article/comments
article/share
Haberler
Psikolojiye Göre Yataktan Bir Türlü Çıkamayan İnsanların Ortak Özellikleri

Psikolojiye Göre Yataktan Bir Türlü Çıkamayan İnsanların Ortak Özellikleri

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Alarm çalıyor, gözler açılıyor ama beden bir türlü yataktan kopmuyor. Bu durumu yaşayanlar çoğu zaman kendini tembellikle suçlasa da uzmanlar meselenin o kadar basit olmadığını söylüyor. Uyku kalitesi, gün içindeki stres, kaygı ve ruh hali sabahları yataktan çıkmayı zorlaştıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.

Kaynak: Cleveland Clinic

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Alarmı kapatıp yorganı yeniden başına çekenlerden misiniz?

Alarmı kapatıp yorganı yeniden başına çekenlerden misiniz?

Kimi sabahlar alarmı birkaç kez ertelemeden güne başlamak neredeyse imkansız gibi gelir. Gözler açılır ama zihin hala yarı uykudadır ve yataktan kalkmak için insan kendisiyle pazarlığa girer. Üstelik bu his, yeterince uyunan gecelerin sabahında bile ortaya çıkabiliyor.

Psikoloji açısından bakıldığında yataktan bir türlü kalkamamak, bir karakter kusurundan çok uyku düzeni, stres seviyesi ve ruh haliyle ilgili olabiliyor. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanan kişilerde sık görülen ortak noktalar şöyle:

Daha yataktan kalkmadan günün yüküyle bunalabiliyorlar

Daha yataktan kalkmadan günün yüküyle bunalabiliyorlar

Bazıları için sabah uyanmak, yalnızca yeni bir güne göz açmak anlamına gelmiyor. Yetişmesi gereken işler, cevap bekleyen mesajlar ve gün içinde halledilecek ne varsa, daha baş yastıktan kalkmadan zihne üşüşebiliyor. Böyle olunca stres, kişi ayağını yere basmadan başlamış oluyor.

Cleveland Clinic'in sabah kaygısına dair değerlendirmesine göre, günün yükünü düşünmek ve sorumlulukları gözde büyütmek güne başlamayı zorlaştırabiliyor. Kaygı arttıkça bazı kişiler yataktan çıkmayı erteliyor, hatta o günün sorumluluklarından kaçmaya çalışabiliyor.

Gözleri açık olsa da zihinleri hala uykuda kalabiliyor

Gözleri açık olsa da zihinleri hala uykuda kalabiliyor

Alarmı kapatıp yeniden uykuya dalmak ya da gözler açık olduğu halde bir türlü kendine gelememek, pek çok kişinin tanıdığı bir sabah hali. Uyku biliminde bu geçiş evresine “uyku ataleti” deniyor. Bu süreçte dikkati toplamak, net düşünmek ve harekete geçmek geçici olarak zorlaşıyor.

Cleveland Clinic'in aktardığına göre uyku ataleti genellikle 15 ila 60 dakika sürüyor. Yetersiz uyku ya da derin uykunun ortasında aniden uyanmak bu mahmurluğu daha da belirgin hale getirebiliyor. Yani sabah yataktan kalkamayan herkesin derdi motivasyon eksikliği olmayabilir.

Stresli düşüncelerden kaçmak için yatağa sığınabiliyorlar

Stresli düşüncelerden kaçmak için yatağa sığınabiliyorlar

Yatak, dinlenilen bir yer olmanın yanında günün yükünden kısa bir süreliğine de olsa uzak kalınan bir sığınağa dönüşebiliyor. Yoğun stres altındaki ya da kafasındaki düşüncelerle baş etmekte zorlanan kişiler, yorganın altında kalmayı güne başlamaktan daha kolay bulabiliyor.

