Esir Kampında Doğan Egzersiz Tüm Dünyanın Bir Numarası Oldu
Bir zamanlar dansçıların ve fizyoterapi hastalarının egzersizi olarak bilinen pilates, bugün dünyanın en popüler antrenmanı.
Özellikle yaylı ve hareketli platformlu reformer cihazıyla yapılan dersler, büyük şehirlerde stüdyoların sayısını hızla artırıyor. Peki bu egzersiz vücuda gerçekten ne kazandırıyor ve herkes için uygun mu?
Pilates, aslında esir kampında ortaya çıkmıştı.
Spor rezervasyon platformu ClassPass'in 2025 raporuna göre pilates, üst üste üçüncü yıl dünyada en çok rezervasyon yapılan egzersiz oldu. Platformdaki pilates rezervasyonları bir yılda yüzde 66 arttı, en çok tercih edilen tür ise reformer pilates oldu.
Bu popülerliğin arkasında sosyal medya kadar, vücudu yormadan güçlendiren 'düşük etkili' egzersizlere duyulan ilgi de var. Yaylar, hareketin zorluğunu kişinin seviyesine göre ayarlamayı mümkün kılıyor.
Yöntemin hikâyesi ise yüz yıl öncesine uzanıyor. 1883'te Almanya'da doğan Joseph Pilates, çocukluğunda astım, raşitizm ve romatizmal ateşle boğuşan hastalıklı bir çocuktu. Bedenini güçlendirmek için jimnastik ve vücut geliştirmeye yöneldi; 14 yaşına geldiğinde anatomi çizimleri için modellik yapacak kadar formdaydı.
1912'de İngiltere'ye taşınan Pilates, burada boksör, sirk sanatçısı ve polislere savunma eğitmeni olarak çalıştı. Birinci Dünya Savaşı başlayınca diğer Alman vatandaşlarıyla birlikte gözaltına alındı ve önce Lancaster Kalesi'nde, ardından Man Adası'ndaki Knockaloe esir kampında tutuldu.
Yöntemini bu kamp yıllarında geliştirdi ve ona 'kontroloji' adını verdi: zihnin kasları kontrol etmesi, doğru nefes ve omurga hizası. Anlatılana göre hasta yataklarına yaylar bağlayarak yatağa bağlı kalanların da hareket etmesini sağladı. Bugünkü reformer cihazının temeli bu fikre dayanıyor.
1920'lerin ortasında New York'a göç eden Pilates, eşi Clara ile birlikte bir stüdyo açtı. Koreograf George Balanchine ve dansçı Martha Graham gibi isimlerin ilgisiyle yöntem önce dans dünyasında yayıldı. Pilates, 1945'te 'Return to Life Through Contrology' adlı kitabını yayımladı, egzersiz aletleri için 26'dan fazla patent aldı ve 1967'de New York'ta hayatını kaybetti.
Özellikle bel ağrısına iyi geliyor.
Pilates; karın, sırt ve kalça çevresindeki derin kasları, yani 'merkez' bölgesini güçlendirmeye odaklanıyor. Bu da duruşu, dengeyi ve esnekliği destekliyor.
Bilimsel çalışmalar da en çok bel ağrısı üzerinde yoğunlaşıyor. Kronik bel ağrısı olan 1.108 hastanın katıldığı 19 çalışmayı inceleyen 2023 tarihli bir analiz, pilatesin ağrıyı ve hareket kısıtlılığını azaltabildiğini gösterdi. Ancak yaşam kalitesi üzerindeki etkisi daha sınırlı kaldı.
Düşük etkili olması, pilatesi her yaştan ve kondisyondan kişi için uygun kılıyor; sakatlık sonrası toparlanma sürecinde de sıkça tercih ediliyor. Yine de hamileler, osteoporozu ya da ciddi bel ve boyun sorunu olanlar ve yakın zamanda ameliyat geçirenler başlamadan önce hekimine danışmalı ve deneyimli bir eğitmenle çalışmalı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın