FETÖ Soruşturması Açılan Kurtlar Vadisi Dizisinin Ömer Babası Emin Olcay’dan Yıllar Sonra Gelen İtiraf
Türk televizyon tarihinin en çok konuşulan yapımlarından Kurtlar Vadisi’nde ‘Ömer Baba’ karakterine hayat veren usta oyuncu Emin Olcay, yıllar sonra sessizliğini bozarak dizinin perde arkasına dair çarpıcı itiraflarda bulundu. Günaydın’dan Tuba Kalçık’a açıklamalarda bulunan ve set ortamındaki gerilimli atmosferi, yapımcı Osman Sınav’ın aldığı silahlı önlemler ile ofisteki gizemli görüşmeleri ilk kez anlatan Emin Olcay, Necati ve Raci Şaşmaz kardeşleri de hedef alarak “Dürüst adamlar değiller” çıkışıyla magazin ve televizyon dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Osman Sınav’ın ofisinde “mafya ombudsmanı” olarak nitelendirdiği bir kişiyle görüştüğünü de anlatan Olcay, “Kurtlar Vadisi” hakkında yürütülen FETÖ soruşturmasına ilişkin ise “Gerçekler neyse ortaya çıksın” ifadelerini kullandı.
Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar'ın babası rolüyle milyonların sevgisini kazanan usta isim, yapımın başrol ve senaristliğini üstlenen Şaşmaz kardeşlere yönelik sitem dolu ifadeler kullandı.
Uzun yıllar Devlet Tiyatroları'nda edindiği tecrübeyle projede yer alan Olcay, eski çalışma arkadaşlarına karşı büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını belirterek, onların düzgün karakterde insanlar olmadığını savundu. Seyircinin yıllardır ekranda gördüğü aile tablosunun aksine, kamera arkasında derin kırılmalar yaşandığına dikkat çeken usta oyuncu, asıl şaşkınlığı ise dizinin yaratıcısı Osman Sınav'ın projeye aniden veda etmesiyle yaşadıklarını dile getirdi. Olcay'ın anlatımına göre, tüm ekip yeni sezon hazırlıkları için düzenlenen bir kahvaltıda buluştuğunda Sınav mikrofonu eline alarak diziyi genç meslektaşı Raci Şaşmaz'a devrettiğini duyurdu. Hem Kurtlar Vadisi'nin hem de dönemin bir diğer popüler işi Ekmek Teknesi'nin hiçbir bedel talep edilmeden devredilmesini hayatın doğal akışına ters bulan Olcay, eşiyle birlikte projeden ayrılmayı teklif ettiklerini ancak Sınav'ın ısrarı üzerine kadroda kalmaya devam ettiklerini aktardı.
İşte Emin Olcay’ın Tuba Kalçık’a yaptığı açıklamalardan satır başları:
- “Ben daha önce 'Deli Yürek'te oynamıştım. Osman Sınav tanıyordu beni. Başka bir projesi olan Ekmek Teknesi'nde oynatmayı düşünüyordu. Ancak sonra Kurtlar Vadisi'ndeki 'Ömer Baba' rolüne daha uygun buldu. Ömer ismi Rahmetli Osman Sınav'ın babasının adıdır. 'Yalnız üç sene sakallı dolaşacaksın' dedi. Gördüğünüz gibi hâlâ sakallıyım. Ben de rolü kabul ettim.”
- “İlk bölümden itibaren dizideydim. Son sezon oynamadım ama 12 sene dizide rol aldım. Ben bırakmak istedim açıkçası. Dizinin ilk döneminde benim sözlerimi daha çok Ömer Lütfü Mete yazıyordu. Ömer Lütfü Mete çok genç yaşta, rahmetli oldu. Sonra Necati Şaşmaz'ın babası bir ara yazmaya başladı. O da bir müddet yazdı, sonra yazmayı bıraktı. Daha sonra bana diyalog yazılmamaya başladı. Ben de bunaldım, dedim ki 'Arkadaşlar beni buradan çıkarın. Çünkü benim burada bir işim kalmadı. Yazmıyorsunuz.' Halk beni o anlattığım hikayelerden dolayı seviyordu. Konseptin dışında bir karakterdi 'Ömer Baba'. İki sene de diziden ayrılmak için uğraştım. Hatta bir yere bir demeç verdim 'Ömer babayı öldürdüm' diye. Sonra yapım tarafında kıyamet koptu bu açıklamamdan dolayı…”
- “Osman Sınav’ın diziyi bırakma kararına şaşırdık. Hiç beklemiyorduk açıkçası. Hayatın olağan akışına aykırı bir durumdu açıkçası. Hadi Kurtlar Vadisi'ni riskli diye bıraktı diyelim. Peki, Ekmek Teknesi'ni neden bıraktı? Onu hiç anlayabilmiş değilim. Benim eşim Hayat Olcay da, dizide 'Elif' karakterinin annesini oynuyordu. Biz Osman ile yakın ilişki içinde insanlardık. Yeni sezona başlayacağız diye bir araya geldik. Kahvaltıya gittik ekipçe. Kahvaltıda hiç yapmadığı bir şey yaptı Osman. Mikrofonu eline aldı ve 'Gördüğüm lüzum üzerine diziyi bırakıyorum. Genç arkadaşım Raci'ye teslim ediyorum' dedi. Herkes şoke oldu. Ben ertesi gün gittim, Osman'a dedim ki 'Osman eşimi de beni de sen aldın diziye. Eğer istiyorsan biz de diziden ayrılalım.' O da 'Yok ayrılmayın. Siz orada kalın. Sizin orada kalmanız önemli' dedi. Biz de bu sözleri üzerine dizide kaldık. Çok ilginç olan başka bir şey de var, Osman hem Kurtlar Vadisi'ni hem de Ekmek Teknesi'ni Raci'lere bilabedel bıraktı.”
