Laikliğin Kalesi ABD'nin Laikliği Osmanlı'dan Hem de Türkçe Bir Anlaşmayla Aldığını Biliyor muydunuz?

-

Laiklik üzerine tartışmalar hiçbir zaman sonlanmayacak gibi geliyor. Peki bu tartışmaların bir köşesine, şimdilerde laiklik söz konusu olduğunda örnek gösterilen ABD'nin Türklere olan borcunu eklersek, nasıl olur?

Cemal Tunçdemir'in araştırmasına yer verelim, öğrenelim.

Kaynak: http://amerikabulteni.com/2013/06/07/abd...

"ABD’deki laikliğin en temel belgelerinden birinin, Türkler sayesinde oluştuğunu biliyor muydunuz? Peki yine tarihinde ABD’nin İngilizce dışında bir dilde imzaladığı tek antlaşmanın Türkçe olduğunu?"

Bu ilginç tarihi dökümanın oluşum süreci ABD’nin bağımsızlık sonrası ilk savaşı olan Berberi Savaşları’na (Barbary Wars) uzanıyor. 1776’da bağımsızlığını ilan ettikten sonra mütevazı da olsa, yeni bir denizci devlet olan ABD, denizlerde tek başına bayrak gezdirmeye başladı.

Ancak Akdeniz’e giren Amerikan gemilerine o dönemde bu denizin haracını kesen Türk Dayılara vergi vermedikleri için el konulunca savaş da başladı. O yıllarda Osmanlı ordusunun 3 ‘mağrib ocağı’ vardı: Cezayir, Trablusgarb ve Tunus.

"Bölgedeki 3 Osmanlı beyliğine Amerikalılar, ‘Berberi Devletler’ anlamında ‘’Barbary States’’ dediler."

4 Kasım 1796 tarihinde, Trablusgarb’ta, Osmanlı kayıtlarında ‘’Memâlik-i Müctemi’ai Amerika’’ denilen Amerika Birleşik Devletleri ile Osmanlı Dayıları arasında Akdeniz’de ticaret müsaadesi içeren çok önemli bir antlaşma yapılır.

Bu anlaşma Osmanlı Türkçesi kullanılarak kaleme alınır.

Anlaşmayla ABD, Osmanlıların elindeki köle Amerikalıların iadesi, Atlas Okyanusu ve Akdeniz’de ABD sancağı taşıyan gemilere ilişilmemesine mukabil, Osmanlı Dayı’sına 642 bin altın ve senelik 12 bin altın vergi ödemeyi kabul eder.

Osmanlıca yapılan bu antlaşma ABD’nin 235 senelik tarihinde İngilizce dışında bir dilde yaptığı tek dış antlaşmadır. Ve aynı zamanda ABD’nin yine 235 senelik tarihinde haraç ödemeyi kabul ettiği tek antlaşmadır.

"Ancak bu anlaşmanın ABD açısından çok önemli bir özelliği daha var. "

Antlaşmanın bir maddesi, ABD’nin Kurucu Babaları’nın bu ülkeyi kurarkenki niyetlerini göstermesi bakımından ABD’deki laiklik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Trablusgarb Dayısı Karamanlı Yusuf Paşa ile dönemin ABD Başkanı John Adams’ın temsilcisi Joel Barlow arasında 4 Kasım 1796 günü imza edilen ve 7 ay sonra Amerikan Senatosunca oybirliğiyle onaylananan antlaşma hayli ilginç.

Antlaşmanın 11’nci maddesi tam olarak şöyle:

Amerika Birleşik Devletleri esasen Hıristiyanlık temeli üzerine kurulmadı. Bu noktadan hareketle ‘Mussulmen’lerin din, şeriat ve huzuruna hiçbir kastı ve nefreti yoktur. Belirtildiği gibi Birleşik Devletler hiçbir Muhammedi topluma karşı savaş ve düşmanlığa girmiş değil. Bu antlaşmanın tarafları bu iki ülkenin birlikte kurduğu harmoniyi kesecek dini bir yorum ve bahane ileri sürmeyecekler.

Bu anlaşmayla ve özellikle bu maddeyle ilgili geçtiğimiz yıllarda tarih profesörü Frank Lambert şunları anlatıyor:

Kurucu Babalarımızın bu tutumu öncelikli düşüncelerinin din özgürlüğü olduğunu, devlet dini oluşturmak olmadığını gösteriyor. ABD’de devletin değil bireylerin dini kimliği ve dinsel yaşamı olabilir. Kurucu Babalar, ABD’nin Hıristiyan Devleti olmadığının teminatını vermişlerdir. 

Anayasa Kongresi’nin Anayasa’yı ilan etmesinden sadece 10 yıl sonra, dünyaya, ABD’nin laik bir devlet olduğu teminatı verilmiş, uluslararası müzakarelerin Hıristiyan inancına göre değil hukuk temelli olacağı garantisi verilmiştir. Bu teminat 1797 tarihli diğer Trablusgarp Antlaşmasıya bir kez daha teyit edilmiştir.

"Antlaşmanın İngilizce çevirisi dönemin en büyük gazetesi olan Philadelphia Gazette ile iki New York gazetesinde yayınlanmıştı."

Trablusgarp Antlaşması 1801 yılında Başkan Thomas Jefferson’un, Karamanlı Yusuf Paşa’nın vergiyi artırma kararını reddetmesi nedeniyle bozuldu. ABD’nin Berberi Savaşları 1815 yılına kadar aralıklarla sürdü. Bu sırada birçok Amerikalı denizci de Osmanlı Dayılarına esir düştü.

Olaylar böyle sonlanmış olsa da bu araştırmadan öğreneceğimiz çok şey var.

Öncelikle laikliğin bulunduğumuz coğrafyada ikinci planda olmadığını anlamak ve vaktiyle bugünün medeni devletleriyle bile karşılaştırabilecek uygulamaları ortaya koyduğumuzu görmek gerekiyor.

Biz gözardı edersek tarih hatırlatacaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kaan-armagan1

ABD'ye laikliğin kalesi demek ayrı bir cehalet, Osmanlı'dan alındığını iddia etmek ayrı bir cehalet.

chillin

Bu "dayı" muhabbeti ne ya kavramsal bi anlamı varsa pekala da argo terimse çok rezil. Üsluba bakarsın önce, üsluba!

observer

Kaynakta da öyle geçiyor, editör kopyala yapıştır yaptığı için değiştirmeye lüzum görmemiş anlaşılan. Büyük harfle yazıldığı için kavram olarak kullanıldığını düşündüm ama yine de okurken baya rahatsız etti.

chillin

Bıktırdılar

kahraman-sezer

Cahil editör amerika zaten her çeşit dine mensup dünyanın çeşitli ülkelerinden göç ala ala amerika oldu. Hiçbir devlet ya da anlaşmadan etkilenerek laiklik gitmedi oraya. En başından beridir böyle bir anlayış vardı.

dusunen_odun

ee buradan Osmanlıya nasıl pay çıkıyor anlamadım ben açıkçası, taraflar arasında tek laik ülke ABD yine :D ki o da tam anlamıyla laik değil yobaz dolu bir ülke

hacekic

Laik Amerika'da başkan seçilen İncil'e el basıyor. Burada Allah deyince irticacı oluyorsun.

volkan-gulumser

Allah allah diyerek diğer taraftan yallah yallah götürüyorlar çünkü...

hacekic

Bu yüzden Allah demeyi yasaklayalım diyorsun yani

volkan-gulumser

Hayır, Allah diyenler kötü davranışlarda bulunmasın diyorum...

hacekic

Allah diyen herkes dört dörtlük olmak zorunda diye bir kural mı var?

volkan-gulumser

Dört dörtlük olmasına gerek yok iki yüzlü olmasın , yani Allahı kullanarak insanları sömürmesin diyorum. Anlayamadıysan biraz daha açabilirim konuyu, örnekler vererek.

Başlıklar

AltınAmerika Birleşik DevletleriSavaşTunusvergi
Görüş Bildir