İnsan Hatası Çölün Ortasında Mucize Yarattı: 20 Yıldır Saklanıyordu
ABD’nin Nevada eyaletinde yer alan Black Rock Çölü’nde, 1964 yılında gerçekleştirilen jeotermal arama sondajının kapatılamaması sonucunda kazara oluşan 'Fly Gayzeri', insan müdahalesi ile doğa şartlarının birleştiği en sıra dışı jeolojik yapılardan birine dönüştü. Kuyudan sızan sıcak su ve zengin minerallerin zamanla çökerek birikmesi, çölün ortasında kırmızı ve yeşil tonların hakim olduğu benzersiz bir ekosistem meydana getirdi.
Detaylar 👇
Başarısız Sondaj Çalışması Çölde Renkli Bir Jeolojik Manzara Oluşturdu
Hualapai Jeotermal Bölgesi’ndeki ilk çalışmalar 100 yılı aşkın bir süre önce tarımsal kuyu açma amacıyla yürütüldü ve bu süreçte 93 derece sıcaklıkta suya ulaşıldı. Tarıma uygun olmaması nedeniyle kendi haline bırakılan bu su, zaman içinde 3,7 metre yüksekliğinde bir kalsiyum karbonat konisi inşa etti. 1964 yılındaki keşif sondajının tıpanamaması ise esas gayzerin doğuşunu tetikleyen temel unsur oldu. Yeryüzüne ulaşan mineral yüklü sıcak sular çökelti oluşturarak 1,8 metre yüksekliğinde çoklu bacalar meydana getirdi. Bu nemli ve sıcak yüzeye yerleşen termofilik algler ile mineral katmanları, gayzerin gövdesine renkli görünümünü kazandırdı.
Bölge Doğal Yollarla Büyüyen Farklı Gayzer Sistemlerine de Ev Sahipliği Yapıyor
Bölgedeki jeotermal hareketlilik yalnızca insan yapımı gayzerlerle sınırlı kalmıyor. 2006 yılında keşfedilen ve tamamen doğal süreçlerle şekillendiği değerlendirilen 'Will’s Gayzeri', her yıl yaklaşık 15 santimetre büyüyerek yeni bir tepe yapısı inşa etmeyi sürdürüyor. Öte yandan ABD’nin bir diğer önemli noktası Yellowstone Milli Parkı’nda yer alan ve sirke seviyesindeki asidik su yapısıyla tanınan Echinus Gayzeri, uzun süren sessizliğini bozarak yeniden faaliyete geçti. Yer altı gazları ile su dengesi sayesinde çalışan gayzer, birkaç saatte bir 9 metre yüksekliğe kadar sıcak su püskürtüyor.
Özel Bir Proje Tarafından Satın Alınan Arazi Yıllar Sonra Yeniden Ziyarete Açıldı
Gayzerin içinde bulunduğu 3 bin 500 dönümlük Fly Ranch arazisi, 2016 yılında kar amacı gütmeyen Burning Man Projesi tarafından 6,5 milyon dolar bedelle satın alındı. Çevredeki sulak alanları, çayırları ve doğal su kaynaklarını koruma altına almayı hedefleyen kuruluş, bölgede kapsamlı bir çevre düzenleme süreci başlattı. Yürütülen koruma faaliyetlerinin tamamlanmasıyla birlikte, yaklaşık 20 yıl boyunca halka kapalı kalan alan 2018 yılında yeniden ziyarete açıldı. Saha günümüzde hem bilimsel araştırmalara hem de ziyaretçilere açık bir koruma alanı olarak varlığını sürdürüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın