Umuda Yolculuğun Acı Bilançosu: Son 4 Yılda 57 Bin Sığınmacı Hayatını Kaybetti Ya da Kayboldu

 > 
59PAYLAŞIM

Suriye'deki savaş nedeniyle Türkiye'nin ve Avrupa'nın gündeminden düşmeyen sığınmacı sorunun bilançosu oldukça ağır. Özellikle deniz yoluyla Avrupa'ya geçmeye çalışan sığınmacıların bu tehlikeli yolcuğu rakamlara döküldü. Uluslararası örgütler, adli tıp kayıtları, kayıp ilanları ve ölüm haberleri gibi kaynaklar araştırılarak ortaya çıkartılan sonuca göre 2014 yılından günümüze kadar 56 bin 800 sığınmacı hayatını kaybetti veya kayboldu.

DW Türkçe'nin Associated Press'in araştırmasına dayandırdığı habere göre, 2014'ten bu yana en az 56 bin 800 sığınmacı hayatını kaybetti ya da kayboldu. AP'nin uluslararası örgütler, adli tıp kayıtları, kayıp ilanları ve ölüm haberleri gibi çok sayıda veriyi bir araya getirerek hazırladığı çalışmadaki sayı, Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü'nün Ekim ayında yayınladığı rapordaki verilerin en az iki katı.

Söz konusu BM verileri, dört yıl içinde 28 bin 500 kişinin kaybolduğunu ya da öldüğünü gösteriyor.

Bilanço yayınlanan rakamlardan daha fazla.

AP raporunda, bilançonun gerçek resmi ortaya koymaktan çok uzak olduğuna da dikkat çekiliyor. Yeni bir hayat umuduyla yola çıkan sığınmacılardan bazılarının cesetlerinin denizin dibinde ya da çölde kumların altında yok olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, yasadışı yollarla başka ülkelere gitmeye çalıştığı için ailelerin haber alamadığı yakınları için kayıp başvurusu yapmadığı belirtiliyor.

AP hazırladığı raporda sadece Afrika kıtası içerisinde ise 18 bin 400 kişinin göç sonucu hayatını kaybettiği bilgisini veriyor.

Asya ve Ortadoğu'dan göç eden 8 bin 200 kişi kayboldu ya da yolda hayatını kaybetti.

Raporda Asya'nın ise en çok göç veren kıtalardan biri olmasına rağmen göç konusunda sağlıklı verilere ulaşmanın mümkün olmadığı vurgulanıyor. AP'nin verilerine göre Asya ve Ortadoğu'dan göç eden 8 bin 200 kişi öldü ya da kayboldu.

'Hükümetler sığınmacıların akıbetini araştırmıyor'

Rapora göre, sığınmacılarla ilgili araştırmalara yeterince bütçe ayırılmaması da tablonun ne kadar ağır olduğunu ortaya koymayı zorlaştıran bir etken olarak öne çıkıyor. Raporda, 2015 yılında İtalya açıklarında 800 kişinin öldüğü sığınmacı faciası örnek gösteriliyor. İtalya'nın bu facianın araştırılması ve ölenlerin teşhis edilmesi için söz verdiği ancak ülkede yönetimi devralan hükümetin bu çalışmalara ayrılan bütçeyi kestiği iddia ediliyor.

Göç konusu hükümetler tarafından ciddiye alınmıyor.

AP'nin çalışmasında dünyanın birçok noktasında siyasi ve sosyolojik bir soruna dönüşen göç meselesinin hükümetler tarafından hafife alındığı da vurgulanıyor. Cenevre merkezli Mixed Migration Centre'den (Karışık Göç Merkezi) Bram Frouws, "Göç yönetimi konusuna nereden bakarsanız bakın, insanlar hareket halinde olmaya devam edecekler. Mülteci ya da iş için göçenler, hepsi insan" diyor.

Göç sadece Avrupa'yı etkilemiyor.

Avrupa'daki sığınmacı trajedisinin göç konusunda en görünür kriz olduğuna dikkat çeken AP, dünyanın başka noktalarında da başka tehditler olduğunu aktarıyor. 2014'ten bu yana, Meksika'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek isteyen 3 bin 861 kişinin öldüğü ya da kaybolduğu belirtiliyor. Orta Amerika ülkelerinden ABD'ye başlayan yeni bir göç dalgası karşısında ise Washington yönetiminin sert önlem hazırlığı içerisinde olduğu hatırlatılıyor.

Venezuela'da 2 milyondan fazla kişinin göç etmek zorunda kaldığı tahmin ediliyor.

Araştırmada, Güney Afrika ve Venezuela gibi göçün en fazla yaşandığı noktalardaysa krizin boyutu hakkında çok az şey bilindiğine dikkat çekiliyor. Venezuela'daki ekonomik kriz nedeniyle 2 milyondan fazla kişinin evlerini terk ettiği tahmin ediliyor.

Dio İçerik Altı Banner
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir