Uzun Süreli Uzay Seyahati Sonucu İnsan Vücudunun Yaşayabileceği 12 Korkutucu Durum

 > -

Uzun uzay uçuşları veya uzaya çıkan insanların orada henüz uzun yıllar geçirmesi şu ana kadar denenmemiş bir şeydi. Uluslararası Uzay İstasyonuna çıkan astronotlar ise orada sadece 6 ay kadar bir süre geçirmekte. Fakat 27 Mart'da NASA ve RKA, Uluslararası Uzay İstasyonuna tüm yılı orada geçirecek şekilde 3 astronot gönderdi. Bu astronotlar üzerinde uygulanan testler de Mars yolculuğu gibi en az 1 yıl sürecek uzay uçuşlarında insan vücudunun nasıl tepki vereceğini anlamamız açısından bizlere oldukça faydalı olacak.

Kaynak: http://www.businessinsider.com/human-bod...

1. Uzun süre uzayda kalmak omurgayı uzatır.

Astronotların boyları uzayda kaldıkları süre boyunca %3 oranında uzar. Bunun sebebi ise yerçekimsiz ortamın belkemiğindeki yumuşak disklere rahatlama ve genişleme imkanı sunması. Dünyaya gelen astronotlar ise ancak birkaç ay sonunda eski boylarına geri dönebiliyorlar.

2. Kasları adeta yok edebilir.

Yerçekiminin olmadığı ortamda kim kas gücüne ihtiyaç duyar ki? İşte o yüzden astronotların uzaydayken spor yapması ve kaslarını çalıştırması en önemli gerekliliklerden biri. Öbür türlü dünyaya döndüklerinde kaslar yumuşadığı için epey zor günler geçireceklerdir!

Ağırlık kaldırma da dahi olmak üzere astronotlar genellikle günde iki kez spor yaparlar. Aşağıda ise bir örneği mevcut

3. Suratın şişmesine sebep olabilir.

Bilindiği üzere vücudumuzda oldukça çok sıvı bulunmakta. Dünyada yerçekimi olduğundan bu sıvılar ayak ve bacaklarımıza doğru yayılır. Fakat uzayda bu sıvılar vücuda daha fazla yayılır ve bacaklar incecik gözükürken yüzde şişlikler meydana gelir. Yerçekimsiz ortama alışıldığında ise bu şişlikler yavaş yavaş kaybolur.

4. Kemik yoğunluğunu zayıflatır.

Astronotlar eğer düzenli spor yapmazlarsa uzayda kaldıkları her ay kemik yoğunluklarının %1'ini kaybederler. Bu nedenle dünyaya döndüklerinde kemiklerinin kırılma ihtimali yüksek düzeyde artar. Egzersiz ve iyi beslenme bu etkiyi yok etmek için -özellikle de 1 yıl boyunca uzayda kalacak astronotlar için- oldukça büyük önem taşıyor.

5. Görme problemlerine sebep olabilir.

2013 yılında, uzayda ortalama 108 gün geçiren 27 astronot üzerinde yapılan bir araştırmaya göre bu astronotların çoğunda göz anomalisi olduğu saptanmış. MRI taramaları 9 astronotun göz sinirlerinde genişleme, 6 astronotun göz kürelerinde ise fiziksel olarak düzleşme olduğunu göstermiş. Bu kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken bir konu fakat güzel olan tarafı şu ki astronotların hiç birinde görmeye ilişkin bir terslik saptanmamış.

6. Bağışıklık sistemini çökertebilir.

2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre, uzayda yaşamak bağışıklık sistemini oldukça kötü etkiliyor. Radyasyon, mikroplar ve stres gibi etkiler astronotların zaten zayıf olan bağışıklık sistemlerini kolayca çökertebiliyor. Bu da uzayda daha uzun süre görev yapacak astronotların daha kolay hasta olabileceği hatta su çiçeği gibi gizli virüslerin tekrar ortaya çıkabileceği anlamına geliyor.

7. Uyku dengesini bozabilir.

Astronotlar uzayda resimde de görebileceğiniz üzere kendilerini uyku tulumlarına sararak uyurlar. Yerçekimsiz ortamda oldukları için de uyuduklarında kafaları ileri doğru, kolları ise yukarı doğru çıkmaya başlar. 

Astronot Marsha Ivins şöyle diyor: '' Bazen sabah uyandığınızda gözünüzün önünde süzülen bir kol görüyorsunuz ve 'bu da ne?' diye bir süre düşünüyorsunuz. Fakat daha sonra kolun sizin olduğunu anlıyorsunuz. ''

Fakat bundan daha kötü bir durum varsa o da kozmik ışınların uzay istasyonunu aydınlatması olurdu. Işık vurması sonucu uykularından uyanan astronotlar kaliteli bir şekilde uykularını alamadıklarını söylüyorlar. Her ne kadar artık her astronotun, ışığı biraz da olsa kesen odaları olsa da yine de raporlara göre astronotlar en az 8.5 saat uyumalılar fakat, astronotlar ortalama 6 saat uyuyorlar.

8. Koordinasyon duygusunu yerle bir edebilir.

6 ay yerçekimsiz ortamda geçirdikten sonra Dünyaya dönmek, astronotlar için büyük bir zorluk. Yön duygusunun olmadığı uzaydan, yön duygusunun oldukça büyük önem taşıdığı dünyaya gelen astronotlar her ne kadar kısa sürede tekrar alışsalar da, bir süre ayakta durmakta epey zorlanıyorlar.

9. Duyuları kötü anlamda etkileyebilir.

Basınç değişiklikleri, vücuttaki suların yer değiştirmesi gibi etkenler, sadece astronotların yüzlerini şişirmekle kalmıyor aynı zamanda duyularını da etkiliyor.

Astronot ve Fizikçi Scott Parazynski şöyle diyor: '' Aynı üşütmek veya alerji olmak gibi. Tıkalı bir burun koku alma duyunuzu yok etmekle kalmaz aynı zamanda tat alma duyunuzu da bitir ''

Pek çok astronotun dediğine göre, yerçekimsiz ortamda tat duyusu neredeyse yok oluyor.

10. Psikolojiyi alt üst edebilir.

Astronotlar uzaya gitmek için eğitim almadan önce çok derin ve titiz bir psikolojik teste tabi tutulurlar. Yine de çevre ile etkileşimin oldukça az olması büyük bir problem. Yerçekimi'nin olmaması, uyku düzeni bozuklukları gibi etkenler empati yapabileceğiniz üzere insan üzerinde oldukça kötü bir ruh haline neden oluyor. Pek çok astronot bu deneyimi yaşadıkları en zor şey olarak tarif ediyor.

11. Beslenme alışkanlıklarını bozabilir.

Uzayda doğru dürüst beslenmemek yukarıda saydığımız durumları daha kötü bir hale getiriyor. NASA'da çalışan Sara Zwart'a göre astronotların en büyük problemlerinden biri de, güneş ışığı alamadıklarından oluşan D Vitamini eksikliği. Astronotlar yedikleri her besinin takibini yapmak zorunda. Böylece yeterli miktarda besin alıp alamadıklarından emin olabiliyorlar.

12. Kozmik Radyasyona maruz kalınıyor.

Kozmik radyasyon, çizgi romanlardaki gibi etki ettiği kişiye ne yazık ki süper güç vermiyor. Aksine bu radyasyona maruz kalan kişilerde kanser, katarakt ve başka hastalıklar ortaya çıkabiliyor. 

Atmosfer bizleri uzaydaki radyasyona karşı %99 oranında koruyor fakat uzayda görevli olan astronotların ne yazık ki tepesinde bir atmosfer bulunmuyor. Astronotlar her daim ne kadar radyasyona maruz kaldıklarını ölçüyorlar. Bu ölçümün önemli olmasının sebebi ise astronot olarak devam eden kariyerlerinin maruz kaldıkları radyasyon ile ters orantılı olması. Yani ne kadar radyasyon alırlarsa, uzaya bir daha gitme ihtimalleri o kadar azalıyor.

Bilim adamları 6 aydan uzun yolculukların tam olarak nasıl bir etkisi olacağını bilmiyor. Bazı etkiler devam edebilir, daha kötü olabilir hatta belki de yeni etkiler ortaya çıkabilir. Fakat bilinen bir şey var ki, bu şekilde yavaş yavaş evrenimizi keşfetmeye devam edeceğiz ve bilimin sınırlarını zorlayarak şu an bilmediğimiz şeyleri anlamaya başlayacağız.

Bu içeriğimizi de böyle güzel bir cover ile bitirelim. NASA'nın belki de en ünlü astronotlarından Chris Hadfield, Uluslararası Uzay İstasyonunda Space Oddity şarkısını söylemiş ve bir video çekmişti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
soganekmek

atmosfere gazlı balon göndermekten başka bir yetimiz yok ne yazık ki aq

call911

Yerçekimsiz ortamda spor yaparken nasıl ağırlık kaldırıldığını bilen varsa beri gelsin, öğreneyim.

suddendiet

Herhalde çekme veya yay gerilimi ile benzeri hareketler yapıyorlar ama "ağırlık kaldırma" demeleri garip olmuş gerçekten :)

berkay-ozer1

uzaya çıktıkta sorunları kaldı aq

ilknur-tas

bir şeyleri kazanırken daima bir şeyler kaybedilir bu arada sondaki şarkıda güzelmiş

feyk

yanlis hatirlamiyorsam 1yildan fazla uzayda kalan rus kozmonotlar var.

pooper

Astronot Terry 1 yıkdan uzunca bir süre kaldı iss'de, instagramdan takip ediyordum anbean :D

Başlıklar

BilimKanserUzay
Görüş Bildir