İkinci Dünya Savaşı'nın En Kanlı ve Acımasız Geçen, Tarihi Değiştiren Muharebesi: Stalingrad Savaşı

-
Abone ol

İkinci Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren ve Nazilerin ağır bir yenilgi alarak doğudaki ilerlemesini durduran Stalingrad Savaşı, günümüz tarihçileri tarafından sürekli olarak anlatılıyor.

Peki dünyanın seyrini değiştiren bu savaşta neler yaşandı?

Nazilerin İkinci Dünya Savaşı'nın hemen başında Avrupa'daki hızlı ilerleyişi, Çekoslovakya ve Fransa'yı topraklarına katması büyük yankı uyandırmıştı.

Hitler'in amacı Almanya'yı dünyanın en büyük imparatorluğu haline getirmek ve "Aryan Irkı"nı yüceltmekti. Bunu aslında pek çoğumuz tarih kitaplarından biliyoruz. Hitler, savaş başlangıcında işgal edebileceği kolay hedefleri seçmiş ve Avrupa'da çok hızlı bir şekilde büyümüştü. Artık en büyük hedefi İngiltere ve Sovyetler Birliği'ni de işgal etmekti. 

Ancak Sovyetler Birliği noktasında temkinli hareket etmesi gerekiyordu. Tam da bu noktada Polonya'nın işgali büyük bir "fırsat" doğurmuştu.

İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında Hitler, Sovyetler Birliği ile bir "dostluk antlaşması" imzalamış ve iki ülkenin birbirine saldırmayacağını tüm dünyaya duyurmuştu.

İkinci Dünya Savaşı'nda bu antlaşmanın hemen ardından Hitler'in başlattığı Polonya'nın batı bölgesinin işgali sonrası Sovyetler de doğu bloğunu işgal etmişti. Yani iki ideolojik düşman oturdukları masada gizli bir şekilde Polonya üzerine bir anlaşma yapmış ve ülke sınırlarını genişletmişti. 

Hitler ve Stalin sonsuza dek çok iyi iki dost ülke olarak kalamayacaklarını biliyorlardı. Bu nedenle bu güvensiz ortam çok yakın zamanda bozulacaktı. Hitler kendinden emin bir şekilde Avrupa'da ilerliyor ve doğu sınırlarını şimdilik güvenceye alan barış antlaşması ile büyümesini sürdürüyordu.

Hitler Avrupa'daki büyümesini tamamlayınca gözünü Londra'ya çevirdi.

İngiltere'ye yönelik düzenlediği başarısız hava operasyonlarının ardından bu sefer de gözünü doğuya, daha büyük bir hedefe çevirdi: Sovyetler Birliği.

Nazilerin İkinci Dünya Savaşı'ndaki askeri harekatlarının en önemli özelliği hıza ve sürprize dayalıydı. Önce hava kuvvetleri yoğun bir bombardıman gerçekleştirirdi.

Ardından rekor bir hızla askeri sevkiyat yapılır ve kara harekatı ile işgal tamamlanırdı. Hitler'in Avrupa'da işleyen bu taktiğe güveni tamdı. Aynı şekilde yıldırım hızıyla büyük Almanya'nın hedeflerine ulaşmasını istiyor ve bu nedenle de Sovyetlerin kesin işgalini komutanlarına bildiriyordu.

Hitler daha önce imzaladığı barış antlaşmasını bozarak Sovyetler Birliği'ne karşı 22 Haziran 1941'te saldırıya geçti ve İkinci Dünya Savaşı'ndaki doğu cephesi açılmış oldu.

Bu harekatın ani bir şekilde başlaması ile neye uğradığını şaşıran Sovyetler, Naziler'e karşı hızlı toprak kaybı yaşadı. 

Hitler'in durmak için bir nedeni yoktu. Daha önce başarılı olduğu tüm taktikleri Sovyetler üzerinde deneyecek ve bu "devi" devirecekti. 

Doğu cephesinin açılması ile birlikte Barbarossa Harekatı başladı.

Almanya'nın 4.5 milyon asker ile katıldığı Barbarossa Harekatı tarihin en geniş çaplı askeri harekatı olarak tarih kitaplarında yerini almıştı.

Mihver Devletleri'ne bağlı 4,5 milyonun üzerinde asker, 2.900 km'lik bir cephe hattı üzerinden Sovyetler Birliği'ni istilaya girişti. Bu birliklerin yanı sıra harekâta 600 bin motorlu araç ve 625 bin at katılmıştır. 22 Haziran'dan 5 Aralık'a kadar kesintisiz savaşan Almanya, Moskova sınırlarına kadar yaklaştı. 

İlgili kaynak

Hitler Alman ordusunun kısa süre içerisinde elde ettiği başarılardan memnundu. Sovyetler'e yapılan çıkarma öncesinde Hitler Moskova öncesi en kritik hedefini çoktan belirlemişti: Stalingrad.

Hem sahip olduğu isim nedeniyle halk üzerinde yaratacağı psikolojik etki hem de ikmal konusundaki stratejik önemi nedeniyle Hitler, komutanlarına Stalingrad'ın alınması emrini verdi. Böylelikle Nazi orduları Stalingrad'ı kuşatacak bir savaşa girmeye hazırlandı.

Hitler komutanlarına Stalingrad'ın en kısa sürede alınması için büyük baskı uyguluyor, Stalin ise bölgedeki birliklere kanlarının son damlasına kadar orada kalmalarını emrediyordu.

Alman uçakları Luftwaffe'lerin Volga nehri kıyısındaki şehri yoğun bombardımana tutması Sovyetler'in işini zorlaştırmıştı. Sovyetler büyük kan kaybederken şehrin de büyük bir kısmını Naziler'e bırakmak zorunda kalmıştı. Bu sırada Sovyetler için en büyük savaş avantajı olacak bir doğa olayı yaşanmaya başladı; kış.

Hitler'in en kısa sürede alınmasını emrettiği Stalingrad'ın büyük bir kısmı alınmasına rağmen kış gelmeden şehir tam olarak işgal edilememişti.

Kışın gelmesi ile birlikte Naziler alışkın olmadıkları kış şartları nedeniyle zor anlar yaşadılar. Stalin Almanların hava saldırılarının önemli bir stratejik işgal etkeni olduğunu bildiği için oradaki birliklere yakın savaş taktiklerinin uygulanması emrini verdi. Sovyetler tarafında Stalingrad'ın uzun süre tutulabilmesinin en önemli sebebi de yakın cephe savaşlarıydı. Zira bu yakın cephe savaşları nedeniyle küçük birliklere bölünen Sovyetler şehirde her an her yerden çıkabiliyor ve Naziler'i de rahat uyutmuyordu. Üstelik şehir içinde devam eden savaşlar nedeniyle Alman uçakları da bombardıman yapamıyordu.

Zaman geçtikçe kış şartları nedeniyle Naziler zayıflıyor ve lojistik destek de alamıyordu. Tam da bu noktada kış nedeniyle soğuktan ölen Naziler'in sayıları bir anda artmaya başladı.

Hitler bu noktada işin hiç iyi gitmediğini biliyordu. Bölgeye gönderdiği 6.Alman ordusu çok büyük bir harekat kabiliyetine ve asker sayısına sahipti. Ancak kışın başlaması ile birlikte Naziler yüzbinlerce askerini kaybetmeye başladı. 

Kış öncesi zafer sarhoşu olan Naziler artık bu savaşı kaybedeceklerinin farkındaydı.

Sovyetler Birliği Stalingrad'ı Naziler'den tamamen temizlemek için 1,1 milyon askerle Uranüs Harekatı'nı başlattı.

Pek çok tarihçiye göre Kızıl Ordu'nun genel taarruz için bölgeye 1,1 milyon asker, 804 tank, 13.400 top ve havan ile bin kadar uçak getirdiği kabul edilmektedir. 

Kaynak

Sovyetler'in düzenlediği Uranüs Harekatı kısa sürede başarılı olmuş ve lojistik desteği kesilen, soğuktan donarak ölmeye başlayan askerler bir süre dirense de sonunda teslim olmuştur.

Alman birliklerini kuşatan Sovyet ordusu, 2 Şubat 1943'de Nazi mareşali Friedrich Paulus dahil yaklaşık 300.000 Alman askerini esir aldı. 

Bu savaş Almanlar için savaşın sonunu hızlandıran ve aldığı en ağır yenilgilerden birisi oldu. Savaşın sonuna doğru şehirden kaçan Alman birliklerini de Sovyetlerin en acımasız ve yetenekli hava harekat birliği Gece Cadıları'nın bombaladığı bazı tarih kitaplarında ve belgesellerde anlatılmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin Korkulu Rüyası Olan Sovyet Kadın Hava Birliği: Gece Cadıları - onedio.com
İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin Korkulu Rüyası Olan Sovyet Kadın Hava Birliği: Gece Cadıları - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yagiz-utku

Arada bir kopukluk var. Moskova saldırısı başarısız olur ve Barbarossa Harekatı durur, Ukraynada geride kalan Ruslar ortadan kaldırılır. 7 8 ay sonra Stalingrad için yeni bir harekata girişilir

doriangrayy

İki tarafta dikta rejimidir, ikisinden de hiçbir insanoğluna hayır gelmez... İyi birşey olsalardı tarihin tozlu sayfalarında kalmazlardı zaten

saffetfiliz.

iyi olup da tarihin tozlu sayfalarında kalmayan bir şey söyle

doriangrayy

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

nahey41244

Stalin Orta Asya'da Türk devletlerine işkence çektiren bir orospu çocuğu, Hitler'i zaten anlatmaya gerek yok. Dünya nüfusu azalsın diye herhalde ilahi tecelli böyle etti

Görüş Bildir