Unutma, Unutturma: Osmanlı'da Feminist Büyükannelerimiz ve Mücadele Dolu Hayatları

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Cumhuriyet tarihinde en gurur duyulan şeylerden biri de kadınlara seçme ve seçilme hakkının pek çok ülkeden daha erken verilmiş olmasıdır. Fakat bize, sanki bir "lütufmuş" gibi, sadaka gibi, durup dururken verilmiş izlenimiyle sunulan bu tarihi olayın arkasında hakkı yenen ve aşağılanan pek çok kadının çetin mücadelesi var.

İşte karşınızda haklarını söke söke alan Osmanlı Feministleri ve Türkiye tarihinin kapatılan ilk siyasi partisi: Kadınlar Halk Fırkası!

Yazar, öğretmen, Kadınlar Halk Fırkası'nın kurucusu Nezihe Muhiddin!

Nezihe Muhiddin 1898'de İstanbul'da dünyaya geldi. Çok iyi bir katip ve öğretmen olan Muhiddin, yazar olarak da oldukça başarılıydı. Çok sayıda roman, yüzlerce öykü, sahnelenmemiş piyesler, filme alınmış senaryolar yazdı.

Evlendi fakat soyadını hiç değiştirmedi.

Türkiye'nin kapatılan ilk siyasi partisi: Kadınlar Halk Fırkası

15 Haziran 1923 yılında Kadınlar Halk Fırkası'nı kurdu. Parti Mustafa Kemal'e bağlılıklarını bildirdiler. Fakat partinin "kadınlara siyasal hak talebi" aşırılık olarak görüldü ve parti Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından kapatıldı.

1925 Yılında, Kadın Yolu dergisinde, Nezihe Muhiddin; "Kahvehane köşelerinde miskinane esrar çeken birine verilen bu hak, tahsili mükemmel bir kadından esirgenebilir mi?" diyerek ne kadar kararlı olduğunu ve vazgeçmeyeceğini gösterdi.

"Davamızın zaferi için ölünceye kadar çalışacağız. Bizim yaşamımız buna yetmezse hiç olmazsa bizden sonra gelenler için ortalığı temizlemiş oluruz."

Kadınlar Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkası'na katılabilmek için başvurdu fakat "hayır işleriyle uğraşın" yanıtı alarak reddedildiler. 

Bu arada, Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere pek çok gazete ve dergide, Nezihe Muhiddin ve arkadaşları aşağılanarak dalga geçiliyordu. Kadınların siyasal haklara sahip olması fikrine "komik" gözüyle bakılıyordu.

Nezihe Muhiddin, 1927'de baskılarla partiden ihraç edildi ve yerine Latife Bekir başkan olarak geldi. Latife Bekir, kadınların milletvekili olma fikrine "Biz Nezihe Hanım gibi olmayacak hayaller peşinde koşacak değiliz" dedi...

1930'da belediyelerde, 1934'de ise milletvekili olarak kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Daha doğrusu bu hak "kazanıldı!"

Nezihe Muhiddin ve yoldaşlarının hayali gerçekleşmişti. 

Nezihe Muhiddin ve Halide Edib Adıvar milletvekilliğine aday olarak gösterildi. Nezihe Muhittin, asla ispatlanamayan yolsuzluk iddialarından hapis yattı ve af yasası ile çıktıktan sonra kendisini edebiyata verdi.

1958 Yılında, yattığı akıl hastanesinde hayatını kaybetti.

Haklarımız ve itibarımız uğruna akıl sağlığını bile gözden çıkaran, türlü aşağılamalara ve zorluklara göğüs geren bu efsanevi kadına teşekkür ediyoruz. Ruhu şad olsun!

Milletvekilliğine adaylığı gösterilen ilk kadınlardan: Halide Edip Adıvar

Kadınların 1908'den beri ısrarla ve azimle talep ettiği seçme ve seçilme hakkı 1934'te kazanıldığında, aday gösterilenlerden biri ünlü Halide Edip Adıvar'dı.

Halide Edip Adıvar, başarılı yazarlığının yanında aynı zamanda çok iyi bir hatipti.

1913 yılında Cemiyeti Teali-i Nisvan, yani "Kadının Durumunu Yüceltme Cemiyeti"ni kurmuştu.

Dernek, kadına boşanma hakkı tanınması ve çok eşliliğin kadının rızasına sınırlandırılması yönünde çalışmalar yapıyordu. Her milliyetten kadını kabul ediyorlardı ve asla ayrımcılığa yer yoktu.

"Milletler dostumuz, hükümetler düşmanımızdır."

Halide Edip, savaş sırasında sürekli halka konuşmalar yapıyor ve mitingler düzenliyordu. 

Savaştan sonra Mustafa Kemal ile fikir ayrılıkları yaşadı,bu sebepten iktidar çevresinden uzaklaştırıldı; edebiyata ağırlık verdi, akademik hayatına odaklandı ve yurt dışında Türkiye ile alakalı kongrelerde bulundu.

Feminist dergi "Kadınlar Dünyası"nın kurucusu Ulviye Mevlan

Dönemde pek çok kadın dergisi vardı fakat tam anlamıyla feminist diyebileceğimiz tek dergi Kadınlar Dünyası idi. Tüm çalışanları kadındı. Ulviye Mevlan; kadın ve erkeğin eşit olduğunu, yetenek ve zeka açısından hiç farkları olmadığını; kadının ezilmişliğinin yetiştirilme koşullarından kaynaklandığını sürekli dile getiriyordu.

Kocası Rıfat Mevlan da "Erkekler Dünyası" adında bir dergi çıkararak, erkeklere kadın haklarını anlatmaya çabalamıştır.

Emekleri için teşekkür ediyoruz!

Kadınlar Dünyası dergisinin girişimleriyle kadınlar pek çok hak elde etti.

Telefon idaresinde çalışma hakkı bunlardan sadece biriydi!

Fatma Aliye

Fatma Aliye Hanım, özel bir eğitim görmemesine rağmen; erkek kardeşlerine verilen özel dersleri gizlice dinleyerek kendisini geliştirdi ve iyi düzeyde Fransızca öğrendi. 17 yaşında evlendi ve 10 yıl boyunca eşinden gizli kitap okumak zorunda kaldı. Bir süre sonra eşinden izin alabilen Aliye Hanım, tercümeler yapmaya başladı.

İlk romanını 1892 yılında kendi adıyla yayınladı ve bu romanda "kadının ilk aşkını unutamayacağı" klişesini yıkmaya çalıştı.

Nezihe Muhiddin ile tanıştıktan sonra sıkı ve uzun bir arkadaşlıkları oldu. Birbirlerine sürekli fikir danıştılar.

Fatma Aliye, ilk kadın romancımız olarak tarihe geçti. 

50 Liralık banknotların üzerinde gördüğümüz kişi; evet, Fatma Aliye Hanım'dır.

Şair Nigar Hanım!

Nigar Hanım, toplam 8 dil biliyordu ve akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Nezihe Muhiddin ile aynı kuşaktan olan Nigar Hanım, yazdıklarıyla kadınlara destek verdi. 

"Üryan Kalp" rumuzuyla şiirler yayınladı. Pek çok dergide yazısı yayınlandı.

Haklarımız ve itibarımız için hayatlarını ortaya koyan bu cesur ve güçlü kadınlara şükranlarımızı sunuyoruz.

Kadın hakları bizlere altın tepsi üzerinde sunulmadı, güçlü ve azimli kadınlar haklarını söke söke aldı... Unutmuyoruz, unutturmuyoruz!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sadri-alisik-ozturk

aynı gün içinde hakları için gözünü budaktan esirgemeyen kadınlar var ama diğer yanda seksi pozuyla bilmem kimlerin ciğerini pişiren kadınlar var olmuyo onedio, seni severim ama olmuyo

bayan-sinir

Ama ne var ki bunlara rağmen şeriat da şeriat diye çırpınan kadınlar var ülkemizde. Kadına "domates" yakıştırması yapan kadınlar var. O seviyeden geldiğimiz seviyeye bakın. Gerçekten çok üzücü.

katsura-zuracchi

Aynı şeyleri yazacaktım ben de... Büyük mücadelelerle elde ettiğimiz haklarımızın kıymetini bu dönemin çoğu kadını bilmiyor. Ellerinden gidince çok ağlarlar ileri görüşlülükten nasibini almamış ahmaklar.

Başlıklar

AltınİstanbulKitapÖğretmenSavaşkadınlar
Görüş Bildir