Dortmund'dan Bir Efsane Geçti: Günahıyla Sevabıyla Jürgen Klopp

 > -

1. Bundesliga Kariyeri Başlıyor

1989 yılında başladığı futbolculuk hayatında 12 sene boyunca Mainz formasını giyen Klopp, 2001 yılında Eckhard Krautzun’un yerine takımın başına geldi. Sezon sonunda kıl payı takımını ligde tutan Klopp, 2002-03 sezonunda üst lige çıkmayı averajla kaybetmesine rağmen bir sonraki sezon averajla 3. olarak, futbol yaşamında ilk kez Bundesliga’da boy gösterme fırsatı yakaladı. 2006-07 sezonuna kadar takımını Bundesliga’da oynatan Klopp, o sezon tekrar 2. Lige düştü. Ertesi senede sözleşmesini uzatmadı ve takımından ayrıldı.

2. Dortmund'a Transferi

Mainz’dan ayrıldıktan sonra Dortmund’a transfer olan Klopp, ilk sezonunda pek de fazla bir başarı elde edemedi, hatta Avrupa kupalarına bile katılamadı takımı. Bu başarısızlığa rağmen (!) Dortmund yönetimi, Klopp’un sözleşmesini 3 sene daha uzattı ve efsane olacak bir takımın startını verdi.

3. Mütevazı Kadroyu Efsane Yaptı

Dortmund’un başına ilk geçtiği dönemde aslında kalede yine Roman Weidenfeller vardı, stoperde Neven Subotic ve Mats Hummels top koşturuyordu. Fakat o dönemlerde bu isimlere sadece işin uzmanları aşinaydı. Öte yandan, orta sahada Sebastian Kehl kötü bir sezondan çıkmıştı, ancak mecburiyetten, yine de oynamak zorundaydı. Ya onların dışındakiler? Ante Rukavina’yı hatırlayan var mı? Giovanni Federico’yu, Tamas Hajnal’ı, Florian Kringe’yi? Bajram Sadrijaj’yi bugün kim tanıyor?

Tamamiyle mütevazı bir kadrodan, bugünün Dortmund'una geliş yolunun her adımında Klopp'un imzası var..

4. Dortmund Efsanesi

2008’den bu yana Jürgen Klopp adındaki bir maceraperestle, iki şampiyonluk, iki kupa ve bir Şampiyonlar Ligi finaliyle taçlanan bir serüven yaşadı. Dortmund’un en kötü sezonunda bile oyuncuları Avrupa piyasasında paylaşılamazken, yedi yıl önce adı kulaklara pek de aşina gelmeyen Klopp, başarı hikayesinin ilk sayfalarını Rukavinalar'la, Federicolar'la, Hajnallar ve Sadrijajlar'la beraber yazdı. Belki bu isimler, sahada belli başlı isimler kadar yetenekli değillerdi ama konu futbol olunca, "doğru yerde, doğru zamanda" bulunmak da başlı başına bir beceridir. Bu kabiliyet dolu hamlelerde gözler, futbolculara döndüğü kadar, maceraya "sakin şehir" Mainz'dan başlayan Klopp'ada odaklanmıştı.

"Borussia Dortmund burada en son kazandığında, oyuncularımın çoğu anne sütü emiyordu."

Klopp döneminde Bayern Münih-Borussia Dortmund rekabetinin daha da anlam kazandğı bir gerçek. Başarılı teknik adam, genç oyuncularından kurulu kadroyla Bavyera'da almış oldukları galibiyetten ötürü son derece memnundu...

5. Klopp'un Oyuncusu İseniz..

Borussia Dortmund’ta son birkaç yılda yepyeni isimler kadroya dahil oldu, bu yeni isimlerin yanında yazan piyasa değerleri bu süreçte birkaç sıfır eklenerek arttı. İster isimler değişsin, ister fiyatlar; değişmeyen tek şey şu ki, Klopp, 2008'de mütevazı kadroyu sahaya nasıl çıkardıysa, 2015’teki yıldız dolu ekibi de aynı dinamik felsefesiyle sahaya sürdü. O felsefe hiç değişmedi. Sahada her saniye koşan, her an kazanma arzusunu sahaya yansıtan oyuncularla çalıştı. 

Klopp'un futbolcusu iseniz, koşmaktan, koşarken düşünmekten, düşünürken hamle yapmaktan çekinmeyecektiniz. Aslında Klopp'un derdi, tamamen hıza, koşuya ve zekaya dayalı bir futbol oynatmaktı ve güçlenen kadrosuyla bu hedefe daha da yaklaşmayı başarmıştı. 2013’te Bayern Münih ile kozlarını Şampiyonlar Ligi finalinde paylaşan Dortmund, Klopp futbolunu mükemmele yakın uyguluyor ve Avrupa’yı büyülüyordu.

Jürgen Klopp Vizyonu

Ligde aldığı kötü sonuçların ardından bir basın toplantısında:Klopp: " Evet, ligde işler iyi gitmiyor ama Şampiyonlar Liginde çok daha farklı bir şekilde oynuyoruz. Dürüst olmam gerekirse bu sene o kupayı alacağımı bilseydim, ligdeki her kötü sonuç sonrası soyunma odasında onlara bağıracağıma şampanya ikram ederdim."

Galatasaray Teknik Direktörü'nün Şampiyonlar Ligi maçı sonrası açıklaması ise;

Prandelli: "Önceliğimiz lig ve önümüzdeki Başakşehir karşılaşması."

6. ''Klopp Felsefesi''ni Yarattı

"Topu bilerek rakibe bırakma", "bilinçli top kaybı" gibi kavramlar Klopp futboluyla herkese aşina gelmeye başlamıştı. Dortmund bazı maçlarda oyunu istediği gibi kurmak için yeterli bir set göremeyince, sil baştan bir düzen yaratmak adına topu bilerek kaybediyor ve rakibi her defasında bu tuzağa düşürüyordu. Klopp, yarattığı bu yepyeni futbol felsefesinden, o kadar zevk alıyordu ve sonuçlarını görüyordu ki, büyük paralar sunan, daha popüler kulüplerin tekliflerini bile elinin tersiyle itmekten çekinmiyordu. Öte yandan kök salmak Klopp felsefesine pek de uygun değildi.

Adam!

"Teknik direktör olarak gördüğüm ilk kırmızı kart beni gururlandırıyor. Dördüncü hakemin yanına gidip şöyle demiştim: 'Burada kaç tane hataya izin veriliyor? Eğer 15 ise, bir tane daha hakkınız var.''

Hakem hatalarına karşı fazlasıyla sinirlenen bir yapıya sahip olsa da, Klopp sitemlerini kendisine has yönüyle dile getiriyor.

7. Yeni Bir Macera Zamanı

Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi, Klopp için yeni bir macera vakti gelmişti. Alman teknik adam, her güzel hikayenin bir sonu olduğunu biliyordu ve bu yedi yıllık öykünün de sonunu kendi istediğiyle yazmak istedi. Jürgen Klopp, Rukavinalar, Sadrijajlar'la başladığı süreci, Aubameyang, Reus ve Nuriler'le bitirdi. Alman teknik adam, bu kararıyla aslında hem kendisine hem kulübüne yeni ve dinamik birer sayfa açmak istedi. 

Klopp bundan sonra nereye gidecek bilinmez, ancak şu belli ki, siz isterseniz ona boş çekler ya da bulunmaz imkanlar sunun; o, felsefesini yeşertemeyeceği hiçbir yerde barınmak istemeyecektir. Fakat şu da aşikar ki, Klopp'u yeni durağında öncekiler kadar mütevazi bir oyuncu topluluğu karşılamayacak. Daha iyisi ile başlayacak yeni serüvenine.

"Saç ektirdiğim doğru. Bence çok havalı oldum. Sizce de öyle değil mi?"

2011-12 ve 2012-13 sezonu arasında ufak bir operasyon geçiren Klopp, medyaya içten bir değerlendirmede bulunuyor.

"S*ktir git. Diş ağrısını ne kadar seviyorsam sana demeç vermeyi de o kadar seviyorum. Buraya gelmek zorunda mısın?"

Genellikle neşeli görüntüsüne alışık olsak da, Klopp SWR muhabiri Stephan Mai'ye kindar yüzünü böyle göstermişti...

8. Yeni Adresi Türkiye mi?

Klopp'un gideceği takım için her gün başka bir dedikodu yayılıyor. Bu konuda uzman olan Türk gazeteleri de tabi ki fırsatı kaçırmayıp, Klopp'u da transfer ediyorlar ligimize. Özellikle İsmail Kartal'ın yerine, Fenerbahçe'nin başına geçeceği her gün konuşulur oldu. 

Manchester City, Real Madrid, Manchester United ve Arsenal'in radarında olan Klopp'un, bizim ülkemizi seçmesini beklemek ne kadar gerçekçi bilemiyorum. Yorum kamuoyunun. 

Not: Affınıza sığınarak..

Türk Futboluna Bakışı

''2008'den beri Borussia Dortmund'un başındayım. Benim başkanım ve sportif direktörüm Türk mantalitesine sahip olsaydı, sanırım ben de bugünlere kadar gelemezdim.''

DANKE JÜRGEN

Nereye gideceği bilinmez fakat Dortmund taraftarının onu unutmayacağı kesin! 

                                                            YOLUN AÇIK OLSUN!

Signal Iduna Park'a Veda!

Borussia Dortmund - Werder Bremen Maçının Öncesi

Efsanevi Südtribüne önünde son kez!

KALBİMİZDESİN!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
lahme

Tanrı BVB ruhunu kutsasın.Yaşasın BVB,yaşasın Klopp,Yaşasın BVBnin büyük taraftarı...

utku-tokcan

şampiyonlukları ve oynadığı finallerin yanı sıra yetiştirip sattığı futbolcularla dortmund kasasına inanılmaz bir katkıda bulundu. istediği parayla istediği futbolcuyu alan kapitalist bayern münih'e göğüs gererek almanya ligine heyecan getirdi. gelecek sezonda liverpool'un başında görmek dileğiyle...

lahme

manu daha iyi olur bence.mourinhoyu benzetir azıcık :)

versayli-aksansiz-asilzade

almanyanın yılmaz vuralı.

Başlıklar

Arda TuranArsenalBaşakşehirBavyeraFenerbahçeManchester CityManchester UnitedReal MadridŞampiyonlar Ligifutboltransfer
Görüş Bildir