SGK Emekliliğini İptal Etti, Mahkeme Silinen Primleri Geri Verdi
SGK'nın iptal ettiği isteğe bağlı sigorta süreleri, Bursa 13. İş Mahkemesi'nin kararıyla yeniden sigortalının hizmetlerine eklendi. Yurtdışında çalıştığı yıllarda Türkiye'de prim ödeyen kişi, kurumun reddettiği emeklilik hakkını mahkemede kazandı. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, benzer durumdaki vatandaşlara 'SGK iptal etti diye emekliliğinizden vazgeçmeyin' çağrısı yaptı.
Yurtdışında çalıştığı yıllarda Türkiye'de isteğe bağlı prim ödedi, SGK o günleri sildi.
Olayın kahramanı, geçmiş yıllarda yurtdışında yaşayıp çalıştığı bazı dönemlerde Türkiye'de isteğe bağlı sigorta primi ödeyen bir sigortalı. Bu primler uzun yıllar boyunca hizmet dökümünde yer aldı. Sorun, emeklilik başvurusu aşamasında ortaya çıktı. İncelemeyi yapan SGK, sigortalının yurtdışında çalıştığı dönemlerde Türkiye'de isteğe bağlı sigortalı olamayacağı gerekçesiyle bazı süreleri iptal etti.
Geçersiz sayılan tarihler 01.08.1998-30.11.1998, 01.01.1999-31.10.2003 ve 01.02.2004-30.09.2008 aralıklarındaki isteğe bağlı sigortalılık süreleriydi. Günlerin silinmesiyle prim gün sayısı düştü, yaşlılık aylığı talebi de reddedildi.
Sigortalı kararı kabullenmek yerine yargı yoluna gitti. Dava Bursa 13. İş Mahkemesi'nde görüldü. Mahkemenin 2025/246 Esas, 2026/88 Karar sayılı dosyasında verilen 30.03.2026 tarihli gerekçeli karar, yurtdışında çalışılan dönemlerde Türkiye'de ödenen isteğe bağlı primlerin hukuki durumu açısından önemli bir örnek oldu.
Mahkeme 3.611 prim gününe ulaştı, emeklilik hakkı 1 Eylül 2025'ten itibaren doğdu.
Mahkeme, 506 sayılı Kanun'un o dönemde yürürlükte olan isteğe bağlı sigortalılık hükümlerini inceledi. Mevzuattaki 'herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak' şartının yurtdışındaki sosyal güvenlik kurumlarını da kapsayacak biçimde yorumlanamayacağı sonucuna vardı. Yargıtay'ın yaklaşımını da dikkate alan mahkemeye göre, yurtdışında çalışmak tek başına Türkiye'deki isteğe bağlı sigortalılığı geçersiz kılmıyordu. SGK'nın iptal ettiği süreler yeniden sigortalılık süresi olarak kabul edildi.
İptal edilen günler geri eklenince sigortalının toplam prim günü 3.611'e çıktı. Böylece yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarının tamamı sağlanmış oldu. Mahkeme, yaşlılık aylığı hakkının 01.09.2025 tarihinde doğduğunu belirledi. Aylıkların 01.12.2025 tarihinden başlatılmasına ve hak edilen tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizle ödenmesine hükmetti. Yani SGK'nın işlemi geçerli kalsaydı emekli olamayacak kişi, hem silinen günlerini geri aldı hem de emeklilik hakkını mahkeme kararıyla tescil ettirdi.
Primin hangi tarihte ödendiği, o tarihte hangi kanunun yürürlükte olduğu, sigortalılığın hangi statüde sürdüğü ve yargı kararları birlikte değerlendirilmeli.
Özgür Erdursun'a göre aynı durumda olan çok sayıda kişi bulunabilir. Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre ya da başka bir ülkede çalışırken Türkiye'de de isteğe bağlı sigorta primi ödeyenlerin bir bölümünün süreleri, emeklilik başvurusunda 'o tarihlerde yurtdışında çalışıyordunuz' gerekçesiyle iptal edilebiliyor.
Erdursun, yurtdışında çalışılmış olmasının geçmişte ödenen her isteğe bağlı primi otomatik olarak geçersiz kılmadığını vurguluyor. Primin hangi tarihte ödendiği, o tarihte hangi kanunun yürürlükte olduğu, sigortalılığın hangi statüde sürdüğü ve yargı kararları birlikte değerlendirilmeli. Özellikle 5510 sayılı Kanun öncesi dönemlerde bugünkü mevzuatla geriye dönük değerlendirme yapmak ciddi hak kayıplarına yol açabiliyor.
Erdursun'un uyarısı şöyle: İsteğe bağlı sigorta günleri iptal edilenler, yurtdışı çalışma gerekçesiyle primleri silinenler, emeklilik başvurusu reddedilenler ya da bağlanmış aylığı kesilenler 'SGK böyle karar verdiyse yapacak bir şey yok' demeden dosyalarını incelettirmeli. Birkaç yüz günlük bir hizmetin silinmesi emeklilik tarihini yıllarca öteleyebiliyor, aylığın kesilmesine hatta ödenen aylıkların geri istenmesine kadar varabiliyor. Süresi içinde yargı yoluna başvurmak bu yüzden önem taşıyor.
Erdursun, her SGK işleminin mahkemede iptal edileceğini ya da her davanın kazanılacağını söylemenin mümkün olmadığını da hatırlatıyor. Her dosyanın kendi tarihleri, belgeleri ve koşulları içinde değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak SGK'nın kararı hukuken her zaman son söz değil; son sözü yargı söyleyebiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın