article/comments
article/share
Haberler
O Gün Sahneye Çıktılar ve Müzik Tarihi Değişti

etiket O Gün Sahneye Çıktılar ve Müzik Tarihi Değişti

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Bazı konserler vardır, biletini alır, gider, eğlenir ve evine dönersin. Ama bazı anlar var ki, o gün orada olan insanlar sadece bir müzik grubunu izlemedi; bildiğin bir devrime, koskoca bir çağın başlangıcına şahitlik etti. Sahneye adım attıkları andan itibaren müzik dünyasındaki hiçbir şeyin eskisi gibi kalmadığı, izlerken bile insanın tüylerini diken diken eden o efsanevi sahne performanslarına yakından bakıyoruz.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Queen – Live Aid (1985)

Aslında festival o ana kadar gayet normal, hatta biraz da sıkıcı ilerliyordu. Sahneye onlarca dev isim çıkmıştı ama seyirci tam anlamıyla coşamamıştı. Ta ki Freddie Mercury beyaz atletiyle sahneye fırlayana kadar. Queen’in önünde sadece 21 dakika vardı ve Freddie o sürede Wembley Stadyumu'ndaki 72 bin kişiyi resmen hipnotize etti. 

Sonradan rock tarihinin en iyi canlı performansı seçilen bu 21 dakika, Queen'i sadece bir müzik grubu olmaktan çıkarıp ölümsüz bir efsaneye dönüştürdü.

Jimi Hendrix – Woodstock (1969)

1969 yılının o meşhur Woodstock festivalini az çok duymuşsundur; çamur, yağmur, barış çığlıkları ve yüz binlerce insan... Festivalin kapanışını yapan Jimi Hendrix, eline elektro gitarını alıp sahneye çıktığında kimse neyle karşılaşacağını bilmiyordu. Hendrix, durup dururken ABD ulusal marşını çalmaya başladı. Ama öyle düz bir çalma değil; gitardan çıkardığı o acayip efektlerle resmen Vietnam Savaşı’ndaki bomba, füzeler ve helikopter seslerini taklit etti.

Nirvana – MTV Unplugged (1993)

Dönemin gençliğini kasıp kavuran, ortalığı yıkıp geçen, gitar kıran o hırçın Nirvana’yı herkes deli gibi bağırırken görmeye alışıktı. MTV onlara akustik bir konser teklif ettiğinde kimse ne çıkacağını kestiremiyordu. Kurt Cobain sahneyi mumlarla ve zambaklarla sületti; içerisi resmen bir cenaze evi gibi kokuyordu. Grubu hiç görmediğimiz kadar sakin, hırkalarıyla sandalyede otururken izledik. Kurt Cobain o gün çığlık atmadı ama şarkıları öyle bir içten, öyle acı çekerek söyledi ki ekran başındaki herkesin içi parçalandı. Bu sakin ama bir o kadar da ağır performans, grunge müziğin zirvesi ve maalesef Kurt'ün dünyaya vedasından önceki en büyük mirası oldu.

The Beatles – Shea Stadyumu (1965)

Bugün Beyoncé, Coldplay ya da Taylor Swift’in dev stadyumlarda on binlerce kişiye konser vermesi bize çok normal geliyor. İşte bunun dünyadaki ilk örneği bu konser. O güne kadar hiçbir müzik grubu modern bir spor stadyumunu doldurmaya cesaret edememişti. 55 bin genç kız Shea Stadyumu'nu öyle bir çığlık fırtınasına boğdu ki, gürültüden dolayı ne seyirciler şarkıları duyabildi ne de Beatles üyeleri kendi çaldıkları enstrümanları işitebildi. Sahnede ses sistemi bile yetersizdi ama o gün modern 'stadyum konseri' denilen devasa sektörün temelleri atılmış oldu.

Michael Jackson – Motown 25 (1983)

Televizyon tarihinin en çok izlenen anlarından birine gidiyoruz. Michael Jackson sahneye çıktı, üstünde simli siyah bir ceket, elinde tek bir beyaz eldiven... 'Billie Jean' çalmaya başladı. Şarkının ortasında Michael aniden ayaklarının üstünde durdu ve sanki yer çekimi yokmuş gibi geriye doğru kaymaya başladı. Evet, dünya 'Moonwalk' yürüyüşünü ilk kez o saniye canlı yayında izledi. O an salondaki insanların çığlıklarını duymanız lazım.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Bob Marley – Smile Jamaica (1976)

Bu madde müzik tarihinin en delice ve en kahramanca anlarından biri olabilir. Jamaika o dönem siyasi olarak resmen iç savaşa sürükleniyordu ve Bob Marley halkı sakinleştirmek için ücretsiz bir barış konseri organize etmişti. Konserden sadece iki gün önce, birileri Marley’nin evini basıp onu ve eşini kurşun yağmuruna tuttu. Bob Marley göğsünden ve kolundan yaralandı. Herkes konserin iptal olacağını düşünürken, o kurşun yaraları sargılı halde sahneye çıktı ve saatlerce şarkı söyledi. Konserden sonra ona 'Neden iptal etmedin?' diye sorduklarında, 'Bu dünyayı kötüleştirmeye çalışanlar bir gün bile izin yapmazken, ben nasıl durabilirim?' dedi. İşte o gün reggaenin neden bir müzikten fazlası olduğunu herkes anladı.

Daft Punk – Coachella (2006)

2000'lerin ortasında elektronik müzik (EDM) hala kulüplerde, yer altında takılan bir kitleye hitap ediyordu. Ta ki Daft Punk Coachella festivalinde sahne alana kadar. Festival alanına devasa, ışıl ışıl parlayan bir LED piramit kurdular. Robot maskeleriyle o piramidin içine geçen ikili, o güne kadar kimsenin görmediği bir ışık, ses ve görsel şov sundu. Konseri izleyenlerin ağzı açık kaldı, çünkü o zamana kadar kimse elektronik müziğin bu kadar devasa bir görsel şölene dönüşebileceğini hayal edememişti. Bu performans, EDM akımını yer altından çıkarıp bugünkü milyar dolarlık ana akım festivallerin başrolü yaptı.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Mimarlık Bölümü mezunuyum. Öğrencilik yıllarımdan itibaren üretim, tasarım ve dijital iletişim gibi konularla iç içeydim. Bu süreçte kültür-sanat ve mimarlık tarihi odaklı blog içeriklerine ve sosyal medya projelerine ilgi duymaya başladım. 2024 yılından beri Onedio için çeşitli kategorilerde liste, test ve bilgilendirici içerikler hazırlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın