Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

NASA'da Çalışmış, Fakat Türkiye'de İş Bulamamış Türk Bilim Kadını: Neva Çiftçioğlu

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Bildiğiniz gibi ülkemizde bilime verilen değer bir türlü gerekli seviyeye gelmiyor, gelemiyor.

Beyin göçü denilen olayın belki de en sık yaşandığı ülkelerden birisi olmamız da bu durumun en net göstergelerinden birisi olarak kabul edilebilir haliyle.

Bilime yoğunlaşmış üretken zihinler, ülkemizde ya umursanmıyor ya da daha kötüsü deli olarak lanse ediliyor.

Hal böyle olunca da ülkemizde katma değeri yüksek hiçbir şey üretilmiyor, bilim yapmak isteyen bilim insanları da birer birer ülkeyi terkediyor ve başka ülkelerde hayallerinin peşinden koşuyor.

Ülkemizde 'Deli' Lakabı Alan, ABD'nin ise Hakkında Özel Kanun Çıkardığı Dahi Türk: İrfan Mavruk - onedio.com
Ülkemizde 'Deli' Lakabı Alan, ABD'nin ise Hakkında Özel Kanun Çıkardığı Dahi Türk: İrfan Mavruk - onedio.com

Kısacası bilime verilen değer konusu uzun uzadıya konuşulsa dahi hiçbir zaman sonuca varılamayacak konulardan birisi olarak önümüze çıkıyor.

Konu üzerine bazı düşünceler var elbette, ülkemizde bilimin neden gelişemediğine dair…

Türkiye'de Bilim Neden Gelişmiyor Sorusuna Verebileceğiniz 17 Cevap - onedio.com
Türkiye'de Bilim Neden Gelişmiyor Sorusuna Verebileceğiniz 17 Cevap - onedio.com

Biz ülkemizde bilim neden gelişemiyor sorusuna cevap araya duralım, başka ülkeler, ülkemizde doğmuş önemli bilim insanlarımıza sahip çıkmaya devam ediyor.

Bu isimlerden birisi de, başarılarıyla dünyada adından söz ettirmiş bir kadın bilim insanımız, Neva Çiftçioğlu.

Eğitimini tamamladıktan sonra yurtdışına giden Çiftçioğlu, Finlandiya’da araştırmalarını sürdürmeye karar vermiş.

Orada yaptığı önemli çalışmalar ve elde ettiği başarılı sonuçlar neticesinde de İskandinav Bilim Ödülü’ne layık görülmüş.

Finlandiya’daki çalışmalarından bahsetmek gerekirse, en basit haliyle nanobakteri üzerine çalışmalar yapmış ve çok önemli sonuçlar elde etmiş.

Finlandiya macerasını kendi ağzından dinleyelim: 

Finlandiya'ya gittiğim sıralarda söz konusu bakteri problemini bulmuşlardı ama ne olduğunu bilmiyorlardı. Ben onların bulduklarının aslında ne oldugunu bulup, onlara bunu göstermenin yolunu buldum. Meğerse bütün vücuttaki tıkanıklıklar, kireçlenmeler bir mikrop yüzünden oluyormusş; ben buna "nanobakteri" nin neden oldugunu ortaya çıkardım.

Elde ettiği bu başarı sonrasında Çiftçioğlu Nobel Tıp Ödülü için aday olarak sunulmuş, Rus Amerikan Uzay Araştırmalarında aktif görev almış.

Bu edinimlerden sonra da 1996 senesinde Finlandiya hükümeti tarafından Amerika’ya gönderilmiş.

Nanobakteri konusundaki çalışmalarından ötürü elde ettiği bir plaketi almak için kürsüye çağrıldığında ise gururuna, belki de gururumuza dokunacak bir an yaşanmış.

Çiftçioğlu bu törende Türk bayrağının altına gittiğinde onu oradan alıp, Finlandiya bayrağının altına almışlar. En çok da bu ağırına gitmiş.

Okuduktan sonra benim, sonra da sizin en çok ağırınıza gidecek şey belki de…

Amerika’da yaklaşık 18 yıl yaşayan Çiftçioğlu, bu sürede NASA’ya da kabul edilmiş.

Fakat gazeteler yine aynı şeyi yapmışlar, ‘’NASA’ya kabul edilen ilk Türk’’ değil, ‘’NASA’ya kabul edilen ilk Finli’’ olarak manşetlere taşımışlar onu.

Finlandiya’da asla Türk olduğundan ya da Türk kimliğinden kimse bahsetmemiş.

Israrla Finli bilim insanı olarak lanse edilmiş daima.

Çiftçioğlu ile alakalı iç burkan hikayeler bunlarla da sınırlı değil elbette.

Seneler boyu NASA’da çalışmasına ve Türk kimliğinden ötürü vize zorlukları yaşayan Çiftçioğlu’na tüm tanıdıkları ‘’vazgeç Türk kimliğinden, önün açılsın’’ gibi telkinlerde bulunulmasına rağmen, asla Türk kimliğinden vazgeçmeyi düşünmemiş bile.

18 senelik NASA macerasından ve birçok önemli başarıya imza attıktan sonra 2009 senesinde ülkeye dönmeye karar vermiş Çiftçioğlu.

Fakat, yaklaşık 1 sene boyunca hiçbir kurumdan kabul almamış. Tüm üniversiteleri, özel sektörü gezmesine rağmen hep reddedilmiş. İş bulamamış.

Uzun süreli araştırmaları sonucunda da Başkent Üniversitesi’nde çalışmaya başlamış.

Çalışmaya başlamış derken yanlış anlaşılmasın, 9 ay boyunca dışkı tahlili yapmış kendisi laboratuvarlarda.

Tüm bu yaşanan basit ve sığ olaylarından ardından, Finlandiya’da beraber çalıştığı bir bilim insanı dayanamamış ve kendisini geri götürmek için Türkiye’ye gelmiş.

Son sözler de yine kendi ağzından gelsin:

Bana yurtdışında “Everest’in tepesine bayrak diken kadın” gözüyle bakıyorlar, ama bugüne kadar hiçbir Türk yetkilisinden tebrik almadım. Sadece bir kişi, nasıl oldu bilmiyorum, İskandinav Tıp Ödülünü kazandığım zaman, Ziraat Bankası eski Genel Müdürü bir tebrik kartı gönderdi; halâ saklarım…

Bu ayıp da bize yeter sanırım...

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
feyk

bilimi ve teknolojiyi hep kisiler uzerinden dusunup, tartisiyoruz ama esas onemli olan kurumsallasmadir. yurtdisinda cok basarili cok zeki sayisiz turk bilim insani var neden bunlar turkiyede yok, neden donmuyorlar, donselerde neden ortaya bir eser, basari cikaramiyorlar. cunku ulkede bu seviyelerde arastirma yapan calisan kurum sayisi cok az, olanlarda yetersiz. universitelere, ileri teknoloji sirketlerine bu alanlara yatirim yapilsa enstituler kurulsa, is imkanlari olsa bu adamlar zaten yurtdisina hic cikmazlardi, aksine yurtdisindan buyuk beyinler turkiyeye gelirdi. ne yazikki son 20 yilda bu yonde hic bir ciddi yatirimimiz, girisimimiz olmadi. almanya daha gecenlerde universitelerine milyarlarca euroluk yeni arastirma odenekleri bagladi. biz hic bir yatirim yapmadigimiz gibi, tubitak gibi olan kurumlarinda iclerini oyuyoruz.

taner-ayken

bu ülkeden gidiyorum dediğinde herkes sana, git köpek,hain,sizlerden temizlensin ülke der. ama tübitak kendi ellerıyle genç beyinleri siktir ederken, verirken yabancılara hiç kimse tek kelime etmez.işte bu yüzden bu ülke gelişemez.

yakub-kadri

Google'a "Türkiye'den Neden Taşındım" yazın ve karşınıza çıkan blog yazısını mutlaka okuyun derim. Ben şahsen çok etkilendim.

ahmet-bugra-cekceoglu

siz suriyelilere burs verin daha..

cagri-buyuk

Ne kadar gerizekalı bir milletiz Atatürk'ün mirası bu mu bizlere yazık...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BilimFacebookNobelUzayonedio
Görüş Bildir