Goncourt'u Kazanan Philippe Jaenada Ödülün Ertesi Günü Yapay Zeka İtirafında Bulundu
Fransa'nın en prestijli edebiyat ödülü Goncourt, bu yıl yapay zeka tartışmalarının gölgesinde sahibini buldu. Ödülü 3 Kasım'da alan 62 yaşındaki yazar Philippe Jaenada, ertesi gün France Inter'de sorulan sorulara romanını yazarken yapay zekayı kaç kez ve hangi amaçla kullandığını anlattı. Açıklama, başka bir yazarın romanının aynı iddialarla Goncourt seçkisinden çıkarıldığı haftaların hemen ardından geldi.
Ödül, Paris'teki Drouant restoranında açıklandı.
Goncourt Akademisi jürisi 3 Kasım Salı günü Paris'in 2. bölgesindeki Drouant restoranında toplandı ve 2026 ödülünü Philippe Jaenada'ya verdi. Flammarion'dan çıkan 528 sayfalık L'Inconnue du quai de Javel, Eylül 1949'da Seine kıyısında ölü bulunan 29 yaşındaki Louise Cansot'un öyküsünü anlatıyor. Cansot 16 yaşında Paris'e tek başına gelmiş, Montparnasse ressamlarının en çok aranan modellerinden biri olmuştu. Polis dört şüpheli belirlemesine rağmen cinayet hiçbir zaman çözülemedi. Jaenada daha önce Sulak, La Petite Femelle ve La Serpe gibi gerçek suç dosyalarını konu alan kitaplarla tanınıyordu.
Akademi Başkanı Philippe Claudel, seçimi şu sözlerle gerekçelendirdi:
'Philippe Jaenada, görünmez kılınmış bir kadını, polisin pek ilgilenmediği genç bir kurbanı görünür kılıyor.'
Finalistler arasında Clémentine Mélois, Yannick Haenel ve Sylvain Prudhomme de vardı ve dört kitap da Madrigall grubuna bağlı yayınevlerinden çıkmıştı. Kazanana verilen çek yalnızca 10 euro olsa da geçen yıl ödülü alan Laurent Mauvignier'nin La Maison vide romanı yaklaşık 640 bin adet sattı.
Jaenada yapay zekayı üç kez kullandığını söyledi.
Jaenada, ödülün ertesi günü France Inter'de yapay zekaya başvurduğu üç durumu sıraladı. İlkinde ChatGPT'nin yazdığı bir cümleyi kitabına gizlice yerleştirmişti ve bunu okurla oynamak için yaptığını söyledi. Cümleyi Goncourt jürisine ancak Salı günü gösteren yazar, dışarı sızarsa bunun kimden geleceğini bildiğini espriyle ekledi. İkincisinde ChatGPT'yi biraz alaya almak istemişti, çünkü araç teknik bir bilgi konusunda tümüyle saçma yanıtlar vermişti. Üçüncüsünde ise teknik araştırmalarda yapay zekadan yardım almıştı.
Yazar yapay zekaya bakışını şu sözlerle özetledi:
'Bence yapay zekayı geri püskürtemeyiz, sanki hiç yokmuş gibi davranamayız. Onu kullanmamız, bunu kabul etmemiz, evcilleştirmemiz ve yerimizi ona kaptırmamamız gerekiyor. Yararlı olması lazım.'
Açıklama sosyal medyada hemen tartışma yarattı. Bir kısım kullanıcı yapay zekanın bugün yazım denetimi kadar sıradan hale geleceğini savunurken bir okur, kalbiyle, bağırsağıyla ve beyniyle kendi başına üreten yazarları okumak istediğini yazdı. Bir başkası ise okurla oynamak için bile olsa böyle bir cümlenin romanla ne ilgisi olduğunu sordu.
Bu yılın Goncourt gündemini Orélien davası belirledi.
Bu yılki seçkiyi sarsan isim Haitili-Kanadalı yazar Thélyson Orélien'di. Grasset'in Ağustos'ta Fransa'da yayımladığı ilk romanı C'était ça ou mourir yaklaşık 35 bin sattı ve 20'den fazla ülkeye çeviri hakkı satıldı. Kitap 21 Eylül'de Fnac Roman Ödülü'nü kazandı. Aynı gün Balance ton Claude adlı bir X hesabı romanın neredeyse tümüyle yapay zekayla yazıldığını öne sürdü, ardından intihal iddiaları da geldi. Akademi 25 Eylül'de kitabı ilk seçkiden çıkardı ve açıklamasında şu ifadeyi kullandı:
'Yapay zekanın yardımıyla üretilen metinleri ne onaylıyoruz ne de herhangi bir biçimde kutsuyoruz.'
Orélien yapay zeka kullandığını baştan reddetmişti. Kanadalı yayınevi Éditions du Boréal 21 Ekim'de kitapta yapay zekadan yararlanıldığını doğrulayıp yazarla yollarını ayırdı ve romanın yeniden basılmayacağını duyurdu. Orélien sonradan araştırma için yapay zekadan yararlandığını kabul etti. Akademi ise ödül yönetmeliğini değiştirip yarışan eserlerin insanlar tarafından yazılmış olmasını açıkça şart koşmaya hazırlanıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın