Çocuklarımıza Temizlik Alışkanlığını Nasıl Aşılarız?
Titiz olmak, tertipli bir yaşam tarzı ve hijyen her zaman küçüklükten başlar. Aile ve evin eğitimin ilk adımı olduğunu kabul ediyorsak çocuklarımıza temizliği nasıl aşılayacağız?
Aslında epey basit. Çocuklarımıza nasıl ki dışarıdaki hayatı öğretiyorsak onlara ev içi temizliği de öğretmemiz şart.
Çocuğun temizlik alışkanlıklarına kişisel hijyeninden başlamak gerekiyor.
Temizliği öğrenmesi ve alışkanlık haline getirmesi için önce kendi hijyeninden başlamalı. Çocuk etrafına bakıp hareketleri kopyalar ama bundan önce çocuğun temiz olması ve temiz bir ortamda yaşaması gerekiyor. Ebeveynler, görev başına!
Çocuk davranışlarını anlamak gerek: Söyleneni değil, yapılanı yaparlar. Yani taklit.
Çocuklar bu dünyada en iyi gözlemci olabilirler. 😅 Çocuklara 'yapma, etme' denmesi ters teper. Etrafındaki insanları her zaman gözlemleyip hareketleri ve hatta sözleri bile kopyalayıp taklit ederler. Ebeveynler ne kadar temizlik alışkanlığı kazanırsa çocuk da aynı şekilde alışkanlığı edinmeye başlar.
Çocuklar öğretilen şeyleri bir bütün olarak değil, parça parça anlarlar. Görevler parçalarla anlatılmalı.
Çocuğa 'Odanı topla.' gibi emir kipiyle bir cümle kurarsak çocuk anlamaz ve beyninde ne yapması gerektiğini çözemez. Basit ve net cümleler her zaman daha çok işe yarar. Mesela 'Hadi yatağını toplayalım, sonra oyuncaklarını yerine yerleştiririz.' gibi bir cümle kurulabilir.
İşin içine minik oyunlar ve eğlence girerse çocuğun ilgisini çeker. Doğal olarak!
Çocuklar ellerini yıkarken en sevdikleri şarkıyı söylemek veya oyuncakları toplarken 'Kim daha hızlı bitirecek?' gibi ufak bir yarış yapmak aslında temizliği sıkıcı bir zorunluluk olmaktan çıkarır. Eğlendikleri bir şeyi benimsemeleri her zaman daha hızlı olur.
Çocuklardan mükemmeli beklemek doğru olmaz. Çabaları takdir edilmeli.
Kıyafetini katlamaya çalışırken yamuk yapmış olabilir ya da oyuncak kutusunu yerleştirirken dışarıda birkaç parça unutabilir. Ortaya çıkan sonuca değil, her zaman işi kendi başına yapmaya çalışmasına odaklanıp bunu takdir etmek gerekir. E bu da çocuğun hevesini canlı tutar.
Çocuklar bazen neden - sonuç ilişkisini kurmakta zorluk yaşar ama basitçe anlatıldığında hemen anlarlar.
'Ellerini yıka çünkü ben öyle istiyorum.' demek yerine 'Dışarıda dokunduğumuz yerlerdeki mikroplar bizi hasta edebilir, o yüzden ellerimizi yıkamalıyız.' demek her zaman temizliğin mantığını kavramalarını sağlar. Kendi sağlığıyla veya düzeniyle bağdaştırdığında bu eylemi daha kolay kabullenir.
Kendi kararlarını verirken irade kazanmak için seçim hakkı tanınmalı. Mesela... 👇🏻
Temizlik konusunda direkt komut vermek çoğu zaman inatlaşmaya yol açar. İnatlaşırsa temizlik alışkanlığını zor kazanır. Bunun yerine kontrolün biraz da onlarda olduğunu hissettiren küçük seçenekler sunmak her zaman işe yarar. 'Odanı çabuk topla.' demek yerine 'Önce boya kalemlerini mi kutusuna koymak istersin, yoksa kitapları mı rafa dizelim?' diye sormak aradaki direnci büyük ölçüde kırar.
Kafalar mı karıştı? O zaman bir çocuk gözünden bir ipucuna bakalım.
Biz yetişkinler için oda toplamak bir görevdir ancak çocuk için oyuncakların yeri zaten oynadığı yerdir. Onlara 'Odanı temizle.' demek çok soyut kalır. Bunun yerine 'Hadi arabaları garajlarına park edelim.' veya 'Kitapların uyku vakti gelmiş, onları yataklarına (raflarına) götürelim.' gibi hayal dünyalarına hitap eden somut ve oyunsu ifadeler kullanmak süreci çok daha anlaşılır kılar.
Biraz duygusal yaklaşmaktan bir zarar gelmez. Şundan bahsediyoruz:
Özellikle kişisel hijyen adımları (el yıkama, diş fırçalama, banyo yapma) küçük çocuklar için bazen rahatsız edici olabilir. Sabun ve su bir zorunluluk değil, bir deneyim gibi sunulmalı. Mesela ellerini yıkarken sabunu bolca köpürtmesine ve suyun akışıyla oynamasına biraz müsaade edilmeli. Sonuç olarak temizlik alışkanlığı kazandıktan sonra kirlettiği yerleri de temizler ve sonrasında temiz tutmaya başlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın