Yüzyıllardır ‘El Değmemiş’ Denilen Amazon Ormanlarının Altından 3 Milyon Kişilik Gizli Medeniyet Çıktı
Yüzyıllardır el değmemiş bir doğa harikası olarak kabul edilen Amazon yağmur ormanlarının, aslında devasa ve kayıp bir medeniyete ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı. Son teknoloji lazer haritalama sistemiyle yapılan araştırmalar, orman örtüsünün altında milyonlarca insanın yaşadığı ve on binlerce geometrik yapının bulunduğu Aquiry medeniyetini gün yüzüne çıkararak Amazon tarihine dair bildiğimiz her şeyi temelden değiştirdi.
Hepimiz Amazon yağmur ormanlarını doğanın insan eli değmemiş, en saf ve vahşi köşelerinden biri olarak biliriz.
Ancak prestijli bilim dergisi Nature'da yayımlanan son bulgular, yaklaşık 2.000 yıl önce bu devasa yeşil örtünün çok daha farklı, hareketli ve insan eliyle şekillendirilmiş bir manzara sunduğunu kanıtlıyor. Milattan önce 600 ile milattan sonra 850 yılları arasında güneybatı Amazon'da hüküm süren Aquiry medeniyeti, ormanın derinliklerine akıl almaz büyüklükte geometrik yapılar inşa ederek bölgeyi adeta devasa bir yaşam merkezine dönüştürmüştü. Üstelik bu topluluk, daha önce tahmin edilenin çok ötesine geçerek en parlak döneminde 3 milyonluk bir nüfusa ve 30 bin civarında devasa toprak yapıya ulaşmıştı.
Bilim insanlarının bu gizli tarihi ormana zarar vermeden gün yüzüne çıkarmasını sağlayan en büyük güç ise LIDAR teknolojisi oldu. Uçaklardan yeryüzüne gönderilen lazer ışınları sayesinde, sık ağaç dokusunun altındaki zemin haritalandı. Araştırma ekibi, toplamda 4 bin 500 kilometrekareye yakın bir alanda yaptıkları taramalarda, 396'sı daha önce hiç bilinmeyen 432 adet toprak yapısı tespit etti. Sadece Amazon'un yüzde üçünden bile küçük bir alanda karşılaşılan bu yoğunluk, tüm bölgeye uyarlandığında medeniyetin 183 bin kilometrekarelik devasa bir alana yayıldığını gösteriyor.
Helsinki Üniversitesi'nden arkeo-antropolog Martti Pärssinen, bu manzaranın bilim dünyası için tam anlamıyla bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor.
Brezilya'nın Acre eyaletinde ilk kez bu anıtsal yapıların kalıntılarını fark ettiğinde tüm akademik anlayışının sarsıldığını belirten Pärssinen, Amazon'un hiçbir zaman sadece 'vahşi bir doğa' olmadığını vurguluyor. Eldeki veriler, Aquiry medeniyetinin tek bir mutlak güç tarafından değil, ortak gelenekleri paylaşan ve birbiriyle geniş yollarla bağlanan topluluklar ağı tarafından yönetildiğini gösteriyor.
Ortaya çıkan yeni tablo, antik Amazon'da hayatın ne kadar planlı ve canlı olduğunu da gözler önüne seriyor. Bu devasa geometrik alanlar, derin hendeklerle çevrili tören merkezleri, müzik, dans ve spor müsabakaları için toplanma alanları olarak kullanılıyordu. Yerleşim yerlerinin etrafı sadece devasa ahşap evlerle değil, aynı zamanda mısır, pamuk, kabak tarlaları ve özenle bakımı yapılan meyve ağaçlarıyla doluydu. Kısacası doğa, yüzyıllar boyunca bu devasa nüfus tarafından bilinçli bir şekilde yönetilmişti.
Bugün o ahşap evlerden ve yazılı bir kültürden geriye hiçbir iz kalmasa da, yeryüzüne kazınmış o muazzam geometrik şekiller insanlığın en büyük gizemlerinden birini aydınlatmaya devam ediyor.
Ancak bu büyük keşif, beraberinde devasa bir soruyu da getiriyor: Yüzyıllar boyunca bu kadar büyük ve sistemli bir yaşam kuran Aquiry medeniyeti, milattan sonra 850 civarında ormanın sessizliğine gömülerek neden bir anda tarih sahnesinden silindi? Bilim dünyası şimdi, yeşil örtünün altındaki bu son büyük sırrı çözmek için çalışmalarını derinleştiriyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın