Bu Topraklara İyi Bakmalıyız! Gelecek Nesillere Bırakacağımız 13 Miras

0PAYLAŞIM

Her gördüğümüzde içimizde "Irmağının akışına ölürüm Türkiyem!" nidaları attıran, pek çoğu dünya mirasları arasına adını yazdırmış birbirinden büyüleyici Anadolu güzellikleri...

1. Karagöl, Artvin'in Borçka ilçesine bulunan heyelan set gölü.

Göl alanı, Borçka Gölü Tabiat Parkı sınırları içerisinde yer alıyor. Kent gürültüsünden uzaklaşıp temiz hava almak isteyenler, Karagöl'de çadır kurup kamp yapıyor.  Yıllık ortalama 10.000 ziyaretçi çeken yeşilin, turuncunun, mavinin her tonunu barındırıyor.

2. Muğla Fethiye'de yer alan Kelebekler Vadisi 360 metreye varsan devasa kayalıkları ve endemik bitki türleriyle dikkat çekiyor.

80'den fazla kelebek türüne ev sahipliği yapıyor. Vadi konumu dolayısıyla dış dünyadan ve kirlilikten uzak kalmış. İşletmenin çabasıyla birlikte bölge insan hasarından korunmaya çalışıyor. Cennetten bir parça adeta❤

3. Kapadokya; güzel atlar ve periler diyarı!

Bambaşka bir dünyanın parçasıymış gibi duran Kapadokya ve çevresi sizi büyülü bir deneyim yaşatıyor gerçekten. 60 milyon yıl önce çevresindeki volkanik dağların püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan bir güzellik.

4. Pamukkale travertenleri, bir dizi depremin etkisiyle, termal suların oluşturduğu görsel bir şölen.

Denizli sınırları içerisinde bulunan ve Antik çağlardan günümüze kadar ulaşmış önemli kültür ve şifa merkezlerinden biri. Türkiye'de görülecek yerler listesinde yer almalı. Kristal gibi parlayan travertenleri mutlaka çıplak gözle görmelisiniz!

5. Tarihte ilk olarak 1586 yılı kayıtlarında Rumca “Saraho” ismiyle görülen Uzungöl, muhteşem doğasıyla insanı içine çekiyor.

Bol yağış alan ve nispeten ılıman iklimi sayesinde pek çok bitki ve hayvan türünü barındırmaktadır.  59 adet memeli ve 250 adet kuş türü tespit edilmiştir. Burada memeli hayvanlardan, Boz ayıdan karacaya tilkiden vaşağa kadar pek çok hayvana rastlamak mümkün. Ayrıca toplam 658 adet bitki taksonu mevcut. Uzungöl; Doğal Sit Alanı, Özel Koruma Çevresi ve Tabiat Parkı gibi koruma statülerine sahip.

6. Likyalılarda ışık ve güneş diyarı, Ortaçağ'da "Uzak Diyar" olarak tanınan Ölüdeniz ismi gibi durgun sulara sahiptir.

Durgun gibi gözüken Ölüdeniz, üç nedenle kendini hemen hemen her gün yeniliyor. İlki, Ölüdeniz'de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları, dipte içeriden açık denize doğru bir akıntı yaratmaktadır. İkincisi, bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı açık denizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Üçüncüsü ise gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır. Yani her gün bambaşka yerlerden gelen farklı sularda yüzeriniz. Harika değil mi?

7. Sümela Manastırı'nı deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte konumlandırmak kimin aklına geldi acaba?

Rum Ortodoks manastır ve kilise kompleksi olan bu tarihi güzellik, tahminen MS 365-395 tarihleri arasında inşa edilmiş. Efsaneye göre Atina'lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler ve bu rüyalardan sonra Sümela Manastırı inşa edilmeye başlanmış.

8. 1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı 7 gölden oluşuyor.

Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, yurdumuzun en güzel, karışık doğal ormanlarına sahip. Parkın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, yabani domuz, kurt, tilki ve sincap türlerine rastlanabiliyor. Geyik görebileceğimiz kaç tane ulaşılabilir yer var ki? 😍 Eşsiz peyzaj güzellikleri insanı hayran bırakıyor.

9. Yüzüğü Mordor'a götürürken Kapuzbaşı'ndan geç!

Türkiye'nin en yüksek ve Dünya'nın ise en yüksek ikinci şelalesi Kapuzbaşı Şelalesi'dir. Şelalelerin aktığı yerin rakımı 700 metre!  Onu sarmalayan ormanla birlikte 18 bin hektar alanda tüm görkemi ve büyülü atmosferiyle görülmeyi bekliyor.

10. Pek çok din ve ırktan insana ev sahipliği yapan Efes, yüzyıllar boyunca sanat, ticaret ve hoşgörü merkezi oldu.

Roma İmparatoru Augustus zamanında, Asya Eyaleti'nin başkenti olmuş ve bu dönemde her yer mermerden yapılmış anıtsal yapılarla donatılmış. Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi, Meryem Ana Evi, Yedi Uyurlar (Ashab-ı Kehf),İsa Bey Camii gibi pek çok tarihi kalıntı bu bölgede bulunmaktadır. 2015'te ise Dünya Mirası olarak tescil edilmiştir.

11. Türkiye'de yapılacak eşsiz şeylerden birisi de Nemrut Dağı'ndaki esrarengiz heykellerle güneşi selamlamak.

Bölgede egemenlik kuran Kommagene Krallığı’nın kralı, tanrılara şükranlarını sunmak amacıyla anıtsal heykeller yaptırmış. Bugün kalıntıları barındıran alan Adıyaman'da yer alıyor.

12. 40 metre yükseklikten akan suyun akışını izlemek için doğru yer: Düden Şelaleleri.

Aynı zamanda MÖ 334-333 yıllarında Pamfilya'yı fetheden Büyük İskender'in bu bölgeden geçerken atlarını sulattığı için İskender Şelalesi diye de anılıyor. Antalya merkeze yakınlığıyla özellikle yaz aylarında inanılmaz turist çeken alan insana bir kez daha "İyi ki Türkiye'deyim!" dedirtiyor.

13. 2,5 km uzunluğundaki Şahinkaya Kanyonu Türkiye'nin ikinci büyük kanyonu.

Bir macera filminin platosundaymış gibi hissedebileceğiniz nadir yerlerden. Tekneyle ilerlerken sanki bir anda düşman oklu kuvvetleri "Hiyya!" diyerek saldırıya geçecek. Samsun'un Vezirköprü ilçesinde yer alan kanyon  Türkiye'nin ilk ekstrem sporlar festivali olan Falcon Fest'e ev sahipliği yapmakta.

Tüm bu güzellikler kaybolmasın, gelecek nesillere güvenle aktarılabilsin diye seni de sürdürülebilir yöntemlere sahip çıkmaya, doğamızı, dünyamızı ve ülkemizi korumaya davet ediyoruz.

Ülker olarak, “Önce Ülkem, sonra Ülker” ilkesiyle “Güzel Ülkem İçin Doğa Bize Emanet” diyoruz ve sürdürülebilirlik konusunu önemsiyoruz!

#GüzelÜlkem #DoğaBizeEmanet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sevval-ergen

Denizlili olarak Pamukkale için çoktan mahfettiklerini söyleyebilirim 5-6 yıl önce çoktan yabancı ülkeye ait bir firmaya satıldı ve devlet oradaki alana normalde otel kurmak dahi yasakken orda oteller yapılıp oranın suyunu kullanarak sularını kuruttu.Fethiye Kelebek Vadisiyle ilgili olarak da ben gittim ve halka açık olan ücretsiz kısmı çok kötüydü çöpler vardı bizde bu yüzden ücretli beach kısımda girmiştik denize

nurettin-bayar

kısa bir süre sonra imara açılacak olan 13 mekanı gördünüz, bazıları imara açıldı bile

Görüş Bildir