Bizler İçin Oldukça Normal Olsa da Türkiye’ye Gelen Turistlere Kültür Şoku Yaşatan Türklere Has Durumlar

118PAYLAŞIM

Bana hepsi normal geldi ama bilemem tabii... 😂

1. "Bir eve misafir geldiği zaman herkes ayakkabısını dışarıda bırakıyor."

"Türkiye'de insanlar ayakkabılarını kapının dışında bırakıyorlar. Evde kesinlikle ayakkabı ile dolaşmıyorlar bunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Birinin evine misafir olarak giderseniz size evde terlik veriyorlar ama isterseniz kendi terliğinizi de yanınızda götürebiliyorsunuz."

2. "Türk erkekleri tam bir spor bağımlısı."

"Türk bir sevgilim vardı. Tuttuğu futbol takımının maçı olduğu zaman başka erkek arkadaşları ile toplanıp birlikte izliyorlardı. Maç anında hoşlarına gitmeyen bir şey olursa hepsi küfür edip kıpkırmızı oluyorlardı. O anlarını gördüğüm zaman çok şaşırmıştım. Sonuçta bir maç yani."

3. "Türkler çok misafirperverler."

"İnsanların ne kadar arkadaş canlısı ve misafirperver olduğunu gördüğüm zaman ciddi bir kültür şoku yaşamıştım. Okuldan bir arkadaşımın ailesi beni evlerine yemeğe davet etmişlerdi, gittiğim zaman karşılaştığım manzara karşısında şoka girdim. O kadar çok şey hazırlamışlardı ki, bana beş dakikada bir bir şey yiyip yemeyeceğimi sordular. Bir de sürekli gülümsüyorlar, sizinle konuşurken aslında moralleri bozuk da olsa bunu asla yansıtmıyorlar."

4. "Trafik kurallarına karşı enteresan bir tavırları var."

"Türkiye'de bulunduğum sırada ana yolların yan tarafına yapılmış mavi yollar görmüştüm. Bu yollar aslında bisikletler içindi fakat bazı arabalar daha hızlı gitmek için o yolu kullanıyorlardı. Türkiye'de araba kullanmak çok zor çünkü trafik kurallarına uymuyorlar. Işıklarda beklemiyorlar, sinyal vermiyorlar yani herkes nasıl istiyorsa öyle kullanıyor arabasını."

5. "Türkler kedileri çok seviyor."

"İstanbul'da insanların kedilere olan davranış biçimini gördüğüm zaman çok sevmiştim. Dünyadaki en hayvan dostu şehir İstanbul olabilir. Sokak hayvanları için yuvalar yapıp bırakıyorlar, onları besliyorlar. Gitmeden önce böyle bir durumla karşılaşacağımı hiç beklemezdim, şaşırdım."

6. "Türkiye'de geçirdiğim kış günlerinde epey şaşırmıştım."

"Türkiye'de yaşadığım en büyük sürpriz merkezi ısıtma olmuştu. Sibirya'dan gelen ben Türkiye'de üşüdüğüm için epey şaşırmıştım. İnsanlar kış aylarında ince ceketler giyiyordu hatta şapka bile takmıyorlardı. Türkler'in evlerinde 2 adet yorgan bulunduğunu görünce anlam veremeyip sormuştum. Bir tanesi kış mevsimi diğeri ise soğuk kış geceleri içindi. Evlerinin ısısını kendileri ayarlıyorlar ve bunun için devlete para ödüyorlar. Bir de arkadaşımın köy evine gitmiştik, orada soba vardı çok beğenmiştim."

7. "Özel günleri kutlama stilleri çok enteresan."

"Türkiye'ye taşındığımdan beri hiçbir özel günü, özel gibi hissetmiyorum. Türkler doğum günleri, yılbaşı gibi özel günleri çok fazla kutlamıyorlar."

8. "Çok cömertler ama hiç tutumlu değiller."

"Türkiye'de şöyle bir inanç var; ne kadar çok verirsen o kadar alırsın. Türkiye'de katıldığım bir düğünde gelinle damadın gelen konuklara lüks bir düğün yapmak yerine 4000 mülteciye yemek dağıttıklarını görmüştüm. Çok hoşuma gitmişti. Fakat kötü yanları ise paralarını yarınlar yokmuşçasına harcamaları."

9. "Çok ama çok fazla çay tüketiyorlar."

"Çay Türkler için bir içecekten ziyade, sevdikleri ile bir araya gelip muhabbet etmek için bir neden haline gelmiş. Oturduğunuz ortamda eğer etrafınızda Türkler varsa, 5 6 bardak çay içiyorlar mutlaka."

10. "Türkiye'de gördüğüm düğünler yaşadığım en büyük kültür şokuydu."

"Enteresan adetleri var. Mesela damat ve ailesi gelip kızı evinden alıyor ve gürültülü bir şekilde götürüyorlar. Gelinin ailesi ise arkasından birini kaybetmiş gibi göz yaşları döküyor. Bir de düğün sonunda damadın arkadaşları, damada vuruyorlar. Bildiğiniz tekme tokat atıyorlar yani, ilk gördüğümde kavga çıktığını düşünmüştüm ama yanımdaki Türk arkadaşım bunun bir gelenek olduğunu söylemişti."

11. "Yeni doğan bebeklere altın takıyorlar."

"Türkler her özel günde birbirlerine altın götürüyorlar. Düğünlerde, nişanlarda ve birisinin bebeği doğduğu zaman. Arkadaşlar olarak bir evde toplanıyorlar ve bebek için dualar okunuyor. Daha sonra herkes altınını getirip bir çengelli iğne ile bebeğin yatağına takıyor. Gördüğüm zaman bebeğe batacak diye çok korkmuştum."

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yagizalp-turker

Türkiye'de spor tutkusundan ziyade,spor bağnazlığı var.Körü körüne bağlanmak var,ki sırf spor için değil,politika,din konularındada böyle.Her şeyi karşılaştırma ve farklı görüşü aşağılamaya çalışma ve küçümseme var.Ayrıca eğlence anlayışı sıfır.Aşırı gergin ve insanlar birbirlerine kin ve nefret ile bakıyor. Tek olumlu tarafı mutfağı,onuda iyi pazarlamıyorlar.

sylaa16

#7 çünkü insanımız kendini sevmiyorki özel hissetsinler.kendileri mutsuz diye mutlu olanı da mutsuz ederler...bu arada ben genel olarak insanımızın misavirperver olduğunu sanmıyorum,sırf meraklarından yabancılara öyle görünüyorlar,yoksa evine davet ederler,yediğini içtiğini laf ederler,tek bildiklri göseriş yapmak.

farkedmez

yaparsın aşkımda ingiliz kızla konuşması vardı ya ilker ayrığın. cumhuriyet altını çeyrek altın yok diyor. anlatamıyorum onlara diyor kadın adfsafsdafs

Gizli Kullanıcı

2. kıvancım sen nası bi herkülsün yhaaa😍😍😍😍

Gizli Kullanıcı

#3 Bence bunun sebebi sosyalleşme eksikliği. Misafirlik en önemli sosyal aktivitemiz hâline gelmiş. Sadece biz Türklerde değil hemen hemen tüm Doğu toplumlarında bu "Biz pek misafirperveriz" havaları hakim. Modern dünyada insanlar dış mekanlarda sosyalleşiyorlar. Kadın olsun erkek olsun herkes bir barda buluşabiliyor. Bizdeyse özellikle kadınlar genellikle eve hapis kaldığı için gelen misafirden daha bir memnun oluyor. Hatta eminim ki pek çok ailede baba gelen misafirler için "Nereden çıktı şimdi bunlar" diye iç geçirirken (ev hanımı) anne memnun oluyordur. Köylerde durum daha farklı tabi. Köyler artık tamamen boşaldığı için her gün gördüğün 3-5 yüz dışında yeni bir insanın gelmesi hem erkeği hem kadını memnun eder.

Gizli Kullanıcı

İngiltere'de okumuş bir hocam anlatmıştı. Üniversite okurken İngiliz bir arkadaşları "ailem sizi tanımak istiyor" diye eve davet etmiş. Türkiye'deki yapıyı bildikleri için hepsi de özellikle aç gitmiş güzelce karnımız doyacak diye. Önlerine bir fincan çay ve bir tabak içinde 3 parça bisküvi koymuşlar (davet edilen öğrenci sayısı 5). Hepimiz öğrenciyiz, açız ama bisküvilerin sayısından ötürü hiçbirimiz uzanamıyoruz tabağa. Yemek saatini beklerken bir saat sonra bizi kapıdan uğurladıklarında çok şaşırdım demişti. Türkiye'de olsa ohooo, sarmalar, börekler, sulu yemekler, (normal şartlarda eve et girmiyor olsa bile) en güzel etli yemekler vs. vs tıka basa doyurmaya çalışırlardı bizi diye düşünüp bir kez daha ülkemizin kıymetini anladık diye de eklemişti. Yani adamlar çocuğumun arkadaşlarını tanıyayım derken gerçekten de 5 çayında 1 saatliğine misafir edip tanışmayı kastediyorlar, fazlasını değil.

Gizli Kullanıcı

#1 Bizimle ilgili en olumlu konu da bence bu. Ayakkabıyı çıkarmak demek dışarının pisliğini eve taşımamak demek.

Gizli Kullanıcı

Beni de bayıyor, kendini kendi evinde rahatsız hissediyorsun. Köyde misafirliğe gidince de aynı hissediyorum; o zamanki rahatsızlığımın sebebi de yoğun ilgiden dolayı mahcubiyet.

Görüş Bildir