- “Hissettiğim bazı şeyler olmuştur. Şahit olduğum da başka şeyler var. Çok net hatırlıyorum, Osman'ın bürosu altında seslendirme yapıyorduk biz. Gece saat 01.00'de de seslendirmeye gidiyorduk. Bir gece gittim ben seslendirme için. Etraf cip dolu. Birtakım tipler dolanıyor ortalıkta. Zor yer buldum kendime. İçeriye girdim bir-iki kişi vardı. Ne oldu hayırdır diye sorduğumda toplantı yapılıyor demişlerdi. Ben seslendirmeyi beklerken, toplantı bitti. Çıktılar içerden. Osman, benim boylarımda, beyaz saçlı bir adamla indi yukardaki bürosundan. Adam beni gördü. 'Merhaba nasılsınız?' falan dedi. Adam gittikten sonra Osman'a kim bu adam diye sordum. 'Abi bu işte mafyanın ombudsmanı. Herkesin arasını bulur. Onunla konuşmadan hiçbir şey yapmazlar' dedi. O döneme dair bana garip gelen başka bir şey daha hatırlıyorum. Salacak'ta bir kahvehanede çekim yaparken Osman'ın belinde silah görmüştüm. Tedbir alıyordu Osman. Mafya çatışmalarını anlattığı dönemdi. Zaten ombudsmanın gelmesi de bundan dolayıydı. Arayı bulmak için…”
- “Şaşmaz kardeşlere çok kırgınım. Ne babaları ne de dedeleri gibi insan değiller. İyi, dürüst, düzgün adamlar değiller. İnşaat işine girdiklerinde de Pana Film'de çalışanların da çok paraları gitmiş. Mülk sahibi olmak için çok para kaptırmışlar bunlara. Şimdi mahkemelikler. Bana da yanlış şeyler yaptılar. Ben 12 sene rol aldım. Bölüm başı piyasaya göre çok düşük ücretlere çalıştım. Benim tiyatrodan öğrencilerim de orada oynuyordu. Onlara benden çok veriyorlardı. Raci ile ne zaman para konusunu konuşsam, 'Çok kötü durumdayız' diyordu. Eşime de aynı şekilde yaptılar. Zaten eşim Hayat Olcay, 'Elif'in annesini oynuyordu. 'Elif' öldükten sonra diziden çıkarmadılar ama sahne de yazmıyorlardı. Eşim de o sırada gelen teklifleri geri çevirmek zorunda kalıyordu. Bana sette mobbing uygulanıyordu. Beni ikinci sınıf insan gibi görüyorlardı herhalde. Ben hayatımı oyunculuğa adamış bir insanım. Devlet tiyatrosunda yıllarca çalıştım. Düşünün, Necati bana rol tarif ediyordu, böyle oyna diye. Oyunculuğa da bu diziyle başlamış bir insan Necati. Yani beni yıllarca onun direk gibi oynamasına katlanmışım. Egosu o kadar yüksek ki farkında değildi. Ben zaten katlanamıyordum bana yapılan saygısızlıklara. Diziden ayrılmak istiyordum. Necati beni çağırdı konuşmak için. Yanımızda rahmetli Osman Wöber de vardı. Bana dedi ki 'Çıkmak istiyordun, seni dört bölüm sonra çıkartacağız. Dört hafta boyunca da sana zam yapacağız.' Son dört bölümde günah çıkarır gibi zam yaptılar. Necati orada bana başka saygısızlık da yaptı. Bana dedi ki 'Şimdi sen çıkıyorsun diziden. Geliriniz olmayacak. Bari eşin devam etsin diziye' dedi. Ben de dedim ki: 'Necati bu bir sanatçıya yapılacak en kötü tekliftir. Eşim yılların oyuncusu. Bu teklif onu stepne yerine koymaktır.' Çok üzüldüm bana böyle bir teklifle gelmesine.”
- “Soruşturma açılmasını çok doğru buluyorum. Gerçekler neyse ortaya çıksın. Eğer yanlış şeyler yaptılarsa cezalarını çeksinler, yanlış yapmadılarsa da bu durumdan aklanır çıkarlar. Umarım, bundan sonraki yaşamlarında ak pak olurlar çünkü bunlar genç insanlar önlerinde yaşayacakları günler var. Allah yollarını açık etsin.”
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın