Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Burçak Yüce Yazio: Akıllı mısın Yoksa Zeki mi?

134PAYLAŞIM
Yazio Banner

Belki sana çok klişe bir konu gibi geldi...

Peki, cevabını bu zamana değin kendine verebildin mi? 

Bir fizikçi olarak konuyu elbette fizikle ilişkilendirecek ve akıl ile zekâ arasındaki farkı iki meşhur bilim insanı üzerinden örnekleyeceğim. Sonra karar verirsin akıllı mı yoksa zeki misin?

Önce iki kavramın bilinen özelliklerini vereyim:

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konu hakkında düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. Şanslıyız ki olgunlaştıkça aklımız gelişir. Yani doğumdan itibaren gelişen bir yapıya sahiptir. 

Zekâ ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer, sonra sabit kalır. (Hatta bazı kaynaklara göre yaşlılıkta azalır.)  

Gençler buradan size sesleniyorum!  

Okuyun, araştırın, zekânızı geliştirmek için 20 yaşına kadar ne lazımsa yapın.  

Bizim yaşımıza gelince pişman olmayın! 

Zeki insanlar siz de çok havalara girmeyin! 

Zeki biri olmanız her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceğiniz anlamına gelmez. İyi bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil, zekâsıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Yani kişi bir alanda iyiyken başka bir alanda sönük kalabilir. 

Zekânın çeşitleri vardır. Sayısal zekâ, sözel zekâ, sosyal ve duygusal zekâ bunlardan bilinenleridir. Sonuç olarak zekâ, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farklılık gösterir.  

Mesela aralarındaki farklardan biri de genel kabule göre ölçülebilme kriteridir. Akıl somut olarak ölçülemezken, zekâ doğruluk payı yüzde yüz olmamakla birlikte günümüzde IQ denilen testle ölçülebilir. 

Kısacası derler ki zekâ var olan cevher, akıl ise onu kullanabilme becerimizdir. 

İki kavram kafanızda belki biraz daha netleşti.

Netleşmediyse geçmişin ve geleceğin seyrini değiştirmiş iki meşhur fizikçiye gelelim:

Hikâyemizin kahramanları Edison ve Tesla. 

Edison’un adını ampulün icadıyla çok duymuş olsak da Tesla hakkında malumatımız özel bir ilginiz yoksa (benim gibi) fazla değildir. Günümüzde bu ismini Elon Mask ile beraber zikreder olduk. Hâlbuki hikâyesi en az Edison kadar kıymetlidir. 

Orta gelirli bir ailede büyüyen Edison zor bir çocukluk dönemi geçirir çünkü öğrenme geriliği vardır ve okuldan alınır. Eğitimi annesi ve özel bir öğretmenle sürer. Henüz onlu yaşlarda iken fizik ve kimyayla ilgilenmeye başlar. İlgisi zamanla elektriğe yönelir. Ampul macerası yüzlerce kez sürer ve bir gün teorisini pratikte başararak New York sokaklarını aydınlatır.  

Fakat o dönemde ampulün icadıyla uğraşan sadece o değildir.  

Tesla yaklaşık on iki yaşında abisini kaybetmesiyle neredeyse şizofreniye yakın ruh haliyle üniversiteyi yarıda bırakır. Elektriğe ilgisi de bu yıllarda artar. Günümüzde kullandığımız alternatif akım sistemini baştan sona tasarlar. Devamında yolları Edison ile kesişir. 

Bir tarafta hayatını doğru akıma adayan Edison, 

Diğer tarafta verimsizliğinden kaynaklı alternatif akıma geçilmesi gerektiğini savunan Tesla.  

Meşhur akım savaşları böyle başlar. 

Neyse gelelim en can alıcı kısma; 

Edison ile girdiği yarışı esasen Tesla açık ara kazanır. Aldığı sayısız patent ve değeri bugün bile ölçülemeyecek icatlarına rağmen hep maddi sıkıntı çeker. Çünkü Tesla kişisel menfaatinden ziyade kazandığı tüm parayı yeni icatlarına yatırmıştır. 

Edison ise ticari kaygısından Tesla’yı tarihten silmeyi amaç edinir. Neredeyse de başarılı olmuştur denebilir. Çünkü Tesla idealleri uğruna kendini bilime, insanlığa adar ve bir hayalperest misali dünyadan kopmuşçasına, cebinde beş kuruş olmadan hayata gözlerini yumar. Buna karşılık Edison ticari yatırımları sayesinde gayet varlıklı bir hayat sürer. 

İşte zekânın gerçek hayatta vücut bulmuş halidir Tesla. Yalnız, beş parasız, hayalperest, idealist ve yardımsever bir kişilik… 

Aklın vücut bulmuş hali de Edison’dur. Yaşam maratonunda onlarca engele rağmen pes etmemiş, fırsatları değerlendirmiş ve başarılı olmuştur.  

Biyografimde kendime “akıllı değil, zeki!” demem de bu nedenledir. 

Facebook

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
suleyman-cimen1

Edison un şirketi şu an bile dünyanın en büyükleri arasında olan GE (General Electric) firmasıdır. Uçak motorundan hastane cihazlarına kadar farlı sektörlerde derya deniz büyüklükte bir dev firma.

burcakyucebilimce

Evet doğru. Ben karakter analizi yaptım yazımda. Başarı odaklı bir yazı değil :)

mei

bize böyle içeriklerle gelin :)

burcakyucebilimce

Olur gelirim ;)

mky41

İkiside olmazmı hocam :)

rerorew

ikisi de olmayabilir de bence :)

burcakyucebilimce

Evet öyleleri de var muhakkak;)

Görüş Bildir