Psychology Today'de yer alan bir değerlendirmede, depresif belirtiler yaşayan bazı kişilerin geçmişi tekrar tekrar düşünmesi ve gelecekle ilgili endişelere kapılması nedeniyle yataktan çıkmakta zorlandığı anlatılıyor. Dolayısıyla yatakta kalmak her zaman bedensel yorgunlukla açıklanmıyor, kişinin taşıdığı duygusal yükle de ilgili olabiliyor. Elbette bu davranışın herkeste aynı nedenden kaynaklandığını söylemek mümkün değil.

Enerjileri gün boyunca düşük seyredebiliyor

Enerjileri gün boyunca düşük seyredebiliyor

Sabah yataktan kalkamamak bazen günün geri kalanına yayılan bir halsizlikle birlikte geliyor. Giyinmek, kahvaltı hazırlamak ya da basit ev işlerini halletmek bile normalden fazla çaba istiyorsa, durum sıradan bir sabah mahmurluğunu aşıyor olabilir.

Cleveland Clinic, depresyonla ilişkili psikomotor yavaşlamanın hem hareketleri hem de düşünme hızını düşürebildiğini belirtiyor. Bu durumda yataktan kalkmak, konuşmak, odaklanmak ve günlük işleri tamamlamak zorlaşabiliyor. Yine de yalnızca yataktan çıkmakta zorlanmak, depresyon tanısı koymak için tek başına yeterli değil.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keyif aldıkları şeylere ilgileri azalabiliyor

Keyif aldıkları şeylere ilgileri azalabiliyor

Yataktan çıkamama haline sürekli bir isteksizlik, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve eskiden keyif veren uğraşlara karşı ilgisizlik de eşlik ediyorsa, ruh haline biraz daha yakından bakmak gerekebiliyor.

Sleep Foundation'a göre yatakta normalden fazla vakit geçirmek; depresyon, aşırı uyku hali ve bazı fiziksel sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabiliyor. Bu yüzden yalnızca kaç saat uyunduğuna değil, uyandıktan sonra nasıl hissedildiğine ve günlük hayatın ne kadar aksadığına da bakmak gerekiyor.

Kendilerini tembellikle suçlayabiliyorlar

Kendilerini tembellikle suçlayabiliyorlar

Çevresindekilerin güne çok daha kolay başladığını gören biri, kendi zorlanmasını irade eksikliğine bağlayabiliyor. Üstüne bir de “Yine mi uyuyorsun?” gibi bitmek bilmeyen eleştiriler eklenince kişi kendini suçlamaya başlayabiliyor.

Oysa yataktan çıkmakta zorlanmak tek başına tembellik göstergesi değil. Uyku yetersizliği, düzensiz uyku saatleri, kaygı ve bazı ruhsal ya da fiziksel sağlık sorunları benzer bir tabloya yol açabiliyor. Bu davranışı yalnızca bir karakter özelliği gibi görmek, altta yatan asıl nedenin gözden kaçmasına neden olabiliyor.

Bu zorlanma iş ve sosyal hayatı aksatıyorsa bir uzmana danışmak gerekebilir

Bu zorlanma iş ve sosyal hayatı aksatıyorsa bir uzmana danışmak gerekebilir

Arada bir yataktan kalkmak istememek son derece olağan. Ancak bu zorlanma sık sık yaşanıyor, yeterince uyunmasına rağmen sürüyor ya da iş, okul ve sosyal hayatı aksatıyorsa bir sağlık uzmanına danışmak faydalı olabilir. Uzun süren halsizlik, belirgin keyif kaybı ve sürekli çökkünlük gibi belirtiler de tabloya eşlik ediyorsa profesyonel destek daha da önem kazanıyor.

Yataktan çıkmakta aşırı zorlanmayı tanımlamak için İngilizcede “dysania” terimi de kullanılıyor. Ancak bu, tek başına kabul görmüş bağımsız bir tıbbi tanı değil. Belirleyici olan, bu durumun ne sıklıkla yaşandığı ve günlük hayatı ne ölçüde etkilediği.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın