Psikolojiye Göre Daha Mutlu Olmanın 5 Yolu
Mutluluğun peşinden koşmak her zaman daha mutlu hissettirmiyor. Aksine, sürekli iyi hissetmeye çalışmak kişinin üzerindeki baskıyı artırabiliyor. Psikologlara göre mutluluğu zorlamak yerine duyguları kabul etmek ve hayatın kusurlu anlarına da alan açmak, daha iyi hissetmenin yollarından biri.
Gelin, detaylara birlikte bakalım...
Mutlu olmak, herkesin hayatında ulaşmak istediği hedeflerden biri.
Ancak mutluluğu sürekli olarak yakalanması gereken bir hedef haline getirmek, beklenenin tam tersine kişinin kendisini daha kötü hissetmesine neden olabiliyor.
Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'den Iris Mauss ve Toronto Üniversitesi'nden Brett Ford tarafından hazırlanan yeni bir çalışma, mutluluk arayışındaki bu paradoksa dikkat çekiyor. Araştırmacılara göre sorun mutlu olmak istemekte değil, kişinin yaşadığı her anı mutluluk üretmesi gereken bir deneyim olarak görmesinde yatıyor.
Psikologlar, mutluluğu zorlamak yerine kişinin duygularıyla daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yardımcı olabilecek beş noktaya dikkat çekiyor.
İşte Daha Mutlu Olmanızı Sağlayacak 5 Yol
1. Mutlu Olmayı İstemekte Bir Sakınca Görmeyin
Mutlu olmak istemek son derece doğal. Ancak mutluluğu sürekli olarak başarılı olunması gereken bir görev gibi görmek, üzerimizde gereksiz bir baskı oluşturabiliyor.
Kötü geçirilen bir gün, mutsuzluk konusunda başarısız olunduğu anlamına gelmiyor. Aynı şekilde öfkeli, yalnız, sıkılmış veya hayal kırıklığına uğramış hissetmek de başlı başına bir sorun değil.
Önemli olan, olumsuz duyguların ortaya çıkmasını kişinin kendisine yönelik bir başarısızlık olarak değerlendirmemesi.
2. Duygularınızı Değiştirmeye Çalışırken Gerçeği Çarpıtmayın
İnsanların yaşadığı olaylara verdikleri duygusal tepkiler tamamen kontrol dışı değil. Ancak bu, kötü bir deneyimi zorla olumlu göstermeye çalışmak gerektiği anlamına da gelmiyor.
Psikolojide bilişsel yeniden değerlendirme olarak bilinen yöntem, yaşanan bir olayın ilk yorumdan farklı bir açıyla ele alınmasını sağlıyor.
Örneğin bir ortamda söylenen rahatsız edici bir söz gerçekten kırıcı olabilir. Fakat kişinin yorgun veya stresli olması, sözleri olduğundan daha sert algılamasına da yol açabilir. Buradaki amaç, yaşanan olayı inkâr etmek değil, tepki vermeden önce farklı ihtimalleri değerlendirebilmek.
3. Zaman Zaman Kendinizi Kontrol Edin
Bir deneyimin içinde kaybolmak yerine, ara sıra kişinin kendisine nasıl hissettiğini sorması da önemli.
O an gerçekten eğleniliyor mu? Bir şey can mı sıkıyor? Yoksa gecenin yalnızca bir bölümünde yaşanan kötü bir olay, bütün deneyimin önüne mi geçti?
Bu kısa farkındalık anları, tek bir olumsuz duygunun yaşanan bütün günü veya geceyi tanımlamasının önüne geçebilir.
4. Kusursuz Olmayan Anların Tadını Çıkarmayı Öğrenin
Her şeyin yolunda gitmediği bir günün tamamını kötü olarak değerlendirmek gerekmiyor.
Örneğin güzel geçen bir akşamda yaşanan bir tartışma, gecenin tamamını değersiz hale getirmeyebilir. Benzer şekilde birkaç saat süren kötü bir ruh hali de günün geri kalanındaki olumlu deneyimleri ortadan kaldırmaz.
Araştırmalar, farkındalık temelli yaklaşımların olumsuz duyguların azalmasıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle kişinin kötü hissettiği anı hemen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, o duygunun bir süre var olmasına izin vermesi de daha sağlıklı olabilir.
Kısacası iyi bir günün içinde kötü bir saat bulunabilir. Mutlu olmak için her dakikanın kusursuz geçmesi gerekmiyor.
5. İçinde Bulunduğunuz Durumu Doğru Değerlendirin
Mutluluğun son aşaması ise içinde bulunulan koşulları göz önünde bulundurmak.
Çünkü bazı durumların iyi hissettirmesi beklenmiyor. Yas, öfke veya ciddi bir hayal kırıklığı sırasında kendini zorlayarak mutlu olmaya çalışmak, yaşanan duygudan kaçmanın başka bir yoluna dönüşebilir.
Araştırmacılar mutluluğu yalnızca anlık haz üzerinden değerlendirmiyor. Memnuniyet, anlam ve amaç duygusu da mutluluğun bir parçası olarak ele alınıyor. Bu nedenle zor bir dönemden geçerken yaşananların anlamlı olduğunu hissetmek de mutlulukla bağlantılı olabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın