Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

10 Maddede Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı Dönemi

 > -

8 gün sonra Çankaya Köşkü'nün 11'inci mukimi görevi devredecek. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçildiği günden bugüne kadar Türkiye çok değişti. Abdullah Gül'ün nasıl bir Cumhurbaşkanı olarak hatırlanacağı da artık tarihçilerin konusu. Biz sizin için hafızamıza yerleşen en önemli olayları derledik.

1. "Kardeşim Abdullah Gül"

2007 yılında herkes AKP'nin kimi Cumhurbaşkanı adayı olarak göstereceğini konuşuyordu. En güçlü aday yine Recep Tayyip Erdoğan'dı. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal "Cumhurbaşkanı Milli Görüş çizgisinden olmamalı” diyor, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ise "Başkomutan sıfatını taşıyacak cumhurbaşkanı, sözde değil özde laik olmalı" diyerek tartışmaya giriyordu. Bülent Arınç iki noktada AKP'nin sınırlarını ortaya koydu, il önce "Cumhurbaşkanı sivil ve dindar olmalı" dedi, sonra da meşhur "ya ben, ya sen, ya o" formülü ile AKP troykasından birinin Cumhurbaşkanı olmasını istediğini ilan etti. Sonuçta Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıkıp şüpheleri ortadan kaldırdı, "Cumhurbaşkanı adayımız kardeşim Abdullah Gül" sözü siyasi tarihe kazındı.

2. 367 Krizi

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığından sonra da tartışmalar durmadı. Sabih Kanadoğlu öncülüğünde başlayan bir görüşe göre Cumhurbaşkanı seçilebilmek için Meclis'te yapılacak olan oylamaya en az 367 milletvekili katılması gerekiyordu halbuki o tarihte AKP'nin sadece 354 milletvekili vardı. 27 Nisan'da yapılan ilk tur oylamaya sadece 361 milletvekili katılınca CHP konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Aynı gece Genelkurmay Başkanlığı "e-muhtıra" adı verilen bir muhtıra yayınladı. 1 Mayıs tarihinde Anayasa Mahkemesi seçimleri 367 gerekçesiyle iptal kararı aldı. 6 Mayıs tarihinde yapılan oylamada da toplantı yeter sayısı olan 367 bulunamayınca Cumhurbaşkanlığı seçimi iptal edildi. AKP seçimlere gitme kararı aldı. Abdullah Gül 22 Temmuz seçimlerinden sonra Ağustos ayında yapılan oylamanın akabinde Meclis tarafından seçilecek ve göreve başlayacaktı.

3. Boykottan Kırmızı Halıya

Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk tartışma CHP'nin Abdullah Gül'ü boykot edip etmeyeceği noktasında oldu.  CHP sözcüsü ve MYK üyesi Mustafa Özyürek “ Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Gül’ün Cumhuriyet resepsiyonlarına, Gül’ün dış gezilerine katılmamız söz konusu değildir. Ancak zorunlu hallerde görüşürüz" demişti. CHP Abdullah Gül'ün seçildiği TBMM'deki oylamaya da katılmadı. Ancak, yemin töreni sırasında TBMM Genel Kurulu'na katılma kararı aldı. Ancak bu boykot uzun sürmedi. Hem Deniz Baykal hem de daha sonra Genel Başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu Abdullah Gül tarafından yapılan görüşme davetlerine olumlu cevap verdiler. Daha sonra Abdullah Gül ile CHP arası daha da normalleşecek, hatta Abdullah Gül'ün TBMM Açılışında Gezi Olayları ve Hukuk Devleti gibi konularda yaptığı açıklamaları CHP milletvekilleri alkışlayacaktı. 2014 yılında Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığını devretmesi münasebetiyle CHP'ye yaptığı ziyarette CHP kırmızı halıyla kendisini karşılayacak ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aşağı kadar inerek bizzat kendisi uğurlayacaktı.

4. Emine Erdoğan - Hayrünnisa Gül Çatışması

Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Gül ile Erdoğan arasındaki ilk kriz, Emine Erdoğan ve Hayrünnisa Gül arasında yaşandı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden henüz 9 ay geçmeden bütün Türkiye bu krizi konuşuyordu. O dönem Tempo dergisinin haberine göre kriz Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce başlamış, 24 Nisan 2007 tarihinde Abdi İpekçi Spor Salonundaki bir odada ikili kavga etmiş ve araları bozulmuştu. 15 kişinin şahit olduğu konuşmalara göre Emine Erdoğan, Abdullah Gül'ün Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Cumhurbaşkanlığı adaylığı teklifini reddetmesi gerektiğini düşünüyor, teamüllere göre adayın Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan olması gerektiğini ifade ediyordu. Emine Erdoğan'ın "Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylık teklifini kabul etmesi kardeşlik hukukuna yakışmadı" sözleri Hayrünnisa Gül'ü incitmiş ve ikili daha sonra küsmüştü. Her ne kadar uzun süre bütün bunların dedikodu olduğu söylense de, Cumhurbaşkanlığı görev süresi dolduktan sonra Emine Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar gerçekten böyle bir küslüğün var olduğunu gösterdi.

5. Çankaya Köşkü Yenilemeleri

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı dönemine damga vuran tartışmalardan biri de Çankaya Köşkü'nün bakım, onarım, yenileme çalışmaları için yapılan harcamalar sebebiyle çıktı. 2011 yılında verilen bir yazılı soru önergesine cevap veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek köşkün 3 yılda 130 milyon TL bakım, onarım ve yenileme harcaması yaptığını açıklayınca konu daha da budaklandı. Hatta bu bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını Hayrünnisa Gül'ün bizzat kendisinin yönettiği ve Çankaya Köşkü'nü  kendi tarzına göre döşettiği ifade edildi. Bu tartışmalara daha sonra Emine Erdoğan da girecek, "Çankaya Köşkü'nün çok kasvetli" olduğunu söyleyecekti. Bu açıklama aynı zamanda Çankaya Köşkü'nün tasarımcısı olan Hayrünnisa Gül ile aralarındaki ayrımı da ortaya koyan bir demeç olarak tarihe geçti.

6. Yurtdışı Ziyaretleri

Abdullah Gül'ün yurtdışı ziyaretleri de tartışma konusu oldu. Yaptığı ziyaretlerle "Cumhuriyet tarihinin en çok yurt dışı ve yurt içi seyahat eden Cumhurbaşkanı" sıfatını kazanan Gül, aralarında Gabon'un da olduğu 66 ülkeyi ziyaret etti. En çok ziyaret ettiği ülkeler 6'şar kezle Fransa, Azerbaycan ve Türkmenistan oldu.

7. Çankaya Sofrası'nın Dönüşü

Abdullah Gül döneminin ilginç özelliklerden biri de Çankaya Sofrası'nın dönüşü oldu. Abdullah Gül yemekler vererek toplumun farklı kesimleriyle, sanatçılarla, yazarlarla buluştu. Gül Sosyal Medya uzmanlarını da bu sofraya davet edecek ve görüş alışverişinde bulunacaktı. Bu geleneğin devam edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor.

8. Twitter Fenomeni

Şüphesiz Abdullah Gül'ü diğer Cumhurbaşkanlarından ayıran bir özellik daha var, kendisi Türkiye'nin ilk Twitter Fenomeni Cumhurbaşkanı. Yazdığı twitler olay oldu, binlerce RT aldı. 4,5 milyonu aşkın takipçisi ile sosyal medya gündemine damgasını vurdu. Öyle ki Twitter kapandığı zaman Erdoğan'ı kızdırma pahasına ilk önce bu yasağı bizzat kendisi delecek ve bu çağda bu teknolojinin engellenemeyeceğini söyleyecekti.

9. Yasalarda Rekor Onay: Yüzde 99,54

Abdullah Gül kendi döneminde TBMM tarafından kabul edilen 886 yasanın 882'sini onaylayarak yürürlüğe soktu sadece 4 yasayı yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderdi. Abdullah Gül'ün reddine uğrayan bu 4 yasadan biri Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu, diğeri Elektronik Haberleşme Kanunu oluren diğerleri de İşsizlik Kanunu ve "Şike Yasası" olarak bilinen 6250 sayılı Kanun oldu. Abdullah Gül'ün onay oranı ile bir rekor kırdı ve erişilmesi güç bir rakama ulaştı.

10. Yol Ayrımı

Erdoğan ile Abdullah Gül arasındaki ilişkinin ne zaman çatışma içerisine dönüştüğü konusunda tam bir fikir birliği yok. Gezi olayları bu çatışmanın daha açık olarak gözüktüğü bir konu oldu. O dönemde Erdoğan Gezi Olaylarını uluslararası bir darbe girişimi olarak yorumlarken Abdullah Gül "Demokrasi sadece seçim demek değildir. Barışçı gösteriler de bir parçasıdır. İyi niyetli mesajların alındığının bilinmesini isterim" diyerek Erdoğan'dan farklı bir tutum aldı. Twitter yasağı da ikili arasındaki görüş farklılığını ortaya koydu. Erdoğan Twitter'ın yasaklanması gerektiğini söyleyip, Anayasa Mahkemesi'nin yasağı iptal kararını "gayri milli" bulurken, Abdullah Gül Anayasa Mahkemesi'nin kararını takdirle karşıladığını söyledi. 17 Aralık tarihinde başlayan yolsuzluk operasyonları da ikiliyi ayırdı. Abdullah Gül "Yolsuzlukların üstü örtülmesin suçlular yargılansın" derken Erdoğan 17 Aralık'ın da bir darbe olduğunu söylüyordu.  En son Danıştay'ın 146. Kuruluş Yıldönümünde de ikili karşı karşıya geldi. Erdoğan Feyzioğlu'nun üstüne yürürken, Abdullah Gül kendisini durdurmaya çalışıyordu.

Bonus: Gelecek

28 Ağustos tarihinde Abdullah Gül görevi Erdoğan'a devredecek. Erdoğan ise bir manevra yaparak AKP Olağanüstü Kongresinin 27 Ağustos'ta yapılacağını açıkladı. Böylelikle Abdullah Gül'ün AKP Genel Başkanlığına seçilme şansı kalmadı. Bugün medyaya yansıyan açıklamalarda Erdoğan ve bazı partililere çok kırıldığını ifade eden Abdullah Gül, AKP'nin eski kurucuları ile yakın temasını sürdürse de AKP'de egemen olan ve Tayyip Erdoğan çevresine yakın yeni figürlerle anlaşamıyor. Gelecekte siyasete devam edip etmeyeceği, edecekse hangi konumda devam edeceği bilinmese de, Abdullah Gül'ün kurucusu olduğu partiye sonradan katılan ve kendisine ağır eleştiriler yönelten kişilere karşı mesafesini sürdüreceği biliniyor.

2015 yılı Abdullah Gül için de hareketli geçecek ve eğer siyasette devam etmek istiyorsa 2019 yılına kadar önünde mücadele dolu bir 5 yıl var. Bugün yol haritası belirsiz olsa da, Abdullah Gül'ün sahalara tekrar dönmek istediği bir sır değil. Ankara Gül'ün kararını bekliyor.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

1 MayısAbdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraAzerbaycanBaşbakanBülent ArınçCumhuriyet Halk PartisiDanıştayDarbeFransaGenelkurmay BaşkanıİşsizlikKemal KılıçdaroğluMehmet ŞimşekRecep Tayyip ErdoğanSosyal MedyaTürkiye Büyük Millet MeclisiTwitterolay
Görüş Bildir