Uzmanlara Göre Zor Zamanlarda 'Anda Kalmak' Yerine O Duygu Daha Çok İşe Yarıyor
Zihnimiz dağıldığında en sık duyduğumuz öğüt belli: Anda kal. Nefes egzersizlerinden meditasyon uygulamalarına kadar pek çok yöntem bu fikrin üzerine kurulu. Ancak işinizi kaybetme korkusu ya da bitmek bilmeyen bir sorunla boğuşurken dikkati yalnızca o ana vermek her zaman rahatlatmıyor. Pandemide işleri durma noktasına gelen müzisyenlerle yapılan bir araştırma, zor dönemlerde bizi asıl ayakta tutan şeyin başka bir duygu olabileceğini gösteriyor.
Kaynak: NC State News
Anda kalmak, zihnin geçmişle gelecek arasında savrulmasını durdurmayı amaçlıyor
Bilinçli farkındalık (mindfulness), düşüncelerimizi, duygularımızı ve çevremizde olup biteni yargılamadan fark etmeye dayanan bir dikkat biçimi olarak tanımlanıyor. Amaç zihni bomboş bırakmak değil, yaşananı değiştirmeye uğraşmadan gözlemleyebilmek.
Bu yaklaşım özellikle zihnin durmadan geriye ve ileriye savrulduğu anlarda işe yarıyor. Dün akşamki tartışmayı yüzüncü kez kafada çevirmek ya da henüz yaşanmamış senaryolar yüzünden uykusuz kalmak yerine nefese, bedene ya da elinizdeki işe dönmek, o düşünce döngüsünü kısa bir süreliğine de olsa kesebiliyor.
Ama hayatın her anı içinde kalmak isteyeceğimiz kadar huzurlu geçmiyor
İşten çıkarılma ihtimaliyle yüz yüzeyseniz, zor bir ayrılığın içindeyseniz ya da aylardır çözemediğiniz bir sorunla uğraşıyorsanız, dikkatinizi sürekli o ana çevirmek sizi rahatlatmak yerine sorunun ağırlığını daha da hissettirebiliyor.
Sorun, farkındalık pratiğinin 'ne olursa olsun şimdide kalmalıyım' düşüncesiyle karıştırıldığı noktada başlıyor. İçinde bulunduğunuz koşullar ağırsa o ana daha sıkı tutunmak, ihtiyaç duyduğunuz nefes payını her zaman vermiyor. Bu, yöntemin işe yaramadığı anlamına gelmiyor; yalnızca her aracın her koşulda aynı sonucu vermediğini hatırlatıyor.
Pandemide işleri duran müzisyenlerde umut, anda kalmaktan daha belirleyici çıktı
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri müzik dünyasından geliyor. Clemson Üniversitesi ve Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacılar, pandemi döneminde konserleri iptal olan, gelirleri bir anda kesilen 247 profesyonel müzisyeni inceledi. Bulgular Stress and Health dergisinde yayımlandı.
Sonuçlara göre umutlu olan katılımcılar daha mutluydu; işlerine daha bağlı, zorluklara karşı daha dayanıklıydı ve daha az gerginlik yaşıyordu. Anda kalma becerisi ise bu olumlu tabloyla aynı şekilde ilişkili çıkmadı. Çalışmanın yazarlarından Tom Zagenczyk durumu 'Stres altındayken farkında olmak zor' sözleriyle özetledi.
Araştırmacılar bulguların özellikle uzun süren stres dönemleri için anlamlı olduğunu, böyle zamanlarda ileriye bakmanın şimdiye odaklanmaktan daha işlevsel olabileceğini vurguluyor. Anket temelli çalışma neden-sonuç değil, ilişki ortaya koyuyor.
Umut, 'her şey güzel olacak' demekten çok daha fazlası
Umut çoğu zaman 'her şey güzel olacak' diye kendini telkin etmekle karıştırılıyor. Psikolojideki karşılığı ise çok daha hareketli: Gelecekte ulaşmak istediğiniz bir sonucu hayal etmek ve oraya varmanın yolları olduğuna inanmak.
Farkındalık sakinleşmeye ve içinde bulunduğunuz durumu görmeye yardım ederken hangi yöne gideceğinizi söylemiyor. Umut ise tabloya bir hedef ve o hedefe giden yolları ekliyor. Araştırmacılardan Sharon Sheridan'ın önerisi de ikisini bir arada tutmak: Farkında olurken umudu elden bırakmamak ve tünelin ucunda bir ışık olduğunu akılda tutmak.
Küçük bir hedef ve 'Ne yapabilirim?' sorusu zihni harekete geçiriyor
Bir meditasyon seansında rahatlayamamak, onu yanlış yaptığınız anlamına gelmiyor; o an ihtiyacınız başka bir şey olabilir. Böyle dönemlerde ilk adım küçük bir hedef belirlemek. Aylar sonrasını çözmeye çalışmak yerine birkaç gün ya da hafta içinde değişmesini istediğiniz tek bir şeye odaklanmak, belirsizliği daha yönetilebilir parçalara bölüyor.
'Ne hissediyorum?' sorusunun yanına 'Ne yapabilirim?' sorusunu eklemek de işe yarıyor. Değiştirebileceğiniz bir davranış ya da durum varsa atacağınız küçük bir adım, elinizin kolunuzun bağlı olduğu hissini hafifletiyor. Sorunu altı ay sonraki halinizin gözünden düşünmek ise onu küçümsemeden bugünkü ağırlığıyla aranıza biraz mesafe koyuyor.
Meditasyon sizi daraltıyorsa başka bir yol seçmekte sakınca yok
Meditasyon sizi daha da geriyorsa kendinizi zorlamanıza gerek yok. Bir yürüyüş, spor, elinizle uğraştığınız bir hobi ya da güvendiğiniz biriyle yapılan uzun bir sohbet o gün için çok daha iyi gelebilir. İyi hissetmenin tek bir doğru yolu yok.
Son olarak umudu somut bir plana bağlamak gerekiyor. 'Her şey düzelecek' demek yerine neyin düzelmesini istediğinizi ve bunun için hangi küçük adımları atabileceğinizi düşünmek, sorunu daha gerçekçi tartmanızı sağlıyor. İşe yarayan umut, geleceği tahmin etmekten çok geleceğe doğru yürüyebilmekle ilgili.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın