Önce Kedi, Şimdi Penguen: 100 Yıldır İlk Kez Yeni Bir Penguen Türü Keşfedildi!
Beyaz kaş izi benzeri lekeleri ve turuncu gagalarıyla tanınan papua penguenleri, bilim dünyasında uzun yıllar tek bir tür olarak kabul edildi. Ancak yeni bir genetik araştırma, bu tablonun aslında çok farklı olduğunu gösterdi.
Communications Biology dergisinde nisan 2026'da yayımlanan çalışmaya göre Pygoscelis papua adıyla bilinen penguenler, genetik olarak birbirinden ayrılan dört farklı türden oluşuyor. Bunlardan biri ise daha önce hiç tanımlanmamış tamamen yeni bir tür.
Bu, 100 yılı aşkın sürede tanımlanan ilk yeni penguen türü olarak kayıtlara geçti.
Önce Kedi, Şimdi Penguen!
Geçtiğimiz günlerde yeni bir kedi türü keşfedilmesinin ardından şimdi de yeni bir penguen türü keşfedildiği açıklandı. Yeni tanımlanan türe Pygoscelis kerguelensis adı verildi. Bu penguenler, Güney Hint Okyanusu'nda, en yakın karaya yaklaşık 450 kilometre uzaklıktaki Kerguelen Adaları'nda yaşıyor.
Dünyanın en izole yerlerinden birinde yaşayan bu popülasyon, yüz binlerce yıl boyunca diğer papua penguenlerinden ayrı bir evrim geçirmiş. Aradaki fark ise ancak tüm genom incelendiğinde net biçimde ortaya çıktı.
Dört tür, dört farklı yaşam alanı
Araştırmaya göre papua penguenleri artık dört ayrı tür olarak sınıflandırılıyor:
Pygoscelis kerguelensis: Kerguelen Adaları'nda yaşayan yeni tür.
Pygoscelis taeniata (Doğu soyu): Crozet, Marion ve Macquarie adalarında yaşıyor.
Pygoscelis papua (Kuzey soyu): Falkland (Malvinas) ve Martillo adalarında yaşıyor.
Pygoscelis ellsworthi (Güney soyu): Antarktika Yarımadası, Antarktika kıyıları ve Güney Georgia Adası'nda yaşıyor.
Araştırmacılar, bu türlerin yaklaşık 300 bin ila 500 bin yıl önce birbirinden ayrıldığını tahmin ediyor. Antarktika Kutup Cephesi olarak bilinen okyanus sınırının, popülasyonlar arasındaki geçişi engelleyen doğal bir bariyer görevi gördüğü düşünülüyor.
64 penguenin genomu incelendi
Çalışma, Kaliforniya Üniversitesi Berkeley ile Şili'deki araştırma kurumlarının ortak çalışmasıyla yürütüldü. Araştırmanın baş yazarı Şili Üniversitesi'nden Daly Noll, kıdemli yazarı ise Andres Bello Ulusal Üniversitesi'nden Juliana Vianna. Ekipte UC Berkeley Omurgalı Zoolojisi Müzesi'nden Prof. Rauri Bowie de yer alıyor.
Bilim insanları, 10 farklı üreme kolonisinden 64 pengueni tüm genom dizilemesiyle inceledi. Analizler, her türün kendi yaşam alanına uyum sağlamış farklı genlere sahip olduğunu gösterdi. Antarktika'daki Güney soyunda ısı üretimi ve yağ depolamayla ilgili genler öne çıkarken, Doğu soyunda enerji tasarruflu metabolizma ve dalışla ilgili genler, Kuzey soyunda ise uzun süreli beslenmeye yönelik uyumlar dikkat çekti.
İklim değişikliği üç türü tehdit ediyor
Keşif heyecan verici olsa da araştırmanın endişe verici bir tarafı da var. Projeksiyonlara göre orta düzeyde bir iklim değişikliği senaryosunda bile adalarda yaşayan üç türün yaşam alanları 2050'ye kadar yaşanamaz hale gelebilir. Üstelik bu penguenlerin göç edebileceği yakın adalar oldukça sınırlı.
Antarktika'da yaşayan Güney türünün ise bu değişimden daha az etkileneceği, hatta fayda sağlayabileceği öngörülüyor. Kıdemli yazar Juliana Vianna, alt-Antarktik adalarda yaşayan türleri korumak için farklı ülkelerdeki koruma kurumlarının gerekli adımları atması gerektiğini vurguluyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın