Senin Temizlikteki Kırmızı Çizgin Ne?
Kimimiz çamaşır suyu kokusunu en pahalı parfüme tercih ediyor, kimimiz ise yerdeki o tek bir kırıntıyla günler boyu göz göze gelip yine de eğilip almıyor...
Peki, senin o meşhur kırmızı çizgin ne?
1. Lavabonun içinde bekleyen bulaşıklar gece seninle beraber uyuyabilir mi, yoksa o mutfak pırıl pırıl olmadan gözüne uyku girmez mi?
2. Yerleri sildiğin suyun rengi biraz değişince hemen değiştirir misin?
3. Evde toz alma seansların ne kadar detaylı?
4. Sence temizlik mi daha önemli yoksa düzen mi?
5. Evde dip köşe temizlik senin için ne sıklıkta yapılmalı?
6. Yatağını her sabah jilet gibi toplar mısın?
7. Bir temizlik robot süpürge aldın, ilişkiniz nasıl olur?
8. Market poşetlerini eve gelince ne yapıyorsun?
9. Temizlik bitti, her yer bal dök yala... Tepkin?
Mikrop avcısı!
Seninle açık konuşalım; senin damarlarında kan değil, bildiğin çamaşır suyu akıyor! Senin için temizlik bir hobi değil, bir yaşam tarzı, hatta bir kutsal görev. Evdeki her eşyanın bir yeri, her yüzeyin bir parlama katsayısı var. Misafirliğe gittiğinde bile elin gayriihtiyari sehpaların altına, toz var mı diye gidiyor, biliyoruz. Senin kırmızı çizgin 'her yer'. Bir damla su lekesi gördüğünde sanki evin içinde yangın çıkmış gibi panikliyorsun. Senin evin muhtemelen bir ameliyathaneden daha hijyenik. Ama biraz rahatla be canım! O halının püskülleri biraz yamuk dursa da dünya dönmeye devam edecek. Gerçi kime diyoruz ki? Sen şimdi bu yazıyı okurken bile telefonun ekranındaki parmak izini silmeye başladın bile...
Dengeli hijyenist!
Sen tam bir ideal insan örneğisin. Temizliği seviyorsun, evin mis gibi kokunca ruhun huzur doluyor ama temizlik yapacağım diye de hayatı kendine zindan etmiyorsun. 'Ev bana hizmet etsin, ben eve değil' kafasındasın. Misafir geleceği zaman bir parlatırsın, haftalık rutinini aksatmazsın ama yatağı bir sabah toplamadın diye de vicdan azabı çekmezsin. Senin kırmızı çizgin daha çok 'görünen yerler'. Tezgah temizse, yerler süpürülmüşse geri kalanı detaydır senin için.
Erteleme ustası!
Senin için temizlik, ancak kaçacak yerin kalmadığında yapılan bir eylem. Zaten kirlenecek felsefesi senin hayat motton olmuş. Dağınıklığın içinde aslında kendine has bir düzenin var (o tişört yığınının neresinde ne olduğunu sadece sen biliyorsun!). Senin kırmızı çizgin, ancak işlevsellik bozulduğunda başlıyor. Yani mutfakta tabak kalmazsa bulaşık yıkarsın, yerdeki kırıntılar ayağına batmaya başlarsa süpürgeyi çıkarırsın. Aslında çok zekice bir yöntem; enerjini boş işlere harcamıyorsun! Ama yine de arada bir o dolabın kapağını açıp 'burada ne varmış' diye bakmakta fayda olabilir.
Kaos lordu!
Valla helal olsun, sendeki bu rahatlık kimsede yok! Temizlik senin için 'başka insanların dert ettiği o garip şey'. Senin dünyanda tozlar eşyaya koruyucu bir katman sağlıyor, dağınıklık ise yaratıcılığını besliyor. Kırmızı çizgin falan yok, senin için her yer yeşil hat! Evin biraz savaş alanı gibi görünüyor olabilir ama sen orada çok mutlusun. Birileri 'ay burası çok kirli' dese, 'beğenmeyen gelmesin' diyebilecek kadar da özgüvenlisin.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın