Psikologlara Göre Mutlu ve Güvenli İlişki Yaşayan Çiftlerin 5 Günlük Alışkanlığı
Birçok insan 'duygusal açıdan güvenli' bir ilişkinin hiç tartışmamak, asla kıskanmamak veya partnerinin sevgisinden bir an bile şüphe duymamak anlamına geldiğini varsayar. Ancak uzmanlar bunun büyük bir yanılgı olduğunu söylüyor. Gerçekten sağlıklı ve güvenli ilişkiler yaşayan çiftler, hayatın getirdiği rahatsızlıklarla birbirlerine olan güveni kaybetmeden başa çıkabiliyor.
Yıllardır çiftleri inceleyen bir psikolog, duygusal olarak güvende olan eşlerin, işler gergin veya belirsiz hissettirse bile hem bireysel olarak hem de birlikte ilişkideki güvenliği pekiştirecek şekilde davrandıklarını gözlemledi.
İşte ünlü psikoloğa göre, duygusal olarak güçlü bağlara sahip çiftlerin her gün yaptığı ve çoğumuzun ihmal ettiği 5 hayati davranış...
1. Çatışmaları Asla Halının Altına Süpürmezler
Güvenli ilişkiye sahip çiftler de tartışır, hatta bazen oldukça tutkulu ve sert şekilde. Yapılan araştırmalar, bu çiftlerin tartışma konusunda aslında oldukça 'yetenekli' olduğunu gösteriyor. Ancak onlar, sorunları görmezden gelmek veya sonsuza dek küsüp uzaklaşmak yerine, rahatsızlıkla doğrudan yüzleşirler.
İncinmiş duyguları kabul eder, hatalarını itiraf eder ve anlaşmazlığın yarattığı o gergin duruma tahammül ederler. En önemlisi, her çatışmanın ardından davranışlarını düzeltirler; çünkü bir kavganın gerçekten bitmesi için iki tarafın da dinlendiğini ve saygı gördüğünü hissetmesi gerekir.
2. Birbirlerine Suçluluk Duymadan Özgürlük Tanırlar
Sürekli yan yana olmak, gerçek samimiyetin bir ölçüsü değildir. Güvenli çiftler, ayrı ayrı dışarı çıkmanın tadını çıkarır, ilişki dışındaki arkadaşlıklarını sürdürür ve suçluluk duymadan kişisel hedeflerinin peşinden giderler.
Yakınlık ve özerkliğin (bireysel özgürlüğün) bir arada var olmasının güveni artırdığını bilirler. Bireyselliğin ilişkiye çekicilik ve enerji kattığını, birlikte geçirilen zamanı daha zengin ve daha ödüllendirici hale getirdiğini anlarlar.
3. Zihin Okumazlar, "İma" Peşinde Koşmazlar
Güvensiz ilişkilerde partnerler genellikle diğerinin ne düşündüğünü bildiklerini varsayarlar: 'Uzak duruyorsun çünkü beni umursamıyorsun' veya 'Tavsiyemi dinlemediğim için bana kızgınsın.' Bu durum yanlış anlaşılmaları çığ gibi büyütür.
Güvenli çiftler ise bu dürtüye direnir. Partnerinin davranışında bir gariplik gördüklerinde varsayımda bulunmak yerine doğrudan sorarlar ve ardından cevaplara güvenerek dinlerler. Partnerinizin size bilmeniz gerekenleri açıkça söyleyeceğine güvendiğinizde, imaları çözmek için dedektiflik yapmanıza gerek kalmaz.
4. Can Sıkıntısına ve Monotonluğa Yer Açarlar
Sağlıklı bir ilişkinin her anının macera ve elektrik yüklü olması gerekmez. İş günleri, ev sorumlulukları ve rutinler hayatı tekrarlayıcı hale getirebilir. Güvensiz çiftlerde bu monotonluk 'Kıvılcım bitti mi?' paniğine ve şüpheye yol açarken; güvenli çiftler sakin kalır.
Onlar istikrarı bir durgunluk değil, güvenlik işareti olarak görürler. Aşkın sürekli bir coşku hali gibi hissettirmesi gerekmediğini bilir, monotonluğa korkmadan alan açarlar.
5. Sürekli "Beni Sevior musun?" Diye Bunaltmazlar
Kendine en çok güvenen insanların bile şüphe anları olabilir. Ancak duygusal olarak güvende olan insanlar, partnerlerini sürekli güvence alma sorularıyla bunaltmazlar veya anında ilgi göremediklerinde protesto ederek geri çekilmezler. Onlar, kelimelerden ziyade eylemlerden elde ettikleri kanıtlara güvenirler.
Çaba Her Zaman Eşit Olmayabilir
Araştırmalar, ilişkide gösterilen çabanın sandığımızdan çok daha önemli olduğunu gösteriyor. Güvenli çiftler davranışlardaki tutarlı kalıplara odaklanır. Bazı günlerde hayatın stresine bağlı olarak çaba oranı 50/50 değil, 60/40 veya 70/30 olabilir. Değişmeyen tek şey, her iki tarafın da ellerinden gelenin en iyisini yapmaya olan bağlılığıdır. Sevginin davranışlarda görülebileceğine inanırlar, yeter ki bunu görmeyi seçmeye devam etsinler.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın