Bütün Dünyanın Acilen Eğitim Sistemlerine Adapte Etmesi Gereken Bazı Ülkelerden 17 Başarılı Alışkanlık

-
Abone ol

Velileri ağır okul masraflarından, çocukları da ağır çanta yüklerinden kurtarmak çok mantıklı değil mi?

1. İzlanda'daki okullarda çocukların çalışma kitapları yok ve çok nadiren ödev veriliyor.

Ayrıca okul üniformaları da yok, genelde kot pantolon ve sweatshirt giyiyorlar. Okul ihtiyaçlarını ve eğitimin tamamı da ücretsiz, veliler ek olarak bir harcama yapmıyorlar.

2. Finlandiya'daki okullarda çocukların başarı durumlarının tartışıldığı veli toplantısı denilen bir şey yok.

Okul yöneticileri hiçbir zaman hiçbir çocuk için 'yaramaz, tembel' gibi kelimeler kullanmıyor. Tam tersine çocukların özel yönlerine odaklanıp ona göre bir yaklaşım sergiliyorlar. Başarılı olduğu yönlere göre eğitim devam ediyor. 

Finlandiya'da yaşayan bir veli şöyle açıklıyor: "Okula ilk gittiğimde, çocuğumun ne kadar yaramaz olduğunu söylemeye başlayacaklar diye düşünüyordum. Ancak tam tersi, çocuğumun ne kadar yetenekli ve özel bir çocuk olduğundan bahsettiler. "

3. Japonya'da çalışan anneler için üretilen hazır salatalar var.

Çocuklarını beslenmeleriyle uğraşmak zorunda kalmıyorlar, 'bento' adı verilen bu hazır kutuları çocuklarının beslenmelerine koyuyorlar. İçerisinde zararlı hiçbir şey yok bu nedenle raf ömürleri de kısa. Lisedeki öğrenciler için de öğle yemekleri okul tarafından verilmediği için anneler yine sabahları çocukları için yemek hazırlıyor. Ancak Japonlar genel olarak yiyecekleri taze tüketmeyi sevdikleri için yemek pişirme kültürü çok fazla yok. Yetişkinler gibi çocuklar da hazır ve sağlıklı gıda tüketiyor.

4. Güney Kore'de çocuklar okula girmeden önce ayakkabılarını çıkartmak zorunda.

Kapının önünde çıkardıkları ayakkabılarını sınıfa kadar taşıyıp, sınıftaki dolaplarına kilitliyorlar.

5. Finlandiya'da itaat sisteminin olmaması da velilerin takdir ettiği başka bir özellik.

Bir veli şunları söylüyor: "Öğrenciler öğretmenleriyle eşit zeminde bir iletişim sergiliyor. Bu bir yandan iyi, çocuklar aşağılanmış hissetmiyor ancak bazı durumlarda yetişkin otoritesini kabul etmeyi bırakıyorlar."

6. Finlandiya'daki okullarda çocuklara gerekli olan her şey devlet tarafından sağlanıyor: Defterler, okul kitapları, karalama defterleri gibi.

Ayn zamanda birçok organizasyon ve gezi gibi etkinliklerde de ailelere ek bir masraf çıkmıyor, devlet tarafından karşılanıyor.

7. Finlandiya'da sınıflarda yastıklar bulunuyor ve çocuklar ders molalarında sınıfta rahatlıkla uyuyabiliyor.

8. Norveç'teki ana sınıflarında çocuklar yaş gurubuna göre ayrılmıyor.

En küçük çocuklar 1-2 yaşlarında olup kendilerinden yaşça büyük çocuklarla birlikte eğitim görüyor ve öğretmenlerinden eşit derecede ilgi görüyorlar. Veliler bunun avantajlı bir durum olduğunu bu sayede küçük çocukların daha büyük yaştaki çocuklara bakarak çok şey öğrendiğini söylüyorlar.

9. İspanya'da birçok çocuk ödevlerini sınıfta yapıyor.

Okulda bitiremedikleri durumda eve götürüp orada tamamlıyorlar.

10. İspanya'da çoğu araç gereç harcaması okul tarafından gerçekleştiriliyor.

Okuldan okula değişkenlik gösterse de, velilerin yıllık ortalama sadece 30 euro gibi bir ücret ödüyorlar. Okul bu ücretlerle araç gereçleri kendisi alıyor. Ayrıca 'Öğretmenler Günü' ya da 'yeni yıl' hediyesi gibi harcamalar da yok.

11. Fransa'daki ana sınıflarında her öğrencinin bireysel uyuma düzeni var.

Bütün çocuklar aynı zamanda yemek yese de, uyku saatleri farklılık gösterebiliyor. Çocuklarını okula getirdiklerinde velilere bir önceki gece kaçta uyuduğunu ve kaçta uyandığı soruluyor. Bütün bu bilgiler ışığında öğretmen çocuğun ne zaman uyuması gerektiğini ayarlıyor.

12. Almanya'daki bazı okullarda çocukların molalarda dışarı çıkabileceği kaydıraklar bulunuyor.

13. Almanya'da çocukların yılda 90 gün tatil yapma hakkı bulunuyor.

Yeni yıl tatilleri 2 ila 4 gün arasında değişirken; Noel, Paskalya ve diğer özel günler için de tatil hakları bulunuyor.

14. Almanya'da çocuklar okul materyallerini okulda bırakabiliyor.

Her çocuğa ait özel çekmeceler bulunuyor, buraya boyama kalemlerini, kalem kutularını, defter ve kitaplarını bırakabiliyorlar. Her sınıfa yaklaşık 25-26 çocuk bulunuyor.

15. Alman okullarının çoğunda sınıfta lavabolar bulunuyor, çocuklar istedikleri zaman ellerini kolayca yıkayabiliyor.

Ayrıca sınıflarda birçok oyun ve oyuncak imkanı da bulunuyor. Hem derste hem ders aralarında vakit geçirebiliyorlar.

16. Birleşik Krallık'ta, çocuklar eğitime 4-5 yaşlarında başlıyor.

'Reception' adı verilen bu okul öncesi eğitimden sonra çocuklar 1. sınıfa geçiriyorlar. Büyük sırt çantaları da taşımaları gerekmiyor, ellerinde çoğu zaman sadece fotokopi ödevleri oluyor.

17. İsveç'te annelere verilen doğum izni 480 gün sürüyor.

Çocuk büyütme sürecinde anne ve baba eşit görev aldığı için, toplamda 480 gün olan izin 90 anneye 90 babaya olmak üzere ayrılıyor. Geri kalan gün sayısını da anne ve baba istediği gibi kendi arasında paylaşabiliyor. Kişi başı net 90 gün olan bu izni hemen kullanmak zorunda da değiller, çocuk 12 yaşına gelene kadar yıllara dağıtabiliyorlar. Örneğin, haftada 2'şer gün izin alarak anne ve baba toplamda 4 gün çocuklarıyla evde vakit geçirebiliyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ayda.celenk

cocuklarin anaokulunda ya grubuna gore ayrilmamsi sadece Norvec'e ozgu bir uygulama degil. Montessori tipi egitim verilen her kurumda bu boyledir. buyuk cocuklar, kucuk olanlara ayni yerde egitim alir ve kendilerine yardim ederler.

helenistik

Bir anne olarak sadece 1. madde uygunlansa bile mucize sayacağım, ayakta alkışlayacağım ve hatta sevinçten ağlayacağım ama na mümkün. O her sene değişen(nedense?) ve çoğalan ders kitapları kısmında büyük rant var bize 1 bile mucize.

busunako

bizde de egitimin her asamasinda salak insanlarin salak egosu yuzunden mobbing uygulansin.

gzm-ynklr

İsveç, Norveç, Fillandiya, İzlanda çok iyi.

raporsuzbirdeli

Bizim ülkeden bir cacık olmaz... Boşuna boşuna hayal kurulmasın. Bu koyun millet ve baştakiler olduğu sürece bu ülke iyice batacak...

Görüş Bildir