article/comments
article/share
Haberler
Dökme Çayla Poşet Çay Arasındaki Tat Farkını Yaratan Şey Poşet Değilmiş

Dökme Çayla Poşet Çay Arasındaki Tat Farkını Yaratan Şey Poşet Değilmiş

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Mutfak dolabındaki kavanozda duran dökme çayla kutudan çıkan poşet çay arasında yalnızca görüntü değil, bardağa yansıyan tat da değişiyor. Ancak bu farkın kaynağı çoğu kişinin tahmin ettiği yerde değil. Çay uzmanları, iki çay arasındaki asıl ayrımın daha fabrikada başladığını söylüyor. Bilimsel araştırmalar ise kafein konusunda şaşırtan bir tablo ortaya koyuyor.

Kaynak: Country & Town House

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Poşetteki küçük parçalar yerden süpürülmüş çay artığı değil

Poşetteki küçük parçalar yerden süpürülmüş çay artığı değil

Poşet çayı yırtıp içine bakanların aklına genelde aynı soru gelir: Bu toz gibi parçalar gerçekten çay mı? Yaygın kanının aksine bunlar fabrikada yere dökülüp süpürülen artıklar değil. Kurutulan çay, titreşimli eleklerden geçirilerek yaprak boyuna göre sınıflara ayrılıyor. İri yapraklar bir tarafa, kırık parçalar ve ince tanecikler diğer tarafa gidiyor.

Poşetlerde çoğunlukla bu ince sınıflar kullanılıyor. Dünyadaki poşet çayın büyük kısmı, yaprakları dişli silindirler arasında ezip yırtan ve kıvıran özel bir yöntemle, doğrudan poşete girecek şekilde üretiliyor. İngiliz çay harmanlayıcıları da dökme ve poşet çayın aynı bahçeden toplanan yapraklardan geldiğini, farkın fabrikada kesilme ve işlenme biçiminden doğduğunu vurguluyor.

Küçük parçalar çayı hızlı demliyor ama burukluğu da hızla artırıyor

Küçük parçalar çayı hızlı demliyor ama burukluğu da hızla artırıyor

Parçalar küçüldükçe suya değen yüzey genişliyor. Poşet çayın birkaç dakikada koyu bir renk vermesinin sırrı da bu. Rengi veren poşet değil, içindeki çayın ince parçalardan oluşması. Yine de bardaktaki koyu renk tek başına kalitenin göstergesi sayılmıyor.

Aynı hız, poşet bardakta unutulduğunda aleyhe dönüyor. İnce parçalar suda biraz fazla kalınca çayın burukluğu ve sertliği çabucak artıyor. Dilde kalan o kuru, buruşturan his de buradan geliyor.

Dökme çayın iri yaprakları demlikte yavaş yavaş açılıyor

Dökme çayın iri yaprakları demlikte yavaş yavaş açılıyor

Dökme çayda işler daha ağır ilerliyor. İri yapraklar suyu yavaş çektiği için birkaç dakikalık gecikme çayı hemen acılaştırmıyor. Demlikte serbestçe dolaşan yapraklar açıldıkça aromanın farklı katmanlarını ayırt etmek de kolaylaşıyor.

Çay uzmanlarına göre poşet çay daha sert ve gövdeli, dökme çay ise daha yumuşak ve katmanlı bir tat bırakıyor. Hangisinin daha lezzetli olduğu ise büyük ölçüde damak zevkine kalıyor.

Poşetin kendisi de demlenmeyi yüzde 29 yavaşlatıyor

Poşetin kendisi de demlenmeyi yüzde 29 yavaşlatıyor

Poşetin hiç mi etkisi yok? Var, ama sanıldığı yönde değil. Food Chemistry dergisinde yayımlanan bir çalışmada, aynı boyuttaki siyah çay yapraklarının poşet içinde demlendiğinde kafeini suya yüzde 29 daha yavaş bıraktığı görüldü.

Üreticiler bu yavaşlamayı poşete daha ince parçalar koyarak telafi ediyor. Yani poşet çay hızlı demleniyorsa bu poşet sayesinde değil, poşete rağmen oluyor.

Bardak poşetinden dökme çaydan daha fazla kafein çıktı

Bardak poşetinden dökme çaydan daha fazla kafein çıktı

Dökme çayın kafein ya da besin değeri açısından kendiliğinden üstün olduğu da söylenemez. Foods dergisinde yayımlanan bir çalışmada, farklı çay türleri farklı sıcaklık ve sürelerde demlenip kafein miktarları ölçüldü. Siyah çayda bardak boyu poşetlerden hazırlanan 200 mililitrelik çayda ortalama 39 miligram kafein çıkarken dökme çayda bu miktar 24 miligramda kaldı. Demlik poşetleri de bardak poşetlerinin gerisinde kaldı.

Yeşil ve beyaz çayda ise poşet ya da dökme olması kafeini değiştirmedi. Araştırmacılar demleme süresi uzadıkça kafeinin belirgin şekilde arttığına da dikkat çekiyor. Kafeini azaltmak isteyenler için çözüm çayın biçimini değiştirmek değil, demliğe daha az çay koyup demleme süresini kısa tutmak.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Sıcak suda bazı poşetlerden mikroskobik parçacıklar ayrılıyor

Sıcak suda bazı poşetlerden mikroskobik parçacıklar ayrılıyor

Poşetin bir de malzeme tarafı var. Poşetler kağıt ve selülozun yanı sıra naylon ve polipropilen gibi sentetik malzemelerden de üretiliyor. Polymers dergisinde yayımlanan bir çalışmada sekiz farklı poşet incelendi ve sıcak suda poşetlerden ortalama 600 nanometre boyutunda parçacıklar ayrıldığı görüldü. Su ne kadar sıcaksa ve poşet ne kadar uzun kalırsa parçacık sayısı da o kadar arttı.

Araştırmacılar laboratuvarda bağırsak hücreleri üzerinde yaptıkları testte bu parçacıkların zararlı bir etkisine rastlamadı. Yine de bu tür parçacıkların insan sağlığına uzun vadeli etkisi henüz netlik kazanmış değil. Bu ihtimali tamamen ortadan kaldırmak isteyenler için en basit yol dökme çay ve metal süzgeç.

Asıl hesap poşet sayısına değil gramaja bakılarak yapılıyor

Asıl hesap poşet sayısına değil gramaja bakılarak yapılıyor

Fiyat karşılaştırması yaparken kutunun üzerindeki '25 poşet' ifadesi yanıltıcı olabiliyor. Bir poşette çoğunlukla 2 gram civarında çay bulunuyor, yani 25'lik bir kutu yaklaşık 50 gram çay demek. Gramaj üzerinden hesaplandığında, günde birkaç demlik çay içilen evlerde dökme çay genellikle daha ekonomik kalıyor.

Poşet çay kötü çay sayılmıyor. Asıl işi bekleme ve temizlik süresini kısaltmak. İş yerinde, yolculukta ya da tek bir kupa için pratik bir çözüm sunuyor. Evde zaman ve demlik varsa tavşan kanı bir çay için dökme çay demliğin hakkını daha iyi veriyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın