyasi, sosyal yapısını anlatmış. Bugünleri yazmış aslında. Oyundaki kadınlara benzeyen kadınlar, benzeri düşünen babalar, iktidar sahipleri kendini görebilir oyunda. Eğer gerçekten bu oyun hayatın ta kendisi olmasa, izleyen ‘bu ben değilim’ der geçer. Tek başıma sahnede, bir saat 25 dakika boyunca bütün bu karakterleri oynarken, hiç sıkılmıyorum. Çünkü oyunu yaşıyorum.Profesyonel oyununun bu yıl beşinci sezonu. Sıkılmadınız mı aynı karakter ve metinden?Valla öyle sıkılma gibi bir durum olmuyor. Buna bir kere yazanın kalemi izin vermiyor. O kadar muazzam bir eser bırakmış ki Duşan Kovaçeviç. Günlük hayatımızda her gün değişen şeylere cevap veriyor. Dolayısıyla hayat ne kadar tazeyse, oyun da o kadar taze kalıyor. Ve yeni sezonda oyunu ilk kez izleyecek olan seyirciyi düşününce sıkılmaya fırsat kalmıyor.Profesyonel’de bir yazarla, emekli polisin hikâyesini anlatıyorsunuz. Sanatçılar, aydınlar sizce hâlâ fildişi kulelerinde gizleniyor mu?Sıradan insan ile entelektüel arasında bilinçli duvarlar örülmeye çalışılıyor. Ama sanat buna izin vermiyor. Bakın yıllar önce Shakespeare çıkmış, Çehov çıkmış. Bugün Haldun Dormen diye bir usta çıkmış ve çıkacak da. Bence aradaki duvar giderek kırılıyor, daha da kırılıp büyük kitlelere ulaşmalı. Ödenekli tiyatrolar çok önemli. Bana ‘Sen Profesyonel’e özel tiyatro açıp oynasaydın, şimdiye neler olurdu, neler!’ diyorlar. Ben işin o tarafında değilim. 5-6 liraya Türkiye’nin dört bir tarafına taşıyoruz oyunu. Bu benim için daha anlamlı. Sanat öyle bir şey ki, samimi bir iş ya da sanat sizi özgürleştirir, güzelleştirir, besler, birbirimizi anlamamızı, çoklu bakmamızı sağlar.Uzun yıllar çocuk oyunlarında oynamışsınız. Oyunculuğunuza nasıl katkıları oldu?Tiyatro bölümüne girmemiştim daha, o zamanlar başlamıştım. Opera, şan bölümündeydim. Bir müzikal çocuk oyununda başrol oynadım. Kendiliğinden oldu her şey, ben pek anlayamadım. Şimdi adını koyabiliyorum bunun. Samimi olduğunuzda, sadece oyun oynadığınız zaman değil, kendi çocuğunuza ya da bir başka çocuğa çocuk muamelesi yapmadığınızda, onu kandırmadığınızda ve ‘mış gibi’ yapmadığınızda, çocuğu da bir birey olarak gördüğünüzde onların gelişimine ne kadar büyük bir katkıda bulunabileceğimi gördüm. Çocuk oyunlarımda bunu yakaladım.Yeter ki hepimiz biraz daha özgür ve eşit alanlar bulalımSon dönemde sizi Onur Ünlü filmlerinde görsek de, genelde Reha Erdem filmleriyle hatırlanıyorsunuz. Var mı yeni bir film projeniz?Yeni bir film olacak ama Reha ya da Onur ile değil. Söylemek için erken olabilir çünkü yeni konuşuldu. İlk projesini yapacak genç bir arkadaşın filmi olacak.Şehir Tiyatroları’nda oynanan Cibali Karakolu oyunu, bir karakter sebebiyle sansürlendi. Oyunların sansürlenmesi yeni olan şeyler mi, hep var mıydı?Hep yaşandı bunlar. İşin üzen tarafı, hâlâ 450 yıl öncesini yaşıyor ve konuşuyor olmak. Niye bir arpa boyu yol gidememiş insanoğlu? Buna hayıflanıp durmak da yetmiyor bir süre sonra. İnsanın kendini daha iyi hissetmesi, çoğalması mümkün. Yeter ki hepimiz biraz daha özgür ve eşit alanlar bulalım. Bir gün daha özgür olacağımıza inanmasam burada, sahnede durmam.Özgürlüğün bu denli kısıtlandığı bir toplumdayız. Sanata etkisi nasıl oluyor?Sanat etkilenmiş ki, bu eserler çıkıyor ve yenileri de çıkacak. Böyle güzel eserler baskı dönemlerinde ortaya çıkar zaten. Mesela ‘Profesyonel’de 18 yıl boyunca bir polisin bir aydını, yazarı takip etmesine kimse şaşırmıyor. Çünkü bunlar oldu ve olmaya devam ediyor.Kızımın ve eşimin ikili dünyasını kıskanıyorumEşiniz Bennu Yıldırımlar da oyuncu. Magazin programlarında hiç boy göstermiyorsunuz!İkimiz de yoğun çalışıyor ve birbirimize vakit ayırıyoruz. 15 yaşında bir kızımız var Ada. Zaman iyi kullanınca o kadar bereketli ki, ‘Çok yoğunum, eşimi, kızımı, annemi görmeye vaktim yok.’ deme lüksüm yok.Kızınızla nasıl bir iletişiminiz var?Çocuk oyunları oynarken gördüğüm taktiği uyguluyorum. Taktik değil de, orada kavradığım şekilde iletişim kuruyorum Ada ile. Ada kendisini iyi biliyordu ve kendimizi anlatmak için ayrı bir çaba harcamadık. Çocuk olduğunun farkındaydı. Şimdi ise genç kız olduğunun farkında.Genelde kız çocukları babaya düşkün dense de, anneyle bir başka bağı vardır. Öyle mi sizde de?Mutlaka. Onların ikili ayrı bir dünyası var.Kıskanmıyor musunuz?Tabii kıskanıyorum. Öyle zamanlarda, hepimiz evde olmamıza rağmen ben tek başıma kalıyorum. (Gülüyor)Anne-babası oyuncu olanların çocuklara sorulan kaçınılmaz soru. Ne olacak Ada?O da aynı yolun yolcusu bence. Keşke oyuncu olsa. Mutlu olacağı alanı seçsin istiyorum, onun hayatı sonuçta. Bir ara keman eğitimi aldı. Ama şu aralar kafasında müzikal okumak var. Oyunlara gidiyor seyrediyor. Şarkılar söylüyor, film seyrediyor.Babamın beni sahnede görmesini çok isterdimSizin konsantre alanınız şu an tiyatro. Ama 23 yaşıma kadar bunu bilmiyordum diyorsunuz…Küçükken resim, müzik ve beden benim için en önemli ve en iyi olduğum derslerdi. Ne yazık ki itilip kakılmış derslerdi. Şimdi de aynı. Babam konservatuvar okumamı istemedi. Kendisi maden mühendisiydi. Hobi olarak enstrüman çalardı. Akordeon, mandolin, keman çok şamata bir adamdı. Babam isteseydi çok iyi bir tiyatrocu olurdu. Beni sahnede izlemesini çok isterdim. Ne yazık ki çok erken ayrıldı bu dünyadan.20 Dakika dizisinden sonra televizyonda görünmediniz…Geliyor bazı projeler. Geçen sezon Hamlet’e başladım diye kapattım dizi defterini. Bu sezonda film var. Televizyon çok yoruyor beni. İnsanlar görmek istiyor ama şartlar biraz daha iyi olsa keşke.Zaman
Meryl Streep Tipi Sevgililerin En İyisi Olduğunun 16 Kanıtı
Meryl Streep sadece çok iyi bir aktris değil aynı zamanda kadınlar için çok iyi bir rol model. İşi, ailesi, özel hayatı ve kendisi arasında kurduğu mükemmel denge, hoşgörüsü, hanımefendiliği ile bir simge. Hal böyle olunca Meryl Streep tipi sevgililerin de 'sevgili aleminin' en iyi olması kaçınılmaz. İşte kanıtları.
Reklam
En İlginç 5 Psikolojik Hastalık
etiket
Psikolojik problemler en az fiziksel hastalıklar kadar önemli. Ruh sağlığının iyi olmaması bedensel problemlere de yol açıyor.  Sizin için psikolojide ender rastlanılan ama ilginç olan 5 psikolojik hastalığı derledik.
Ronaldo Bu Kez Kendi Sponsor Oldu
Birçok dünya markası ile önemli sponsorluk anlaşmaları bulunan Cristiano Ronaldo, Madeira merkezli futbol takımına sponsor oldu.Real Madrid'in dünyaca ünlü yıldızı Cristiano Ronaldo, futbol kariyerine başladığı Madeira'ya olan desteğini sürdürüyor.Ballon d'Or'u kazanan ve birçok dünya markası ile sponsorluk anlaşması bulunan Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo, bu kez kendisi sponsor oldu. Ronaldo, Madeira merkezli Portekiz 2. Ligi'nde mücadele eden Uniao Madeira takımına forma sponsoru oldu.Ekonomik olarak da zor günler geçiren kulübün formalarının önünde bundan sonra, Madeira'da Cristiano Ronaldo'nun kurduğu  ''CR7 Museu (CR7 Müzesi)'' reklamları yer alacak.Ronaldo bu hareketi hem kulübe ekonomik kaynak sağlarken, takıma olan ilginin de artması bekleniyor.MADEIRA'YI YALNIZ BIRAKMIYORDünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcuları arasında gösterilen Ronaldo, yetiştiği yer olan Madeira'ya daha önce de birçok kez yardımda bulunmuştu. Ronaldo daha önce Nacional Madeira Kulübü için bir altyapı tesisi yaptırmış ve tesisin tüm masraflarını kendisi karşılaşmıştı.Portekizli yıldız, 2010 yılında Madeira'da yaşanan sel felaketinden sonra da bölgeye ekonomik olarak büyük destek olmuştu.Sporx
Reklam
Yeni İnternet Akımı Thug Life'ın En Popüler 17 Videosu
Önce işe Thug Life'ı tanımlayarak başlayalım. Birkaç aydır yurt dışında oldukça popüler olan Thug Life, ismini dünyaca ünlü rap sanatçısı 2pac Shakur'un 3. albümünden alıyor. Aynı zamanda 2pac Shakur'un vücudunda THUG LIFE dövmesi de vardı. Thug Life aslında açılımı 'The Hate U Give Little Infants, Fuck Everybody' olan bir kısaltmadır. Bu da şu demektir 'Çocuklara verdiğiniz nefret herkese bela olur' (Fuck=Bela olmak)  Türkçe'de tam olarak karşılığı yok ancak 'Zalım hayat' ya da 'Eşkıya hayatı' olarak çevrilebilir. Thug Life bir yaşam tarzıdır, felsefedir. Sözlüklerden çok izlenen videolarla anlaşılabilir.  Thug Life videolarında beklenmedik, sıra dışı şeylerle karşılaşırsınız hep. İşte sizler için derlediğimiz en popüler 17 Thug Life videosu!
Reklam
Başarılı İnsanların Asla Taviz Vermediği 9 Önemli Konu
Başarılı insanların, başarılarının ardındaki sırları hep merak etmişizdir. Genel olarak söyleyebiliriz ki, başarılı insanlar standartlarından taviz vermezler. Mümkün mertebe istediklerinin en iyisini gerçekleştirmeye çalışırlar. Daha azı için uğraşmazlar. Ayrıca, şundan eminiz ki, başarılı insanlar aktif olmanın önemini iyi bilirler. Atalarımızın da dediği gibi, emek yoksa ekmek de yok. Şimdi bu bahsettiklerimizi detaylı olarak 9 konu başlığı altında galerimizde inceleyebilirsiniz:
''Akıllı'' Raketler Artık Kortlarda
Hayatımıza artık ciddi oranda girmeye başlayan akıllı (smart) cihazlara bir yenisi daha eklendi...Tenis dünyasının en büyük malzeme tedarikçilerinden Babolat, son raket teknolojisini sezonun ilk grand slam mücadelesi Avustralya Açık'ta gözler önüne seriyor.Rafael Nadal, Caroline Wozniacki ve Jo-Wilfried Tsonga gibi ünlü tenisçiler, 'Smart' raket teknolojisiyle turnuvada boy gösterirken, bu raketler tenisçilere maç ve antrenman sırasında büyük kolaylıklar sağlıyor.Raket sapının hemen altında bulunan düğmeyle aktif olan teknoloji, tenisçinin maç veya antrenman sırasında kaç vuruş yaptığını, bu vuruşları ne kadar şiddetle gerçekleştirdiğini ve raketin topla nasıl temas ettiğini kaydediyor.Yüzlerce vuruşun istatistiğini hafızasına alan raket, 'Bluetooth' vasıtasıyla da herhangi bir aygıta çok kolay bir şekilde transfer edilebiliyor.
Meraklıları İçin Zippo Çakmak Hakkında 13 İlginç Bilgi
George G. Blaisdell, bir arkadaşını şaşkınca Avusturya yapımı hantal bir çakmağı kullanırken izledi. Çakmak bacasının tasarımı nedeniyle rüzgarlı havada bile iyi çalışıyordu. Yani görünüşte kullanışlıydı. Kullanımı, iki el gerektiriyordu ve ince metal yüzeyi kolayca açılıyordu.Bay Blaisdell, 1932 sonbaharında Avusturya çakmağının şeklini yenilemeye karar verdi. Zippo Çakmaklarının hikayesi de böyle başlıyor.
Reklam
30 Yaşına 30 Film Sığdıran Scarlett Johansson'un Mutlaka İzlemeniz Gereken 12 Filmi
1984 doğumlu olan ünlü oyuncu Scarlett Johansson film kariyerine 1994 yapımlı North filmiyle başladı O dönemin meşhur filmi Home Alone 3 (Evde Tek Başına 3) filminde de oynamıştır. 1998'de Robert Redford'un The Horse Whisperer filminde dikkat çekmeye başladı. 2001'de Ghost World ve 2003'te Lost in Translation filmleriyle yetişkin rollerine geçiş yapmaya başladı. 2005'te Woody Allen'ın Maç Sayısı filminde oynadı. 2006'da Christopher Nolan'ın Prestij filminde Olivia karakteriyle oyunculuk yeteneğini kanıtlamıştır.2013'te ise Spike Jonze'un beğenilen filmi Aşk'ta (Her) gelişmiş bir işletim sistemi olan Samantha'yı seslendirdi.Ünlü yönetmen Woody Allen'ın favori oyuncusudur.
Reklam
İnsanlığın Teknolojinin Kölesi Hale Geldiğini Gösteren 36 İddialı Fotoğraf
Her ne kadar teknolojinin getirdiği yeniliklerin yararlarını saymakla bitiremesek de, sanki artık teknoloji bizi ele geçiriyor gibi. Tamam teknolojinin yardımıyla sitemize ulaşıp, içeriklerimize göz atabiliyorsunuz. Ama bunun yanında yaptığımız her aktiviteyi Twitter'dan dünyaya bildiriyor, gittiğimiz her yerde check-in yapıyoruz. Tabii Facebook faktörünü unutmamak gerek. Acaba sosyal paylaşım telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarıyla dolup taşan sosyal deliliğe doğru mu gidiyor? Galerimizdeki fotoğraflarla bu konuyu irdeledik.
Öcalan'ın Manifestosu Sınav Sorusu Oldu
Abdullah Öcalan'ın PKK'nin kuruluş manifestosu olarak 1978'de kaleme aldığı metin, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde final sınavı sorusu oldu.Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Abdullah Öcalan'ın 1978 ta­rih­li “Kür­dis­tan Dev­ri­mi­nin Yo­lu Ma­ni­fes­to­su­” sınav sorusu oldu.Türkiye 'nin önemli siyasi figürlerinin yetiştiği Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF), tarihi adıyla Mülkiye'de, bir dönem bu okulda okumuş Abdullah Öcalan'ın yazdığı ve PKK'nin kuruluş manifestosu olarak da bilinen metin, sınavda soruldu.9 Ocak 2015 ta­ri­hin­de ya­pı­lan “Tür­ki­ye­’de Si­ya­sal Ha­yat ve Ku­rum­la­r” isim­li der­sin öğretim görevlisi Barış Ünlü, fi­nal sı­na­vın­da öğrencilerine şu soruyu sordu:“Ab­dul­lah Öca­la­n’­ın yaz­mış ol­du­ğu, 1978 ta­rih­li 'Kür­dis­tan Dev­riminin Yo­lu Ma­ni­fes­to­su­' baş­lık­lı bro­şür ile 2012 ta­rih­li 'Or­ta­do­ğu­’da Ye­rel Sis­tem İn­şa­sı Ola­rak De­mok­ra­tik Mo­der­ni­te­' baş­lık­lı ya­zı­yı, sö­mür­ge, ulus dev­let, dev­rim­ci şid­det, de­mok­ra­si gi­bi kav­ram­la­ra/ol­gu­la­ra olan yak­la­şım­la­rı bağ­la­mın­da kı­yas­la­yı­nız. Bu­nu, ara­da ge­çen 34 yıl bo­yun­ca Dün­ya­’da ve Tür­ki­ye­’de ya­şa­nan de­ği­şim­le­ri ve Kürt ha­re­ke­ti­nin Kürt top­lu­mu­nun ya­şa­dı­ğı dö­nü­şüm­le­ri içe­re­cek şe­kil­de ya­pı­nız.”Radikal'de yer alan habere göre sınav sorusunun Vahdet gazetesinde 'terör propagandası yapılıyor' şeklinde haberleştirilmesi üzerine sosyal medyada Barış Ünlü'ye yönelik tepkileri de içeren bir kampanya başlatıldı. Buna karşın birçok kişi de sosyal medya üzerinden Barış Ünlü'ye destek verdi.Ba­rış Ün­lü, ders­ler­de Öca­lan pro­pa­gan­da­sı­nın ya­pıl­ma­dı­ğı­nı söyledi. Der­sin içe­ri­ği­ne ken­di­le­ri­nin ka­rar ver­di­ği­ni, sı­nav­da da oku­ma­lar ve an­la­tı­lan­lar üze­ri­ne so­ru­la­rın so­rul­du­ğu­nu be­lir­ten Ün­lü, şu açıklamayı yaptı: 'Tür­ki­ye'de Si­ya­sal Ha­yat ve Ku­rum­la­rı der­si, Kürt ve Er­me­ni me­se­le­le­ri­nin mo­dern Tür­ki­ye ta­ri­hi­ni na­sıl şe­kil­len­dir­di­ği, na­sıl et­ki­le­di­ği üze­ri­ne bah­se­di­len bir ders. O ders­te an­la­tı­lan­lar, Kürt ve Er­me­ni me­se­le­le­riy­le il­gi­li olan o so­ru da Ab­dul­lah Öca­lan'ın 1970'ler­de PKK'nın or­ta­ya çık­tı­ğı gö­rüş­le­riy­le, 1978 yı­lın­da şu an 2012'de ce­za­evin­de ge­liş­tir­di­ği bir ya­zı­nın mu­ka­ye­se­si üze­ri­ney­di. Tür­ki­ye'de Kürt so­ru­nu­na na­sıl dö­nüş­tü­ğü­nü, bu dö­nü­şü­mü na­sıl et­ki­le­di­ği­dir. Der­sin ko­nu­suy­la bağ­lan­tı­lı bir so­ru­dur. Ben pro­pa­gan­da yap­mı­yo­rum, Kürt me­se­le­si­ni an­la­tı­yo­rum.'Demokrat Haber
Reklam