Sağlıklı İlişkileri Zehirleyen 8 İfade
Bir ilişkinin bozulması için bağırmaya, kapı çarpmaya ya da büyük bir kavgaya gerek yok. Çoğu zaman iş, gündelik akış içinde söylenen ve o an masum görünen birkaç cümleyle başlıyor.
Psikolog John Gottman ve ekibi, çiftlerin tartışma anındaki iletişimini yıllarca inceleyerek ilişkilerin geleceğini tahmin etmeye çalıştı ve dört iletişim kalıbının belirleyici olduğunu buldu. Aşağıdaki sekiz cümle de tam olarak bu kalıpların günlük dildeki karşılıkları. Bazıları tartışmayı kapatıyor, bazıları karşı tarafı değersizleştiriyor, bazıları ise doğrudan ilişkinin kendisini tehdide dönüştürüyor.
Kaynak
Aşağılama: Araştırmalara Göre Ayrılığın En Güçlü Habercisi
John Gottman ve ekibi, çiftleri tartışma anında gözlemleyerek 'Dört Atlı' adını verdikleri dört iletişim kalıbını tanımladı:
Eleştiri
Aşağılama
Savunmacılık
Duvar örme
Bu dördü arasında ayrılığı en güçlü haber veren kalıp aşağılama.
Gündelik dilde aşağılama çoğu zaman şu cümlelerle karşımıza çıkıyor: 'Bu çok saçma' ya da 'Tıpkı annene/babana çekmişsin.' İlki karşı tarafın düşüncesini geçersiz ilan ediyor, ikincisi ise kişiyi en hassas olduğu yerden, ailesiyle kıyaslayarak vuruyor.
Aynı kategoride bir üçüncüsü daha var: Tartışmayı kalıp yargıya bağlamak. 'Zaten senden böyle bir yaklaşım beklenirdi' tarzı cümleler, tartışmayı kişinin söylediğinden çıkarıp kimliğine yöneltiyor.
Savunmacılık ve Duvar Örme: Konuşmayı Kapatan Cümleler
Listedeki diğer kalıplar, sorunu çözmek yerine konuşmayı kapatmaya çalışan tepkiler. 'Bu konuyu konuşmak istemiyorum' bunun en net örneği; mesele ortadan kalkmıyor, sadece görünmez oluyor. Çözülmemiş konu ise zamanla birikerek kırgınlığa dönüşüyor.
'Bırak yakamı!' gibi ifadeler savunmacılığın klasik hâli. Karşı taraf bir ihtiyacını dile getirdiğinde bu bir saldırı olarak algılanıp geri püskürtülüyor.
'Sakin ol!' ise ilk bakışta yatıştırıcı görünen ama pratikte tam tersini yapan bir cümle. Birine duygusunu bastırmasını söylemek, çoğu zaman o duyguyu geçersiz ilan etmek anlamına geliyor.
En Ağır İkisi: 'Madem Öyle, Ayrılalım' ve 'Senden Nefret Ediyorum'
Listenin en ağır iki cümlesi, doğrudan ilişkinin varlığını masaya koyanlar. 'Madem böyle hissediyorsun, belki de ayrılmalıyız' cümlesi bir çözüm önerisi gibi kurulsa da işlevi farklı: Tartışmayı kazanmak için ilişkiyi rehin almak.
'Senden nefret ediyorum' ise öfke anında söylenen ve çoğu zaman gerçekten kastedilmeyen bir cümle. Ancak kastedilmemiş olması etkisini azaltmıyor; bir kez söylendikten sonra karşı tarafın hafızasında kalıyor.
İyi haber şu ki Gottman'ın çalışması bu kalıpların her birinin bir panzehiri olduğunu da gösteriyor: Aşağılamanın karşılığı takdir etme alışkanlığı, savunmacılığın karşılığı sorumluluğun bir kısmını üstlenmek, duvar örmenin karşılığı ise tartışmaya ara verip sakinleştikten sonra geri dönmek.
Yani mesele bu cümleleri tamamen yasaklamak değil; fark edip yerine ne koyduğunu bilmek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın