Suruç Katliamı: Saldırgan Diyarbakır Bombacısını Tanıyor İddiası

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Türkiye’yi yasa boğan saldırıda can kaybı 32'ye yükseldi.  Gaziantep'te otopsi işlemi tamamlananların cenazeleri toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildi. Saldırıyı 4 savcı araştırıyor. Suruç'taki bombalı saldırıyı gerçekleştiren canlı bombanın, Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğunun kesinleştiği bildirildi. Alagöz'ün Orhan Gönder ile aynı dönemde IŞİD’e katıldığı ve birbirlerini tanıdıkları da iddia ediliyor...

Suruç’ta Amara Kültür Merkezi’nde canlı bomba saldırısını düzenleyenin kimliğine ulaşıldı. Emniyet birimleri, elde edilen delillerden yola çıkılarak saldırıyı Adıyaman nüfusuna kayıtlı Ş.A.A’nın düzenlediğini değerlendiriyor. 

Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun'un haberine göre, bombanın etkisiyle parçalandığı değerlendirilen bu kişi üzerinde yoğunlaşan ekipler, bu kişinin Adıyaman nüfusuna kayıtlı 20 yaşındaki Ş.A.A., olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Cesede ait dokular, Diyarbakır ve Ankara’ya gönderilirken, DNA karşılaştırması için Adıyaman’da oturan ailesinden de doku örneği alındığı öğrenildi. Ş.A.A.’nın nüfus kağıdının olay yerinde bulunduğu da iddia ediliyor.

Ş.A.A.’nın, kardeşi Y.A. ile 2014’te Adıyaman’dan ayrıldığı ve Suriye’ye geçerek IŞİD’e katıldığı öne sürülüyor. Ş.A.A.’nın Diyarbakır’daki HDP mitingine bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder ile aynı dönemde IŞİD’e katıldığı ve birbirlerini tanıdıkları da iddia ediliyor.

Suruç katliamı ile Diyarbakır saldırısının ortak noktası İslam Çay Ocağı mı?

Burada önemli bir parantez açalım: Suruç katliamı ile Diyarbakır saldırısının ortak noktası İslam Çay ocağı mı? sorusu gündeme geldi. 

Radikal'den İdris Emen'in haberine göre, Suruç'ta patlamanın meydana geldiği yerde kimliği bulunan Adıyamanlı Ş.A.A'nın, abisi Y.E.A ile birlikte Adıyaman’da ' İslam Çay Ocağı'adında bir kafede çalıştığı iddia edildi. Diyarbakır bombacısı Orhan Gönder’in de Suriye ’ye gitmeden önce bu çay ocağına sık sık gittiği ortaya çıktı. 

Diyarbakır saldırısı sonrasında Radikal’e konuşan Orhan Gönder’in annesi Hatice Gönder İslam Çay Ocağı ile ilgili şöyle konuşmuştu:

"Burada oğlum ve arkadaşlarının beraber takıldığı 'İslam' adında bir kafe vardı. Aileler olarak o kafeye gittik. Kafe iki katlıydı. İkinci katta namaz kılınıyordu. IŞİD bayrakları duvarlara asılmıştı. Oradakilere oğlumu tanıyıp tanımadıklarını sordum. Yemin ederek tanımadıklarını söylediler. Aileler olarak üç dört kez oraya baskın yaptık. Durumu devlete de bildirerek oranın kapatılmasını istedim.’’

Adres sormuş

Saldırı günü Suruç’a geldiği belirlenen Ş.A.A.’nın adres sorarak Amara Kültür Merkezi’ne gittiği, polisin üç noktada görüntüsüne ulaştığı kaydedildi. Ş.A.A.’nın bağlantıları, Türkiye’ye ne zaman giriş yaptığı, nerede kaldığı sorularına cevap aranıyor. Emniyet birimleri, saldırıda kimliği belirlenemeyen bir erkek ve bir kadına ait ceset olduğunu belirttiler. Erkek cesedinin canlı bomba olarak tahmin edilen Ş.A.A. olduğu, kadının da ikinci bir canlı bomba olarak olay yerine gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Cesetten alınan DNA örneklerinin Adli Tıp Kurumu incelemesinin devam ettiği öğrenildi.

Düzenekler aynı

Suruç ile Diyarbakır saldırısı arasındaki bağlantı da incelenirken, her iki saldırıda da demir bilyelerle güçlendirilmiş TNT patlayıcı kullandığı belirlendi. Diyarbakır’daki bomba telefon bağlantılı düzenekle patlatılırken, benzer düzeneğin canlı bomba tarafından tetiklenerek kullanıldığı bildirildi. Toplanan deliller Ankara ve Diyarbakır’daki polis kriminal laboratuvarına gönderildi. Yapılan ilk değerlendirmede saldırının Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik saldırıyla bağlantılı olduğu, bombaların aynı düzenek ve malzemelerden hazırlandığı belirlendi.

Yeni Şafak'ın kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre, olay günü aranan GSM hatlarından biri, bölgeye yakın bir noktada Ş.A.A'yı takip eden 'gözcü'ye ait. Şüpheli hatları masaya yatıran güvenlik birimleri, sözkonusu telefon hatlarının 24 saatlik görüşme detaylarını inceliyor. İddiaya göre Ş.A.A'nın adına kayıtlı iki GSM hattı var. O telefonları en son ne zaman kullandığı ve kimlerle görüştüğünün tespiti için de çalışmalar sürüyor.

Saldırganlar kaç kişiydi?

Yaralı genç kızda bomba düzeneği iddiası

Dün DHA'ya yansıyan bir haberde canlı bomba olarak kendisini patlatan saldırgan ile ortak hareket etmesinden kuşkulanılan bir genç kızın, Suruç'taki ilk müdahalesinin ardından Şanlıurfa'ya sevk edildiği aktarılmıştı. 

DHA Şanlıurfa muhabiri Ali Leylak'ın verdiği bilgiye göre, ağır yaralanan ve vücudunda yanıklar oluşan genç kızın karın bölgesindeki bomba piminin patlama ile vücuduna yapışmış olma ihtimalinin de bulunduğu belirtilmişti.  Yaralı kızın saldırıyla ilişkinin olup olmadığının araştırıldığı kaydedildi.

Birgün: ‘Canlı bomba’ 20 gün önce polisin elindeymiş

Diğer taraftan görgü tanıkları, bombacının kadın olduğunu iddia etmişti. Bu iddia üzerine de Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, ‘muhtemel eylem’ başlığıyla gönderdiği gizli yazıda IŞİD militanları Fadime Kurt, Özlem Yılmaz ve Nuray Demirel’in ismi olduğu ortaya çıkmıştı.

Birgün gazetesinin bugün manşete taşıdığı Barış İnce imzalı habere göre, Suruç’taki saldırıda adı geçen canlı bomba Özlem Yılmaz, 10 Haziran’da Adana’daki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde polis tarafından 20 gün yatırıldı. Doktor “cezai ehliyeti var” raporuyla Yılmaz’ı polise geri verdi. Ve Aradan 20 gün geçtikten sonra Suruç’taki kanlı saldırı sonrasında şüpheliler arasında ismi yer aldı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdanaAnkaraAveaDiyarbakırHDPIŞİDPolisŞanlıurfaSuriyeçayolay
Görüş Bildir