Çapkın’dan Güler’e: Oğlunuz Gözaltında, Deliller Çok Sağlam

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

17 Aralık operasyonuna ait bugüne kadar bilinmeyen bazı diyalogları anlatan yeni bir kitap yayımlandı.

“17 Aralık – Sıfır Noktası” adlı kitapta, 17 Aralık sabahı, polis şeflerinden bilgi alırken kendisine telefon eden dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın arasındaki diyalog aktarıldı. Eski Bakan Güler, operasyon hakkında bilgi almak için aradığı Hüseyin Çapkın’dan, “Şimdiye kadarki en geniş kapsamlı yolsuzluk operasyonu. 4 bakan var biri de sizsiniz. 3 bakanın çocuğu gözaltında. Biri de sizin oğlunuz. Deliller çok sağlam” cevabını almış.

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün haberine göre, AKP hükümetini sarsan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ilk saatlerine ilişkin yeni bilgi ve anlatımların bulunduğu bir kitap yayımlandı.

Kitaba göre, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, operasyon ile ilgili bilgi almak için aradığı İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’dan “Şimdiye kadarki en geniş kapsamlı yolsuzluk operasyonu. 4 bakan var biri de sizsiniz. 3 bakanın çocuğu gözaltında. Biri de sizin oğlunuz. Deliller çok sağlam” yanıtını alıyor.

Gazeteci Ahmet Dönmez ve Ufuk Köroğlu tarafından yazılan “17 Aralık – Sıfır Noktası” adlı operasyona ilişkin yeni iddia ve anlatımlar içeren kitap yayımlandı. Kitapta anlatılan 17 Aralık’taki bugüne kadar bilinmeyen diyaloglar şöyle:

“DOĞRU BİR İŞ, ÇOK BÜYÜK BİR İŞ”

Kitapta operasyonla ilgili bugüne kadar hiç konuşmayan İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın’ın Beylerbeyi Polis Evi’ndeki ikametinde polis şeflerinden operasyon ile ilgili bilgi aldığı anlatılıyor. Çapkın’ın bembeyaz bir yüzle, pijama ile yanlarına geldiği Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç ve Mali Suçlarla Şube Müdürü Yakub Saygılı’dan bilgi aldıktan sonra “piposunu yakarak”, “İşte şimdi bunu hazmettim” dediği belirtiliyor.

Kitaba göre ardından da Çapkın, “Bu iş doğru bir iş mi, evet doğru bir iş. Çok büyük bir iş! Ergenekon’dan daha büyük bir iş. Fakat Türkiye bunu kaldırır mı kaldıramaz mı bilmiyorum. Ben sizi tanıyorum. Bu zamana kadar yanlış bir işinizi görmedim. Bu iş Allah rızası gözetilmeden yapılamaz. Ne yapalım, sizi görevden alacaklar, arkasından beni de alacaklar. Olsun, bizim için de şerefli bir son olur” dediği aktarılıyor.

“BAKANIN SESİ TİTRİYORDU”

Güler polislerin yanında aradı: Kitaba göre, İçişleri Bakanı Muammer Güler, polis şefleri yanındayken Çapkın’ı telefonla arıyor. Kitapta, bu telefon görüşmesinde Çapkın’ın Güler’e, “Sayın Bakanım, Organize Şube Müdürü Nazmi ile Mali Şube Müdürü Yakub yanımda. Bana bilgi verdiler. Bu operasyon şimdiye kadarki en geniş kapsamlı yolsuzluk operasyonu. Dört bakan var. Biri de sizsiniz. Üç bakanın çocuğu gözaltında. Biri de sizin oğlunuz Barış. Bazı işadamları var…” diye bilgi verdiği yazılıyor.

Zekeriya Öz’ün telefonunu istedi: Kitapta bu telefon görüşmesine ilişkin, “Bakanın sesi hâlâ endişeden titriyordu. Operasyondan sorumlu olan koordinatör Başsavcıvekili Zekeriya Öz’ün cep telefonunu istedi. Onunla da görüşmek istiyordu. Nazmi Ardıç, savcı Öz’ün numarasını söyledi. Muammer Güler panik halde telefonu kapattı” anlatımları yer alıyor.

Bakanlar nasıl istifa ettirildi: Kitapta, Erdoğan Bayraktar’ın “Ne yaptımsa Başbakan’ın talimatı ile yaptım, onun da istifa etmesi gerekir” açıklamasının arka planına ilişkin anlatımlar dikkat çekiyor. Erdoğan’ın, 4 bakandan istifa dilekçelerini hazırlamalarını istemesinin ardından yaşanan sürece ilişkin de şu ifadelere yer veriliyor:

“Bazı bakanlar buna zaten ilk günden hazırdı. Hatta Erdoğan, 17 Aralık sabahı istifa taleplerini, ‘zaaf görüntüsü’ vermemek için reddetmişti. O gece asıl sıkıntı oluşturan talep, deklarasyon metni idi. Yani istifa edecek bakanlar aynı zamanda Başbakan Erdoğan’ı rahatlatacak bir deklarasyon yayımlayacaktı. Erdoğan Bayraktar, bu durumdan rahatsız oldu ama orada bunu dile getirmedi.”

“BAŞBAKAN BİZİ SATTI”

‘Başbakan bizi sattı’: Kitapta, Bayraktar’ın, “Arenadaki aslanların önüne yem olarak atıldıkları” hissine kapıldığı belirtilerek, “Oysa her ne yaptıysa, Erdoğan’ın talimatı ile olduğunu düşünüyordu. Görüşme bittikten sonra ekibine, ‘Başbakan bizi sattı’ dedi, sinirle. Muammer Güler ve Zafer Çağlayan’la birlikte kendisinin görevden alınacağını söyledi. ‘Egemen Bağış?’ sorusu üzerine de Başbakan’ın Bağış’ı görevden almak istemeyeceğini ima eden bir el hareketi yaptı” deniliyor.

‘Hiç şaşırmadık’ diyen AKP’liler: Kitapta, dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Edip Uğur’un, operasyonu haber aldığında ilk tepkisinin “Hiç şaşırmadım, bunlar zaten kulağıma geliyordu” dediği iddia ediliyor.

Bakanı Nihat Ergün’ün kabine dışı kalmasının da yolsuzluklara karşı tepkisinden kaynaklandığı, 4 bakanı kastederek, “Ben bu adamlarla aynı kabinede bulunmam. Ya onlar gidecek ya ben” dediği iddia ediliyor. Kitapta TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de “Deliller çok sağlam. Arkadaşlar buradan yırtamazlar” uyarısında bulunduğu öne sürülüyor.

Kitabın yazarı Ahmet Dönmez’in daha önceki “Yüzde 10 – Adil Düzenden Havuz Düzenine” kitabı için, geçen günlerde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım tarafından toplatılması istemiyle mahkemeye başvuruda bulunulmuştu. 

  • Cumhuriyet
Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanBinali YıldırımCemil ÇiçekEgemen BağışErdoğan BayraktarErgenekonİstanbulİzmirKitapMuammer GülerPolisRüşvetTürkiye Büyük Millet MeclisiZafer Çağlayan
Görüş Bildir