Herkesin Aklındaki Soru: Hiç Geçmediğimiz Köprülerin Parasını Neden Biz Ödüyoruz?

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Hepimiz yılın son günü, “Osmangazi Köprüsüne yüzde 26 indirim, İstanbul’daki iki köprüye yüzde 48 zam haberiyle uyandık. 

Peki köprü ve otoyollara yapılan, enflasyonun çok çok üzerinde olan bu fiyat artışı nereden çıktı? Biz neden hiç geçmediğimiz köprülerin parasını ödüyoruz? Uğur Gürses'in konuyla ilgili Hürriyet Gazetesinde yer alan haberini sizler için düzenleyip özetledik.

2016 Enflasyon Oranıyla Köprülere Gelen Yüzde 48 Zammı Eleştiren 18 Kişi - onedio.com
2016 Enflasyon Oranıyla Köprülere Gelen Yüzde 48 Zammı Eleştiren 18 Kişi - onedio.com

Öncelikle 'Yap - İşlet - Devret' (YİD) modeliyle başlayalım.

Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli, (İngilizce: Build-Operate-Transfer (BOT)) kısaca şudur: Kamuya ait bir altyapı yatırım ya da hizmetinin finansmanının özel bir şirket tarafından karşılanması; bu şirket tarafından belli bir süre işletilmesi; sonra da belirlenen tarife üzerinden kamu kuruluşuna satılmasıdır.

Yani YİD aslında bir çeşit özelleştirme modelidir.

Peki neden devletler YİD modelini tercih eder? Bunun farklı sebepleri olabilir:

  • Devletin, söz konusu kamusal yatırım için yeterli finansal kaynağı olmayabilir

  • Mevcut kaynağını elde tutarak başka alanlara yöneltmek isteyebilir

  • Devlet, hizmeti, dış borç yükü altına girmeden yapmak isteyebilir.

Özet olarak işletmeyi kuracak olan firmaya bir satın alma garantisi veriliyor.

Özel şirketlere, söz konusu projeyi inşa etmeleri ve uzun yıllar işletme hakkını almaları karşılığında belli bir 'hasılat' sözü veriliyor. Bunun yanı sıra, bütçeden ödenmek üzere hasılat garantisi de taahhüt ediliyor.

Yani özel şirketlere, beklenen hasılatı sağlayamazlarsa eğer, devlet bütçesinden bir ödeme yapılıyor. YİD norrmalde avantajlı bir model olduğu halde, bunu riskli hale getiren de işte bu nokta.

Yüksek riskli YİD'in ilk örneklerden biri, geçen yaz işletmeye açılan Osmangazi Köprüsü idi.

Dolar bazlı fiyatlama o kadar yüksekti ki, geçen araç sayısının düşük kalacağı daha en başından belliydi. 

Hatta indirimli tarife bile uygulansa geçen araç sayısının beklenenin altında olacağı açıktı. Ancak ortada bir taahhüt vardı; ve karşılanması gerekiyordu.

Bunun anlamı; geçen de ödeyecekti, geçmeyen de.

Osmangazi Köprüsü için devlet tarafından, günlük 40 bin araç geçişi sözleşme ile garanti edilmişti.

Geçiş ücreti, işletmeci ile yapılan sözleşmede belirlenenden daha düşük tutuldu. Hem bu aradaki fark; hem de garanti edilen 40 bin araç ile, gerçekte geçen araç sayısı arasındaki fark ödenecekti. 

Neticede, kamu kesesinden yapılan bu ödemeler, geçmeyenin de ödemesi anlamına geliyordu.

Osmangazi Köprüsü’nden sonra ise, aynı mantıkla işleyen iki büyük YİD projesi daha hayata geçti:

  • Günlük 135 bin geçiş garantili Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve otoyolu

  • Günlük 68 bin 500 geçiş garantili Avrasya Tüneli.

Gelelim, bunlardan epeyce alakasız olduğu halde, mevcut otoyollar ve İstanbul’daki iki köprünün ücret tarifelerindeki ‘fiyatlama’ya.

Son iki yılda gördüğümüz iki adet büyük zammı (2016 yılbaşında, ve 2017 yılbaşında) tekrar hatırlayalım:

2016 yılbaşında buralara hem yüzde 16 zam yapılmış; hem de HGS ve OGS'deki yüzde 20 indirim geri çekilmişti.

Böylelikle bir gecede köprü ve otoyol geçişleri yüzde 39 zamlanmıştı.

İkinci büyük artış ise bu yılbaşında yapıldı: Otoyollarda yüzde 15, köprülerde ise tam yüzde 48’lik bir artış.

Yine böylelikle, İstanbul’da yılda 150 milyon kez araç geçişinin yapıldığı iki köprünün ücretinde, son iki yıllık artış yüzde 105’i geçmiş oldu.

Bu arada, 2016’da 2015’e göre iki köprüden geçen araç sayısı kabaca 5.5 milyon azalmış görünüyor.

Yani bu yüzden, zamma rağmen, 2016 hasılatında pek artış olmayacak gibi görünüyor. 

İşte büyük olasılıkla, bu seneki yüzde 48 zam, 2017 hasılatını artırmak için yapılmış.

Peki 2017 için nasıl bir hasılat artışı beklemeliyiz? Hemen hesaplayarak bakalım:

Geçen araç sayısının düşmeyeceğini, sabit kalacağını varsayarak:

- 150 milyon kez araç geçişi. %105 artış.

- Toplam hasılat kabaca 1.5 milyar TL civarında olacak. 

- Bu yüzde 23’lük artış demek. 

- Enflasyondan arındırırsak; net 180 milyon TL ilave kaynak demek.

Kısacası, yukarıdaki üç YİD projesinin kaynak sağlayıcısı, bambaşka otoyol ve köprüleri kullanan insanlar oldu.

İstanbul’da iki köprüden geçenler ile, tüm Türkiye’de paralı devlet otoyollarını kullananlar; ödedikleri vergilerin yanında, bir de bu köprü ve otoyollara enflasyonun çok üzerinde ödedikleri geçiş ücretleri ile şimdilik üç YİD projesini de finanse ediyor olacaklar. 

Tabii bu, Osmangazi Köprüsü’nün bir aylık kamu taahhüdüne ancak yetecek kadar olsa da...

Son olarak, yılbaşında Osmangazi köprüsü için hayata geçirilen yüzde 26 oranındaki indirimi inceleyelim:

Osmangazi köprüsündeki indirimle beklenen şey, kuşkusuz, geçen araç sayısını artırmak.

Bu, kamu kesesi açısından durumu düzeltmek için tabii ki doğru bir adım. Ama gene belli ki 'eksik' çalışılmış. Çünkü ne mi oldu? Osmangazi Köprüsüne rakip olan deniz yolu işletmecisi de hemen fiyat düşürdü.  

Böylece Osmangazi Köprüsü de, zaten karşılayamadığı hasılat için bir de indirime gittiğiyle, biz de yeni zamlarımızla kalmış olabiliriz açıkçası :/ Bekleyip göreceğiz.

Bu da Bonus 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
themaniaxx

Bir topluluk bu kadar mı yakıp yıkıcı olmayı sever!.. Yapıldı ama çok uzak. Bitti ama şurası şöle. Tünel ama su kaçırıyor. Kullanıyorum tabiki de yapacak. Geçmiyorum ama parası penden çıkıyor.. Yahu tonla km yol yapıldı anadoluda duble yollar falan. Ben de onlardan geçmiyorum, niye benden alınıyor parası? Trilyon tane köye elektrik su gitti benden niye alınıyor? (Vergiden kesiliyor- soran olursa).. 15 senede dandik bir tünel yapamıyorduk ne çabuk unuttunuz!.. Hatırlıyorum da gezide CB ye çıkıp şartlarımız şunlar: aha da bunlar yapılmasın! diyen tayfa nasıl da didiniyor :) KDV hesaplamasından dahi bahsedilmemiş yazıda. Kamuya borç yüklemek yerine şirketler borçlanıp yapmış daha ne olsun. Bu YİD lerin sayıları artınca doğal rekabet ortamından dolayı kamuya maliyetleri de düşer, sabırlı olmak lazım. Bir de bonus soru: tüm bedel devletin kasasından çıksaydı finansmanın günlük faizi ne olurdu?

mustafa-corumlu

sayın deli dumrul..tamam objektif bakalım.. diğer ülkelerde buna benzer aynı projelere baktın mı.. kıyaslama yaptın mı!?!....yap işlet modeli ile yapılan köprülerde devletin verdiği garanti araç geçis sayısındaki anormallikleri gördün mü.. kıyasladın mı?!.. Ve neden bu tür projeler hep ama hep aynı firmalara veriliyor dikkat ettin mi?!?!.. bu projeleri yapan firmaların kasasından doğru dürüst nakit bile çıkmadığının.. hepsinin bir şekilde devlet bankalarından alınan yani zaten devletin kendisinin olan para ile finanse ediliyor iken.. bu demektir ki devletin bunu yapmaya gücü yetiyor iken .. neden bir aracı şirkete yaptırıp muazzam derecede araba geçiş garantisi verilmesi.. bunlar senin hiç mi miğdeni bulandırmıyor... Bu bildiğin.. kılıfına uydurulmuş soygundur.....

mustafa-corumlu

1.2 milyar dolarlık köprüye sen yıllık 580 milyon dolar gelir garantisi veriyorsun hemde 15 yıllığına..bu tam tamına 8.7 milyar dolar eder.... tam tamına 7 mislinden fazla gelir getiren bir yatırım... ulan eroin kokain satsan bu kadar büyük kar marjı yok...1.2 mılyar yapan şirketin kasasından öz varlığından kullandığı nakit 200 milyon dolar bile yok.. gerisi olduğu gibi birilerinin yardımı ile sağlanan devlet bankası kredisi....o zaman hesab abak hesaba.. nakit 200-300 milyonluk sermaye ile 8.7 milyar dolar kazanıyorsun.... kazanç nerdeyse 40 misli..

lagaluga

maalesef gelir garantisi nedeniyle görünürde ücret düşmüş olsa bile devlet üstünü tamamlıyor. şirket bu köprüyü 1.2 milyar$a mal etti. 2008deki ihale sonucunda devletin verdiği gelir garantisi yıllık 580 milyon$, 15 yıllık işletme süresince elde edecekleri gelir ise 8.7milyar$. üstelik geçiş ücreti her sene abd enflasyonuyla zamlanıyor.2008den bu yana ücret kdv hariç 35$dan 40$a yükseldi. ben yidye karşı değilim ama kar marjı bu kadar yüksek olmamalı. eğer istenilen seviyeye gelmiyorsa yeniden ihaleye çıkılmalı. ya da ihale şartlarında kur aşırı yükseldiğinde düzenleme imkanı getirilmeli. 2008de ücret kdv hariç 35$ o günkü kurla anca 50 tl idi. şimdi 40$ yani 155 lira (bu indirimsiz fiyat, indirimi devlet yine ödüyor). köprünün maliyeti 1.2 milyar$. 7 senede ortalama kur düşünüldüğünde şirket kabaca 3 milyar tl harcamıştır. 15 yılda vaadedilen gelir 8.7m$ (15 sene boyunca hiç zam olmasa ve kur artmasa) bugünkü kurla 33 milyar tl. dolar bazında 1e 7 tl bazında 1e 11 kazanacak

myenen

doğru yönlerde eleştiriler olmakla birlikte . eksik bir eleştiri. zaten en iyi yalanlar doğrularla içiçe söylenir :D 40000 garantisi verildi aşağısını devlet karşılıyor tamam da bok atmadan önce tüm yönleriyle ele alınmalı. hiç soran oldumu peki 40000'den fazlası ne olacak ?

lagaluga

eğer 40binden fazla geçen olursa bu para şirketin cebinde kalacak. 40binden az geçerse devlet üstünü tamamlayacak. köprü yapıldığından beri günde ortalama 15bin araç geçti. aradaki farkın kapanması mümkün değil. çünkü köprü ilk açıldığında bayram diye bedava oldu en kalabalık dönemde bedava olmasına rağmen günde 90bin araç geçti. her ay 1 hafta bayram olsa ancak o zaman bu garantiye ulaşılabilir. ayrıca garanti olan 40bin araç değil. 40bin araca tekabül eden gelir. 2008de ihale yapılırken araç başı ücret 35$+kdv idi. ihale şartlarında belirtilen enflasyonla şu sıralar 40$+kdv. devlet yılda 14.6 milyon araca tekabül eden 40*14.6=584m $ geliri garanti etti. köprü geçiş ücreti 1$ da olsa 1000$ da olsa, günde 40bin de geçse 140bin de geçse yıl sonunda bu şirket 584m$ kazanmak zorunda. kazanamazsa devlet ödüyor. mevcut şartlarla bunun sadece gişe geliriyle sağlanması mümkün değil dolayısıyla devlet dolayısıyla vatandaş ödeyecek. şirket 1.2milyar$a köprü yaptı, yılda 580m$, 15 yıllık ihale süresince 8.7milyar$ kazanacak. ücret ihalede 20$ olsa geçiş garantisi 20bin olsaydı şirket yine kar edecekti vatandaş yine kullanacaktı ama ekonomik yükü daha az olacaktı.

nafi-kabakoglu

ücretsiz olduğu halde 10.000 araç bile geçmedi ücretli halde 40.000 geçeceğini düşünüyorsan helal valla

myenen

o iş öyle diil işte kardeşim. 40bin üstü şirketin cebine değil ! senaryo düşünelim 1ay 40bin üzerinden hesaplandı eksik var devlet karşıladı, öbür ay 40binden fazla oldu fazlalığı devlet mahsup ediyor. yani şirket herzaman 40bin üzerinden kazanç sağlıycak- maliyetini hesabınıda ona göre yapıyor zaten. bu işleri yapanları bukadar keriz sanmamak lazım .

lagaluga

aslında en doğrusu şu. devlet ihaleden önce 2008de bir fiyat belirledi (35$) ve dedi ki bu fiyattan yılda kaç araç geçişiyle kaç sene bu köprüyü işletirsiniz diye sordu. ihaleyi kazanan şirket inşaat dahil 22 yıl boyunca yıllık 14.6m araç geçiş garantisiyle araç başı 35$a(abd enflasyonuyla her sene zamlanacak) bu köprüyü işleteceğini söyledi. inşaat yaklaşık 7 sene sürdü geri kalan kabaca 15 yıl 4 ay boyunca bu şirket yılda 14.6m araç garantisi ve araç başı 35$ ile ihaleyi kazandı. yani devlet araç başına 35$dan (zamla 40$) yılda 14.6 milyon aracın ödeyeceği parayı garanti etti. bu kolaylık olsun diye günlük 40bin diye geçiyor ama aslolan yıllık değer. sıkıntı şu ki 40$'ı kimse vermek istemediği için önce 25e şimdi de sanırım 15$a düştü. geçen 15bin aracın(yılda 5.5 milyon araç) ödemesi gereken eksik 25$ı devlet veriyor. geçmeyen 25bin aracın(yılda 9 milyon) vermesi gereken 40$ı devlet ödüyor. bu ortalama 15bin geçiş değeri yıl boyu sürerse şirket gişelerden 82m$, devletten de geçen araçların eksik ödediği 137m$ ve hiç geçmeyen araçların vermesi gereken 365m$ı alacak toplamda da yılda 584m$ kazanacak. eğer devlet bu köprü pahalı geçiş 1$olsun derse ve yılda 100milyon araç geçerse şirket gişeden 100m$ alacak ama aradaki 484m$lık farkı devlet yine ödeyecek çünkü ihale yapılırken belirlenen ücret 1 değil 35$dı.

lagaluga

şimdilerde çanakkaleye de körfeze yapıldığı kadar büyük bir köprü yapılacak. binali yıldırım fiyatın 15€+kdv olarak belirlendiğini söyledi. 26 ocakta şirketler araç başı 15€ olmak üzere yıllık bir miktar araç garantisiyle(atıyorum 10 milyon) ve inşaat dahil belli bir süre(atıyorum 15 sene) işletmek için teklif verecekler. en az araç garantisi ve en düşük işletme süresi veren şirket ihaleyi kazanacak. sorun şu ki 8 sene önce ihalesi yapılan osmangazi köprüsüne 35$ fiyat belirlenmişti şimdi aynı nitelikte köprü 15€. sadece bu bile osmangazi ihalesinde bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. tabi yeni köprüyü yapacak şirket inşaat dahil 50 sene işletirim derse ve kabul edilirse işimiz iş. sorun yid değil sorun aşırı yüksek garantiler. osmangaziyi yapan şirlet 1.2milyar$lık yatırımın karşılığı olarak 15 yılda 8.7 milyar$kazanacak. 8.7 değil de 3 kazansaydı itiraz etmezdim ama şu haliyle ekonomiye yük getiriyor sadece.

myenen

bu projelerin onay sürecinde komisyonlar var eminol bizim düşündüğümüzden daha fazla senaryo olasılık düşünülüyor. ve bu tür işlere uzun vadede bakmak lazım . elbetteki dönem dönem sıkıntılar olacaktır . 15-20 yıldan sonra dönüp bakmalıyız... zarardamıyız diye . daha önce yapılan YİD projelerinde uzun vadede bakılınca zarar edilmemiştir.

lieebtman

yüksek riskli ve aynı zamanda herkese ücretsiz köprümü arıyorsunuz . Beipanjiang Köprüsü çinde denizden 3200 metre yüksekte inşaa edildi ve ücretsiz hizmete sunuldu . anlayan anladı

gamze-maden2

bi de gidip japona yaptırıyolar yok mu bizde kopru yapacak muhendis? tabi nasada calısan kızın projesi begenilmemişti deme...

lagaluga

tekrar söylüyorum yid kötü değildir. kimsenin de köprü havaalanı tünel yapılmasın dediği yok. yid olsun ama şirket fahiş fiyatlarla aşırı yüksek geçiş garantileriyle 100 liraya mal ettiği yapının kullanımı için devletin/vatandaşın cebinden 500 lira kazanmasın diyoruz. bu köprünün maliyeti 1.2 milyar$. 15 yıl 4 ayda araç başı 40$(2008de 35ti ama enflasyonla 40 oldu) günlük 40bin araçtan hesaplandığında 8.7 milyar$ gelir garantisi var. 1e 6 kazanıyor insaf denir buna. yandaş kazansın da bari 1e 2-3 kazansın onu söylemeye çalışıyoruz. yid kötü değildir. her projeye anında kaynak bulunamayabilir bunu kabul ediyorum ama şirketlere de ballı börek ihaleler hediye edilmesin.

mustafa-corumlu

normalde herhangi bir uluslararası yatırımcı böyle bir projeye balıklama atlar.. keza.. 1 e 3 veren bir yatırım super yatırımdır.. ama kime veriliyor.. yandaş paravan şirkete veriliyor.. emin ol ki elde edecekleri gelirin büyük bir kısmı devletimizin malum şahsın cebine bi şekilde girecektir...içim fesat benim.. yalan yok.. ben böyle düşünüyorum

Başlıklar

2016İstanbulKGSOsmangazi KöprüsüTercihtransferzam
Görüş Bildir