article/comments
article/share
Haberler
Her Gün Yapıyoruz, Farkında Değiliz: Aslında Beynimizi Güçlendiriyor!

Her Gün Yapıyoruz, Farkında Değiliz: Aslında Beynimizi Güçlendiriyor!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Hepimizin bildiği gibi, sindirim ağızda başlar. Yiyecekleri iyi çiğnediğimiz zaman, tükürüğümüzün de etkisiyle besinler küçük parçalara ayrılır. Küçük parçalara ayrılan besinler, vücut tarafından daha kolay sindirilir. Böylece daha fazla besin emilimi gerçekleşir. Bugüne kadar çiğnemenin sindirim üzerindeki olumlu etkileri biliniyordu.

Araştırmacılar, şimdi ise çiğnemenin beyin fonksiyonlarını da destekleyebileceğini ve Alzheimer hastalığını önlemeye yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Yiyecekleri iyi çiğnemek, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Yiyecekleri iyi çiğnemek, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Nasıl mı?

Yiyecekleri iyice çiğnediğinizde, tükürüğünüz ve dişleriniz sayesinde midenize daha az iş kalır. Sindirim, ağzınızda başlamış olur. Tükürük, sindirim sürecini ağzınızdaki bazı karbonhidrat ve yağları parçalayarak başlatır.

Yemeğinizi iyice çiğnemek, sindirim için bol miktarda tükürüğe sahip olmanızı sağlar. Bu hazımsızlık ve mide ekşimesi gibi belirtileri önlemeye yardımcı olur. Kilo vermek isteyenlere verilen ilk tavsiyelerden biri de hep şu olur: Yiyecekleri güzelce çiğneyin, yavaş yemek yiyin.

Yavaş yiyen insanlar besinleri iyice çiğnedikleri ve ağızda küçük parçalar haline getirdikleri için tokluk süreleri uzar. Beyine, tokluk sinyalleri daha uzun süre gönderilmiş olur. Böylece almanız gerekenden fazla kalori almamış olursunuz. Öte yandan hızlı ve büyük lokmalarla yemek yiyen insanların midesi, beyinlerine tokluk hissi gönderemez. Dolayısıyla gereğinden daha fazla yemek yerler.

Amerikalı beslenme uzmanı, yiyeceklerin "tamamen sıvılaşana" ve "neredeyse kendi kendine yutulana" kadar çiğnenmesi gerektiğine inanıyor.

Amerikalı beslenme uzmanı, yiyeceklerin  "tamamen sıvılaşana" ve "neredeyse kendi kendine yutulana" kadar çiğnenmesi gerektiğine inanıyor.

Amerikalı beslenme uzmanı Horace Fletcher, bir arpacık soğanını yutmadan önce 722 kez çiğnediği için 'Büyük Çiğneyici' lakabını almayı başardı. BBC'nin aktardığına göre, Fletcher, güçlü çiğnemenin 20. yüzyılın başlarındaki ABD ekonomisine günde yarım milyon dolardan fazla (bugünkü parayla yaklaşık 19,5 milyon dolar) tasarruf sağlayabileceğini, çünkü ortalama bir kişinin günde yarım pound (227 gram) daha az yiyecek tüketeceğini tahmin ediyordu.

İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nde diş sağlığı bölümünde profesör olan Mats Trulsson, Fletcher'ın öğretisinin biraz aşırı olabileceğini, ancak 'bazı yönlerden aslında haklı olduğunu' söylüyor.

Hollanda'daki Utrecht Üniversitesi Tıp Merkezi'nde ağız fizyolojisi ve çiğneme alanında öncü olan Andries van der Bilt, çiğnemenin önemini şu sözlerle anlatıyor: 'Çiğneme sadece tükürük üretimini ve yiyecekleri parçalamaya yardımcı olan amilaz gibi sindirim enzimlerinin miktarını artırmakla kalmaz , aynı zamanda bağırsak ve pankreasın yiyecekleri daha da işlemeye yardımcı olacak sıvılar salgılamasını da tetikler. Çiğnemezseniz, bağırsak yiyecekleri işlemeye hazır olmaz.'

Yiyecekleri çiğneyip küçük parçalara ayırdığımızda, aslında onların yüzey alanlarını artırmış oluyoruz. Böylece midemizdeki sindirim suları, besinlere daha verimli bir şekilde etki edebiliyor. Sonuç olarak bunun da bağırsak sağlığı için çok önemli olduğu belirtiliyor. Daha büyük parçacıklar bağırsakta daha uzun süre kalıyor ve bu da şişkinliğe, kabızlığa neden olabiliyor. Uzun vadede bağırsak düzeninin bozulması ise tüm vücudumuzu (hatta ruh halimizi bile) etkileyebiliyor.

"Fletcherizm" olarak adlandırılan "çiğnemeye" dayalı diyet akımı başladı.

"Fletcherizm" olarak adlandırılan "çiğnemeye" dayalı diyet akımı başladı.

Fletcher, çiğnemenin ne kadar önemli olduğunu belirtiyordu. 1900'lerde Amerika'nın bazı bölgelerinde bu görüş yaygınlaştı ve 'Fletcherizm' ismi verilen bir diyet akımı doğdu. Bu akımın, Japonya'da da 'Kamingu 30' isimli farklı bir uygulamayla hayata geçirildiği biliniyor.

Gelin, çiğneme üzerine yapılan bir araştırmayı inceleyelim!

2009 yılında yapılan bir çalışmada, 13 sağlıklı yetişkinden küçük bir avuç bademi 10, 25 veya 40 kez çiğnemeleri istendi. Araştırmacılar katılımcıların dışkı örneklerini inceledi. Bademi çok çiğneyen kişilerin, daha az yağ attığı keşfedildi. Yani bademden sağlanan enerji emiliminin üçte bir oranında daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

2013 yılındaki başka bir araştırmada ise 21 kişiden farklı hızlarda pizza yemeleri istendi. 15 ve 40 kez çiğneyen gruplarda, 40 kez çiğneyen kişilerin daha uzun süre tok kaldığı görüldü.

Gelelim çiğnemenin beyin fonksiyonları üzerindeki etkisine.

Gelelim çiğnemenin beyin fonksiyonları üzerindeki etkisine.

Araştırmacılar çiğnemenin yaşlandıkça özellikle beyin sağlığı üzerinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor. 

14 Avrupa ülkesinde 50 yaş üstü 28.500'den fazla kişinin katıldığı bir araştırmada, iyi çiğneme yeteneğine sahip veya protez diş kullanmayan katılımcıların  bir dizi bilişsel testte daha iyi performans gösterdiği görüldü. Hala iyi çiğneyebilen yaşlıların, diğerlerine göre kelime hatırlama, sözel akıcılık ve sayısal becerilerinin daha iyi olduğu görüldü.

Bazı araştırmacılar, çiğnemenin beyne etkilerini şu şekilde açıklıyor:

  • Çiğneme mekanizması, hipokampüsü (mekansal öğrenmeden ve yeni anılar oluşturmaktan sorumlu beyin bölgesi; Alzheimer hastalığından ilk etkilenen bölgelerden biri) etkileyen çoklu sinir devrelerini çalıştırır.

  • Çiğnemek, beyne giden kan akışını artırır (Japon araştırmacıların sakız çiğneyenlerle yaptığı deneylerde gösterdiği gibi

Uzman isim 'Teori şu ki, çiğneme bir pompa gibi çalışarak beyne kan pompalıyor' diyerek bu durumu açıklıyor.

Aynı zamanda, bazı bilişsel olarak zorlayıcı görevler sırasında sakız çiğneyen katılımcıların dikkat düzeylerinin daha yüksek olduğu görülüyor.

Tabii beyninizi iyileştirmek için çeneninizi o kadar da yormanız gerek yok! Uzmanlar, 'iyi' çiğnemek için bir sayı bulunmadığını, bu sayının kişiden kişiye değişebileceğini belirtiyor. 

'Yutmanın sorun olmadığını hissedene kadar normal şekilde çiğneyin.'

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Öğrencilik hayatımda pek çok yabancı kaynaktan çeviriler yaptım. İş hayatımda da farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. 2022 yılından beri Onedio'da çalışıyorum. Yaşam kategorisinde içerikler üretiyorum. Yabancı kaynaklardan güncel içerikleri çeviriyor, astroloji gündemini, genel kültür alanında ilgi çekici konuları ve seyahat haberlerini okuyucularla buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın