Nirvana' nın Efsane Şarkısı "Smells like teen spirit"e Yapılmış En İyi 6 Cover
Nirvana' nın 1991 yılının sonbaharında piyasaya çıkardığı Nevermind albümü gruba tüm dünyada tanınma fırsatı sunmuş albümün içerisindeki efsane şarkı 'Smells like teen spirit' listelerde haftalarca kalarak kırılması güç bir rekora imza atmıştı...  Lafı fazla uzatmadan  Wikipedia'dan şarkı hakkında ki bilgiyi size direkt kopyalıyorum ve iyi dinlemeler diliyorum ...  'Smells Like Teen Spirit', (Türkçe: Gençlik Ruhu Gibi Kokuyor) grunge rock grubu Nirvana'nın ikinci stüdyo albümü Nevermind'den çıkan açılış şarkısı ve ilk teklidir. Kurt Cobain, Krist Novoselic ve Dave Grohl yazılmış ve yapımcılığı Butch Vig tarafından üstlenilmiştir.'Smells Like Teen Spirit'in başarısı ilk önce Nevermind albümünü Billboard 200'de 1991 sonlarında zirveye sürüklemiş ve 11 Ocak 1992'de albüm zirveye yerleşmiştir. Şarkı ABD'nın çoğunlukla alternatif şarkıları içerdiğiMainstream Rock listesinde de zirvede yer almıştır.  Şarkı ABD Billboard Hot 100 listesinde 6 numarada yer almıştır. Parça adını Tobi Vail adlı eski sevgilisinin kullandığı 'Teen Spirit' adlı parfümünden esinlenilerek almıştır. Şarkı the Rolling Stone dergisinin oluşturduğu tüm zamanların en iyi 500 şarkısı listesinde 9 numarada yer almıştır. Aynı zamanda VH1 kanalının yaptığı 90'ların en iyi 100 şarkısı listesinde 1 numaraya yerleştirilmiştir.
DNA'nın Karanlık Leydisi "Rosalind Franklin" Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek
Rosalind Elsie Franklin 25 Temmuz 1920’de Londra’da doğmuştur. DNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi ve kristallografçıdır. En çok Watson ve Crick'in DNA'nın yapısını keşfetmelerinden önce yaptığı X-ışını kırınımı çalışmalarıyla ve öne sürdüğü hipotezlerle tanınmıştır.
Heykel Sanatına Çağ Atlattı
Thomas Medicus inanılması güç bir sanat eseri tasarladı 160 camdan oluşan bu heykelde her açıda farkı bir konsept geliştirdi. Ana temasında leylek ve balığa yer veren Thomas Medicus bakış açısına göre Leyleğin iskelet yapısını ve Leylek görünümü sergilendi aynı parçanın bir başka açısında balığın iç organları ve dış görünümü yerleştiren Thomas Medicus önemli sanat eserine imza attı.
Facebook’tan Real Madrid ve Barcelona Maçı Öncesi Taraftar Haritası
Facebook veri takımı özel etkinlilere dair paylaşımlarına Real Madrid ve Barcelona arasında gerçekleşecek El Clasico’yu da ekledi. Dünyaca ünlü iki takımın maçı öncesinde Facebook takımların ülke bazında ağırlıklı taraftar yoğunluğunu gösteren bir harita hazırladı.77 milyon beğeniye sahip FC Barcelona ve 75,5 milyon beğeniye sahip Real Madrid’in aldığı beğeniler üzerinden yapılan analizde, İspanya’da en fazla beğenilen Real Madrid olurken ABD ve Avrupa’da Barcelona taraftarının yoğunluğu gözleniyor.Cristiano Ronaldo’nun ülkesi Portekiz’in Real Madrid’i desteklediği belirtilirken, Amerika Birleşik Devletleri’nde en çok takip edilen El Clasico takımının Barcelona olduğu paylaşılıyor. Türkiye’nin El Clasico’da tuttuğu takımsa Real MadridSöz konusu takımların ülkeler bazında ağırlıklı taraftar yoğunluğunu gösteren haritayı alt kısımda bulabilirsiniz.·sosyalmedya.co
Reklam
G.Saray'da Aysal Dönemi Yarın Sona Eriyor
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, yarın yapılacak olağanüstü seçimli genel kurulda başkanlık bayrağını devredecek14 Mayıs 2011'de yapılan genel kurulda 2 bin 998 oy alarak, kulüp tarihinin en yüksek oyuyla başkan seçilen Aysal, yine kulüp tarihinin 3 yıllık görev dönemi için seçilen ilk başkanı olmasına karşın, bu süresini dolduramadı. Olağanüstü genel kurulla göreve gelen Aysal, 22 Haziran 2013 tarihinde olağanüstü genel kurula gitti ve tek aday olduğu seçimde yönetimini önemli ölçüde değiştirerek, bin 404 oyla tekrar başkan seçildi.Aysal, divan kurulu toplantılarında yaşadığı sorunların ardından geçen ay bir kez daha olağanüstü genel kurul kararı alırken, olağanüstü seçimli genel kurulda başkan adayı olmadı. Ünal Aysal, başkanlığı yarınki seçimin ardından adaylardan Alp Yalman veya Duygun Yarsuvat'a bırakacak.FUTBOLDA 3 YILDA 5 KUPAÜnal Aysal'ın toplam bin 244 gün süren başkanlığı boyunca Galatasaray Futbol Takımı 5 kupa kaldırdı.Galatasaray tarihinin en kötü sezonlarından birisi olan ve 8. bitirilen 2010-2011 sezonundan sonra başkanlığa gelen Aysal, ilk iş olarak takımın başına efsane teknik adam Fatih Terim'i getirdi. Yaptığı yatırımlarla sarı-kırmızılı takımı adeta küllerinden ayağa kaldıran Aysal, Terim önderliğinde yaptığı transferlerle zirveye oynayan bir kadro oluşturdu ve yatırımının karşılığını ilk sezonunda alarak şampiyonluk yaşadı. Sarı-kırmızılılar, Süper Final'in oynandığı sezonun sonunda ezeli rakibi Fenerbahçe'nin sahasında şampiyonluğunu ilan etti.İkinci sezonunda yaptığı yatırımları sürdüren Aysal, sarı-kırmızılı takımın mücadele ettiği Spor Toto Süper Lig ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde başarılı sonuçlar almasında baş rolü oynadı. Sezona Fenerbahçe'yi yenip, TFF Süper Kupa'yı kazanarak başlayan Galatasaray, Aysal'ın başkanlığında 2012-2013 sezonununu da şampiyon tamamladı. Sarı-kırmızılılar, böylece şampiyonluk sayısını da 19'a çıkararak, 18 şampiyonluğu bulunan Fenerbahçe'yi geçmiş oldu.2013-2014 futbol sezonuna yine Fenerbahçe'yi mağlup edip TFF Süper Kupa'yı kazanarak başlayan Aysal'ın başkanlığındaki Galatasaray, yönetimsel ve teknik kadro nedeniyle yaşanan birçok krize yenik düştü ve şampiyonluğu Fenerbahçe'ye kaptırdı. Buna rağmen ligi ikinci bitiren sarı-kırmızılılar, 8 sezondur kazanılamayan Türkiye Kupası'nı müzesine götürerek, moral buldu.Sarı-kırmızılılar ayrıca 2013-2014 sezonu öncesinde Arsenal'in ev sahipliğinde düzenlenen 'Emirates Cup'ta da şampiyonluk yaşadı.RESMİ 154 MAÇTA, 86 GALİBİYET, 40 BERABERLİK, 28 MAĞLUBİYETGalatasaray Futbol Takımı, Ünal Aysal başkanlığında 154 resmi maç oynadı.Spor Toto Süper Lig'de 114, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 21, Türkiye Kupası'nda 16 ve TFF Süper Kupa'da 3 maça çıkan sarı-kırmızılılar, toplamda 86 galibiyet, 40 beraberlik ve 28 mağlubiyet aldı.LİGDE SON MAÇI FENERBAHÇE DERBİSİBaşkanlığının son lig maçını Fenerbahçe derbisiyle yaşayan Aysal'ın döneminde sarı-kırmızılı taraftarlar derbi galibiyetine doydu.Ünal Aysal'ın başkanlığında Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'la toplam 20 derbi maç yaptı. Bu maçlarda rakiplerine karşı 11 kez üstünlük kuran 'Cim Bom', 5 derbi maçta berabere kalırken, 4'ünde yenildi. Ünal Aysal, başkanlığının son lig maçında Fenerbahçe derbisi yaşadı ve 2-1'lik sonuçla sevindi.Aysal, her ne kadar Süper Final'in uygulandığı 2011-2012 sezonunda Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda şampiyonluk kupası kaldırsa da Kadıköy'de galibiyet göremedi.ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE ÜST ÜSTE BAŞARILAR GELDİÜnal Aysal döneminde 3 sezon üst üste gruplarda mücadele etme hakkı kazanan Galatasaray, önemli başarılar elde etti.Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa'dan men cezası aldığı dönemde Türkiye'nin puanına ciddi katkıda bulunan sarı-kırmızılılar, Aysal başkanlığında 2012-2013 sezonunda katıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde İngiltere'nin Manchester United, Romanya'nın Cluj ve Portekiz'in Braga takımlarıyla aynı grupta yer aldı. Grubu Manchester United'ın ardından ikinci tamamlayarak, son 16 takım arasına kalan 'Cim Bom' ilk maçta sahasında berabere kaldığı Alman ekibi Schalke 04'ü deplasmandaki mücadelede yenerek, çeyrek finale yükseldi. Bu turda İspanyolların dünyaca ünlü takımı Real Madrid ile eşleşen sarı-kırmızılılar, Türk Telekom Arena'da 3-2 galip gelmesine rağmen ilk maçı 3-0'lık skorla farklı kaybettiği için elendi.Doğrudan gruplara kaldığı 2013-2014 sezonunda ise İspanya'nın Real Madrid, İtalya'nın Juventus ve Danimarka'nın Kopenhag takımlarının bulunduğu zorlu grupta mücadele eden Galatasaray, buna rağmen unutulmazlar arasına giren Juventus maçıyla gruptan çıkmayı başardı. Son 16 turunda İngiliz Chelsea takımıyla eşleşen sarı-kırmızılı ekip, rakibine elenmekten kurtulamadı.Bu sezon da İngiltere'nin Arsenal, Almanya'nın Borussia Dortmund ve Belçika'nın Anderlecht takımlarının yer aldığı zorlu bir gruba düşen Galatasaray, 3 maç yaptı. Avrupa'da istediği sonuçları alamayan 'Cim Bom' ilk maçında sahasında Anderlecht ile 1-1 berabere kaldı. Ardında deplasmanda Arsenal'e 4-1 yenilen sarı-kırmızılılar, sahasında yaptığı Borussia Dortmund maçından da 4-0'lık kötü bir sonuçla ayrıldı.FATİH TERİM KRİZİ YAŞADI, 3 TEKNİK ADAMLA ÇALIŞTIÜnal Aysal, başkanlığı döneminde 3 farklı teknik direktör ile çalıştı.Başkan seçilmesinin ardından teknik direktörlük görevini Fatih Terim'e emanet eden Aysal, deneyimli teknik adam ile 2 şampiyonluk, 2 TFF Süper Kupa kazandı. 2013-2014 sezonunun başında yaşanan kriz sonunda aynı zamanda A Milli Takım'ı da çalıştıran Terim ile yolları ayıran Ünal Aysal, takımı dünyaca ünlü İtalyan teknik direktör Roberto Mancini'ye teslim etti. Mancini ile sezon sonuna kadar çalışan ve Türkiye Kupası sevinci yaşayan Aysal, 49 yaşındaki teknik direktör ile finansal konularda görüş ayrılığına düştüğü için bir kez daha değişikliğe gitmek zorunda kaldı.Mancini'nin yerine uzun arayışların ardından vatandaşı Cesare Prandelli'yi getiren Ünal Aysal, İtalya Milli Takımı ile 2014 FIFA Dünya Kupası'nda hayal kırıklığı yaşayan ve sarı-kırmızılı takımın başında da sürekli tartışılan Prandelli ile yola devam etti.BASKETBOLDA ALTIN DÖNEMÜnal Aysal'ın başkanlığı süresince Galatasaray'ın erkek ve kadın basketbol takımları önemli bir ivme kazandı.Erkek basketbolunda Aysal göreve geldikten sonra sarı-kırmızılılar, 2011-2012 sezonunda tarihinde ilk kez Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazandı. Bu sezonun ardından başantrenörlük görevine Ergin Ataman'ın getirildiği Galatasaray Liv Hospital, Türkiye Basketbol Ligi'nde 2012-2013 sezonunu şampiyon tamamlayarak, 23 yıl aradan sonra şampiyonluk sevinci yaşadı. Geride kalan sezonda da ligde final oynadı ancak seride durum 3-3 iken, Türkiye Basketbol Federasyonu'nu protesto ederek son maça çıkılmadı. Sarı-kırmızılı basketbol takımı ayrıca geçen sezon THY Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kadar yükseldi.Ünal Aysal döneminin en başarılı performansını başantrenör Ekrem Memnun yönetimindeki kadın basketbolu gösterdi. 2011-2012, 2012-2013 ve 2013-2014 sezonları Türkiye Kupası şampiyonu olan Galatasaray'ın kadın basketbolcuları, bu alanda şampiyonluk serisini 5 sezona çıkardı. Geride kalan sezonu lig, kupa ve Avrupa Ligi şampiyonluğuyla kapatan sarı-kırmızılı takım, adeta tarih yazdı. Ligde şampiyonluğa ulaşarak, 13 yıllık hasreti sona erdiren Galatasaray Odeabank Kadın Basketbol Takımı, en büyük başarısını Avrupa'da elde etti. Sarı-kırmızılılar, FIBA Kadınlar Avrupa Ligi Sekizli Final organizasyonunun final maçında Fenerbahçe'yi eleyerek, kadın basketbolunun Avrupa'daki 1 numalaralı kupasını tarihinde ilk kez kazandı.KUPA ALINAMAYAN TEK BRANŞ VOLEYBOLAysal döneminde Galatasaray'ın yarıştığı takım sporlarında kupa alamadığı tek branş olarak voleybol dikkati çekti.Ünal Aysal'ın başkanlığı süresinde diğer takım sporlarında önemli başarılar elde edilirken, sarı-kırmızılı erkek ve kadın takımlarının mücadele ettiği en üst düzey liglerdeki şampiyonluk hasretine son verilemedi. Erkeklerde süren 25 sezonluk şampiyonluk hasreti devam ederken, kadınlarda şampiyonluk sevinci yaşanamadı.Kadın voleybolunda Avrupa'da önemli işlere imza atılırken, 2012-2013 sezonunda CEV Şampiyonlar Ligi'nde dörtlü finallere ev sahipliği yapıldı ve kadınlarda Avrupa 4'üncüsü olundu.DİĞER BRANŞLARDAKİ BAŞARILARGalatasaray ayrıca, Ünal Aysal'ın başkanlığında kürek, sutopu, yüzme ve judo gibi branşlarda birçok şampiyonluk ve bireysel başarı elde etti.Sarı-kırmızılı kulüpte amatör branşlara önem verilirken, bunun karşılığında genç kürekçi Enes Kuşku'dan ciddi bir başarı geldi. Milli sporcu Enes, İtalya'nın Varese şehrinde düzenlenen 23 Yaş Altı Dünya Kürek Şampiyonası'nda hafif kilo tek çiftede gümüş madalyaya uzandı.SPORTİF BAŞARI VAR AMA MALİ SORUN BİTMEDİÜnal Aysal'ın başkanlığı döneminde tüm branşlarda önemli başarılar elde edilirken, mali sorunlar ise giderilemedi.Aysal'ın başkanlığı süresince futbol takımı ligde 2 sezon üst üste şampiyon oldu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 3 sezon üst üste doğrudan gruplara kaldı. Bunun sonucunda yayın gelirleri, reklam ve sponsorluk anlaşmaları ile kombinelerden hatırı sayılır bir miktar gelir elde eden Galatasaray'da giderler de arttı. Son 2 yılda yapılan çok sayıda transfer ve yıldız oyunculara ödenen yüksek yıllık ücretler sarı-kırmızılı kulüpte mali krizlerin yaşanmasına neden oldu.Elde edilen başarılara rağmen amatör branşların kendi giderlerini karşılayamaması da kulübü zor durumda bırakırken, yapılan sermaye artırımından gelen yaklaşık 150 milyon lira da mali yapının düzelmesine yardımcı olamadı.Haber Türk
Reklam
Yunanistan'da Türk Filmleri Rüzgarı
Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, birçok ünlü ismin katılımıyla başladı.Kültür ve Turizm Bakanlığının sponsorluğunda, Atina Büyükelçiliği, Pire Başkonsolosluğu, Dünya Kitle İletişim ve Araştırma Vakfı işbirliğinde hazırlanan etkinlikte 23-29 tarihleri arasında birçok film gösterime girecek. Film haftası, Yunanistan Film Arşivi ve Film Müzesi binasında , Türkiye-Yunanistan ortak yapımı, 'Ben O Değilim' filminin gösterimiyle başladı.Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, Türk Sineması’nın 100. Yılı dolayısıyla Atina’da Türk filmlerini tanıtmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini ifade etti.'AYNI DUYGULAR İÇİNDEYİM'Açılış töreninde kameraların en çok ilgilendirdiği oyunculardan biri olan Hülya Koçyiğit, “Ben eskiden Atina’ya filmimin galasına katılmıştım ve Yunanlılar büyük ilgi göstermişlerdi. Bugün de böyle bir etkinlikte aynı duygular içindeyim” dedi. Açılış töreninde kısa bir konuşma yapan Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras, sanatın halkları birbirlerine daha çok yaklaştırdığını belirtti. Uras, son yıllarda Türk dizilerinin Yunanistan’da inanılmaz bir ilgi ile izlendiğinin altını çizdi. Sürgün filminin oyuncusu Saadet Aksoy ise, “Burada çok sıcak bir karşılama bizi bekliyordu. Benim burada bulunma nedenim Sürgün filmi. Bunu söylemek istedim çünkü bunun ayrı bir sebebi var. Biz filmde buraya çok yabancı olmayan bir hikaye anlatıyoruz” dedi.Türk filmleri haftasında klasik Türk filmleri Gelin, Anayurt Oteli, Selvi Boylum Al Yazmalım,Yol, Masumiyet ve aynı zamanda ödüllü filmler olan Gözümün Nuru, Ben O Değilim, Küf, Kosmos, Dedemin İnsanları, Yozgat Blues, Daire, Kelebeğin Rüyası, Sürgün filmleri de gösterime sunulacak.İHA
İstanbul'da Her Öğrencinin Mutlaka Bulunması Gereken 10 Mekan
İstanbul'da öğrenci olmak bir insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biridir. Şehrin akıl almaz tarihi mirası, modern canlılığıyla birleşince size hayatınızın en güzel 4 yılını yaşatır. Peki İstanbul'da bulunduğunuz bu 4 yıl boyunca mutlaka gitmeniz gereken mekanlar nelerdir? İstanbul'da öğrenci iseniz bu mekanlara çoktan defalarca gitmişsinizdir yoksa hiç vakit bekletmeden hemen şimdi keşfe başlamalısınız.
Reklam
Fazıl Say'dan 'Türkiye Hükümeti'ne Açık Mektup'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki konserin, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO) yeni sezon programından çıkartılmasının yankıları sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken, Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini sormuştu. Fazıl Say Çin'de turnesi sırasında  'Türkiye Hükümeti'ne açık mektup' başlıklı bir yazı kaleme aldı ve 'Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu?' ifadelerini kullandı. İşte o mektup;'Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer;Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum, bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya'da turnedeyken, 3 eserim Ankara'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye'de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...Ne zaman gerçekten 'güçlü' olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara'da çalınması yasaklanan 'İstanbul Senfonisi' eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan 'yasakçı' tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu 'yasakçı' tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta 'bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim' diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar'da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor...Farklı yaşam tarzları korku ve tehdit altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, 'Türkiye'de iyi sanat yapılıyor' dedirt tüm dünyaya.Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, 'gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım' diyebil. 'Gelin beraber büyüyelim' diyebil. Korkma bundan.Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. 'Kimdir bu?' diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya'da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim.Türkiye'nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.Saygılar,'
Reklam
Reklam
Lost'un Yönetmeni Kocaeli'de
'Lost' dizisinin Amerikalı yönetmeni Bobby Roth, TRT'de yayınlanacak 'Filinta' dizisinin bazı sahnelerini çekmek amacıyla Kocaeli'ye geldi.TRT ekranlarında yayınlanacak 'Filinta' dizisinin bazı sahnelerini çekmek amacıyla Türkiye'ye gelen Lost dizisinin Amerikalı yönetmeni Bobby Roth, İzmit ilçesinde basın mensuplarıyla buluştu.Sekapark Film Platosu'nda düzenlenen basın toplatısına Roth'un yanı sıra yönetmen Kudret Sabancı, senarist Altuğ Küçük ile oyuncular Serhat Tutumluer, Mehmet Özgür, Onur Tuna, Naz Elmas, Damla Aslanalp ve Kayra Şenocak katıldı.Roth, projeden dolayı çok heyecanlı olduğunu belirterek, Türkiye'ye gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.Film ya da dizilerin çekildiği şehre önemli değerler kattığını anlatan Roth, 'Teşvik verilerek yatırımlar, o şehre çekiliyor. Los Angeles'da yatırımcılara vergi yardımı yapılıyor. Bu teşviklerden sonra Kanada'ya, Florida'ya giden yatırımlar, Los Angeles'a geri geliyor. Lost'u Hawai'de çekerken orada yaşayan halkın, şehrin çok hoşuna gitti, şehrin enerjisini yükseltti' diye konuştu.Roth, çekecekleri dizinin Amerikalıların ilgisini Türkiye'ye yöneltebileceğini kaydetti.Dizinin yapımcılarından Bülent Turgut da dizinin, türünün ilk örneği olacağını, ekranlarda farklı duracak proje hazırladıklarını vurguladı.Turgut, 'İşin arka planında yaptığımız çalışmalardan öte oldukça güçlü bir hikayeyle yola çıktık. Osmanlı adaletini anlatabilmek için polisiye türünde ilk denemelerden biri olacak. Oldukça akıcı, görsel açıdan Türk televizyonlarının alışık olmadığı bir içerik olacak. İçeriğin kendisi de çok dinamik. Melodramalardan farklı olarak bir taraftan koca bir İstanbul'u anlatan proje, bir taraftan da polisiye hikayesi' ifadesini kullandı.Yönetmen Kudret Sabancı da hikayenin kendisini en cezbeden durumunun anlatım dili olduğunu belirtti.Yapımın farklı anlatım dili olacağına değinen Sabancı, şunları kaydetti:'Dönemin kendi içinde çok farklı fantastik durumu var. Hikayenin geçtiği döneme baktığımız zaman dünyada sanayi devriminin yeni yapıldığı, buharın, mekaniğin hayatımıza girdiği dönemden bahsediyoruz. Şu ana kadar yapılmış en iyi aksiyon dizisi olacak ve olmaya devam ediyor. Bir sürü şeyi ilk defa göreceğiz.'AA
Yumurtayla Rus Ruleti Yapmak | Bradley Cooper vs. Jimmy Fallon
Jimmy Fallon'ın talk show programına konuk olan ünlü oyuncu Bradley Cooper, Fallon'ın ilginç oyunlarından birini oynamayı da kabul etti. 12 tane yumruta olan kutudaki yumurtalardan sadece 4'ü dolu olan oyun bir Rus Ruleti olmasa da, yeterince heyecanlı.
Reklam