Psikolojiye Göre Neden Yanlış İnsanlara Aşık Oluruz?
İlişkilerde hep aynı sorunlarla karşılaşmak birçok kişinin ortak deneyimi. Partner değişse bile yaşanan hayal kırıklıkları benzer oluyor. Duygusal olarak uzak kişiler, bağlanmaktan kaçınan partnerler ya da sürekli eleştiren insanlar tekrar tekrar hayatınıza giriyor. Her yeni ilişkide farklı olacağı düşünülüyor ama sonuç çoğu zaman değişmiyor. Psikologlara göre bu durum tesadüf değil, bilinçaltının yönlendirdiği ilişki kalıplarıyla bağlantılı.
Bilinçaltı, tanıdık olanı güvenli olarak kodluyor

Psikoloji literatüründe “tekrarlama zorlantısı” olarak bilinen kavram, insanların geçmişte yaşadığı duygusal deneyimleri yeniden yaratma eğilimini açıklıyor. Sigmund Freud’un ortaya koyduğu teoriye göre bilinçaltı, çözümlenmemiş duygusal deneyimleri tekrar ederek sonucu değiştirmeye çalışıyor. Bu nedenle çocuklukta yaşanan duygusal eksiklikler yetişkinlik ilişkilerinde tekrar karşımıza çıkabiliyor.
Beyin tanıdık olanı güvenli olarak algılıyor. Duygusal olarak mesafeli ebeveynlerle büyüyen kişiler, yetişkinlikte benzer özelliklere sahip partnerlere çekilebiliyor. Araştırmalar, insanların büyük kısmının bakım veren kişilere benzeyen partnerler seçtiğini gösteriyor. Acı verici deneyimler bile tanıdık olduğu için bilinçaltı açısından daha güvenli hissedilebiliyor.
Çocukluk deneyimleri partner seçiminde belirleyici rol oynuyor

Gestalt terapide “tamamlanmamış işler” olarak adlandırılan kavram, çocuklukta karşılanmayan duygusal ihtiyaçların yetişkinlikte partnerler aracılığıyla giderilmeye çalışıldığını savunuyor. Örneğin çocuklukta yeterli ilgi görmeyen kişiler, yetişkinlikte aşırı ilgi arayabilir. Sürekli eleştirilen kişiler ise onay veren ama aynı zamanda eleştiren partnerlere çekilebilir.
Imago terapi yaklaşımı da benzer şekilde partner seçiminin bilinçaltında şekillendiğini öne sürüyor. Psikolog Harville Hendrix’e göre insanlar çocukluk döneminde oluşan ilişki modeline benzeyen kişilere çekiliyor. İlk etapta yoğun çekim yaşanıyor, ardından çatışmalar başlıyor. Bu süreç çoğu zaman aynı döngünün tekrar etmesine neden oluyor.
“Bu sefer farklı olacak” düşüncesi döngüyü sürdürüyor

Yeni ilişkilere başlarken farklı sonuç beklentisi oldukça yaygın. Ancak psikologlara göre aşık olunduğunda beyinde gerçekleşen kimyasal değişimler mantıklı değerlendirme yapmayı zorlaştırıyor. Dopamin ve mutluluk hormonları geçmiş deneyimlerin göz ardı edilmesine neden olabiliyor.
Uzmanlara göre döngüyü kırmanın ilk adımı farkındalık. Geçmiş ilişkilerdeki ortak özellikleri görmek, benzer kalıpları anlamaya yardımcı oluyor. Sağlıklı ilişkilere yönelmek, tanıdık olmayan özelliklere şans vermek ve erken uyarı işaretlerini ciddiye almak bu sürecin önemli adımları arasında yer alıyor. Çünkü ilişki kalıpları fark edildiğinde, aynı döngünün tekrar etme ihtimali de azalıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın