Fed Faizi Yüzde 4'e Dayandı: Goldman Sachs Ekim İçin Tarih Verdi
ABD Merkez Bankası (Fed), eylül ayı toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çekti. Kararın hemen ardından Goldman Sachs, JPMorgan ve Morgan Stanley gibi küresel yatırım bankaları art arda yeni tahminlerini paylaştı. Üç dev bankanın ortak mesajı net: Faiz artışları burada bitmiyor.
Fed Faizi Açıkladı: Artış Yüzde 3,75-4,00'e Çıktı, Bir Artış Daha Kapıda
Fed'in eylül toplantısında alınan faiz artışı kararı oy birliğiyle onaylandı. Banka yetkilileri, güncellenen projeksiyonlarında 2026'nın geri kalanında bir faiz artışı daha yapılmasının muhtemel olduğunu ortaya koydu.
Toplantıya katılan 18 yetkiliden 12'si, yıl sonuna kadar en az bir artış daha görülmesi gerektiği görüşünde birleşti. Bu tablo, piyasalarda faiz artırım döngüsünün kısa vadede sona ermeyeceği beklentisini güçlendirdi.
Fed'in kararı yalnızca ABD için değil, küresel piyasalar için de yön gösterici kabul ediliyor. Karar sonrasında dolar endeksindeki ve tahvil getirilerindeki hareketler, yatırımcıların ilk baktığı noktalar arasında yer aldı. Karar, kredi faizlerinden konut kredisi oranlarına kadar geniş bir yelpazede maliyetleri doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Goldman Sachs, JPMorgan ve Morgan Stanley Aynı Noktada Birleşti: Sıradaki Artışlar Belli Oldu
Foreks'e yansıyan bilgilere göre Goldman Sachs, Fed'in ekim ayındaki toplantısında da 25 baz puanlık bir artışa gideceğini öngörüyor. Wall Street devi, bir sonraki adım için en olası tarihin ekim olduğunu açıkladı.
JPMorgan Asset Management Stratejisti Tai Hui ise farklı bir noktaya dikkat çekti: ABD faiz oranlarının 2027'ye girerken de yüksek seviyelerde kalması bekleniyor. Hui, özellikle faiz hareketlerine duyarlı teknoloji hisselerinin bu süreçte daha fazla dalgalanabileceğinin altını çizdi.
Morgan Stanley'nin tahmini de bu tabloyu destekliyor: Banka, Fed'den bu yılın aralık ayının ardından 2027'nin martında da 25 baz puanlık bir artış daha bekliyor.
Üç kurumun ortak vurgusu, faiz artışı sürecinin takvimden çok enflasyon ve istihdam verileriyle şekilleneceği yönünde. Bu da önümüzdeki Fed toplantılarını yalnızca ABD için değil, dolar kuruna duyarlı gelişmekte olan ekonomiler için de yakından izlenmesi gereken bir gündem maddesi haline getiriyor. Yatırımcılar bu nedenle Fed'in kendi açıklamalarının yanı sıra büyük bankaların art arda gelen tahminlerini de mercek altına alıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın