Ünü Sınırları Aştı! Kırşehir'in Efsanesi Adem Göçer UNESCO'nun 'Yaşayan İnsan Hazinesi' Adayı

 > -

Kırşehir'de Abdal kültürünü yaşatmak için faaliyet gösteren bir müzik topluluğunda davulculuk yapan Adem Göçer, yeteneğiyle adından söz ettiriyor. Yurt içinde ve dışında yüzlerce konser veren ve "davulun efsanesi" olarak bilinen Göçer, UNESCO'nun "Yaşayan İnsan Hazinesi" için aday gösterildi. Eğer Göçer'in adaylığı kabul edilirse, Neşat Ertaş'ın ardından bu listeye giren ikinci Kırşehirli olacak... 

Adem Göçer, mesleğe çocukluk yaşlarında soba borusu, teneke ve plastik bidonlara vurarak adım attı. Bu işin ustalarından olan dedesi ve babasının yanında çalarak da ustalık kazandı.  

Göçer, yıllardır Abdal kültürünü yaşatmak için bir araya gelen Kırşehir Ustalar Müzik ve Oyun Topluluğu ile yurt içinde ve dışında sayısız konser ve festivale katılarak sanat hayatını sürdürüyor.

"Yaklaşık 50 yıldır davul çalıyorum"

Bu işin usta, kalfa ya da çırağının olmadığını vurgulayan Göçer, şöyle konuştu:

"Küçükken teneke, bidon ve soba borusuyla bu işi beller bizim insanımız. Ben de küçükken 5 kiloluk zeytinyağı tenekeleri ve soba borularını çalarak bu işe başladım. Elbette ki öğretmenlerimiz var. Bizi bu işe meraklandıran büyüklerimiz. Düğünlerde güzel güzel çalıp türkü çağıranlar, davul çalanlar insanı meraklandırmaz mı? Biz de böyle meraklandık. Çok küçükken çaldım davulu babamın yanında. Yaklaşık 50 yıldır davul çalıyorum. 10 yaşında babamın yanında başladım çalmaya. Babam zurna çalardı, ben de onun yanında davul. O günlerden itibaren düğünlerde, bayramlarda, konserlerde, devletimizin buyurduğu etkinliklerde hizmetlerim oldu."

Göçer, dedelerinden gelen bu mesleği çocuklarına ve torunlarına öğretmenin gayreti içinde olduğunu ifade ediyor.

"Tayland devletinin takdirnamesini aldım"

Topluluğa 2005 yılında girdiğini anlatan Göçer, yurt içindeki konserlerin yanı sıra Almanya'dan Japonya ve Tayland'a kadar birçok ülkede etkinliklere katıldığını dile getirdi. Göçer, "Tayland'da Davul Festivali’ne davet edildik. Oraya gittim. Güzel anılarla ve ödüllerle geldik. Tayland devletinin takdirnamesini verdiler bana." diye konuştu.

Geçen yıl "Yaşayan İnsan Hazinesi" için aday gösterilmesinin tamamen büyüklerinin bir takdiri olduğuna vurgu yapan Göçer, şöyle devam etti:

"Baş müdürlerim, hocalarım, kim ilgileniyorsa beni adam yerine koyup da aday göstermişler. Ne diyebilirim ki, bunun karşısında saygı ile eğilirim, sevgimi gösteririm. Göğsümle hizmet edebilirim. Allah razı olsun derim. Olmazsa bile beni teklif edenlere de orada değerlendirenlere de kurban olayım, başımın üstünde yerleri var.

"Neşet Ertaş'tan sonra Kırşehir'in ikinci yaşayan insan hazinesi olmasını istiyoruz"

İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Eyüp Temur da 2005 yılından bu yana toplulukta bulunan Adem ustanın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi çerçevesinde "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edilmesi için geçen yıl Bakanlığa müracaatta bulunduklarını, Bakanlığın da belgeleri UNESCO'ya teslim ettiğini söyledi.

Kırşehir'de "davul efsanesi" olarak bilinen Göçer'in gönlünü vererek bu sanatı icra ettiği için çok beğenildiğini belirten Temur, şunları kaydetti:

"Neşet Ertaş’tan sonra Kırşehir’de ikinci bir 'yaşayan insan hazinesi'nin olmasını istiyoruz. Zaten TRT, yaşayan insan hazinesi programına davet etti. Orada bir program yaptı. İnşallah olur.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir