Görüş Bildir

Zeus’un Ona Duyduğu Aşk Yüzünden Bir İneğe Dönüşüp Karış Karış Bütün Toprakları Gezmek Zorunda Bırakılan Io

Anasayfa
 > Ekonomi

İstanbul Boğazı ya da Antik Çağ’daki adıyla 'Bosphorus' için en önemli mitolojik efsane, Bosphorus adıyla ilgili. Ve başrollerde bu kez Zeus ile güzeller güzeli Io var. Mitolojiye meraklı olanlar Zeus'un çapkınlıklarına ve karısı Hera'nın içinde bir kor gibi yanmakta olan kıskançlıklarına aşinadır. İşte, Zeus'un bir gönül macerasının daha derdini başkaları çekiyor ve Io'nun hikâyesi İstanbul Boğazı ile birlikte ölümsüzleşiyor...

Bu efsaneye göre Baş Tanrı olan Zeus, Argos kenti kralı Inakhos’un güzel kızı Io’ya aşık olur.

Bu efsaneye göre Baş Tanrı olan Zeus, Argos kenti kralı Inakhos’un güzel kızı Io’ya aşık olur.

Io ile buluşmak için Olympos Dağı’ndaki sarayından aşağıya iner. Ancak Zeus ne kadar çapkınsa, karısı Hera da o ölçüde kıskançtır. Bu ilişkiyi fark eder ve o da kıskançlık ateşiyle Olympos’tan inerek Zeus’un peşinden gider.

Zeus, karısının kendisini aramak üzere yeryüzüne indiğini anlar ve Io’yu ondan gizlemek için ineğe dönüştürür. İnek o kadar güzeldir ki Hera ona hayran olmadan edemez ve bu yüzden içine bir şüphe düşer.

Zeus, karısının kendisini aramak üzere yeryüzüne indiğini anlar ve Io’yu ondan gizlemek için ineğe dönüştürür. İnek o kadar güzeldir ki Hera ona hayran olmadan edemez ve bu yüzden içine bir şüphe düşer.

Zeus’tan ineği ister, Zeus ise onu büsbütün şüpheye düşürmemek için ineği Hera’ya verir. Hera ineği alır ve Argus adlı bir çobanı ineğin başına bekçi olarak koyar. Argus’un özelliği hiç uyumamasıdır. Arkasında bile gözü vardır ve bu sayede ineği her şekilde izleyebilmektedir.

Argus, başında bir çelenk gibi dizili olan gözlerinden bazılarını güneş battığı zaman kapatır ve bu şekilde kendini dinlendirir.

Argus, başında bir çelenk gibi dizili olan gözlerinden bazılarını güneş battığı zaman kapatır ve bu şekilde kendini dinlendirir.

Gündüzleri ineği çayırda otlatıp geceleri tamamen kapalı olan bir ahıra koyan Argus, sabaha kadar ahırın önünde nöbet bekler. Ancak Zeus her ne kadar ineği kendi elleriyle verse de Io’nun çektiği sıkıntılara dayanamaz. Oğlu ve habercisi olan Hermes’i yanına çağırır ve ona Io’yu kurtarmasını buyurur.

Hermes, yüz gözlü çoban Argus’un elinden zavallı genç kadını kurtarabilmek için bir plan yapar ve bu planı gerçekleştirmek için de Uyku Tanrısı Hypnos’dan yardım istemeyi düşünür.

Hermes, yüz gözlü çoban Argus’un elinden zavallı genç kadını kurtarabilmek için bir plan yapar ve bu planı gerçekleştirmek için de Uyku Tanrısı Hypnos’dan yardım istemeyi düşünür.

Hypnos, güneş ışıklarının girmediği karanlık ve loş bir sarayda oturmaktadır. Yatağının üzerinde haşhaş çiçekleri vardır. Haberci Tanrı Hermes, hızla ve sessizce sarayın içine süzülür. Hypnos’un huzuruna çıktığında ise ondan yatağının önündeki çiçeklerden vermesini ister. Hypnos, en güçlü devi bile uyutacak denli etkili olan çiçeklerinden Hermes’e bir avuç verir.

Hermes görevini başarmanın verdiği sevinç içinde saraydan ayrılır ve hemen Argus’un yanına gider.

Hermes görevini başarmanın verdiği sevinç içinde saraydan ayrılır ve hemen Argus’un yanına gider.

Çoban kılığına girip Argus’un yanına yaklaşan Hermes, haşhaş çiçeklerini kavalının içine doldurup Argus’a doğru üfler. Argus ise kavalın sesi ve çiçeğin kokusu yüzünden oracıkta uyuyakalır. Io, Hermes’in yardımıyla başındaki korkunç bekçi Argus’tan kurtulmuştur kurtulmasına ama Hera onun peşini bir türlü bırakmaz.

Hera, ineğe büyük bir sinek musallat eder ve sinek sürekli ineği ısırmaya başlar. Canı yanan Io da can havliyle kaçmaya başlar.

Hera, ineğe büyük bir sinek musallat eder ve sinek sürekli ineği ısırmaya başlar. Canı yanan Io da can havliyle kaçmaya başlar.

Önce Yunanistan’ın batısında bulunan denize doğru ilerler, buraya verilen “Ion Denizi” adı işte buradan gelmektedir. Io daha sonra Trakya’ya geçer, Bosphorus’tan Asya’ya atlar. Bosphorus da adını bu efsaneden alır, Bosphorus aslında “sığır geçidi” demektir.

Peki, bir o yana bir bu yana koşmakta olan inek formundaki Io’ya ne mi oldu dersiniz?

Peki, bir o yana bir bu yana koşmakta olan inek formundaki Io’ya ne mi oldu dersiniz?

Io, Anadolu yaylalarında durmadan koşmaya devam eder. Sonra Finike’ye varır, buradan da Mısır’a geçer. Zeus, Nil Nehri kıyılarında Io’nun peşindeki sineği yok eder ve Io’yu yeniden eski haline dönüştürür.

Tabii, hikâye burada bitmez...

Tabii, hikâye burada bitmez...

Io’nun Zeus’tan Keroessa adını verdiği bir kız çocuğu olur. Keroessa ise İstanbul’un kurucusu olan Megaralı Kral Byzas’ın annesidir. Byzas, şehri kurduğu zaman Haliç’e “altın boynuz” anlamına gelen annesinin adını verir.

Bu içerikler de hoşunuza gidebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
239
105
42
10
8
7
6
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?