Pasaportlarını Alüminyum Folyoya Sarıyorlar: Peki Uzmanlar Ne Diyor?
TikTok ve Reddit'te dolaşan bir seyahat alışkanlığı var: Pasaportu alüminyum folyoya sarıp öyle yola çıkmak. Gerekçe şu: Pasaportun içindeki çip temassız çalışıyor, birileri yanınızdan geçerken verilerinizi çekebilir.
Pasaportlardaki çiplerde önemli bilgileriniz var: Dijital fotoğraf, ad, doğum yeri, cinsiyet, boy, göz rengi ve pasaport alınırken kaydedilen iki parmak izi.
İşin teknik tarafına bakınca folyoya gerek olmadığı ortaya çıkıyor. Üstelik asıl sebep uzmanların sıkça söylediği 'menzil zaten çok kısa' açıklaması bile değil!
Kaynak: Euronews
Çip, Basılı Sayfayı Okumayan Hiçbir Cihazla Konuşmuyor
Elektronik pasaportlar Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün (ICAO) Doc 9303 standardına göre üretiliyor. Bu standardın en kritik parçası menzil değil, erişim denetimi.
Çip, kendisine yaklaşan herhangi bir okuyucuya veri vermiyor. Önce okuyucunun, pasaportun kimlik sayfasının altındaki o iki satırlık makine tarafından okunabilen alanı (MRZ) optik olarak taraması gerekiyor. Okuyucu bu satırlardan bir anahtar üretiyor ve ancak o anahtarı gösterebilirse çip konuşmaya başlıyor. Bu mekanizmanın adı BAC, yeni nesil versiyonu ise PACE.
Pratikte anlamı şu: Havalimanında yanınızdan geçen biri, cebinizdeki pasaportun çipini okuyamaz. Çünkü elinde basılı sayfanın kendisi yok. O sayfayı eline geçirebildiği bir senaryoda ise zaten çipi okumasına gerek kalmaz — bilgilerin tamamı orada yazıyor.
Menzil meselesi de bunun üstüne geliyor: Çip 13,56 MHz'de çalışıyor ve okuma mesafesi yaklaşık 10 santimetre. Yani temassız ödemedeki gibi, okuyucunun neredeyse belgeye değecek kadar yakın olması gerekiyor.
Türkiye de bu sistemin içinde. Türk pasaportlarında çip dönemi 1 Haziran 2010'da başladı, ikinci nesil e-pasaportlara ise 2 Nisan 2018'de geçildi. Tüm e-pasaportlar ICAO standartlarına göre üretiliyor; yani cüzdanınızdaki pasaport da aynı erişim denetimiyle korunuyor.
Peki Folyo Pasaporta Zarar Veriyor mu?
Alüminyum folyo radyo dalgalarına karşı gerçekten geçici bir bariyer oluşturuyor; bu kadarı doğru. Ama uzmanlara göre zaten gerçekleşmesi son derece zor bir riske karşı alınmış bir önlem olduğu için pratik faydası yok.
Somut bir zararı da var: Sınır kapısında pasaportu her seferinde folyodan çıkarıp tekrar sarmak işlemi yavaşlatıyor, arkadaki kuyruğu uzatıyor. Euronews'in haberinde bu, trendin en görünür yan etkisi olarak öne çıkıyor. Yani kendinizi güvende hissettiren bir davranış karşılığında herkesin biraz daha beklemesine sebep oluyorsunuz.
Verilerin nerede tutulduğu da ayrı bir merak konusu. Almanya örneğinde pasaport çipindeki bilgilerin toplandığı merkezi bir veri tabanı yok; yetkililerin kayıtlarında elektronik pasaport öncesiyle aynı bilgiler bulunuyor. Parmak izleri yalnızca belgenin kendisinde saklanıyor ve pasaport sahibine teslim edildiğinde üretim sürecinde kullanılan parmak izi verileri Alman Pasaport Yasası'nın 16. maddesi uyarınca geri döndürülemez şekilde siliniyor.
Peki gerçekten yapılması gereken ne?
Pasaport güvenliğinde asıl risk çip değil, belgenin kendisi. Kaybetmek, çaldırmak ya da havalimanı güvenlik tepsisinde unutmak, folyonun çözebileceği hiçbir soruna benzemeyecek kadar gerçek riskler. Pasaportu göz önünde bırakmamak, otel kasasını kullanmak ve kimlik sayfasının bir kopyasını ayrı bir yerde tutmak, folyodan çok daha işe yarar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın