Şule Çet Davasında Bilirkişi Konuştu: 'Ayakkabının Önce Atılmış Olabileceğini Düşünüyoruz'

 > -

Şule Çet'in ölümüne ilişkin davada, hazırladığı bilirkişi raporu avukatlar tarafından dava dosyasına sunulan Prof. Dr. Çağlar Özdemir, sanıkların savunmalarındaki anlatımlar ile olay yeri incelemesinde çelişkiler bulunduğunu belirterek "Olay sanıkların anlattığı gibi değil" ifadelerini kullandı. Tanık Özdemir "Ayakkabının Çet'ten daha öncesinde atılmış olabileceğini düşünüyoruz" açıklamasını yaptı. 

Duruşmada  #ŞuleÇetİçinAdalet etiketini şikâyet eden sanık Çağatay Aksu "Biz sosyal medya yüzünden tutuklandık, bir gecede 11 milyon mesaj atıldı" dedi. 

4'üncü duruşma öncesi adliye önünde toplanan Ankara Kadın Platformu, Kadın Meclisleri ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve üyeleri açıklama yaptı.

Şikâyet

'Erkek adalet değil gerçek adalet', 'Şule Çet için adalet' yazılı pankartlar açıldı, "Boyun eğme, katillerden hesap sor' sloganları atıldı.

Yapılan açıklamada, "'Bu dava Türk kadınlarının davası' diyerek mücadeleyi ve dayanışmayı büyüttük. 'Şule Çet için adalet' diyenler bir kez daha adliye koridorlarına sığmıyor, Şule Çet için söz veriyoruz ki, bizler kadınlar olarak gerçek adaleti kazanacağız" denildi.

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet'in ölümüne ilişkin 2 sanığın yargılanmasına tanıkların dinlenilmesiyle devam edildi.

Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand ile Şule Çet'in babası İsmail Çet, aile yakınları ve tarafların avukatları katıldı.

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının avukatı da müdahil olarak duruşmada hazır bulundu.

Tanık sıfatıyla ifadesi alınan Çet'in ev arkadaşı Lilia T, olay akşamı Çet ile mesajlaşmalarının bazılarını silip silmediği sorusu üzerine, "Tüm mesajlar aynı duruyor, herhangi bir mesajı silmedim. İlk mesajı 'Ne yapıyorsun' gibisinden ben çektim." ifadesini kullandı.

Sanıkların, neden Çet'i eve çağırdığına ilişkin sorusu üzerine Lillia T, "Sonuçta genç bir kız, aynı evi paylaşıyoruz, eve gelmesini istiyordum." cevabını verdi.

"İnceleme sırasında 1.62 boyunda bir hanımefendi bize yardımcı oldu, Şule Çet'in daha kısa boylu olduğunu biliyoruz"

Ölüm olayına ilişkin hazırladığı bilirkişi raporu avukatlarca dava dosyasına sunulan Prof. Dr. Çağlar Özdemir, duruşmada tanık sıfatıyla dinlenildi.

Sanıkların savunmalarındaki anlatımlar ile olay yeri incelemesinde çelişkiler bulunduğunu aktaran Özdemir, "Yaşanan olay sanıkların anlattığı gibi değil." diye konuştu.

Hazırladığı bilirkişi raporunda olay yeri canlandırması uygulamasını kullandıklarını beyan eden Özdemir, bunun delillerin tümüyle değerlendirilmesi olduğunu vurguladı.

Özdemir, "Düşme olayının gerçekleştiği iddia edilen odada yapılan inceleme sırasında 1.62 boyunda bir hanımefendi bize yardımcı oldu. Şule Çet'in daha kısa boylu olduğunu biliyoruz. Çet'in, balıklama tabir edilen şekilde atlaması için sehpanın üzerine çıkması gerekir. Sehpa üzerinde bir ayak izi yok, dolayısıyla Çet'in oraya çıkıp atlama ihtimali şüpheli." diye konuştu.

"Açıklanması gereken başka sorulardan bir tanesi, Çet'in ayakları sanık Aksu'ya doğru"

Sanıkların olayı intihar olarak aktardığını hatırlatan Özdemir, "İntihar eden kişiler en kolay yöntemi tercih eder. Kişinin atlama çabası içerisinde olması, sehpa üzerine çıkması gerekir ancak cam kenarında da parmak izi yok. Sanığın içeriye girdikten sonra askı halinde olan Çet'e müdahale edecek zamanı bulabileceğini düşünmüyorum." ifadesini kullandı.

Tanık Özdemir, yaşanan olay sonucu Çet'in önce başının yere düştüğünü, ardından da vücudunun düştüğünü dile getirerek, "Açıklanması gereken başka sorulardan bir tanesi, Çet'in ayakları sanık Aksu'ya doğru. Ayakkabının Çet'ten daha öncesinde atılmış olabileceğini düşünüyoruz." açıklamasını yaptı.

Olayda cinsel saldırı olup olmayacağına dair tespiti sorulan Özdemir, Çet'in öldüğü sırada üzerinde dar bir elbisenin bulunduğunu ve iç çamaşırının yukarı doğru sıyrılmış olduğunu, kafa üstü aşağı düşen bir kişinin elbisesinin bu şekilde olamayacağını bildirerek, "Şule atılmadan önce yarı çıplakmış." diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir, sanık avukatının olayın intihar olup olamayacağına dair sorusuna, "Geri planda intihar etmesini gerektirecek bir durumun olmadığına dair Gazi Üniversitesi öğretim üyelerince hazırlanmış bir bilirkişi raporu var." cevabını verdi.

Aktarılan bilgiye göre, sanık Çağatay Aksu "Biz sosyal medya yüzünden tutuklandık, bir gecede 11 milyon mesaj atıldı" dedi.

Sanık Çağatay Aksu beraatini, sanık Berk Akand ise tahliyesini istedi.

Tutuklu sanıkların tahliye talebini reddeden mahkeme heyeti, yerine getirilmeyen ara kararların ve dudak okuma bilirkişi raporunun beklenilmesine karar vererek, duruşmayı 20 Kasım'a erteledi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir