Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Tüm Dünyanın Dilindeyiz! Türk Kadınlarının Doğal Yöntemlerle Taçlandırılan Güzellik Sırları

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Hep mi elalemin güzellik sırlarına bakıp imreneceğiz... Aslında Türkiye gibi bol bol bitkinin yetiştiği bir coğrafyada yaşıyor olmak güzellik için çeşitli bakım kürlerine de sahip olmamız anlamına geliyor. Gerek yeme alışkanlıklarımız gerekse nesiller boyu aktarılan bilgilerle cildimiz ve vücudumuz için eşsiz bakımlar uyguluyoruz. Bu da Batı'nın gözlerini üzerimize çevirmesini sağlıyor desek yanlış olmaz aslında.

O halde Türk kadınlarının antik zamanlardan modern zamanlara kadar ulaşmış güzellik ve bakım sırlarına biraz yakından bakalım...

Aslında bugün bile uyguladığımız yöntemlerin çoğu Osmanlı kültüründen günümüze kadar gelen güzellik sırları... Sarayın güzelliği nesilden nesle geçerek günümüzde de bakımlarımızın bir parçası haline gelmiş.

Osmanlı Saray Kadınlarının Hiçbir Yerde Duyamayacağınız En Gizli Güzellik Sırları - onedio.com
Osmanlı Saray Kadınlarının Hiçbir Yerde Duyamayacağınız En Gizli Güzellik Sırları - onedio.com

Eşsiz doğamız, verimli topraklarımız güzelliğimiz için çalışıyor adeta. Toprağın, topraktan elde ettiğimiz besinlerin de bakımlarımızın önemli parçaları olması bu yüzden tesadüf değil...

Nesilden nesle aktarılan, kocakarı yöntemleri olarak adlandırılan deva niteliğinde bitkiler hem sağlık hem de güzellik konusunda vazgeçemediğimiz şeylerin başında geliyor.

Bu nedenle de az masrafla cildimizin ve vücudumuzun güzelliği için çeşitli bitkisel yöntemlere başvuruyoruz. Bu kadar çeşitli bitkinin yetiştiği bir coğrafyada yaşıyor olmak avantajımız!

Hiç şüphe yok ki bunların en başında gül geliyor. Özellikle gül suyu yüzyıllardır vazgeçemediğimiz bakım sırlarımızdan biri!

Cildi kirden arındırması ve bebeksi bir yumuşaklığa kavuşturması bunun öncelikli sebebi. Makyaj temizliği sonrası cildi gül suyu ile temizlemek en bilindik adetlerimizden biri. Çünkü hem doğal hem nemlendirici hem de arındırıcı...

Yine kil veya sabun gibi doğadan elde ettiğimiz bakım ürünleri daha yumuşak ve pürüzsüz bir cilt elde etmemize yarıyor.

Antik çağlardan beri kullanılan kil, Türkiye'de de bolca bulunması sebebiyle Türk kadınları için önemli bir bakım malzemesi... Kil maskesi detayları için 👇

Doğanın Cildimize Bahşettiği En Büyük Deva Kil Maskesinin 13 Faydası - onedio.com
Doğanın Cildimize Bahşettiği En Büyük Deva Kil Maskesinin 13 Faydası - onedio.com

Türk mutfağının sonsuz besin kaynağı olması da hem sağlıklı hem de güzel bir cilde sahip olmamıza yardımcı oluyor.

Sağlıklı bir cildin en önemli adımının sağlıklı beslenmek olduğu malum. Yemek yeme kültürümüz de bunun önünü açıyor. Düzenli bir kahvaltı ve bol besinli akşam yemeklerimiz farkında olmasak bile cildimizin dostu haline geliyor.

Zira kahvaltılarımızın vazgeçilmezi bal, gerek tüketim sırasında gerekse cildimiz için hazırladığımız çeşitli kürlerle bakımlarımızın doğal yollarından biri.

Balın faydasını bilmeyen yoktur... Antiseptik bir özellik taşıması dolayısıyla hem sağlığımız açısından hem de cildimizin güzelleşmesine pek çok yararı oluyor.

Kültürümüzün en önemlisi, 40 yıl hatrı olan kahve de Türk kadınlarının yumuşak bir cilt için tercihlerinden biri...

Kahvaltılardan sonra şöyle bol köpüklü kahvelerimiz meşhurdur... Hamam sefalarımızda ise sodayla karıştırıp yüzümüze ve tüm cildimize hafif masajla uyguladığımız kahve cildimizin en büyük dostu.

Hamam demişken kesesiz olur mu? Nesilden nesle gelen bu güzellik formülümüz kese, ölü deriden arındırdığı cildimize yumuşacık bir hissiyat da katıyor.

Kültürümüzün önemli bir parçası olan hamam sefalarımız bugünlerde yavaş yavaş yerini daha modern uygulamalara bıraksa da hamam kültüründen vazgeçmek mümkün bile değil... Yerel saunalarımız diyebileceğimiz hamamlar, şahane ciltlerimiz için en keyifli sırlardan biri. Tabii hamam için vakit yoksa bile banyo sırasında renk renk örülmüş liflerimiz de yeteri kadar iş görüyor. 😍

Günümüzde yerini epilasyona bıraksa da yıllarca uyguladığımız ağda bir diğer güzellik sırlarımızdan biri, istenmeyen tüylerimiz için kullanıyor olsak da cildi örü deriden arındırması da cabası.

Neredeyse her öğünde tükettiğimiz yoğurt ise tamamen doğal bir nemlendiricidir.

Özellikle kuru ve hassas cilde sahip olan kadınların derdine deva olan yoğurt, içinde barındırdığı laktik asit sayesinde en doğalından nemlendirici bir özelliğe sahiptir. Yemesiyle de maskeleriyle de yoğurt hem sofralarımızın hem de cildimizin en pırlantası! 😏

Sofralarımızın bir diğer vazgeçilmezi siyah çay ise parlak bir cilde sahip olmamızın anahtarı. Arda kalan çaylarımızın demlerini cildimizden akneleri ve siyah noktaları arındırmak için kullanabiliyoruz.

Ayrıca ciltteki lekeleri de yok etmesiyle biliniyor siyah çay. Aşırıya kaçmamak koşuluyla tüketmemiz de sağlık açısından pek çok fayda sağlıyor, son araştırmalarla onaylanmış... 👏

Yine nesiller boyu evimizin direği olmuş sirke de faydasına doyamadıklarımızdan... Temizlikten bakıma kadar pek çok alanda imdadımıza yetişiyor.

Evimizden eksik etmediğimiz sirkeyi, ezelden beri banyo sularımıza da katıyoruz. Hem saçlarımıza parlaklık katıyor hem de cildimizin yenilenmesine, cildin yaradan bereden kurtulmasına vesile oluyor.

İçinde yaşadığımız coğrafyanın bereketli toprakları sayesinde doğal güzellik yöntemleriyle cildimizi taçlandırıyor. Doğa Ana en çok Türk kadınlarına cömert davranıyor, öyle değil mi? 😍💜

Ve doğanın gücüne inanarak! 🤗

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sibel-ozcan1

ya resmini koydugunuz kadinlarin yarisindan cogu estetik mucizesi sen neden soz ediyosun

la-mascherata

Zeytin yagi yerine aycicek yagi ve margarin tuketen,3 tarafi denizlerle cevrili ulkede 'buyuk balik sevmiyorum sadece hamsi tava' diyen,protein degil karbonhidrat bazli beslenmesinden b12 vitamini eksikligi bulunan kadinlarin ulkesinin guzellik sirri:bati topraklarinda uretilen kozmetik urunleri maalesef.Tum dunyada 'pilav/pilaf' denen yemege adini vermemize ragmen Turkiye'de beyaz pirinc ve bulgur disinda pirinc gormezken,Italya'da en mutevazi supermarkette bile en az '10' cesit pirinc ve yanlarinda qinoa,miglio gibi sac bakim urunlerinin ozunu olusturan besinleri ayni fiyata bulmak mumkun.Piyasada silikon,paraben gibi petrolden gelen urun bulmak zorlasti cunku yasa geregi her urunun icerigi yazmak zorunda ve tuketici bilincli oldugundan uretici de degisiyor,dogal urunler sudan ucuz artik.Badem,findik,soya vb.sutler normal sutlerin yaninda benzer fiyatlarla satiliyor ve glutin icermeyen urunler tabelalarla isaretli (colyak hastalari o urunleri vergiden dusebiliyor cunku).

la-mascherata

Her urunun icerigi (besin maddesi ise kalorisi) yazmak zorunda,turkiye'de boyle bir zorunluluk dahi mevcut degilken (et-balik fiyatlarina girmiyorum bile) her haltin yaninda ayran icmeyle ovunulemez ki asiri sut urunu tuketimi kanser yapiyor herkes ogrendi bunu artik (avrupada).

burcuckr44

nasıl da güzel özetlemişsin, ağzına sağlık.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

çay
Görüş Bildir