Modern Zamanın Mozart’ı Jacob Collier'i İnceliyoruz!
Müzik dünyasında bazen bir bir isim çıkıyor ve bildiğimiz tüm kuralları nazikçe pencereden dışarı atıyor. Jacob Collier tam olarak böyle bir figür. Onu sadece bir şarkıcı, besteci ya da aranjör olarak tanımlamak, okyanusu bir bardak suyla anlatmaya benziyor. O, odasında başlattığı devrimi bugün dünyanın en prestijli sahnelerine taşıyan bir deha. Haydi Jacob Collier kimdir yakından bakalım!
Hideaway
Jacob Collier, 1994 yılında Londra’da, müziğin içine doğmuş bir çocuk olarak dünyaya geldi. Annesi Suzie Collier’in hem keman sanatçısı hem de bir orkestra şefi olması, Jacob’ın oyuncağının gamlar ve akorlar olmasını sağladı. Ancak Jacob’ı harika çocuk kategorisinden çıkarıp bir fenomene dönüştüren şey, 2011 yılında YouTube’a yüklemeye başladığı videolar oldu.
All Night Long
YouTube’a yüklediği çok katmanlı cover videolarıyla bir anda dikkatleri üzerine çekti. Stevie Wonder parçalarını öyle bir yorumladı ki insanlar şaşkınlıkla ekrana kilitlendi.
Time Alone With You
Kendi odasında, bölünmüş ekran teknolojisiyle aynı anda piyano, bas, perküsyon ve vokalleri kendisinin icra ettiği cover videoları kısa sürede müzik efsanelerinin dikkatini çekti. Hatta cazın yaşayan efsanesi Quincy Jones bile 'Bu çocuk bir dahi!' diyerek onu kanatları altına aldı.
Moon River
Jacob’ın müzikle ilişkisi sonradan gelişmedi, adeta içine doğdu. Annesi bir kemancı ve müzik eğitmeni. Evlerinde Bach çalınırken büyüyen bir çocuk düşünün. Ama Jacob sadece klasik müzikle yetinmedi.
In My Room
Jacob’ın müziği algılama biçimi, matematiksel bir hassasiyetle çocuksu bir merakın birleşimi. Jacob, mikrotonalite üzerine öyle derin çalışmalar yapıyor ki bazen şarkılarını standart 12 notalı sistemin dışına çıkarıyor.
With the Love in My Heart
Jacob, çıkardığı ilk dört albümün her biriyle Grammy ödülü kazanan tarihteki ilk sanatçı ünvanına sahip. Şu an evinde tam 6 Grammy heykeli bulunuyor.
Sleeping On My Dreams
Sadece piyano çalmıyor; bas gitardan davula, armonikadan mandoline kadar eline aldığı her şeyi ustalıkla konuşturuyor.
He Won't Hold You
Jacob, sinestezi deneyimine sahip. Yani sesleri renk olarak görüyor. Bu yüzden onun için bir sol majör, parlak bir sarı ya da turuncu tonu demek.
Count the People
Dört albümlük devasa Djesse projesi, müziğin tüm janrlarını bir araya getiren bir yolculuk niteliğinde.
It Don’t Matter
Never Gonna Be Alone
Jacob Collier konserine gitmek, klasik anlamda müzik dinlemeye benzemiyor. O bir deneyim. Seyirciyi yönlendirerek çok sesli korolar oluşturuyor, anlık armoniler yaratıyor. Bir noktada sahnedeki kişi o mu, yoksa siz misiniz, ayırt etmek zorlaşıyor. Çünkü herkes müziğin bir parçasına dönüşüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın