Zekice Bir Hamleyle Sevgilisini Kıskandırıp, İlişkisini Kurtaran Gencin Trajikomik Hikayesi

-

Bir sevgiliye söylenecek en güzel söz "Ya ne zamandır biri var, arayıp duruyor." olabilir mi? Ekşi Sözlük yazarı https://eksisozluk.com/biri/hanrygale 'in ilişkisi öyle bir yere gitmiş ki, bu sadece sevgilisine söylediği en güzel söz değil, ilişkisini kurtaran cümle olmuş. Hikayesini de 'sevgiliye söylenen en güzel söz' başlığı altında paylaşmış. 

Not: Bu hikaye yazarın izniyle yayımlanmaktadır. 

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/14905045

İlişkinin ne ciddi ne çocuksu olduğu lise dönemleri... İş güç stresi yok, iki tarafında hayatının odak noktası ilişkileridir ve iki tarafta tüm ilginin kendi üzerinde olmasını ister ya...

"Sevdiceğim benden başka bir erkeğe cümle kurmasın, sadece benimle konuşsun, bütün dertlerini bana anlatsın, günlüğünü bile benim vücuduma yazsın isterdim. Gideceği her yere ben götürmeli, dershane çıkışlarında onu yalnız ben beklemeliydim."

İşte tam o dönemlerde yazar, ilişkisi olan bir gencin yaşayabileceği en kötü şeyi yaşamış.

"Dershane çıkışı yan sınıfta ders gören sevgilinin kapıdan çıkıp yanıma gelerek yanağıma konduracağı öpücük için kafamın duruş açısını ayarlarken, Emre'yle beraber kol kola kapıdan çıkan sevgilimi görünce sağ arkaya doğru hafif yatırdığım kafamı doğrultup suratımda emanet gibi duran sırıtışla yanlarına gittim."

"Yok canım ne kıskanması" tavrından ödün vermemeye çalışarak yanlarına yaklaşmış ve "Ee nereye gidiyoruz." diyebilmiş.

Denize nazır güzel bir kafeye gidilmiş ama iş iyice sinir bozucu bir hal almış. Kızın tüm ilgisi Emre'deymiş. 

"...Sanki bana inat yapıyormuş gibi, Emre'nin koluna giriyor, benimkilerden çok onun esprilerine gülüyor, benim son deneme sınavındaki şehir derecemden çok onun turistleri nasıl kazıkladığına dair anlattığı tiksinç, balgamlı anılarını; ''hadi yaa, ohaaa, inanmaam'' gibi ifadelerle onaylıyordu."

Böyle durumlar bir şekilde idare edilebiliyor aslında ama yanınızda "Kanka yine sen bilirsin tabi de yani..."ci arkadaşlarınız varsa insan biraz arada kalabiliyor.

"Sol tarafımda oturan, hayat yoldaşım, en az benim kadar bahtsız, babasının kundura dükkanında çalışmaktan aldığı keyfi başka hiçbir şeyden almayan mal arkadaşım Hilmi ''Noluyor lan?'' manasında beni dürtmekten sağ ayağımı ''En az üç ay iş görmez raporuna'' doğru sürüklüyordu.

Emre'nin, hesabı ödemeden kalkması, bir de üstüne kısa bir süre de olsa yalnız kalabilmek için son şans olan ve o yaştaki bir erkeğin en yüce görevi olan "Eve bırakma" olayını da "Ya zaten onun evi benim yolumun üstünde" hamlesiyle kendine çevirince savaş baltaları çekilmiş.

Bunun üzerine, yazılı olmasa da kural olduğu üzere acilen tecrübeli bir mahalle abisi bulunmuş.

 "Mahallenin girişindeki mandırada çalışan, anlattığı eski sevgili ve kız tavlama hikayeleriyle mahallenin en çok ilgi gören ağabeylerinden biri olan, mahalle büyükleri tarafından; ''Kaygan Kerem'' olarak anılan Kerem Abi'ye bu konuda danışmaya karar verdik. Kerem abi geçmişindeki hatalarından çıkardığı sonuçlar çerçevesinde kurduğu denklemini bize 3 dal Winston karşılığında bir güzel sattı. ''

Şu hayattaki en büyük suç ortaklarımız kuzenlerimizdir. Bu olayda da imdada kuzen yetişmiş.

Bu suç ortaklığı "Tabi canım kuzenim ne demek!" şeklinde değil, daha çok karşılıklıdır. Kuzeninize karşı kullanmak üzere bir köşede mutlaka bir kaç iyilik ya da sır bulundurmalısınız.

"...yardım edeceksen et etmeyeceksen beni oyalama hem ben sana Antalya'ya kaçtığında yardım etmiştim'' diyerek suratına kapadım telefonu. On saniye sonra telefon çaldı, ''Tamam. Anlat hadi.'' dedi. Kerem Abi'nin anlattıklarını bir bir anlattım. Karşı çıkacak gibi oldu, hemen sesimi yükseltip, ona yaptığım iyilikleri yüzüne vurarak bastırdım. "

Tüm hazırlıklar yapılınca, 3 gün sonra plan uygulanmaya başlanmış. 

Kantinden çay almaya giderken telefon masada bırakılır, tam o sırada telefon çalar. Arayan Esra'dır!

-Esra kim?

+Bilmem, nereden çıktı. 

- Az önce seni aradı.

+ Bilmiyorum...

Planının istediği gibi ilerlemesinin verdiği rahatlıkla kantindeki televizyondan Grand Prix'in Barichello'nun keyfini çıkarırken bir telefon daha gelir. Arayan tabii ki yine Esra.

Benzer bir konuşmanın ardından sevgiliye söylenen en güzel cümle gelir. "Yanlış anlama diye sana söylemedim ama; ya ne zamandır biri var, arayıp duruyor"

...Ve işte mutlu son

İşte bu andan itibaren yaşanan bir saatlik sessizlik ve Barrichello'nun zaferiyle sonuçlanan yarıştan sonra sevgiliye yansıttığım ''Az önce yaşadıklarımız pek de umurumda değil'' havası tıkır tıkır işledi. Sevgilinin ilgisi arttı. Dershane sınavında ilçe genelinde yaptığım derecenin ne kadar önemli olduğundan bahsetmeye başladı. ''Barrichello, bari çello çalsaydı.'' dedim kahkaha attı. ''Canım abarttın sen de, bu hiç komik değildi'' dediğimde yanakları al al dolu ama telefonum daha sonraki üç ders boyunca susmadı. Esra hala arıyordu. Dersten sonra tuvalete gittim ve Esra'yı aradım; ''Tamam lan Yılmaz, arayıp durma, hallettik biz o meseleyi'' deyip kapattım. ''Tıss tıss'' diye güldü kuzen. Ben sevgiliye, bizi bundan daha fazla mutlu eden bir söz söylemedim.

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bana1bira

Amk. zorla harakiri yaptırcaksınız insana bu ne arkadas yaaa =DDD

1789

ulan allahdan uzunmusta okumadan önce bi yorumlara iniyim didim. okumadan gidiyom :D

isabel-magnolia

Eski değil mi bu?

eesracamm

içeriğin boşluğunu anlatmaya çalışmak isterdim lakin uzay boşluğu bile bu açıklamayı karşılayamaz ....

buseenurrr

arayan esra sendin sanırım :d

alican-ay

leş gibi bir içerik

Başlıklar

AntalyaDershaneSavaşçayet
Görüş Bildir