Rap'in Kaybettiği Dev: Big Pun'un Hüzünlü Hikayesi
Rap dünyasında kısa süren kariyerine rağmen unutulmaz bir iz bırakan Big Pun, güçlü kalemi, nefes kesen kafiye tekniği ve Latin rapinin önünü açan hikayesiyle hip-hop tarihinin en etkileyici isimlerinden biri oldu. Bu efsanenin hikayesine yakından bakalım!
I'm Not a Player
Still Not a Player
Big Pun, gerçek adıyla Christopher Rios, 10 Kasım 1971'de New York'un Bronx bölgesinde dünyaya geldi. Porto Riko kökenli bir ailenin çocuğu olan Pun, ekonomik sıkıntıların ve sokak kültürünün yoğun olduğu bir ortamda büyüdü. Çocukluğunda basketbol ve boksla ilgileniyor, hatta bir dönem oldukça atletik bir yapıya sahip bulunuyordu. Ancak ailesiyle yaşadığı sorunlar ve zor koşullar nedeniyle genç yaşta evden ayrıldı, bir süre evsiz kaldı ve okulunu yarıda bıraktı.
Twinz Deep Cover 98
Bu zorlu dönem, onun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından birine de dönüştü. Pun, kendisini ifade etmenin yolunu rap müzikte buldu. 1980'lerin sonunda söz yazmaya ve rap yapmaya başlayan sanatçı, kısa sürede çevresindeki diğer rapçilerden ayrılmaya başladı. Bunun en büyük nedeni ise kelimelere olan takıntısıydı. Sözlüğe, ansiklopediye ve gazetelere bakarak kelime dağarcığını geliştiren Pun, çok heceli kafiyeler ve kelime oyunları konusunda kendisini sürekli geliştirdi.
You Aint a Killer
Pun, kariyerinin ilk dönemlerinde Full-A-Clips isimli underground rap grubunu kurdu. Cuban Link, Triple Seis ve Prospect gibi isimlerle birlikte çalışan sanatçı, henüz büyük bir plak şirketinin desteğini almadan önce Bronx çevresinde adını duyurmaya başladı. O dönemde kendisine Big Moon Dog veya Big Punisher gibi isimlerle hitap ediliyordu. Sonunda Big Punisher isminin kısaltılmış hali olan Big Pun üzerinde karar kıldı. Bu isim onun karakterine de oldukça uygundu. Pun, rap yaparken kelimeleri adeta birbirine kilitliyor, birbiri ardına gelen kafiyelerle dinleyicinin dikkatini sürekli canlı tutuyordu. Hızlı rap yapmasına rağmen sözleri anlaşılır kalıyor, özellikle çok heceli kafiyeleriyle dönemin birçok rapçisinden ayrılıyordu.
Beware
Big Pun'un hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri Fat Joe ile tanışması oldu. 1990'ların ortalarında iki Bronx rapçisi bir araya geldiğinde Fat Joe, Pun'un yeteneğini hemen fark etti. Aralarında kısa sürede güçlü bir dostluk oluştu ve Fat Joe, genç rapçinin profesyonel kariyere geçişinde önemli bir rol üstlendi. Pun, Fat Joe'nun 1995 tarihli Jealous One's Envy albümünde yer alan Watch Out parçasıyla daha geniş bir hip-hop kitlesinin dikkatini çekti. Artık yalnızca Bronx'un underground çevresinde tanınan bir isim değildi. Büyük plak şirketlerinin ve dönemin önemli rapçilerinin de radarına girmişti. Pun'un birkaç yıl içinde yaşayacağı büyük yükselişin temelleri tam olarak bu dönemde atıldı.
It's So Hard
Big Pun'un kariyerindeki en büyük hit ise Still Not a Player oldu. I'm Not a Player parçasının yeniden düzenlenmiş hali olan şarkıda R&B sanatçısı Joe da yer aldı. Pun'un sert rap tarzı ile Joe'nun melodik vokalleri birleşince ortaya dönemin en akılda kalıcı hip-hop hitlerinden biri çıktı. Still Not a Player, Big Pun'un yalnızca rap dinleyicilerine değil, ana akım müzik dinleyicilerine de ulaşmasını sağladı. Şarkı Billboard Hot 100'de 24 numaraya kadar yükseldi. Pun artık New York'un underground sahnesinden çıkmış, ülke çapında tanınan bir yıldızdı. Ancak başarı beraberinde başka bir mücadeleyi de getirdi. Pun'un kilosu yıllar içinde ciddi biçimde artmıştı ve bu durum sağlığını giderek daha fazla tehdit etmeye başladı. Kariyerinin en parlak döneminde fiziksel sorunları da büyüyordu.
You Came Up
Big Pun'un hayatındaki en trajik konu, kariyerindeki yükselişle sağlık sorunlarının aynı anda büyümesiydi. Gençliğinde oldukça hareketli ve atletik olan sanatçının kilosu yıllar içinde ciddi şekilde arttı. Aşırı kilo, zamanla sağlığı üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başladı. Üstelik Pun'un hayatında çocukluğundan beri taşıdığı başka yükler de vardı. Aile sorunları, ekonomik sıkıntılar ve sokak hayatının getirdiği zorluklar onun üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuştu. Şöhret bu sorunları ortadan kaldırmadı. Tam tersine, büyük bir rap yıldızı olduktan sonra ailesinin sorumluluğu, müzik sektörünün baskısı ve yoğun çalışma temposu da hayatına eklendi.
The Dream Shatterer
Big Pun, ikinci albümü üzerinde çalıştığı sırada hayatını kaybetti. 7 Şubat 2000'de White Plains, New York'ta geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Henüz 28 yaşındaydı. Ölümü hip-hop dünyasında büyük bir şok yarattı. Çünkü Pun, kariyerinin henüz başlangıcındaydı ve müzikal olarak hala yapabileceği çok şey vardı. 1998'de Capital Punishment ile büyük bir çıkış yapmış, ardından hit şarkılar üretmiş ve rap dünyasında kendisine kalıcı bir yer edinmişti. Fakat tüm bunları yaptıktan yalnızca iki yıl sonra hayatını kaybetti. İkinci albümü Yeah Baby, ölümünden yaklaşık iki ay sonra yayımlandı. Albüm Billboard 200 listesinde 3 numaraya kadar yükseldi. Böylece Pun'un ölümünden sonra bile müziğinin ne kadar güçlü olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Tres Leches Triboro Trilogy
Big Pun'un hikayesinin en hüzünlü tarafı ise ne kadar erken sona erdiği. 28 yaşında hayatını kaybettiğinde rap dünyası onun potansiyelinin yalnızca küçük bir bölümünü görebilmişti. Geride bıraktığı müzikler ise yıllar geçmesine rağmen hala dinleniyor, rapçiler tarafından örnek alınıyor ve yeni nesil dinleyiciler tarafından keşfediliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın