Soner Olgun'un Eski Eşi Özlem Koldaş'tan Doktor İhmali İddiası: "Allah Belanı Versin!"
Soner Olgun'un pankreas kanseriyle mücadelesinde kritik süreç devam ederken eski eşi Özlem Koldaş'tan dikkat çeken bir çıkış geldi. Hastalık sürecini en başından anlatan Koldaş, teşhisin daha erken konulup konulamayacağının araştırılmasını istedi. Olgun'u o dönem değerlendiren doktor hakkında ihmal iddiasında bulunan Koldaş'ın öfkesi ise sözlerine yansıdı. Doktora seslenen Koldaş, 'Allah belanı versin!' diyerek isyan etti.
Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Türk müziğinin sevilen isimlerinden Soner Olgun, bir süredir verdiği zorlu sağlık mücadelesiyle sevenlerini endişelendiriyor.
'İyi Bayramlar Türkiye', 'Sevda Diye Bir Kuş' gibi hafızalara kazınan şarkılarıyla tanıdığımız Soner Olgun, uzun yıllardır müzik dünyasının kendine has isimlerinden biri.
1959 yılında Fethiye'de dünyaya gelen Olgun, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro/Dramatik Yazarlık Bölümünden mezun olduktan sonra müzikle iç içe bir kariyer kurdu. 1992'de çıkardığı ilk albümü 'Letafet'in ardından pek çok albüme, şarkıya, sahneye ve televizyon programına imza attı.
Fakat usta sanatçı yaklaşık bir buçuk yıldır oldukça zorlu bir sağlık mücadelesi veriyor. Pankreas kanseri teşhisi konulan Soner Olgun, geçirdiği ameliyatın ardından kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördü. Bir dönem tedavilerinin tamamlandığını ve doktorlarının kontrolünde olduğunu açıklayan Olgun, sağlık durumunun iyiye gitmesiyle birlikte sahnelerine de devam etmişti.
Ne yazık ki geçtiğimiz haftalarda Soner Olgun'dan sevenlerini endişelendiren haberler peş peşe gelmeye başladı.
30 Ağustos'ta yüksek ateş nedeniyle hastaneye kaldırılan Soner Olgun'un durumu ağırlaşınca 1 Eylül'de yoğun bakıma alındığı açıklandı.
Soner Olgun'un sağlık durumuyla ilgili son gelişmeleri ise 19 yıl evli kaldığı ve boşandıktan sonra da dostluğunu sürdürdüğü eski eşi Özlem Koldaş paylaştı. Koldaş'ın anlattığına göre bilinci açık olan Soner Olgun, yoğun bakımdayken kendisini görmesine izin verilen kızına 'Beni buradan çıkarın' dedi.
Olgun'un isteğinin ardından, doktorlarının değerlendirmesi ve kızlarının imzasıyla yoğun bakımdan normal odaya geçişi sağlandı. Fakat iki gün sonra bu kez de 'Beni evime götürün' talebinde bulundu. Ailesi Soner Olgun'un bu isteğini de yerine getirdi. Evinde ihtiyaç duyabileceği tıbbi koşullar oluşturulan sanatçının yanında şu anda 24 saat boyunca bir hemşire bulunuyor. Özlem Koldaş, Olgun'un durumunun hala kritik olduğunu belirtirken ailesinin ve sevdiklerinin de bu süreçte sanatçıyı yalnız bırakmadığını aktardı.
Soner Olgun cephesinden gelecek iyi bir haberi beklerken, Özlem Koldaş'ın yaptığı son paylaşımlar ise bambaşka ve oldukça ciddi bir iddiayı gündeme taşıdı.
Özlem Koldaş, Soner Olgun'un hastalık sürecini en başından anlattığı peş peşe paylaşımlarla teşhisin daha erken konulup konulamayacağına dair soru işaretlerini gündeme getirdi.
Koldaş, kendisini en çok yaralayan şeylerden birinin hastalığın kendisi kadar kaybettiklerine inandığı zaman olduğunu söyleyerek başladı anlatmaya. Soner Olgun'u sık sık doktor kontrolüne götürdüğünü belirten Koldaş, bir rutin kan tahlilinde dikkat çekici bir sorun görülmediğini, ancak yalnızca üç ay sonra Olgun'da ağız kuruluğu, yoğun susuzluk, sık idrara çıkma ve halsizlik gibi şikayetlerin başladığını anlattı.
Önce nörolojik bir problemden şüphelendiklerini, yapılan beyin MR'ı ve damar görüntülemelerinde kendilerine aktarıldığı kadarıyla önemli bir bulguya rastlanmadığını söyleyen Koldaş, bunun üzerine endokrinolojiye gittiklerini belirtti. Koldaş'ın paylaşımına göre burada yapılan değerlendirmede Olgun'un açlık kan şekeri 580, HbA1c değeri ise 16,1 çıktı ve kendisine diyabet tanısı konularak insülin tedavisine başlandı. Koldaş'ın asıl sorguladığı nokta da tam olarak burası.
Yaklaşık bir buçuk yıl boyunca Soner Olgun'un diyabet hastası olduğunu düşündüklerini söyleyen Koldaş, bugün geriye dönüp baktığında üç ay gibi kısa bir sürede ortaya çıkan bu kadar ağır bir diyabet tablosunun altında başka bir neden olup olmadığının o dönem araştırılıp araştırılmadığını sorguladı. Özellikle pankreasın değerlendirilmesinin gerekip gerekmediğinin uzmanlar tarafından incelenmesini istediğini belirten Koldaş, kendisinin hekim olmadığının da altını çizdi. Yeni başlayan veya hızla kötüleşen diyabetin bazı durumlarda pankreas hastalıkları açısından değerlendirme gerektirebileceğini bugün öğrendiğini, ancak bunun Soner Olgun'un özel durumunda geçerli olup olmadığının uzmanlar tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Koldaş'ın anlattığına göre yaklaşık bir buçuk yıl sonra Olgun'un yüzünde ve gözlerinde sararma, halsizlik, iştahsızlık ve mide bulantısı başladı. Yapılan kontrollerde safra yollarında tıkanıklık olduğu görüldü; devam eden incelemelerde ise pankreasta bir kitle tespit edildi ve hastalığın pankreasla sınırlı olmadığı kendilerine aktarıldı. Tüm bunların ardından Koldaş, bugün hala “Bir buçuk yıl önceki o ani ve çok ağır diyabet tablosu daha ayrıntılı araştırılsaydı Soner'in hastalığı daha erken yakalanabilir miydi?” sorusunun cevabını aradığını söyledi.
Elindeki rapor, tahlil ve kayıtları uzmanlara ve gerekli mercilere sunacağını belirten Koldaş, kimseyi sosyal medyada mahkum etmek istemediğini ancak yaşanan sürecin uzmanlar tarafından incelenmesini istediğini de özellikle vurguladı. Fakat bütün bu uzun açıklamanın ardından, Soner Olgun'u o dönem değerlendirdiğini söylediği Prof. Dr. S.Ç.'ye seslenirken öfkesini hiç saklamadı.
Özlem Koldaş önce şu sözleri paylaştı:
'Ve sen; Prof. Dr. S.Ç. Sen insanı öldürüyorsun, bu işi bırak o diplomanı bir tarafına sok! Evet son dönemde herkese parasıyla diploma veriyorlar, bence sen de satın almış bile olabilirsin! Ani diyabetin pankreas kanseri belirtisi olduğunu bilmeyecek bir insan ancak diplomayı satın almış olabilir!'
Ardından bir paylaşım daha yapan Koldaş, bu kez tepkisini şu sözlerle noktaladı:
'İçimde de kalmasın. Hukuken bir cezası olmadığını öğrendiğim bu cümleyi senin için etmek istiyorum Prof. Dr. S.Ç. Allah belanı versin!'
Altını özellikle çizelim: Doktor hakkında dile getirilen ihmal ve erken teşhis ihtimaline ilişkin tüm iddialar Özlem Koldaş'a ait. Koldaş da kendi açıklamasında kesin bir tıbbi hüküm vermediğini, sorularının belgeler ve bağımsız uzman görüşleriyle değerlendirilmesini istediğini belirtiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın