Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Tarih Derslerinde Öğrenmediğiniz 6 Çılgın Uzay Hikayesi

 > -

Gökyüzüne ilk kez baktığımız zamandan beri yıldızlar arasında seyahat etmeyi düşlüyorduk, 10.000 yıllık ustalık ve fedakarlıktan sonra temelde yıldızlar arasında olmasa da bir nebze başarabildik.

Fakat bizim uzaya gitme fikriyle büyülendiğimiz gibi o cesur astronotların orada geçirdiği her saniye (en utandırıcı olanlar dahil) titizlikle incelendi ve kaydedildi. Hepimiz bazı zamanlarda iğrenç, utandırıcı veya sadece salakça durumlarda yakalandık ama sadece çok az kişi bunu sonsuz ve açık evren manzarasında yaptı.

Kaynak: http://www.cracked.com/article_22456_x-i...

1. Astronot tüm dünyaya gaz çıkardığını açıkladı.

Başıboş dolaşan uzay dışkısı tarafından taşlanmanın, Apollo 10 astronotları için gerçek bir tehlike olduğunu daha önce söylenmişti; ve astronot rock yıldızı Chris Hadfield ile röportaj yapıldığında garip sorulara cevap bulma fırsatı doğdu.

 Fakat bu adamlar sindirim sistemi ile ilgili şamatalarını uzay mekiklerinin ve uzay istasyonlarının güvenliği içerisinde gerçekleştirdiler daha önce hiçbir ölümlü k*ç, astronot John Young’ınkinden daha doğrudan evrene değmemiştir. John Young, 1972 yılında Ay’ın üstünde dururken gaz çıkarmayla ilgili devasa bir olay gerçekleştirdi ve bunu Houston’daki herkesin bildiğinden emin oldu. 

Young yanlışlıkla mikrofonu açık unuttu ve yediği meyvelerin onda cidden gaz yaptığını kalıcı olarak ve tüm insanlık için kaydetti. Neyse ki mikrofon, gaz çıkarma sesini duyuracak kadar güçlü değildi. 

 Florida valisi Reubin Askew, Young’ın gaz çıkarmasının sebebinin, eyaletinin meyveleri olduğunu sanınca çok kırılmış. Askew basın açıklaması yaparak Florida portakallarının k*çınızı makineli tüfeğe çevirmediğini söyleyerek Amerikan halkına güvence vermiştir. Aslında Young’a yıldızlararası bağırsak gazını veren ekstra potasyumdu. Önceki Apollo görevindeki astronotlardan ikisi, uçuşları sırasında küçük kalp rahatsızlıkları geçirmiş, bu yüzden de NASA Young’ın görevindeki takımın diyetinde potasyumu artırmış; ama onun kapsül içinde vızıldamasına neden olan ve rektal boşaltmaya zorlayan yan etkiye sebep olmuş.

Ama gülmeyin çünkü uzay programlarının önceki dönemlerinde uzayda gaz çıkarma önemli bir güvenlik endişesiydi. Zero-G astronotların geğirmesini engelliyor (gazı bağırsaklara geri iterek) ve düşük hava basıncı da gaz çıkarma alt sınırını azaltıyor. Saf oksijen ortamıyla karışan tüm o metan, gerçek anlamda patlayıcı bir durum ortaya çıkarıyor; bu da şu anlama geliyor ki NASA, diyetlerini ayarlayabilmek için vergileri, astronotların çıkardıkları gazın yapısını ve miktarını incelemek için harcıyor. Amerika'nın vergileri hayırlı yerlere gidiyormuş.

2. Keşif Ekibi Devasa Bir İdrar Buzu Eritmek Zorunda Kaldı

Eğer Apollo 13’ü izlediyseniz, Tom Hanks’in idrar saplantısı, uzayda idrar yapma işinin nasıl olduğu hakkında size güzel bir fikir vermiştir. Siz gemideki bir tankta rahatlıyorsunuz ve sonra tank da sizin yapıtınızı uzaya püskürtüyor.

Uzay idrar teknolojisi, Moon Race’in sert günlerinden beri çarpıcı bir biçimde gelişme göstermedi ve uzay mekiğinin atık su sistemi temelde aynı şekilde çalıştı. Ama sonra bir sorun oldu; devasa, kötü kokan ve sarı bir sorun. 1984 yılında uzay mekiği Keşif’in atık çöplüğü ile ilgili bir sorunu oldu; idrar deliği tıkandı ve uzay mekiğinin yan tarafından sarkan oldukça büyük bir idrar buzu meydana getirdi. Bu, bizim için inkâr edilemez bir şekilde komik bir durumken takım için önemli bir sorundu çünkü kırılan 13 kg’lık bir buz yeniden giriş sırasında uzay mekiğinin aşırı hassas ısı kalkanına zarar verebilirdi. Hiç kimse korkunç bir donmuş idrar kütlesi tarafından öldürülen adam olmak istemez, bu yüzden de astronotlar, ölümcül idrar Popsicle’ı çıkarmak için sahip oldukları tüm eğitimi ve kurnazlığı kullanmak zorunda kaldılar.

İlk yaklaşımları pisliği eritmek oldu, bu yüzden takım idrar dağını üç gün boyunca güneşe tuttular ama yalnızca küçük bir çukur açabildiklerini görünce yıkıldılar. Bu parça o kadar yenilmezdi ki lanet olası güneşin tüm enerjisi bile onu zayıflatamazdı. Houston, buzu kırmak için mekiğin kavrayıcı kollarını kullanan bir yol geliştirdi. Kol, o vücut sıvısını engin uzay boşluğuna atacak kadar sert çekildi ve o çiş kütlesi muhtemelen hala uzayda bir yerlerde.

Buz gitse bile takım daha fazla idrar atamıyordu, bu yüzden normalde ikinci plan olarak saklanan poşetleri kullanmak zorunda kaldılar. Poşetlerin sorunu şu ki idrar doğal olarak sıvı ve sıfır yer çekimde poşetten sekip etrafa dağılıyordu. Astronotlar, kaçmadan önce inatçı idrarı emsin diye sonunda poşetleri ve atıklarını, havlu ve iç çamaşırı kullanarak paketlemeye karar verdiler. Ve böylece takım 1984 Ölümcül İdrar Olayı’ndan sağ kurtuldu. Tıpkı Orwell’ın tahmin ettiği gibi.

3. John Young (Tekrardan!) Uzaya Gizlice Sandviç Soktu ve Neredeyse Herkesi Öldürüyordu

Gemini programı, Amerika’nın aya yolculuğunda önemli bir bölümdü ve ilk Amerikan ay yürüyüşü, iki uzay mekiğinin ilk kez birbirine kenetlenmesi ve Dünya’nın yörüngesine oturan ilk sandviçi gibi birçok ilke şahit oldu. Gemini 3 sırasında Astronot John “O Başardı” Young gemide uzay elbisesinin içine sandviç gizledi ve temelde Homer Simpson olduğunu doğruladı.

Yörüngedeyken Young, lezzet denemesi için sandviçi aniden çıkardı ve şaşırmış olan yardımcı pilot Gus Grissom ile nazikçe paylaştı. Grissom bir ısırık aldı (bedava sandviç bedava sandviçtir) ama sonra kırıntılar kapsül içerisinde uçmaya başlayınca hızlıca elbisesinin içine tıktı.

Gördünüz mü, astronotlara verilen resmi yiyecekler bunu önlemek için özel bir kaplamaya sahipti çünkü kırıntılar elektrik panellerinin arkasına kaçabilir ve her türlü karışıklığa yol açabilir (bu ayrıca o güzel sıfır yer çekimine uygun uzay kalemlerinin de açıklamasıdır). NASA memnun değildi ve gelecekteki uçuşlara böyle bir şeyin olmaması gerektiğini söyledi. Kongre de ayrıca sandviç olayını çok abarttı… Takımın güvenliğinden değil de vergi verenlerin o özel sandviçin yapıldığı fırın üzerinde çok uğraştıkları ve milyonlar harcadıkları için ve de o astronotların onu ayaküstü olarak yedikleri için. Kendi su geçirmez Casio’larının üstünde değil. Kongreden kaynaklanan baskı nedeniyle bir NASA yetkilisi halka güven verdi: “Gelecek uçuşlarda böyle olayların tekrarlanmasını önlemek için önlem aldık”, çünkü dünyadaki sıradan bir öğle yemeği uzayda ölüm getirebilir.

4. Sovyetler, Ayılardan Korunmaları için Uzay Adamlarına Namlusu Kesilmiş Pompalı Tüfek Verdi

Namlusu kesilmiş pompalı tüfekler başlıca şunlar tarafından kullanılır:

 1) Vahşi Batı’daki posta arabası sürücüleri (toprak boyunca zıplarken tabancaların hedefi çok doğru değil ve tüfeklerin de yönetilmesi çok zor)

2) The Wire’daki Omar

3) Rus uzay adamları. Evet, Amerikalı astronotlar sandviçlerle ve mide gazıyla silahlandırılmışken Rus meslektaşları bunu taşıyordu.

TP-82 tabanca uzay adamları için özel olarak geliştirildi ve yarım tonluk bir boz ayıyı devirmek için yeterince etkili olarak paketlendi. Bu betimleme de bir kaza değil – Ruslar, uzaylılarla savaşmaları için veya Amerikalılarla bir uzay treni soygununda çatışabilmeleri için uzay adamlarını bir tabancayla silahlandırmamışlar, aslında dünyaya döndükleri zaman bir önlem olsun diye niyet edilmiştir. Neden? Çünkü uzay mekiklerini Pasifik Okyanusu’na yönlendiren aptal Amerikalıların aksine akıllı Sovyetler, dönen kapsüllerini Sibirya’nın güzel ve yumuşak kayalarına yönlendirmişler. Ve alışıldığı üzere kapsüller sık sık bozulurdu, geniş ve konuk sevmeyen bir araziye iniş yapıyordu.

Bunun gibi bir örnekte iki uzay adamı, istedikleri iniş alanından 965 km uzaktaki Ural Dağları’ndaki ormanların ortasında yolda kalmış ve etraflarındaki kurtlarla ve ormanın içinde pusuda bekleyen ayılarla baş edebilmek için yanlarında yalnızca 9 mm'lik bir tabanca varmış. İkisiyle de karşılaşmamış olsalar da gelecekteki takımların daha sıkı donanmalarını konusunda patronlarını ikna etmeyi başardılar. Maalesef “J. Young” tarafından yollanan ısrarcı dilek kutusu mesajlarına rağmen Amerikalı takımlara, köpek balıklarıyla baş edebilmeleri için bir zıpkın tüfeği verilmedi.

5. NASA, Fırlatma Rampası Kaçış Planı Olarak Karmaşık Sistemli Bir Alet Kullandı

Zaten milyonlarca kilo patlayıcı ve yakıta bağlı olan küçük bir kapsülün sahip olduğu tüm tehlikeler varken, endişelenmemeniz gereken bir zaman düşünebilirsiniz. O da fırlatma rampasında dururken ve k*çını kaşırken olurdu. Ama maalesef Apollo 1 görev uzay gemisinde böyle olmadı, bu yüzden bu trajediden sonra yeni yöntemler geliştirmek zorunda kaldılar. Komik görünen yöntemler.

Uzay mekiğinde astronotlar, o ağır uzay elbiseleriyle yanlardaki koltuklardan çıktıklarında, 402 metrelik çelik kablolara tutturulmuş büyük sepetlerden geçmek ve saatte 96 km hızla zemine inmek zorundaydılar. Bu biraz süper kahraman şovu açılış sahnesi, biraz da Disneyland treni binişi gibiydi.

Ama sırf astronotlar mekiği terk etti diye fırlatma durmak zorunda değil, bu da kafalarının üstüne düşmekte olan insansız bir uçan bomba demektir. Bu yüzden her ihtimale karşı astronotlar sepetlerden çıktılar ve patlamalardan korumak için bazı eski askeri mayın araçlarına yuvarlandılar. Bu sırada da sürücülerinin Prometheus kaçış okuluna gitmemiş olmasını diliyorlardı.

 Ama bu yine de NASA’nın Apollo için geliştirdiği ilk plandan daha iyiydi. Bu da astronotları, fırlatma rampasının 12 m altına konumlandırılan deponun içine büyük bir kaydırakla göndermekti. Ona da Lastik Oda adını verdiler.

Depo küçük bir nükleer patlamaya dayanabilir ve Apollo roketlerinin yalın gaz yağı ve hidrojenle donandığını düşünürsek, bu tuhaf bir korumadır. NASA’nın bir şey saklayıp saklamadığını merak ediyoruz ama dışarıdaki siyah giyen adamlar bize soru sormayı bırakmamızı söyledi.

6. NASA, İlk Ay’a İnişin Kasetlerini Yanlışlıkla Sildi

Eski VHS günlerindeki komedi şovlarında olan yaygın bir kinaye de bir karakterin düğün kaseti gibi önemli bir kasetin üstüne başka bir şey çekmesiydi. Çünkü bu karakterler açıklanamayacak şekilde multi milyonerlere ayrılmış konaklarda yaşasalar bile kimse gidip fazladan kaset almaz. Şimdi bunun gerçek hayatta olduğunu düşünün. Tek farkı birinin piyano resitali yerine tüm dünya tarihindeki tek büyük başarının orijinal kasetlerini silmeleri.

Hayır, tüm dünya tarihindeki o büyük başarı değil. Diğeri. 2006’da NASA, Apollo 11 görevi sırasında kaydedilen orijinal video, audio ve verilere ne olduğu konusundaki izleri kaybettiklerini itiraf etti. Büyük bir sorun olmadığı ve muhtemelen eski bir hokey maçı kaseti veya birinin TV’den çektiği Twins kaseti arasında bir yerde sıkışmış olduğu konusunda teminat verdiler. Sonunda NASA bazı iyi ve kötü haberlerle geri geldi. Kasetleri bulmuşlar ama kasetler tamamen silinmiş ve yeniden kullanılmış.

Uzay programındaki masrafları azaltmak için NASA, kasetlerin sonraki görevlerde tekrar kullanılması yoluna gitti. Bir yerde bir NASA çalışanı, "APL 11/MASH S02E09" olarak etiketlenen kasetler buldu ve onları, kasetlerin silindiği yere attı.

Komplo teorisyenlerine göre bu, tesadüf olamayacak kadar beceriksizce ve eğer beceriksizliği bilen biri varsa onlar da komplo teorisyenleridir. Ama beceriksizlerin elinden günü kurtaran haber ağları oldu. CBS News, orijinal yayını yaptıkları kasetlere hala sahipti ve bunları yetkililere ödünç verdi. NASA bunların korsan kopyalarını yaptı ve eBay’de buldukları tek bir hard diskin içinde güvenle sakladı.

Space Jam Dunk

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
haluk-bolaban

https://www.bkmkitap.com/bir-uzay-gorevinin-oykusu 11 Kitaptan oluşan Öyküsü Dizisi, çocukların çeşitli güncel, tarihsel ve bilimsel konular hakkında bilgi sahibi olmalarını amaçlayan eğitici bir dizi.

unbowedunbentunbroken

:D ayılardan korunmak için pompalı tüfek iyiymiş

streetkedisi

Hayırdır, çeviriyi yer çekimsiz ortamda yaptınız da bu yüzden mi tepetaklak bu cümleler.Üzgünüm ama güzelim konuyu harcamışsınız.Ondan sonra Türkler neden uzayda değil, olmaz tabii milleti korkutuyorsunuz bu anlaşılmaz çevirilerle, millet de daha yazılanı bile anlamıyorum ne işim var uzayla bilimle deyip ürküyor :)

babu

bu kadar çeviri yaptıktan sonra keşke bi üzerinden geçeydin..

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriUzayolayvergi
Görüş Bildir