Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dünyaları Değiştirebilecekken Ardında Büyük Bir Hayal Kırıklığı Bırakmış 10 Muhteşem Şey

-

Güzel şeyler vadeden, akıllıca düşünülmüş ve bir boşluğu doldurmak için ortaya konulmuş her atılımın başarılı olması ya da kitleler tarafından sahiplenmesi mümkün olmuyor.

Deha ürünü gibi gözükmesine rağmen, arka planındaki zaafları neticesinde başarısızlığa mahkum kalmış şeyler bunlar. Aynı zamanda, detayların ne denli önemli olduğunu da yüzümüze vurmayı ihmal etmiyor.

Kaynak: http://www.cracked.com/photoplasty_1896_...

10. QR Kod

Kamera vasıtasıyla kullanıcıları Internet bağlantılarına ulaştıran cici teknoloji. Karekod olarak da bilinen QR kod teknolojisi halen kullanılsa da, potansiyeline kıyasla yalan olmuş bir teknoloji ürünü olduğu su götürmez bir gerçektir.

Çünkü karekod kullanmak, çoğu zaman nereye gideceği belli olmayan bir tünele girmek gibi bir şey. Gerçekten de kullanıcı açısından neyle karşı karşıya olduğunu bilmemek kadar itici bir durum yoktur.

Karekod tutmadı. Kitleler bu teknolojiyi benimsemedi. Bir türlü standart haline gelememiş olması da, karekodu ölüme mahkum eden nedenlerden birisi şüphesiz.

9. Yürüyen uçak

Ford’un kurucusu Henry Ford, zamanında herkesin kullanabileceği türden bir uçak modelini günlük yaşama adapte etmek istemiş.

Sonradan, üretilen ilk model test uçuşunda yere çakılınca bu fikirden anında vazgeçmişler.

8. Dumansız sigara

Seksenlerin sonunda, uğruna milyon dolarların harcandığı bir proje neticesinde, PREMIER adlı dumansız bir sigara üretilmiş.

Sonuç tam bir hayal kırıklığı olmuş. Çünkü sigara elle tutulamayacak kadar çok ısınıyor, ayrıca berbat kokuyormuş.

7. Danstan enerji üretgeç

İngiliz iş adamı Andrew Charalambous, 2007 yılında sahibi olduğu gece kulübünün zeminine basınç duyarlı enerji üniteleri entegre etmiş. Daha açık bir ifadeyle, mekandaki her dans figürünü işletmeye enerji olarak geri kazandırmayı başarmış.

%60 oranında enerji tasarrufu imkanına rağmen, bu sistemi başka kullanan olmamış.

6. Sprey insülin

Diyabetiniz varsa, veyahut diyabeti olan bir yakınınız varsa insülin çilesini bilirsiniz. 

İşte, bir ilaç firmasının yetkilileri 2007 yılında “Yahu şu insülini şırınga yerine sprey olarak üretelim de vatandaşın çilesi bitsin” demiş ve insülini ağızdan sprey olarak veren bir pompa üretmişler.

Bu ürün hiç tutmamış. Görülebileceği gibi, bildiğin roket cephanesi büyüklüğünde olan bu pompayı insanlar yanında taşımak istememiş. Taşısalar bile pompayı ulu orta ağızlarına götürüp kullanmayı utanç verici bulmuşlar.

Yani, nasıl desem, neyse...

5. Cinerama

Cinerama adlı teknoloji 1952 yılında tanıtılmış. Temel olarak geniş ve eğimli bir sinema perdesine üç farklı projeksiyonun yan yana görüntü yansıtmasıyla üretilmiş olan bu sistem, izleyiciye aşırı gerçekçi bir sinema deneyimi vadediyormuş. Fakat bu teknoloji de tutmamış.

Nedeni de sinema endüstrisinin o dönemde böylesine köklü bir değişikliğe gitmeye hazır olmaması filan değil, her gösterimde üç farklı makiniste ihtiyaç duyan bu teknolojiye sinema salonlarının şiddetle karşı çıkması olmuş.

4. Tak-çıkar otomobil

Tak-çıkar otomobil konsepti. Alt kısmı sabit, üst kısmı amacına göre farklı seçeneklerle donatılabilen Capsula, 1982 yılında tasarlanmış. Yani hem aile arabası, hem itfaiye, hem ambulans, hem çekici olarak kullanılabilen bir araç tasarımından bahsediyoruz.

Capsula hiç tutmamış. Çünkü hiçbir firmanın ilgisi cezbetmemiş.

3. Orion Projesi

Orion Projesi olarak bilinen uzay projesi, 60’ların başında ABD’de geliştirilmeye başlanmış. Projenin amacı, uzay gemilerini nükleer patlamalar sayesinde hızlandırmak ve uzak mesafeleri çok kısa sürede alabilmekmiş. Mesela Mars’a yalnızca bir kaç haftada ulaşabilmek gibi…

Sonradan bir takım politik engeller ortaya çıkınca, 1964 yılında proje yarım bırakılmış.

2. Concorde

Çoğunuz Concorde efsanesini hatırlıyordur. Efsane, çünkü Concorde yakın sayılabilecek bir zamana ait olmasına rağmen yalnızca seçkin bir kitleye hitap eden bir ulaşım şekliydi. Ses hızını aşabilen (2200 km/s), 100 yolcu kapasitesiyle ve New York - Londra arasını 3 saatten az bir sürede kateden bu karizmatik uçaklar, tarihin tozlu sayfalarına gömüldü.

Neden mi? Uçağın üretiminden bakımına, yakıtından işletmesine inanılmaz maliyetli olması (yalnızca 14 adet üretilmiştir), çevreyi aşırı kirletmesi, çok gürültülü olması, en zengin kitleyi bile bezdiren bilet fiyatları, 2000 yılında gerçekleşen ve 104 kişinin ölümüne sebep olan kazası gibi faktörleri saymak yeterli olacaktır.

1. Devrim

Dünyalara etki eder miydi bilinmez, fakat Devrim’in Türkiye tarihi açısından önemini yadsımak mümkün değil. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla, yalnızca 130 günde geliştirilip üretilen Devrim, 4 silindirli bir aile otomobiliydi. Çağının oval ve keskin çizgilerini aynı anda bünyesinde barındıran bu “yüzde yüz yerli” otomobil, maalesef seri üretime geçmedi. 

Talebin üretim masraflarını karşılamayacağı düşüncesi, seri üretimi mümkün kılacak dökümanların tutulmamış olması ve en önemlisi halkın gözü önünde yolda kalması, Devrim’i başarısızlığa mahkum eden sebepler arasında gösterilir.

Bugün Devrim’i Eskişehir’de, üretildiği yer olan TÜLOMSAŞ’da görmeniz mümkün.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ercy

Hepsi neyse de, ne zaman Devrim'in bir fotoğrafını görsem ya da "Devrim Arabaları" filmini izlesem içim parçalanır! Bu arabanın yapımında emeği geçenlerden Allah gani gani razı olsun; bu arabayı rafa kaldıranların da Allah bin türlü belasını versin!!!!!

mehmet-ozdinc

QR kodu sana tutmamış. Dünya'nın geri kalanı kullanıyor

isminivermekistemeyenyazar

Concorde sen o droop nose teknolojin ile muhteşem bi detaysın ya

karayel2009

cinerama iyiymiş. salon sahipleri ipnelik yapmış. 3 projeksiyoncuya gerek yok bence. üç projeksiyonu baştan kurdun mu tamamdır.

sema-takumi

ne keşfetmek isterdiniz direk aklıma bu çocuk geldi asfgjkkl

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriEskişehirİngiltereSinemaUzayroket
Görüş Bildir